Ahmet Arıtürk

BUNLAR, GELECEĞİMİZİ DE SATTILAR!

Ahmet Arıtürk

Dilimize yerleşmiş önemli bir deyim vardır. Kendisine kalan menkul, gayrimenkul ne varsa har vurup harman savururcasına harcayan kimselere

(MİRASYEDİ)

deriz. Mirasyedi olmak, toplumda hiç de iyi karşılanmayan karakterlerdendir. Babasından, atasından kalan malı mülkü adeta yok pahasına satıp savuran, içkiye, kumara, sefahate veren mirasyediler hep olmuştur. Babalarından, atalarından kalan  miraslarını saçıp savuranlara acısak bile diyebileceğimiz pek bir sözümüz yoktur. Netice itibarıyla zararını kendileri çeker, eldekiler, avuçtakiler bitince, kafalarına vurmağa başlayanlar onlar olurlar.

Bizi ilgilendirenler, topluma zarar veren

MİRASYEDİLERDİR.

Devlet babanın bin-bir emekle meydana getirdiği varlıkları saçıp savururcasına, birilerine peşkeş çekenlerdir. Hükümetler gelip geçicidir. Baki olan devlettir. Geçmiş yıllarda hükümetlerin bin-bir emek vererek yaptıkları tesisleri, birilerini zengin etmek amacıyla yok pahasına satmak

MİRASYEDİLİĞİN

en kötü örneğidir.

(ÖZELLEŞTİRME)

adı altında, devlete ait tesislerin

(stratejik önemi olanlar dahil)

satılmaları, daha doğrusu yağmalanmaya açık hale getirilmeleri sözün tam anlamıyla en kötü

MİRASYEDİLİKTİR.

.

1923’lü yıllarda kurulan ve genç bir Cumhuriyet olan Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun ilk yıllarından itibaren, güçlü bir  devletin nelere sahip olması gerekiyorsa, gerçekleştirmek için çaba göstermiş ve bu hedefine büyük bir başarıyla adım adım yürümüştür. Türkiye’de özelleştirme dönemi,

ANAVATAN

iktidarıyla başlamış, milli ve stratejik tesislerin satılmaları için yasalar çıkarılmağa başlanmıştır. O yıllar itibarıyla Devlet Babanın birikimleri haraç mezat satılarak bu yolla birilerinin  zengin edilmelerinin yolu açılmıştır.

ANAP iktidarından sonra, gelen ara hükümetler döneminde özelleştirmeler büyük ölçüde durdurulmuşsa da AKP’nin iktidar olmasıyla son 16 yılda adeta zirve yapmıştır. Yani, AKP iktidarı sözün tam anlamıyla bir

MİRASYEDİDİR.

AKP döneminde yapılan özelleştirmeleri mümkün mertebe sıralamağa bakalım. Görün bu iktidar zamanında ülkenin stratejik önemi haiz hangi tesisleri

ÖZELLEŞTİRME

adı altında yandaşlara peşkeş çektirilmiştir.

AKP iktidarı döneminde 200’e yakın tesis özelleştirilmiştir. Bunlardan elde edilen gelirin 65 milyar dolar dolaylarında olduğu hesaplanmaktadır. Daha sonra da Devletin bütün mal varlığı

