Ahmet Arıtürk

CHP'DEN, BİR HEYET, İLİMİZE VE BÖLGEMİZE ÇIKARTMA YAPACAK!

Ahmet Arıtürk

CHP’den bir heyetin 8-12 Haziran tarihleri arasında İlimize ve Bölgemize çıkartma yapması beklenmekte.  Aralarında Genel Başkan Yardımcıları FAİK ÖZTRAK ile VELİ AĞBABA’nın da bulunduğu heyette 20’ye yakın eski ve yeni CHP’li milletvekilinin yer alacağı belirtilmekte. Heyet Bitlis, Muş, Bingöl ve Diyarbakır illerini de ziyaret edecek. Yarın Şehrimizde saat 11:00’de Bilek tesislerinde basın toplantısı düzenleyecek heyet mensupları muhtemelen, çarşı-pazar dolaşarak halkla diyalog kuracaklar, ticaret ve sanayi odaları, esnaf odaları, meslek örgütleri, muhtar dernekleri, sendikalar, kanaat önderleri gibi sivil toplum örgütleriyle de görüşmelerde bulunacaklar.

Genelde, siyasi partilerin bu gibi geniş katılımlı ziyaretlerini seçimlere yakın haftalarda gerçekleştirdikleri bir gerçektir. Bizim bir deyimimiz vardır,

(Bayram değil, seyran değil, eniştem beni niye öptü)

deriz ya! Genel seçimler 2023’te olacaksa, bu siyasi hareketlilik neyin nesi, diyenler olabilir.

Doğrusunu isterseniz, siyasi parti temsilcileri seçimden seçime değil, 81 İlin tümünü yılda en az 2-3 defa ziyaret etmeli, dert ve sorunlarıyla ilgilenmeyi itiyat haline getirmelidirler. Hele de, ülkenin bugünkü durumu göz önüne alındığında, vatandaşlarla sıkı bir diyalog içinde olmanın gereği kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

Türkiye, olağanüstü bir dönemden geçiyor. Koronavirüs pandemisinin etkilerini vatandaşlar olarak derinlemesine hissetmekteyiz. Pandemiden etkilenmeyen bir tek vatandaş bulamazsınız. İflas eden esnaflar, işlerini kaybeden vatandaşlar, düştükleri borç batağında çırpındıkça daha da batanlar! Böyle zorlu bir dönemde vatandaşın yanında olmayacaksınız da, seçimden, seçime mi geleceksiniz!

CHP, iktidarda olan veya iktidara ortak bir siyasi parti değildir.

ANCAK, MİLLET İTTİFAKININ BAYRAKTARLIĞINI YAPAN BİR KONUMA SAHİPTİR.

İşsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, hukuksuzluk ayyuka çıkmışken, bunları konuşmak ve milletin sorunlarına neşter atmak için seçimleri beklemek olmaz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi zaten işlevsiz bir hale düşürülmüştür. Bu bakımdan, CHP’yle birlikte, diğer muhalefet partileri milletvekillerinin yurdun en ücra köşelerini, il-il, ilçe-ilçe köy-köy kazan-kepçe misali gezerek, Vatandaşlarla hemhal olmaları gerekir. TBMM çatısı altında dönüşümlü olarak belli sayıda milletvekili bırakır, böylece mecliste de muhalefet görevlerini yapmış olurlar.

TBMM sözün tam anlamıyla pasifize edilmiştir. Başkanlık sistemiyle birlikte Meclis, bütün yetkilerini sarayın bürokratlarına kaptırmıştır. Meclis görüşmelerini izleyenler bilirler. Bir yasa teklifi hükümet tarafından verilmişse, AKP’nin ve MHP’nin oylarıyla  kanunlaşacaktır. Muhalefete mensup siyasi partilerin ve milletvekillerinin teklifleri ise mutlaka reddedilecektir.

Erken seçim olsun, olmasın muhalefete mensup siyasi parti temsilcileri ve özellikle dokunulmazlık zırhına sahip milletvekilleri TBMM’nde pinekleyeceklerine  vatandaşlarla diyalog içinde olmalı ve özellikle de ülkenin içine düşürüldüğü durumdan nasıl çıkarılacağına dair inandırıcı projelerini vatandaşlarla paylaşmalıdırlar. Atalarımız boşuna

(Gezen tilki, yatan aslandan yeğdir)

dememişlerdir. Yanlış anlaşılmasın, bizim, muhalefet mensuplarını tilkiye, iktidar mensuplarını arslana benzetmek gibi bir niyetimiz yok. Muhalefet, aslan pençesini göstersin, yolsuzlukların, hukuksuzlukların, haksızlıkların bağrını değsin…

Bu düşünceler içinde bugün aramızda olmaları beklenen CHP heyeti mensuplarına ÜÇ DİLLİ, SİİRTİMİZE HOŞ GELDİNİZ DİYORUZ.

