Dilimize yerleşmiş önemli bir deyim vardır. Kendisine kalan menkul, gayrimenkul ne varsa har vurup harman savururcasına harcayan kimselere
(MİRASYEDİ)
deriz. Mirasyedi olmak, toplumda hiç de iyi karşılanmayan karakterlerdendir. Babasından, atasından kalan malı mülkü adeta yok pahasına satıp savuran, içkiye, kumara, sefahate veren mirasyediler hep olmuştur. Babalarından, atalarından kalan miraslarını saçıp savuranlara acısak bile diyebileceğimiz pek bir sözümüz yoktur. Netice itibarıyla zararını kendileri çeker, eldekiler, avuçtakiler bitince, kafalarına vurmağa başlayanlar onlar olurlar.
Bizi ilgilendirenler, topluma zarar veren
MİRASYEDİLERDİR.
Devlet babanın bin-bir emekle meydana getirdiği varlıkları saçıp savururcasına, birilerine peşkeş çekenlerdir. Hükümetler gelip geçicidir. Baki olan devlettir. Geçmiş yıllarda hükümetlerin bin-bir emek vererek yaptıkları tesisleri, birilerini zengin etmek amacıyla yok pahasına satmak
MİRASYEDİLİĞİN
en kötü örneğidir.
(ÖZELLEŞTİRME)
adı altında, devlete ait tesislerin
(stratejik önemi olanlar dahil)
satılmaları, daha doğrusu yağmalanmaya açık hale getirilmeleri sözün tam anlamıyla en kötü
MİRASYEDİLİKTİR.
.
1923’lü yıllarda kurulan ve genç bir Cumhuriyet olan Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun ilk yıllarından itibaren, güçlü bir devletin nelere sahip olması gerekiyorsa, gerçekleştirmek için çaba göstermiş ve bu hedefine büyük bir başarıyla adım adım yürümüştür. Türkiye’de özelleştirme dönemi,
ANAVATAN
iktidarıyla başlamış, milli ve stratejik tesislerin satılmaları için yasalar çıkarılmağa başlanmıştır. O yıllar itibarıyla Devlet Babanın birikimleri haraç mezat satılarak bu yolla birilerinin zengin edilmelerinin yolu açılmıştır.
ANAP iktidarından sonra, gelen ara hükümetler döneminde özelleştirmeler büyük ölçüde durdurulmuşsa da AKP’nin iktidar olmasıyla son 16 yılda adeta zirve yapmıştır. Yani, AKP iktidarı sözün tam anlamıyla bir
MİRASYEDİDİR.
AKP döneminde yapılan özelleştirmeleri mümkün mertebe sıralamağa bakalım. Görün bu iktidar zamanında ülkenin stratejik önemi haiz hangi tesisleri
ÖZELLEŞTİRME
adı altında yandaşlara peşkeş çektirilmiştir.
AKP iktidarı döneminde 200’e yakın tesis özelleştirilmiştir. Bunlardan elde edilen gelirin 65 milyar dolar dolaylarında olduğu hesaplanmaktadır. Daha sonra da Devletin bütün mal varlığı
VARLIK FONUNA
devredilmiş, böylece, elde kalan tesislerin de satılacaklarının işaret fişeği yakılmıştı. Özelleştirilen devlet varlıkları arasında sanayi tesisleri, limanlar, kamu binaları, arsalar, ÇİMENTO FABRİKALARI, TELKOM, PETKİM ve TÜPRAŞ gibi stratejik tesisler vardır. Tekelin içki ve sigara fabrikaları dahil bütün mal varlıkları satıldı. Birçok stratejik tesisler yabancı şirketlerin ellerine geçti. TELSİM, DİGİTÜRK gibi tesisler yabancılara gitti. Bankalar, televizyon kanalları, radyolar yabancı şirketlerin kontrollerine geçti. Akaryakıt ve ilaç sektöründe yabancılar yüzde yüz söz sahibi oldu. Elektrik, doğalgaz bile özelleştirildi. Taksan, Gerkonsan, Taşucu tersane alanı, Çeşme, Kuşadası, Trabzon ve Dikili limanları, Sümer Holding’in Merinos Halı Markası ve Adıyaman