VARLIK FONUNA

devredilmiş, böylece, elde kalan tesislerin de satılacaklarının işaret fişeği yakılmıştı. Özelleştirilen devlet varlıkları arasında sanayi tesisleri, limanlar, kamu binaları, arsalar, ÇİMENTO FABRİKALARI, TELKOM, PETKİM ve TÜPRAŞ gibi stratejik tesisler vardır. Tekelin içki ve sigara fabrikaları dahil bütün mal varlıkları satıldı. Birçok stratejik tesisler yabancı şirketlerin ellerine geçti. TELSİM, DİGİTÜRK gibi tesisler yabancılara gitti. Bankalar, televizyon kanalları, radyolar yabancı şirketlerin kontrollerine geçti. Akaryakıt ve ilaç sektöründe yabancılar yüzde yüz söz sahibi oldu. Elektrik, doğalgaz bile özelleştirildi. Taksan, Gerkonsan, Taşucu tersane alanı, Çeş­me, Ku­şa­da­sı, Trab­zon ve Di­ki­li limanları, Sü­mer Hol­din­g’­in Me­ri­nos Ha­lı Mar­ka­sı ve Adı­ya­man İş­let­me­si, Tür­ki­ye Zi­ra­i Do­na­tım Ku­ru­mu’nun Sa­kar­ya iş­letme­si, İş Ban­ka­sı C, Ar­çe­lik, To­faş, Ün­ye Çi­men­to ve Tür­ki­ye Kal­kın­ma Banka­sı’na ait ka­mu­nun elin­de­ki his­se­ler­le 277 adet ta­şın­maz, 103 ar­sa ve 90 adet lojman. Tekel’­in al­kol­lü iç­ki­ler bö­lü­mü, Es­ki­şe­hir Do­ğal­gaz Şir­ke­ti (Es­gaz), Art­vin Mur­gul ile Kas­ta­mo­nu Kü­re’de ba­kır made­ni çı­ka­rıp iş­le­yen Eti Ba­kır, Si­vas ve Ma­lat­ya’da­ki Div­ri­ği He­kim­han Ma­den İşlet­me­le­ri, Bur­sa Do­ğal­gaz Şir­ke­ti (Bursagaz), Amas­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı, Kütah­ya Tavşanlı’da­ki Eti Gü­müş, Elazığ’da­ki Eti Krom, An­tal­ya’da­ki Eti Elek­tro­me­ta­lur­ji iş­let­me­le­ri, Ça­ye­li Ba­kır İş­let­me­le­ri, Kütah­ya Şe­ker Fab­ri­ka­sı, Türki­ye Güb­re Sa­na­yi şir­ke­ti­ne ait Gem­lik ve İstanbul’daki fab­ri­ka­la­rı ile Kü­tah­ya Güb­re Var­lık­la­rı ve Şan­lı­ur­fa de­po­la­rı arazi­si, Sü­mer Hol­din­g’­in Ma­lat­ya, Bakırköy ve Diyar­ba­kır iş­let­me­leri, SEKA’nın Karacasu, Ar­da­nuç ve Ak­kuş işlet­me­le­riy­le An­ka­ra Alım Sa­tım Müdürlü­ğü bi­na­sı, EBÜAŞ’­ın Sam­sun Soğuk Ha­va De­po­su, Mani­sa Kom­bi­na­sı ve ar­sa­sı, Sü­mer Holding’e ait Or­ta­do­ğu Tek­no­park şir­ke­ti, Çanak­ka­le De­ri, Malatya ve Tü­mo­san işletme­le­ri, Tür­ki­ye De­mir Çe­lik İşletmeleri’ne ait Kal­kın­ma Ban­ka­sı hissele­ri, TE­KE­L’­in Tuz­lu­ca ve Se­ki­li tuzla­la­rı, Bur­sa İne­gö­l’­de­ki Kib­rit Fabrikası, Karade­niz Ba­kır İş­let­me­le­ri’nin Sam­sun İş­let­me­si, Tür­ki­ye Deniz­ci­lik İşletme­le­ri’ne ait An­ka­ra ve Samsun feribot­la­rı, THY’­nin 126 mil­yon dolar­lık his­se­si­ ile 375 adet ta­şın­maz ve loj­man.

Türk Te­le­kom, TE­KE­L’­in si­ga­ra bölümü, İs­tan­bul Ata­köy Tu­rizm, Ata­köy Otel­ci­lik, Ata­köy Ma­ri­na ve Yat İşletmeleri, Kon­ya Sey­di­şe­hi­r’­de­ki Eti Alü­min­yum Fab­ri­ka­sı, Kıb­rıs Türk Ha­va Yol­la­rı şir­ke­ti, Ada­pa­za­rı Şe­ker Fab­ri­ka­sı, Tür­ki­ye De­niz İşletmeleri’nin Ka­ra­de­niz ve Tu­ran Emek­siz ge­mi­le­ri ile şe­hir hat­la­rı hiz­met­le­ri ve gemileri, TE­KE­L’­in Kris­tal Tuz Ra­fi­ne­ri­si ile Ka­ğız­man Tuz­la­sı, Sümer Hol­din­g’­in İs­tan­bul İmar Şir­ke­ti, Bey­koz İş­let­me­si, ma­ki­na ve teç­hi­zat­la­rı, Tür­ki­ye Güb­re Sa­na­yi’nin Samsun Güb­re Fab­ri­ka­sı ve Or­du Fat­sa ile Te­kir­dağ depola­rı, DSİ, Ba­yın­dır­lık Ba­kan­lı­ğı ve Ka­ra­yol­la­rı’nın Kay­se­ri Er­ci­ye­s’­te­ki sos­yal te­sis­le­ri, Sü­mer Hol­din­g’­in Asel­sa­n’­da­ki hisse­si, Sa­rı­ka­mış ve Ter­can iş­let­me­le­ri, Yeşilo­va Ha­lı ve Bat­ta­ni­ye Fab­ri­ka­sı, Emek­li San­dı­ğı’nın Ku­şa­da­sı Ta­til Kö­yü ile İs­tan­bul Hil­ton Ote­li, THY’­nin USAŞ’ta­ki his­se­si, TOP­RAŞ ve PETKİM’­de­ki ka­mu his­se­le­ri­nin bir bölümüy­le 120 ta­şın­maz ile 41 adet ar­sa;

