Ahmet Arıtürk

CUMHURBAŞKANLIĞI YEMİNİNE SADIK KALINMASI KONUSUNDA!

Ahmet Arıtürk

Yeniden Cumhurbaşkanı seçilen AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, üçüncü dönem cumhurbaşkanlığında olsun, yapacağı yemine sadık kalacak mı, dersiniz!

2007 anayasa değişikliği referandumu sonrasında anayasada yapılan değişiklikle birlikte cumhurbaşkanının ilk defa doğrudan halkoyuyla seçilmesinin önü açılırken, adaylığını koyduğu 2014'te yapılan seçimlerde aldığı %51,79'luk oy oranıyla cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan, Başbakanlık ile partisindeki görevinden ayrılarak cumhurbaşkanlığı görevine 28 Ağustos 2014'te başlamıştı. 2018 cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların %52,59'unu alan Erdoğan 2023 cumhurbaşkanlığı 2. Tur seçiminde oyların %52,14'ünü alarak üçüncü kez cumhurbaşkanı seçilmiş bulunmakta.

Sayın Erdoğan üçüncü kez Cumhurbaşkanı olması sebebiyle Anayasanın 103. Maddesi gereği yemin ettikten sonra görevine başlayacak. Anayasanın 103. Maddesinde yer alan Cumhurbaşkanlığı yeminini sunduktan sonra, konuyla ilgili yorumumuzu sürdürelim.

Anayasanın 103. Maddesine göre Cumhurbaşkanı seçilen kişi görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer:

"Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim."

Evet, Cumhurbaşkanlığı yemin metni bu. Biliyoruz ki Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanlığı görevini ifa ettiği ilk iki dönemde tarafsız olarak davrandığı söylenemez. Ayrıca, yemin metnindeki

“Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik cumhuriyet ilkesine”

ne derece uyulduğu ortada. Yine yemin metininde yer alan

“üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma”

cümlesine ne kadar sadık kalındığı bbellidir.

Peki, seçim propagandaları kapsamında kendisine oy vermeyen 25 milyon vatandaşı “İllet, zillet, bayraksız, kitapsız, vatan haini, terörist” ve benzeri  sıfatlarla niteleyen Sayın Erdoğan, üçüncü Cumhurbaşkanlığı döneminde olsun, gerçekten tarafsız olabilecek mi!

Ümit ediyoruz ki Sayın Erdoğan Cumhurbaşkanı olarak yapacağı yemine gerçekten sadık kalacaktır. Ya da yine taraflı olacaksa Cumhurbaşkanı yemin metnini değiştirsin.

Zaten, TEK ADAM OLARAK istediğini yapmak gücüne sahiptir.

(ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM, ZALİMİ ASLA SEVMEM)

(Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.)

Bugünkü yorum yazıma milli şair ve mutasavvıf Merhum Mehmet Akif Ersoy’un bir şiirinin ilk beytiyle başlamak ihtiyacını hissettim. Çünkü öyle bir toplum olduk ki maalesef zalimleri alkışlayacak durumlara gelmiş bulunuyoruz. Oysa zulmü alkışlamak küfür kadar tehlikelidir.  Kur’an-ı Kerim’de zulümle ilgili çok sayıda ayet vardır. Önce bu ayet-i kerimelerden bazılarının meali alilerini sunalım son sözü sonra söyleyelim:

*O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.

*Kafirler... Onlar zulmedenlerdir.

*Allah, zulmeden bir kavmi hidayete erdirmez.

*Allah, zulmedenleri sevmez;

*Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez.

*Gerçek şu ki, inkâr edenler ve zulmedenler, Allah onları bağışlayacak değildir.

*Böylece zulmeden topluluğun kökü kurutuldu.

*Allah zulmedenleri en iyi bilendir.

*Artık zulmeden toplulukla beraber oturma.

*Böylece Biz, kazandıkları dolayısıyla zalimlerin bir kısmını bir kısmının başına geçiririz.

*Onlar için cehennemden yataklar ve üstlerine örtüler vardır. Biz zulme sapanları işte böyle cezalandırırız.

*Onu (tanrı) edindiler de, zulmedenler oldular.

*Allah, zulmedenleri bilir.

*Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez.

*Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.

*Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur.

*Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu-günahkârlardı.

*Rableri kendilerine vahyetti ki: "Şüphesiz Biz, zulmedenleri helak edeceğiz.

*Biz zulmedenlere acıklı bir azap hazırladık.

*Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.

*Gerçekten, zulmedenler, felah bulmazlar."

*Zulmedenler, açıkça bir sapıklık içindedirler.

***

Zulümle ilgili o kadar çok ayet-i kerime var ki, biz bunların ancak çok az bir kısmına yer verebildik. Bu örnekleri özellikle Müslüman geçinip de, zulmedenler içinde yer alanlarla, zalimleri alkışlayanları uyarmak amacıyla sunduk. Tabii, ayet-i kerimler yanında, zulümle ilgili çok sayıda hadis-i şerifler de vardır. İşte, onlardan bir kaçı:

*Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yardımsız bırakmaz ve onu hor görmez.

*”Zalim de olsa mazlum da olsa kardeşine yardım et.”

Bunun üzerine birisi, “Ey Allah’ın Resûlü! Eğer mazlum ise yardım ederim, ancak zalimse ona nasıl yardım edeceğim?” dedi.

Resûlullah buyurdu ki,

“Onu zulümden uzaklaştırırsın veya onun zulmüne engel olursun. İşte bu ona yapacağın yardımdır.”

*İnsanlar bir zalimi görürler de onun zulmüne engel olmazlarsa, Allah’ın onları genel bir azaba uğratması kaçınılmazdır.

*Mazlumun bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur.

***

Zulüm, ancak kudretli kişilerin sergileyebilecekleri küfre eş değer bir davranıştır. Yüce Rabbim toplum olarak hepimizi öncelikle zalim olmaktan ve zulme uğramaktan korusun. Âmin.

TAŞLAMA

“YEMİN ETSEK DE SADIK

KALMAYACAĞIZ” DİYOR

SADIK KALAN VAR MI Kİ

HEPSİ YEMİN EDİYOR

YEMİN, YEMİN OLSAYDI

ÇOK AĞRIRDI BAŞLARI

METNİ BOŞ BU YEMİNİN

BOŞA ATMA TAŞLARI

ÜÇTAŞ ATIP HANIMI

BOŞAMAK GİBİ BU İŞ

ÖYLE ÜÇTAŞ ATMAKLA

KADIN BOŞ DÜŞER MİYMİŞ

YEMİNİ TUTMASALAR

BİL BAŞLARI AĞRIMAZ

“VALLAHİ, BİLLAHİ”SİZ

YEMİNLER, YEMİN OLMAZ

ŞEREFİ ÜZERİNE

YEMİN ETSE DE ŞEREF

ŞEREFSİZİN ŞEREFİ

GİBİDİR MAALESEF

NE ŞEREFSİZ ŞEREFLER

GÖRMÜŞTÜR MİLLETİMİZ

HALA ŞEREF ÜZERE

YEMİN ETMEKTEYİZ BİZ

AYAĞINI KALDIRIP

YEMİN EDER KİMİSİ

YEMİNLE ALDATIRIZ

BİLİN Kİ KENDİMİZİ

Yazarın Diğer Yazıları