İşletmesi, Türkiye Zirai Donatım Kurumu’nun Sakarya işletmesi, İş Bankası C, Arçelik, Tofaş, Ünye Çimento ve Türkiye Kalkınma Bankası’na ait kamunun elindeki hisselerle 277 adet taşınmaz, 103 arsa ve 90 adet lojman. Tekel’in alkollü içkiler bölümü, Eskişehir Doğalgaz Şirketi (Esgaz), Artvin Murgul ile Kastamonu Küre’de bakır madeni çıkarıp işleyen Eti Bakır, Sivas ve Malatya’daki Divriği Hekimhan Maden İşletmeleri, Bursa Doğalgaz Şirketi (Bursagaz), Amasya Şeker Fabrikası, Kütahya Tavşanlı’daki Eti Gümüş, Elazığ’daki Eti Krom, Antalya’daki Eti Elektrometalurji işletmeleri, Çayeli Bakır İşletmeleri, Kütahya Şeker Fabrikası, Türkiye Gübre Sanayi şirketine ait Gemlik ve İstanbul’daki fabrikaları ile Kütahya Gübre Varlıkları ve Şanlıurfa depoları arazisi, Sümer Holding’in Malatya, Bakırköy ve Diyarbakır işletmeleri, SEKA’nın Karacasu, Ardanuç ve Akkuş işletmeleriyle Ankara Alım Satım Müdürlüğü binası, EBÜAŞ’ın Samsun Soğuk Hava Deposu, Manisa Kombinası ve arsası, Sümer Holding’e ait Ortadoğu Teknopark şirketi, Çanakkale Deri, Malatya ve Tümosan işletmeleri, Türkiye Demir Çelik İşletmeleri’ne ait Kalkınma Bankası hisseleri, TEKEL’in Tuzluca ve Sekili tuzlaları, Bursa İnegöl’deki Kibrit Fabrikası, Karadeniz Bakır İşletmeleri’nin Samsun İşletmesi, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne ait Ankara ve Samsun feribotları, THY’nin 126 milyon dolarlık hissesi ile 375 adet taşınmaz ve lojman.
Türk Telekom, TEKEL’in sigara bölümü, İstanbul Ataköy Turizm, Ataköy Otelcilik, Ataköy Marina ve Yat İşletmeleri, Konya Seydişehir’deki Eti Alüminyum Fabrikası, Kıbrıs Türk Hava Yolları şirketi, Adapazarı Şeker Fabrikası, Türkiye Deniz İşletmeleri’nin Karadeniz ve Turan Emeksiz gemileri ile şehir hatları hizmetleri ve gemileri, TEKEL’in Kristal Tuz Rafinerisi ile Kağızman Tuzlası, Sümer Holding’in İstanbul İmar Şirketi, Beykoz İşletmesi, makina ve teçhizatları, Türkiye Gübre Sanayi’nin Samsun Gübre Fabrikası ve Ordu Fatsa ile Tekirdağ depoları, DSİ, Bayındırlık Bakanlığı ve Karayolları’nın Kayseri Erciyes’teki sosyal tesisleri, Sümer Holding’in Aselsan’daki hissesi, Sarıkamış ve Tercan işletmeleri, Yeşilova Halı ve Battaniye Fabrikası, Emekli Sandığı’nın Kuşadası Tatil Köyü ile İstanbul Hilton Oteli, THY’nin USAŞ’taki hissesi, TOPRAŞ ve PETKİM’deki kamu hisselerinin bir bölümüyle 120 taşınmaz ile 41 adet arsa;
TÜPRAŞ, Erdemir, Başak Sigorta ve Başak Emeklilik, TEKEL’in Kayacık, Yavşan ve Kaldırım tuzlaları, TEKEL’in ikiz kuleler olarak bilinen Ankara Başmüdürlük Binası ve Bodrum tesisleri, Emekli Sandığı’nın başkentteki Büyük Ankara Oteli ve Kızılay Emek İşhanı, İzmir’deki Büyük Efes Oteli, İstanbul’daki Büyük Tarabya Oteli, Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nin Yakıt-2 gemisi, Çanakkale Şehir Hatları Hizmetleriyle 9 gemisi, THY’ye ait kamu hisselerinin bir bölümüyle 350 adet daire, arsa ve taşınmaz.
TCDİ- Deveci Maden Sahası İşletme Hakkı, TCDD Mersin Limanı, KGM İstanbul Levent Arsası, Sümer Holding BUMAS, Araç Muayene İstasyonunun 1.-2. bölgesi, Emekli Sandığı Mülkiyeti Bursa Çelik Palas Otel, Türkiye Halk Bankası, 245 adet daire, arsa ve taşınmaz.
