Türkiye'de 129'u devlet, 77'si vakıf olmak üzere toplamda 206 üniversite bulunmaktadır. YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, dünyada önde gelen 2 bin 963 üniversitenin değerlendirildiği ve 1503 üniversitenin sıralandığı QS 2024 Dünya Üniversiteleri Sıralamasında Türkiye'den 25 üniversite yer almakta.
2023 yılı sıralamasında ilk 500'e giren Türk üniversitelerinin sayısı 1'den 3'e çıkmış bulunuyor. ODTÜ 336'ncı sırada yer alarak ilk 400'e girme başarısı gösterirken, İTÜ 404'ncü, Koç Üniversitesi ise 431'nci oldu.
YÖK, bu durumla övünmekte ve başarılı olduğunu savunmakta. Ama gerçek bu mudur. İlk 500 üniversite arasında sadece 3 üniversitesi yer alan yüksek eğitim kurumlarımızın durumlarına sevinmek mi, üzülmek mi lazım.
Açık ve net konuşayım. Bizim üniversitelerden doçentler, profesörler çıkar ama
BİLİM ADAMI ÇIKMAZ!
Siz, bugünü kadar bir doçentin, bir profesörün insanlık yararına bir icatlarını duydunuz mu. Ben şahsen duymadım. Duyan varsa belirtsin de yazalım. Doçent, Profesör olmak başka
BİLİM ADAMI
olmak başkadır.
BİLİM ADAMI bir yerde MUCİT
demektir.
İcat ettiği bir değer olmayan kişi, başkalarının yazdıklarını okuyarak, ezberleyerek, uygulayarak doçent olmuş, profesör olmuş ne yazar. O
(BİLİM ADAMI) DEĞİL, (ÖĞRETİM GÖREVLİSİ)DİR.
Başkalarının metaını alıp, pazarlayan kişidir.
Peki, bizim üniversitelerden neden
BİLİM ADAMI
çıkmaz. Durum gayet açık değil mi. Üniversiteye Öğretim görevlileri, araştırma görevlileri alınırken, rektörlerin kendi çocuklarını, gelinlerini, akrabalarını kayırdıkları medyada hep haber olmuyor mu.
Torpille atanan kişilerden BİLİM ADAMI çıkmasını beklemek ham hayal değil mi.
Geçenlerde konuyu dillendiren yüreği yanık bir vatandaş şunu söyledi:
-Üniversitede Araştırma veya öğretim görevlisi sınavını kazanmak için ya damat olacaksın, ya gelin. