Şimdi, “Cumhurbaşkanlığı seçimi ile EYT ne alâka” diyenler olabilir. Alâkasını anlatalım, hesabına gelen anlar, gelmeyen anlamaz.
Yeni yasama yılının başlaması dolayısıyla TBMM Başkanı Sayın Mustafa Şentop’a verdiği resepsiyonda gazeteciler, iki önemli soru yöneltmişler. Bunlardan biri erken seçim olup olmayacağıyla ilgili. Şentop Hazretleri erken seçim için iki yol olduğunu belirterek şöyle buyurmuşlar: "Seçimlerin bir gün bile olsa öne alınması için iki yol var, ya Cumhurbaşkanı kararı ya da Meclis'in 5'te üçünün kararı lazım." Doğru cevaba ne denilebilir. Asıl olan ikinci soru ve soruya verilen cevap. Gazeteciler, seçimlerin zamanında yapılması durumunda Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın aday olup olamayacağı konusunu sormuşlar. Cevap ilginç, Sayın Şentop buyurmuşlar ki:
"Bununla ilgili makale yazdım ben. Akademik dergide. Hiçbir tereddüt yok. Onu, anayasadaki değişikliği iyi bilmeyen hukukçular, veya hukukçu olmayanlar söylüyorlar. Biz eski 101. maddeyi kaldırdık, yeni bir 101 yazdık. Orada, Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos 2014'te, bir Anayasa maddesine göre Cumhurbaşkanı seçildi bir kere.
O madde yürürlükten kalktı. 2018'de ise yeni bir anayasa maddesine göre bir kere seçildi. Yani iki farklı, iki defa seçilme hakkı tanıyan madde var. Kafa karışıklığı yok. Hukuken çok net konu. Adaylıkla ilgili hiçbir tereddüt yok."
Şimdi, EYT’liler ile Cumhurbaşkanlığı seçimi arasında bağlantıyı kuralım. Bilindiği gibi EYT, 9 Eylül 1999 tarihinden önce herhangi bir sigortalılık (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı, özel banka emekli sandığı) kapsamında sigortalı olanları kapsıyor. 9 Eylül 1999 öncesinde yaş şartı aranmaksızın, 4/a (SSK) sigortalıları prim günü ve sigortalılık süresi, 4/b (Bağ-Kur) sigortalıları prim günü, 4/c (Emekli Sandığı) kapsamında olanlar hizmet süresi koşullarını sağladıklarında emekli olabilirken, 8 Eylül 1999 tarihinde yapılan değişiklikle, bir de yaş koşulu getirildi.
Soru şu: Madem yasalar geriye dönük uygulanmıyor. Bunun için de Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın daha sonra anayasada yapılan değişikliğe göre adaylığında hiçbir tereddüt yok, 20 yıldan beri EYT’lileri daha sonra çıkarılan bir yasaya mahkûm ederek emeklilik haklarını neden vermediniz. Yasalar, kişilere göre mi uygulanıyor. Konu Cumhurbaşkanlığı seçimi olunca yasalar eskiye doğru uygulanmıyorsa, EYT’lilere neden 20 yıldır zulmederek haklarını çiğnediniz!
DÜNYA HAYVANLAR GÜNÜ VE EŞEKLER
“4 Ekim Dünya Hayvanlar Günü” dolayısıyla eşeklerle ilgili birkaç anekdot naklederek, neredeyse gülmeyi unutmuş olduklarını hissettiğimiz okuyucularımızı azıcık olsun gülümsetelim, gülümsetirken de biraz düşündürelim, istedik.
Eşekliklerini bir yana bırakırsak,
EŞEKLER
aslında sevimli hayvanlardır. Özellikle gözleri Şâirlerin ilham kaynağıdır. Birçok şâir, sevdiğinin gözlerini eşeğin gözlerine benzetir. Gerçi (AHU GÖZLÜM) diyenler var ama, eşeklerin gözlerinin, ahulardan da güzel olduğu bir gerçektir. Hem eşekler, insanlara hizmet açısından birçok
İKİ AYAKLI EŞEKTEN
çok daha yararlıdırlar. Geçmiş yıllarda öyle bisiklet, motosiklet, taksi gibi vasıtalar yoktu.
EŞEK, HELE AT SAHİBİ
OLMAK
büyük bahtiyarlık sayılırdı.
Eşeklere isim koymak adettendi. Sahipleri, eşeklerine muhakkak bir isim takarlardı.
HIRÇO
,
BOZO
ve benzeri isimlerle anılan eşeklerin semerlerinin ve yularlarının güzelliğine de önem verilirdi.
Tecrübelerle sabittir ki, es kazara gittiği bir yolda tehlike geçiren bir eşeği bir daha asla o yoldan yürütemezsiniz.
(Eşek inadı)
tutar, bir adım dahi atmaz. Oysa iki ayaklı eşekler, başlarına gelen musibetlerden ders almazlar, çoğu kere aynı hatayı defalarca tekrarlarlar.
Peygamber Efendimiz Hazret-i MUHAMMED (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) dahi eşeğe binmiş ve binit olarak kullanmıştır. Peygamber Efendimizin eşeğinin adının YA’FUR olduğu belirtilir.
Eşeğiyle meşhur olan peygamber ise
Hazret-i Üzeyir
Peygamberdir (cümle peygamberlere salat ve
selam olsun.)
Bizim Siirtçe’de
(IHMAR NEBİ IZEYR = ÜZEYİR PEYGAMBERİN EŞEĞİ)
deyimi oldukça meşhurdur. Saf, temiz, ancak zekâ seviyesi azıcık düşük olanlar için kullanılan bir deyimdir.
İKİ AYAKLI
HİNOĞLU HİNLERDEN
yine de kat-kat iyidirler.
Bir de
YEDİ
UYURLARIN (Yemliha, Mernuş, Debernuş, Mislina, Mekselina, Sazenuş, Kefeştatiyuş) da eşekleri meşhurdur ve adı KITMİR’dir.
Bu arada, masallarımızın kahramanlarından Keloğlan’ın
KADİFE
adlı eşeğini de unutmayalım:
“BEN BİR GARİP KELEOĞLANIM
EŞEĞİMİN YOK PALANI
MALIM MÜLKÜM ODUR BENİM
HİÇ DE SEVMEM BEN YALANI”
Dörtlüğüyle başlayan türküyü bilmeyenimiz var mı!
İyisi mi, eşeklerle ilgili birkaç anekdotla yazımıza nokta koyalım.
***
Hoca’ya giden komşusu, bağa götürmek için eşeğini istemiş. Hoca, eşeği vermeğe niyetli olmadığından:
-Eşek evde yok!
demiş. Amma tam o sırada eşek anırmaz mı. Bunun üzerine komşusu:
-Hoca, (eşek evde yok) diyorsun lâkin anırmasının sesi geliyor!
diyecek olmuş.
Hoca bozuntuya vermemiş:
-Sen bana mı inanıyorsun, eşeğe mi!
demiş!
***
Yine bir gün komşusu Hocadan eşeğini istemiş. Hoca:
-Dur, eşeğe danışayım, kendisinin seninle gelmeye gönlü var mı!
demiş ve ahıra girmiş, sözde eşekle konuşarak dışarı çıkınca da:
-Eşek seninle gelmek istemiyor. Diyor ki, (Bana çok yük yüklüyorlar. Yemimi vermiyorlar, susuz bırakıyorlar. Üstelik ‘Allah sahibinin canını alsın’ diyerek sana da beddua ediyorlar!
diyerek eşeği vermeyeceğini söyleyince, komşusu:
-Hoca, hiç eşek konuşur mu!
diyecek olmuş.
Hoca cevap vermiş:
-İşte, sen konuşuyorsun ya!
***
Siirt’ten, Eruh’a giden bir kamyonun şoförü, yolun ortasında duran
EŞEĞİN,
yoldan çıkması için korna çalmış, çalmış ama eşek bir türlü yoldan çıkmamış. Şoför, kamyonu eşeğe sürtünecek kadar yakına getirdikten sonra, yine korna üstüne korna çalmış. Eşek yine mıhlanmış gibi durduğu yolun ortasından bir adım bile atmamış.
Bunun üzerine
“DERDİYOK”
lâkabıyla bilinen merhum şoför hemşerimiz kamyondan inmiş, önce eşeği alnından öpmüş, sonra yularından tutarak yolun kenarına çektikten sonra kamyona binmiş.
Şoför mahallinde yanında bulunan arkadaşı sormuş:
-Hadi indin eşeği yoldan çektin. Peki, neden alnından öptün?
Rahmetli Şoför gülerek cevap vermiş:
-Bu hayvanın adı ne! “EŞEK” değil mi! Biz, iki ayaklılardan kimleri eşeklere benzetiriz! Dengesiz hareket eden, yanlış iş yapanlar! Korna çaldığım zaman, bu eşek yoldan çıksaydı, o zaman EŞEK OLMAZDI, AKILLI OLURDU. Eşek, eşekliğinin gerektiği gibi davranacak ki, gerçekten EŞEK OLDUĞU belli olsun. Ben de, ASALETİNİ İNKÂR ETMEDİĞİ VE BU SURETLE EŞEKLİĞİNİ TESCİL ETTİĞİ İÇİN ALNINDAN ÖPTÜM!
***
Eşeklerle ilgili anlatacak çok anekdotlar var amma,
İKİ AYAKLI EŞEKLERE BU KADARI DA YETER!
Bu arada, sürç-ü lisan ettikse, affoluna…
TAŞLAMA
YASALAR, ELASTİKİ
İSTEDİĞİN YÖNE ÇEK
(HİLE-İ ŞER’İYE)DEN
UZAK DURUNUZ GEREK
HESABINA GELİNCE
YASALARI GERİYE
İŞLETİR, HESABINA
GELİNCE TAKMAZ NİYE
HÂKİMİN HER VERDİĞİ
KARARA SAYGI DUYMAK
BENCE HİÇ DE MANTIKLI
BİR KURAL DEĞİL BU BAK
HUKUK KURALLARINA
RİAYET EDEN HÂKİM
İBADET ETMİŞ GİBİ
SEVABI VAR BİLELİM