TÜP­RAŞ, Er­de­mir, Ba­şak Si­gor­ta ve Başak Emek­li­lik, TE­KE­L’­in Ka­ya­cık, Yav­şan ve Kal­dı­rım tuz­la­la­rı, TE­KE­L’­in ikiz ku­le­ler ola­rak bi­li­nen An­ka­ra Başmüdür­lük Bi­na­sı ve Bod­rum te­sis­le­ri, Emek­li San­dı­ğı’nın başkentte­ki Bü­yük Anka­ra Ote­li ve Kı­zı­lay Emek İş­ha­nı, İzmi­r’­de­ki Bü­yük Efes Ote­li, İstan­bu­l’­da­ki Bü­yük Ta­rab­ya Ote­li, Tür­ki­ye De­niz­ci­lik İş­let­me­le­ri’nin Ya­kıt-2 ge­mi­si, Çanak­ka­le Şe­hir Hat­la­rı Hiz­met­le­riy­le 9 gemi­si, THY’­ye ait ka­mu his­se­le­ri­nin bir bölümüyle 350 adet dai­re, ar­sa ve taşınmaz.

TCDİ- De­ve­ci Ma­den Sa­ha­sı İş­let­me Hakkı, TCDD Mer­sin Li­ma­nı, KGM İstanbul Le­vent Ar­sa­sı, Sü­mer Hol­ding BU­MAS, Araç Mu­aye­ne İs­tas­yo­nu­nun 1.-2. böl­ge­si, Emek­li San­dı­ğı Mül­ki­ye­ti Bur­sa Çe­lik Pa­las Otel, Tür­ki­ye Halk Ban­ka­sı, 245 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.

Pet­kim Pet­ro­kim­ya Hol­ding A.Ş., Sümer Hol­ding NİT­RO-MAK Ma­ki­ne Kim­ya Nit­ro No­bel Kim­ya Sa­na­yi A.Ş.’nin yüz­de 33.5 hisse­si, Te­kel ve Si­ga­ra Sa­na­yi­ İşletme­le­ri ve Ti­ca­re­ti A.Ş., An­ka­ra Do­ğal Elek­trik Üre­tim ve Ti­ca­ret A.Ş.’nin 9 santra­li, Te­kel ve Si­ga­ra Sa­na­yi İşletmeleri’­ne ait Pi­po ve Nar­gi­le Markaları, Türk Te­le­ko­mü­ni­kas­yon ve 196 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.

TE­DAŞ Baş­kent Elek­trik Da­ğı­tım A.Ş., TE­DAŞ Sa­kar­ya Elek­trik Da­ğı­tım A.Ş., TEKEL Kas­ta­mo­nu Jüt İp­li­ği Fab. Ma­ki­ne ve teç­hi­za­tı, TE­DAŞ Kon­ya Me­ram Elektrik Dağı­tım A.Ş. ve 140 adet dai­re, ar­sa ve taşınmaz.

TCDD’­nin Sam­sun ve Ban­dır­ma limanla­rı, TE­KE­L’­in Ça­mal­tı ve Ay­va­lık tuz­la­la­rı, Eskişe­hir Os­man­ga­zi, Çam­lı­bel, Ulu­dağ, Çoruh, Ye­şi­lır­mak ve Fı­rat elektrik da­ğı­tım şir­ket­le­ri, Sü­mer Holding’­in An­tal­ya Ba­rit ve Mer­sin Taşucu iş­let­me­le­riy­le 205 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.

Bay­burt, Çe­miş­ge­zek, Gir­le­vik, Bünyan, Ça­mar­dı, Pı­nar­ba­şı, Sı­zır, İz­nik, De­re­köy, İne­göl, Cer­rah, Mustafakemalpaşa, Su­uç­tu, Çağ Çağ, Otluca, Ulu­de­re, Adil­ce­vaz, Ah­lat, Malazgirt, Var­to, De­ğir­men­de­re, Ka­ra­çay, Ku­zu­cu­lu, Tu­run­ço­va, Fi­ni­ke, Ka­ya­di­bi, Besni, Der­ne, Er­ke­nek, Ker­nek ve Ko­va­da 1-2 akar­su san­tral­le­ri, İs­ken­de­run Li­ma­nı, Trakya Elek­trik Da­ğı­tım şir­ke­tiy­le 195 adet dai­re, ar­sa ve ta­şın­maz.

Acı­sel­sa­n’­ın yüz­de 77 his­se­si, PETKİM’­in yüz­de 10 his­se­si, Kay­se­ri Elek­tri­k’­in yüz­de 20 his­se­si, Bey­ko­z’­da­ki is­ke­le ve rıh­tım, Halk Ban­ka­sı’nın yüz­de 24 his­se­siy­le 192 adet daire, ar­sa ve taşınmaz.

Ga­la­ta­port, Ha­mi­ta­bat Elek­trik Üre­tim ve Tic. A.Ş., İs­tan­bul Ana­do­lu Elek­trik, Boğaziçi Elek­trik, To­ros­lar Elek­trik, Araslar Elek­trik, Dic­le Elek­trik, Van­gö­lü Elek­trik, Se­yi­tö­mer ve Kan­gal Elek­trik San­tral­le­ri,  Ye­di­te­pe Bey­nel­mi­lel Otel­ci­lik ve Tu­rizm Tic. A.Ş.’nin yüz­de 15 D gru­bu, yüz­de 11 E gru­bu his­se­si, TE­DA­Ş’­ın Tekir­dağ, Muğ­la, Bi­le­cik, Düz­ce, İs­tan­bul, De­niz­li, Kocaeli’deki çok sayıda ta­şın­maz.

Ke­mer­köy ve Ye­ni­köy Ter­mik San­tral­le­ri, Ke­mer­köy Li­man Sa­ha­sı. Ya­ta­ğan Ter­mik San­tra­li, TE­DAŞ, TDİ ve Ma­li­ye’nin çok sayı­da­ki ta­şın­ma­zı.

Cumhuriyetin en büyük kazanımları olan 14 Şeker fabrikası da gitti. Bütün bunlar yanında Milli Piyango’nun şans oyunları da satılmak üzere Varlık Fonuna devredilmiş bulunulmakta.

Bir Kızılderili deyişiyle bu satışları yapanlara seslenmek istiyorum, Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde, beyaz AK Partili adam beton ve asfaltın yenmeyen bir şey olduğunu anlamış olacak.

Ve maalesef bunlar, sadece mirasyedi de değiller, geleceğimizi de sattılar.

(DEVLET BABA!)

Millet olarak devletimizi

(BABA)

olarak biliriz. Devletimizden bahsederken, bütün içtenliğimizle

(DEVLET BABA)

deriz. Kimi zamanlar

ÜVEY EVLAT

konumuna düşürüldüğümüz hissine kapılsak bile, biliyoruz ki bu devletimizin değil, bizleri yönetenlerin suçudur. Hani kesilmekte olan ağacın baltaya söylediği gibi

(Ben senin beni kestiğine değil,

sapının benden olmasına üzülüyorum)

demiş ya! Tıpkı bu örnekte olduğu gibi, üvey evlat muamelesi ile karşılaştığımızda devletimize değil, bizden olan, bizim seçtiklerimize kızıyoruz. Biliyoruz ki bir haksızlığa uğruyorsak, bunun sebebi asla Devletimiz değildir. Bizden olan, bizim seçtiğimiz yöneticilerdir.

Evet, devlet dün de babaydı, bugün de babadır, milletin gözünde yarın da baba olarak yerini koruyacaktır. Biz, devletimizi hep

BABA

olarak gördük, baba olarak görmeğe devam edeceğiz.

