Diyanet İşleri Başkanlığı Cuma hutbelerinde siyasi mesajlar vermeye devam ediyor. Ekonominin batak olduğu ülkemizde, insanları cennetle avutmanın yolunu aralayan Diyanetin 22 Aralık 2023 Cuma hutbesi cennet vaatleriyle doluydu. İnsanlara dünya hayatının önemsiz, asıl olanın ahiret hayatı olduğunu vurgulayan hutbe özet olarak şu mesajı içeriyordu:
“Gün gelir; ömür biter, vade dolar. Her şeyin son bulduğu bu anda, ebedi ahiret hayatı başlar. İnsanı iki akıbetten biri bekler: Ya sonsuz nimetlerle donatılmış cennet; ya da azap diyarı cehennem. Biz müminlerin bu dünyadaki en büyük arzusu ve gayesi ise Allah'ın rızasına nail olup mükâfaat yurdu cennete girebilmektir.”
Diyanet İşleri Başkanlığının Cuma hutbelerine bakarsanız,
FAKİRLİK KADERMİŞ!
Yalan, billahi yalan! Fakirlik, İslami kurallara göre kader değildir. Çünkü İslam dini, paylaşma dinidir. Bunun en açık delili
MAUN
suresidir. Maun suresinde mealen şöyle buyrulmaktadır:
“Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Gördün mü o dine yalan diyeni? İşte yetimi itip kakan odur!
Yoksulluğun bitirilmesine de hiç niyetleri yok.
Fakat veyl o namaz kılanlara ki, Namazlarında yanılmaktadırlar. Onlar ki, gösteriş yaparlar. Ve yardımlığı sakınır (zekatı vermezler).”
Bundan daha açık bir mesaj olur mu!
(Yoksulluğun bitirilmesine de hiç niyetleri yok)
denilirken, kimler kastedilmektedir. Elbette, yöneticiler pozisyonunda olanlara vurgu yapılmaktadır. Çünkü yoksulluğun bitirilmesi, ancak haktan ve halktan yana çıkarılacak yasalarla sağlanabilir.
Türkiye’de verginin yüzde 75’ini fakir ve dar gelirli vatandaşlar ödemektedirler. Yediğimiz her lokma ekmekte, içtiğimiz her bardak suda, yaktığımız elektrikte, doğalgazda, tüttürdüğümüz sigara dumanında, giyindiğimiz ayakkabıda, gömlekte, sözün özü yaptığımız her harcamada Katma Değer Vergisi (KDV), Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Gelir Vergisi, Özel İletişim Vergisi (ÖİV) ve Motorlu Taşıt Vergisi gibi vergiler vardır. Bunlara şimdi de Konaklama vergisi (KV) eklendi.
Peki, fakir ve dar gelirli halkın sırtına bu vergileri yükleyenler kimlerdir. Elbette, yasa koyucu hükmünde olanlardır. Anlayacağınız, neredeyse aldığımız her soluğa bile vergi konulmuş durumda.
Ayette,
(VEYL O NAMAZ KILANLARA)
denilerek, özellikle fakir halkı vergilerle bunaltan yöneticilere dikkatler çekilmektedir.
İslam dininin, paylaşma dini olduğuna delil olan bazı ayet-i kerimenin meali alini de sunalım:
*Bakara Suresi, 261. ayet: Mallarını Allah yolunda infak edenlerin örneği yedi başak bitiren, her bir başakta yüz tane bulunan bir tek tanenin örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah (ihsanı) bol olandır, bilendir.
*Bakara Suresi, 265. ayet: Yalnızca Allah'ın rızasını istemek ve kendilerinde olanı kökleştirip-güçlendirmek için mallarını infak edenlerin örneği, yüksekçe bir tepede bulunan, sağnak yağmur aldığında ürünlerini iki kat veren bir bahçenin örneğine benzer ki, ona sağanak yağmur isabet etmese de bir çisiltisi (vardır). Allah, yaptıklarınızı görendir.
*Bakara Suresi, 274. ayet: Onlar ki, mallarını gece, gündüz; gizli ve açık infak ederler. Artık bunların ecirleri Rableri Katındadır, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.
Evet, İslam dininin paylaşma dini olduğunun kanıtı daha birçok ayet-i kerimeler vardır. Yine İslamiyet’in bir paylaşım dini olduğuna vurgu yapan bir anekdot vardır. Anekdot şöyle:
İki bilge din adamı bir araya gelmiş, sohbet etmektedirler. Biri, diğerine:
-Geçimle aranız nasıldır?
diye sorar.
Muhatabı cevap verir:
-Nasıl olacak ki! Bulunca yiyoruz, bulmayınca şükrediyoruz.
Bu cevap üzerine, beriki şu anlamlı cevabı verir:
-Sizin söylediğiniz, Basra sokaklarında gezinen köpeklerin yaptıklarıdır. Onlar da bulunca yerler, bulmayınca lisan-ı hal ile şükrederler.
Bu cevap üzerine muhatabı sorar:
-Peki, sizin geçimle aranız nasıldır?
Beriki cevap verir:
-Bulursak dağıtırız, bulmazsak şükrederiz!
İşte, gerçek İslam ve gerçek Müslüman budur. Çevrelerinde binlerce işsiz, yoksul, aç, evsiz, barksız, hasta varken, bu kimseleri görüp görmezden gelen, gözetmek ihtiyacını hissetmeyen ve malı mülkü yığmacasına istifleyenlere İslami tabirle
KARUN
derler! Müslüman, Karun değil,
HARUN
olmakla mükelleftir.
Asıl olan, KARUN’LARDAN ALIP, HARUNLARA VERECEK SİSTEMİ KURMAKTIR…
TAŞLAMA
DÜNYA DA, TÜRKİYE DE
BEŞTEN BÜYÜKTÜR ELBET
KÜÇÜKLER, BÜYÜKLERİ
TAŞIR MI İLELEBET
SIRTIMIZDAN ATMANIN
GELDİ-GEÇTİ ZAMANI
MİLLETİ SOYANLARIN
YOKTUR DİNİ, İMANI
KÜFÜR DEVAM ETSE DE
ZULÜM DEVAM ETMEZ BİL
BİL Kİ BUNU SÖYLEYEN
EHLİ DİLDİR, EHLİ DİL
ZULÜM ARŞA ULAŞTI
KOPACAKTIR KIYAMET
ZULÜMDÜR KIYAMETE
BİL EN BÜYÜK ALAMET
DİN MASKESİ ALTINDA
SOYUYORLAR MİLLETİ
BİL Kİ RİYAKARLIKTIR
DİNCİLERİN İLLETİ
BEŞLİ ÇETE ADINI
SIK-SIK DUYAR OLMUŞUZ
NAMLARI TÜM DÜNYADA
DUYULMUŞTUR BAHUSUS
EN ÇOK İHALE ALAN
ON ŞİRKET VAR DÜNYADA
BEŞİ TÜRKİYE'DEDİR
KİMLER, MALUM BUNLAR DA
BEŞLİ ÇETE BEŞ MİLYON
VATANDAŞA MUADİL
PARA KAZANIYORMUŞ
İDDİALAR BÖYLE BİL