Ahmet Arıtürk

DEMOKRASİYE VURULAN ZİNCİR!

Ahmet Arıtürk

Türkiye’de en çok dillendirilen konulardan biri de kamu kurum ve kuruluşlarına alınan personellerle ilgili sınav sistemidir. Hemen her dalda yapılan alımlarda KPSS’ye bakılmaksızın sonuçlar SÖZDE YAPILAN MÜLAKAT SINAVLARINA dayandırılarak, atamalar yapılmaktadır.

Bir yanda, KPSS’de kendi branşlarında dereceye girdikleri halde mülakat sınavlarında elenen gençler, diğer tarafta, KPSS’de düşük puan aldıkları halde MÜLAKATLARDA ÜSTÜN ZEKALI(!) olarak tespit edilen ve atamaları yapılan TORPİLLİLER.

Son olarak Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen alımları için yaptığı sınavlarda aynı durum yaşandı. KPSS’de yüksek puan aldıkları halde elenen gençler ve mülakatta yüksek puan alarak ataması yapılanlar. Öyle ki, KPSS’de Türkiye genelinde dereceye giren gençlerin bile ataması yapılmazken, mülakatta üstün zekalarını(!) kanıtlayanların atamaları yapılmakta.

Konuyla ilgili, mağdur gençleri yanına alarak Milli Eğitim Bakanlığına giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na MEB’in kapıları kapatılmış, kapatılmakla kalınmayarak kapıya zincir bile vurulmuştur.

Bundan kısa bir süre önce, TÜİK’E gitmek isteyen Kemal Kılıçdaroğlu’na TÜİK Başkanının da randevu vermediği henüz tazeliğini korurken, Milli Eğitim Bakanlığına alınmaması gerçekten bir skandaldır. Ana Muhalefet Partisinin liderinin Devletin Kurum ve kuruluşlarına girmesinin önlenmesi CHP’ye oy vermiş bütün seçmenlere karşı takınılmış bir tavır olarak algılanmalıdır. Bir ülkede sorunlar yaşanıyorsa, Ana Muhalefet Partisinin Genel başkanına bilgi verilmeyecek de kime bilgi verilecek.

Kaldı ki, Türkiye Cumhuriyetinin kurum ve kuruluşları, sadece siyasi parti liderlerine değil, vatandaşlara da hesap vermek durumundadırlar. MEB’in, TÜİK’İN randevu talebini reddetmesi, MEB’in, Kemal Kılıçdaroğlu’na kapılarını kapatması sözün tam anlamıyla skandaldır.

Bu durum, sadece ÇHP için değil, diğer muhalefet partileri için de geçerlidir. İktidarların murakabesini elbette muhalefet partileri yapacaktır. Demokratik kuralların geçerli olduğu ülkelerde olması gereken budur. Bugün iktidarda olan siyasi partiler, yarın muhalefete düştüklerinde, aynı durumlara düşürüldükleri takdirde, buna karşı çıkmak vatandaşlar olarak hepimizin sorumluluğudur.

Açık ve net olarak söylüyorum ki, Televizyon kanallarından MEB’İN kapısına zincir vurulduğunu gözlemlediğimde, vurulan zinciri sadece MEB’in kapısına değil, Türkiye’nin demokrasisine vurulmuş gibi algıladım. İster istemez, Türkiye’de DEMOKRASİ VAR MI, YOK MU sorusu zihnimi kurcaladı.

Evet, sınavlarda mülakat sistemi mutlaka, ama mutlaka kaldırılmalı, devletin tüm kurum ve kuruluşlarında KPSS sonuçlarına göre, en yüksek not alanlardan başlanarak atamalar puan sırasına göre yapılmalıdır. Mülakatta TORPİL YOK MASALINA HİÇ KİMSENİN İNANCININ OLMAYACAĞINI DA BU VESİLEYLE BİR KERE DAHA VURGULAYALIM.

KUTLU ZAMANLAR VE KUTLU MEKANLAR

Miladi takvime göre 2021 yılını gerilerde bırakarak, 2022 yılını idrak ediyoruz. Biz, Yılbaşı kutlamalarının haram olup olmadığı konusunda bir görüş beyan edemeyiz. Hem, helali, haram; haramı helâl yapmak en büyük günahtır. Ancak, içki içmenin, kumar oynamanın, zinanın ve benzeri İslam dininin yasak ettiği suçları yılbaşı kutlamaları çerçevesinde de olsa irtikap etmek, elbette günahtır.

Ancak, bizim

(YILBAŞI KUTLAMALARI HARAMDIR)

diye fetva veren din görevlilerinden bir temennimiz var. Bu düşüncede olan din görevlileri, yılbaşı kutlamalarıyla yetinmeyerek hırsızlıklarla, yolsuzluklarla, yetim hakkını yiyen rüşvetçilerle,

(devletin

malı deniz, yemeyen domuz)

mantığıyla hareket edenlerle ilgili yorumlar yapsalar da toplumu aydınlatsalar.

Sıra, Yılbaşı kutlamalarına gelinceye kadar, haram olduğu kesin olan o kadar toplumsal konular var ki, bütün bunları es geçip,

(yılbaşı kutlamaları haramdır)

demek ne kadar doğru, ne kadar samimi bir davranıştır, bir de buna dikkat etsinler.

Her yılbaşı öncesinde hep aynı nakaratı tekrarlayıp

“YILBAŞI KUTLAMALARI

HARAMDIR.”

Vaazları verenlere

(Eyvallah)

diyeceğiz amma, keşke, daha büyük haramlar irtikap edenlere karşı da böylesi vaazlar verilse.

Bize göre Hazret-i İsa’nın doğumu olarak Yılbaşını, meşru daire içinde kalmak şartıyla kutlamak haram olmazsa gerek.

Unutmayalım Hazret-i İsa ULULAZM Peygamberlerdendir. Yüce ALLAH’IN dört kitabından İNCİL kendisine indirilmiştir.

2021 yılın gerilerde bırakıp, 2022 yılına girerken, adına

YILBAŞI

denilen gecenin Dinimizce

‘kutlu zamanlar’

kapsamında olmadığının özellikle altını çizelim. Değişen sadece takvim yaprağıdır.

(Yılın ilk gecesini nasıl geçirirseniz, bütün yılınız

öyle geçer)

sözü tam anlamıyla bir hurafeden ibarettir. Sadece miladi takvime göre değil, hicri takvime göre de yılbaşının manevi açıdan hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur.

Dinimize göre kutlu zamanlar ve mekânlar vardır. Bunların dışında kalan zamanlar ve mekânlar, kuruntudan ibarettir.

Kur’an-ı Kerim’de

mübarek olarak gösterilen iki gece vardır.

Bunlar KAADİR

ile BERAAT’TİR.

Kaldı ki, bunların yılın hangi günleri olduklarında ihtilaf bulunmaktadır. Ramazan ve Kurban Bayramı günleri de mübarek günler kapsamındadır.

Kandil gecelerinin hiçbiri  Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED (O’na al ve ashabına salat

ve selâm olsun)

zamanında kutlanmadığı gibi ilk dört halife (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali) döneminde de kandil geceleri diye bir kutlama olmamıştır. Bu gibi kutlamalar bilahare ve haliyle bidat olarak ortaya çıkmışlardır.

Günler içinde Cuma, aylar içinde Muharrem, Recep, Şaban ve Ramazan ayları diğer günlere ve aylara göre efdaldır.

Yeryüzünde mübarek kabul edilen üç BELDE vardır. Bunlar

Mekke, Medine ve

Kudüs’tür.

Bunların dışında mübarek olan hiçbir yer yoktur. Diğer bütün zamanlar ve mekânlar müsavidir.

Özetleyecek olursak, yeni bir yıla girmekle değişen bir durum yoktur. Değişen sadece takvim yaprağından ibarettir. Biz yine de bidatlere uyarak 2022 yılının dostluğa, barışa ve kardeşliğe vesile olmasını diliyor ve okuyucularımızın yeni yıllarını kutlayarak yazımızı noktalıyoruz.

TAŞLAMALAR

YENİ YILDAN UMUTLU

OLALIM MI DERSİNİZ

İKİBİNYİRMİBİR’DEN

NE UMDUK NE BULDUK BİZ

İKİBİNYİRMİİKİ

ZORLU BİR YIL OLACAK

EKONOMİK GİDİŞAT

KAYGI VERİCİDİR BAK

YENİ YILIN İLK ALTI

AYI RAHAT GEÇECEK

İKİNCİ ALTI AYDA

GERÇEKLER GÖRÜLECEK

OKUYUCULARIMIN

YENİ YILINI KUTLAR

VE BÜTÜN İNSANLIĞA

DİLEĞİM MUTLULUKLAR

YENİ YILDA HERKESE

MUTLULUKLAR DİLERİM

DOSTLUK, BARIŞ, KARDEŞLİK

YILI OLSUN BU DERİM

BİR YILI GERİLERDE

BIRAKTIK NE TEZ GEÇTİ

ZAMAN DEDİĞİN AKIP

GEÇMEKTEDİR SU GİBİ

YENİ YILA ÜMİTLE

GİRELİM BİZ HEPİMİZ

İNSANIN MUTLULUĞU

İNSANLADIR BİLİNİZ

İNSANLARDIR ZAMANI

İYİ VE KÖTÜ KILAN

İNSAN İYİYSE İYİ

KÖTÜYSE KÖTÜ ZAMAN

YENİ VERGİLER GELİR

YENİ YILA BİLİNİZ

YANDI MEMURLARIMIZ

VE YANDI EMEKLİMİZ

MAAŞ ZAMMI NE OLDU

BİR DE ONU SÖYLEYİN

ASGARİ ÜCRETLİYİ

VURUN VE SEPETLEYİN

YAĞDIRACAK ZAMLARI

NOEL BABA BİZLERE

BİZİM NOEL BABAMIZ

ERDOĞAN’DIR BİR KERE

Yazarın Diğer Yazıları