Devlet dediğin adaleti tesis edecek, demokrasiyi işletecek, milletin eğitimini hedef edinecek, fabrikalar kuracak, silah sanayini tesis edecek, tarım hizmetlerini güçlendirecek, hayvancılığı geliştirmeyi sağlayan tedbirleri alacak, işsizlere iş, aşsızlara aş sağlayacak, ülkenin güven ve huzurunu temin edecek. İşte, bizim özlediğimiz

DEVLET BABA budur!

(Demokrasi var, adalet var, hürriyet var, eşitlik var, kardeşlik var) diye icraatıyla bas-bas bağıran DEVLET BABAYA ÖZLEM DUYUYORUZ!

Sözün özü: GEÇMİŞ YILLARDAKİ DEVLET BABAYI ÖZLÜYORUZ!

TARİKATLAR, AŞİRETLER VE SİYASET!!!

Bölgemizde tarikatların, aşiretlerin, ağaların siyaset üzerinde etkinlikleri olduğu bilinen bir gerçektir. Bu bakımdan halk üzerinde egemen olan bu güçlere seçimlerde büyük önem verilmektedir. Bölgemizdeki bu gibi güçleri konsolide etmek isteyen siyasi partilerin çeşitli vasıtalarla

AŞİRETLERİN

,

TARİKATLARIN

liderlerine mesajlar ilettikleri kimilerini tehdit, kimilerini taltif yoluyla saflarına çekilmeğe çalıştıkları iddiaları her seçimde olduğu gibi 14 Mayıs’ta yapılacak

SEÇİMLERLE

ilgili olarak da dillendirilmektedir. Düşünülecek olursa aşiretleri, tarikatları ve ağaları taltif veya tehdit edebileceklerin kimler olacakları bellidir. Özellikle kırsal kesimlerdeki seçmenler açısından durumun hiç de iç açıcı olmadığını vurgulayalım. Aşiret Reisi, Ağası veya Tarikat Şeyhi emir verecek, köylü vatandaş da verilen talimat doğrultusunda gidip oy kullanacak ve biz bunun adına

DEMOKRASİ

veya

SEÇMEN İRADESİ

diyeceğiz, öyle mi…

Evet, son günlerde aşiret liderlerinin arkalarında adamlarıyla kafileler halinde dolaşmaları gerçekte bir gövde gösterisidir. Tarikat Şeyhleri ise medreselerine kapanmış ilimle, irfanla uğraşıyor görünmelerine rağmen siyasi partilerin İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeleriyle ilgili listelerine bakıldığında bir paylaşım olduğu gerçeği adeta sırıtmaktadır.

Evet ve maalesef bölgemizde aşiretlerin ve tarikatların etkinliklerini ortadan kaldırmak mümkün olmamıştır. Cumhuriyetin kuruluşu 100. Yılını doldurmak üzere ama, siyaseti dizayn edenler hala aşiretler ve tarikatlar olmaktadır. Aşiret ve tarikat liderlerinin her dediklerinin yapılması ise güçlerine güç katmakta, müritleri ve marabalarının gözlerinde değerlerinin katmerleşmesi sonucunu doğurmaktadır…

Bölgemizde 14 Mayıs seçimlerinin kaderini de aşiretlerin liderleriyle, tarikat şeyhlerinin  belirleyeceklerine şüpheniz olmasın!!!

TAŞLAMA

CUMHURBAŞKANLIĞINA

KESİN DÖRT ADAY VARDIR

KILIÇDAROĞLU, İNCE,

ERDOĞAN VE OĞANDIR

YÜKSEK SEÇİM KURULU

KARARINI VERMİŞTİR

İTİRAZ SÜRESİ DE

ZATEN SONA ERMİŞTİR

ERDOĞAN SEÇİLİRSE

BİR DAHA YİNE ADAY

OLABİLECEK DİNLE

YOLUNU BULMAK KOLAY

İNCE, ÇEKİLMEMEKTE

KARARLI ANLAŞILAN

BUYUNUN ÖLÇÜSÜNÜ

SEÇİMDE ALIR İNAN

GEÇEN SEÇİM ALDIĞI

OYLARSA REFERANSI

ŞAHSINA DEĞİL İDİ

ÇOK YANLIŞ İDDİASI

YÜZDE BİR ORANINDA

DAHİ OY ALAMAYACAK

ÖMÜR BOYU (BİR BÖLEN)

OLARAK ANILACAK

Yazarın Diğer Yazıları