ANEKDOT

Geçmiş yıllarda, İlimize bir siyasi partiden, liderinin de aralarında bulunduğu bir heyet gelecekmiş. O zamanın politikacıları, politikayı gerçekten hizmet etmek amacıyla yapıyorlarmış. Yani, günümüz politikacıları gibi öyle bir elleri yağda, bir elleri balda değillermiş. Partilerinin il çapındaki bütün masraflarını, genelde İl Başkanları ve yanlarında yer alan dâva arkadaşları üstlenirlermiş.

Parti genel Başkanının 20-30 kişilik bir grupla geleceğini haber alan İl Başkanı ile yönetim kurulu üyeleri pratik bir çözüm üretmişler. Zaten, o zaman Siirt’te 1-2 otel varmış. Onlar da elverişli olmadıkları gibi, 20-30 kişiyi otellerde ağırlamak epey masraflı olacakmış. Siirtli parti yöneticileri de, mevsim yaz olduğu için, misafirleri damda yatırabileceklerine karar vermişler. Yönetim Kurulu üyelerinden birinin damı oldukça  büyükmüş. Karar, genel başkan dahil, misafirlerin bu yönetim kurulu üyesinin evinin damında yatırılması şeklinde olmuş. Diğer yönetim kurulu üyelerinin evlerinden yataklar, yorganlar, getirilmiş ve dama serilmiş. Amma, tabii bu durumu da usulüne, erkanına uygun söylemek lâzımmış ki, misafirler gücenmesinler!

Ankara’dan gelecek heyet Şehrimize ulaşmış. O gün yapılacak konuşmalar yapıldıktan ve siyasi çalışmalar son bulduktan sonra, sıra akşam yemeğine ve gece kalınacak yere gelmiş. Genel Başkan, İl Başkanına:

-Otellerde, yer ayırttınız mı?

diye sormuş.

Uyanık İl Başkanı cevap vermiş:

-Olur mu Efendim! Sizin gibi kıymetli misafirlerimizi hiç otele gönderir miyiz! Bizim Şehrimizde yaz mevsiminde DAMLARDA YATILIR. Damlarda, yıldızları seyrederek yatmanın keyfi bir başkadır. Onun için, hem akşam yemeğimizi damda yiyeceğiz, hem de damda yatırarak, sizlere gerçek bir Siirt gecesi yaşatacağız

demiş.

“Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer!” kabilinden, genel merkez heyeti de bu teklife uymak durumunda kalmışlar. Vakit olunca misafirler kalacakları eve götürülerek dama  çıkarılmışlar. Yer sofralarına siniler içinde mahalli yemekler konmuş. Ayrıca hiç servis yapılmadan perde pilavı, kitel (içli köfte) ve benzeri mahalli yemekler ikram edilmiş. Gece de, dam başında asker koğuşu gibi yere serilen tertemiz yataklarda yatılmış.

Siirtli parti yöneticileri bu işi masraftan kurtulmak için yapmışlar amma, ertesi gün heyet Siirt’ten ayrılırken, partinin genel başkanı, il başkanına söylenmiş:

-Emin olun, hayatımda bugüne kadar, böyle keyifli bir gece daha yaşamadım. Siirt’te, dam başında yattığım bu geceyi hiç unutmayacağım. Bunun için de size ayrıca teşekkür ederim, demiş!

Genel başkan ve misafirleri yolcu ettikten sonra, il başkanı, yönetim kurulundaki arkadaşlarına dönüp söylenmiş:

-Gördünüz mü, bazen parasızlık da işe yarıyormuş!

TAŞLAMALAR

CHP ATATÜRK’ÜN

PARTİSİYSE GERÇEKTEN

HAKSIZLIKLARA KARŞI

TEPKİ VERMİYOR NEDEN

(TEPKİ) VAR, (TEPKİCİK) VAR

CHP’NİN (TEPKİCİK)

ASLAN GİBİ KÜKREYEN

LİDERLERİ ÖZLEDİK

BİR MUHALEFET İÇİN

EN UYGUN ORTAM MEVCUT

BUNU DEĞERLENDİRİN

TÜKENMEMİŞKEN UMUT

PEŞİNDEN GİDİLECEK

LİDER ARAYIŞI VAR

BİR ELİNDE ADALET

BİR ELİNDE ZÜLFİKAR

Yazarın Diğer Yazıları