Ahmet Arıtürk

CHP'DEKİ İÇ  ÇEKİŞME VEYA (BALTAYI KENDİ AYAĞINA VURMAK)

Ahmet Arıtürk

14 ve 28 Mayıs 2023’te yapılan 28. Dönem milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası, 28 Mayıs’ta da cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri yapıldı. Seçim oldu bitti ama, Türkiye’de seçim dedikodularının ardı-arkası gelmiyor. Tabii, bu seçimlerin gerçek galiplerinin koltuğu kazananlar mı, kaybedenler mi olduğu da muğlak.

“Galip

sayılır bu yolda mağlup”

şeklinde dillendirilen bir deyim vardır. Seçimlerde bir taraf, devletin bütün imkânlarını seferber etmiş, sığınmacılara vatandaşlık vererek oy devşirmişse, seçimlere gölge düşmüş demektir. Muhalefet ve özellikle CHP bu durumu sorgulayarak gündemde tutacağına, iç hesaplaşma gibi görülen bir duruma düşürülmüştür. Sözde, partide

DEĞİŞİM İSTEYENLER

var. Asıl amaç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun koltuğuna göz dikilmesidir. Kılıçdaroğlu’na kazan kaldıranlar var ya, şayet seçimi kazanmış ve cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuş olsaydı, inanır mısınız, en çok yağ çekenler onlar olacaktı. Adam, bütün imkânsızlıklara rağmen 25,5 milyon oy almış ve geçerli oyların yüzde 48’ini ittifaka kazandırmıştır. Ama koltuğu alamadı ya! Şimdi, bütün suçu ona yükleyerek, CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturmak isteyenler var.

CHP’deki bu kargaşa bir yana medyada şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutuklanabileceğine ve hatta 110 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanabileceğine dair haberler yer almakta. Yahu, bu ülkede gerçek anlamda demokrasi var mı, yok mu, gelin izah edin. Seçimde 25,5 milyon almış bir Cumhurbaşkanı adayını tutuklamak ve yargılamak da neyin nesi! Kemal Kılıçdaroğlu’nu tutuklamak demek O’na oy veren 25,5 milyon seçmeni tutuklamakla eş değerdir. Bilindiği gibi Kemal Kılıçdaroğlu artık milletvekili değil, dolayısıyla dokunulmazlığı da yok. Zaten, dokunulmazlık kazananların bile tutukluk hallerinin sürdürüldüğü bir demokrasimiz var! Bu şartlar altında Kılıçdaroğlu’nu tutuklamak hiç de zor değil! Kılıçdaroğlu hakkında hazırlanmış 28 fezleke olduğu söyleniyor. 1 yılın üstünde ceza alması durumunda bile siyasi yasaklı olacak. Yani, yargı eliyle muhalefet temizliği!

Tabii, bu durumun baş sorumluları bugün kendi içlerinde Kılıçdaroğlu’na kazan kaldıran ve linç etmek isteyen CHP’lilerdir. Kazan kaldıran CHP’liler seçim sonuçlarını sorgulayacaklarına, kendi Genel Başkanlarını sorgulamaktadırlar. Ne kadar aksini iddia ederlerse etsinler, bunun tek sebebi, CHP Genel başkanlığı koltuğuna göz dikmiş olmalarından kaynaklıdır.

Şunu da anımsatalım, CHP iç çatışmaları bir yana bırakmaz ve seçim sonuçlarını sorgulamak yerine Genel başkanları Kemal Kılıçdaroğlu’nu sorgulamaya devam ederse 18 Nisan 1999 seçimlerinde olduğu gibi baraj altında kalacak bir duruma düşebilir. Yaşanan durumun deyim olarak karşılığı

(BALTAYI, KENDİ AYAĞINA VURMAK)TIR.

KİŞİLERE ÇİRKİN LAKAPLAR TAKMAK  BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR!

İnsanları kötü lakapla anıp alay etmek Kur'an-ı Kerim'de net ifadelerle yasaklanmıştır. Bir insanın sohbet ederken veya hitap ederken diğer bir insanı çirkin bir yakıştırma ve lakapla anıp itibarsızlaştırmaya çabalaması en hafif tabirle ahlaksızlıktır. Bu konuda ayet-i kerimeler ve hadis_i şerifler vardır.

Ayet-i Kerime meali âlisi:

"Ey Müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar kendilerinden daha iyidir. Kadınlar da, kadınları alaya almasın. Belki onlar kendilerinden daha iyidir. Kendi kendinizi ayıplamayın. Birbirinizi kötü lakapla çağırmayın." (Hucurat, 11.ayet)

Ayeti kerime lakap takanın aslında kendi kendine o çirkin sözü söylemiş olduğunu hatırlatıyor. Bu işin dedikoducu ve boş konuşan seviyesiz erkek veya kadınların işi olduğu belirtiliyor. Kur'an'a göre lakap takana o söz geri döner.

Hadîs-i şeriflerde de:

“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu mahcup etmez ve onu küçük düşürmez. Kişiye kötülük olarak Müslüman kardeşini küçük düşürmesi kâfidir.”

“Mü’min kardeşini güzel lâkaplarla ve isimlerle çağırmak, mü’minin mü’min üzerindeki hakkıdır” buyurulmaktadır.

Özellikle, siyasilerimizin rakiplerine lâkap takmak işinde aşırıya gittikleri bilinen gerçeklerdendir. Düşünürseniz, kimleri kastettiğimizi anlayacak ve hak vereceksiniz.

TAŞLAMA

FAİZLER YÜKSELİNCE

(NAS)IN HÜKMÜ KALKTI MI

NAS’IN YERİNİ ŞİMDİ

HÜKM-İ ŞİMŞEK ALDI MI

BU ÜLKEDE FAİZE

BULAŞMAYAN PARA YOK

BANKADAN ÇIKAR PARA

MAAŞ BULAŞIYOR BAK

İÇTİHAT KAPILARI

KAPANMIŞTIR DİYORLAR

BÖYLE DİYENLER ELBET

İSLAMI BİLMİYORLAR

BU GLOBAL DÜNYA’DA

AT İZİ, İT İZİNE

KARIŞMIŞTIR ŞÜPHE YOK

KULAĞINI VER DİNLE

İSLAM AKIL DİNİDİR

YENİLİĞE AÇIKTIR

İÇTİHAT KAPISINI

KAPATMAMIZ YANLIŞTIR

HER ASIRDA MÜÇTEHİT

DİN BİLGİNİ OLMALI

İSLAM DİNİNİ ASRA

GÖRE YORUMLAMALI

KAPATMAMIZ YANLIŞTIR

İSLAMI DAR ALANA

HER ASRA GÖRE CEVAP

ARANMALIDIR ANLA

Yazarın Diğer Yazıları