Petkim Petrokimya Holding A.Ş., Sümer Holding NİTRO-MAK Makine Kimya Nitro Nobel Kimya Sanayi A.Ş.’nin yüzde 33.5 hissesi, Tekel ve Sigara Sanayi İşletmeleri ve Ticareti A.Ş., Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş.’nin 9 santrali, Tekel ve Sigara Sanayi İşletmeleri’ne ait Pipo ve Nargile Markaları, Türk Telekomünikasyon ve 196 adet daire, arsa ve taşınmaz.
TEDAŞ Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş., TEDAŞ Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş., TEKEL Kastamonu Jüt İpliği Fab. Makine ve teçhizatı, TEDAŞ Konya Meram Elektrik Dağıtım A.Ş. ve 140 adet daire, arsa ve taşınmaz.
TCDD’nin Samsun ve Bandırma limanları, TEKEL’in Çamaltı ve Ayvalık tuzlaları, Eskişehir Osmangazi, Çamlıbel, Uludağ, Çoruh, Yeşilırmak ve Fırat elektrik dağıtım şirketleri, Sümer Holding’in Antalya Barit ve Mersin Taşucu işletmeleriyle 205 adet daire, arsa ve taşınmaz.
Bayburt, Çemişgezek, Girlevik, Bünyan, Çamardı, Pınarbaşı, Sızır, İznik, Dereköy, İnegöl, Cerrah, Mustafakemalpaşa, Suuçtu, Çağ Çağ, Otluca, Uludere, Adilcevaz, Ahlat, Malazgirt, Varto, Değirmendere, Karaçay, Kuzuculu, Turunçova, Finike, Kayadibi, Besni, Derne, Erkenek, Kernek ve Kovada 1-2 akarsu santralleri, İskenderun Limanı, Trakya Elektrik Dağıtım şirketiyle 195 adet daire, arsa ve taşınmaz.
Acıselsan’ın yüzde 77 hissesi, PETKİM’in yüzde 10 hissesi, Kayseri Elektrik’in yüzde 20 hissesi, Beykoz’daki iskele ve rıhtım, Halk Bankası’nın yüzde 24 hissesiyle 192 adet daire, arsa ve taşınmaz.
Galataport, Hamitabat Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş., İstanbul Anadolu Elektrik, Boğaziçi Elektrik, Toroslar Elektrik, Araslar Elektrik, Dicle Elektrik, Vangölü Elektrik, Seyitömer ve Kangal Elektrik Santralleri, Yeditepe Beynelmilel Otelcilik ve Turizm Tic. A.Ş.’nin yüzde 15 D grubu, yüzde 11 E grubu hissesi, TEDAŞ’ın Tekirdağ, Muğla, Bilecik, Düzce, İstanbul, Denizli, Kocaeli’deki çok sayıda taşınmaz.
Kemerköy ve Yeniköy Termik Santralleri, Kemerköy Liman Sahası. Yatağan Termik Santrali, TEDAŞ, TDİ ve Maliye’nin çok sayıdaki taşınmazı.
Cumhuriyetin en büyük kazanımları olan 14 Şeker fabrikası da gitti. Bütün bunlar yanında Milli Piyango’nun şans oyunları da satılmak üzere Varlık Fonuna devredilmiş bulunulmakta.
Bir Kızılderili deyişiyle bu satışları yapanlara seslenmek istiyorum, Son fabrika satıldığında, son üretici toprağını terk ettiğinde, beyaz AK Partili adam beton ve asfaltın yenmeyen bir şey olduğunu anlamış olacak.
Ve maalesef bunlar, sadece mirasyedi de değiller, geleceğimizi de sattılar.
(DEVLET BABA!)
Millet olarak devletimizi
(BABA)
olarak biliriz. Devletimizden bahsederken, bütün içtenliğimizle
(DEVLET BABA)
deriz. Kimi zamanlar
ÜVEY EVLAT
konumuna düşürüldüğümüz hissine kapılsak bile, biliyoruz ki bu devletimizin değil, bizleri yönetenlerin suçudur. Hani kesilmekte olan ağacın baltaya söylediği gibi
(Ben senin beni kestiğine değil,
sapının benden olmasına üzülüyorum)
demiş ya! Tıpkı bu örnekte olduğu gibi, üvey evlat muamelesi ile karşılaştığımızda devletimize değil, bizden olan, bizim seçtiklerimize kızıyoruz. Biliyoruz ki bir haksızlığa uğruyorsak, bunun sebebi asla Devletimiz değildir. Bizden olan, bizim seçtiğimiz yöneticilerdir.
Evet, devlet dün de babaydı, bugün de babadır, milletin gözünde yarın da baba olarak yerini koruyacaktır. Biz, devletimizi hep
BABA
olarak gördük, baba olarak görmeğe devam edeceğiz.
Devlet dediğin adaleti tesis edecek, demokrasiyi işletecek, milletin eğitimini hedef edinecek, fabrikalar kuracak, silah sanayini tesis edecek, tarım hizmetlerini güçlendirecek, hayvancılığı geliştirmeyi sağlayan tedbirleri alacak, işsizlere iş, aşsızlara aş sağlayacak, ülkenin güven ve huzurunu temin edecek. İşte, bizim özlediğimiz
DEVLET BABA budur!
(Demokrasi var, adalet var, hürriyet var, eşitlik var, kardeşlik var) diye icraatıyla bas-bas bağıran DEVLET BABAYA ÖZLEM DUYUYORUZ!
Sözün özü: GEÇMİŞ YILLARDAKİ DEVLET BABAYI ÖZLÜYORUZ!
TARİKATLAR, AŞİRETLER VE SİYASET!!!
Bölgemizde tarikatların, aşiretlerin, ağaların siyaset üzerinde etkinlikleri olduğu bilinen bir gerçektir. Bu bakımdan halk üzerinde egemen olan bu güçlere seçimlerde büyük önem verilmektedir. Bölgemizdeki bu gibi güçleri konsolide etmek isteyen siyasi partilerin çeşitli vasıtalarla
AŞİRETLERİN
,
TARİKATLARIN
liderlerine mesajlar ilettikleri kimilerini tehdit, kimilerini taltif yoluyla saflarına çekilmeğe çalıştıkları iddiaları her seçimde olduğu gibi 14 Mayıs’ta yapılacak
SEÇİMLERLE
ilgili olarak da dillendirilmektedir. Düşünülecek olursa aşiretleri, tarikatları ve ağaları taltif veya tehdit edebileceklerin kimler olacakları bellidir. Özellikle kırsal kesimlerdeki seçmenler açısından durumun hiç de iç açıcı olmadığını vurgulayalım. Aşiret Reisi, Ağası veya Tarikat Şeyhi emir verecek, köylü vatandaş da verilen talimat doğrultusunda gidip oy kullanacak ve biz bunun adına
DEMOKRASİ
veya
SEÇMEN İRADESİ
diyeceğiz, öyle mi…
Evet, son günlerde aşiret liderlerinin arkalarında adamlarıyla kafileler halinde dolaşmaları gerçekte bir gövde gösterisidir. Tarikat Şeyhleri ise medreselerine kapanmış ilimle, irfanla uğraşıyor görünmelerine rağmen siyasi partilerin İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyeleriyle ilgili listelerine bakıldığında bir paylaşım olduğu gerçeği adeta sırıtmaktadır.
Evet ve maalesef bölgemizde aşiretlerin ve tarikatların etkinliklerini ortadan kaldırmak mümkün olmamıştır. Cumhuriyetin kuruluşu 100. Yılını doldurmak üzere ama, siyaseti dizayn edenler hala aşiretler ve tarikatlar olmaktadır. Aşiret ve tarikat liderlerinin her dediklerinin yapılması ise güçlerine güç katmakta, müritleri ve marabalarının gözlerinde değerlerinin katmerleşmesi sonucunu doğurmaktadır…
Bölgemizde 14 Mayıs seçimlerinin kaderini de aşiretlerin liderleriyle, tarikat şeyhlerinin belirleyeceklerine şüpheniz olmasın!!!
TAŞLAMA
CUMHURBAŞKANLIĞINA
KESİN DÖRT ADAY VARDIR
KILIÇDAROĞLU, İNCE,
ERDOĞAN VE OĞANDIR
YÜKSEK SEÇİM KURULU
KARARINI VERMİŞTİR
İTİRAZ SÜRESİ DE
ZATEN SONA ERMİŞTİR
ERDOĞAN SEÇİLİRSE
BİR DAHA YİNE ADAY
OLABİLECEK DİNLE
YOLUNU BULMAK KOLAY
İNCE, ÇEKİLMEMEKTE
KARARLI ANLAŞILAN
BUYUNUN ÖLÇÜSÜNÜ
SEÇİMDE ALIR İNAN
GEÇEN SEÇİM ALDIĞI
OYLARSA REFERANSI
ŞAHSINA DEĞİL İDİ
ÇOK YANLIŞ İDDİASI
YÜZDE BİR ORANINDA
DAHİ OY ALAMAYACAK
ÖMÜR BOYU (BİR BÖLEN)
OLARAK ANILACAK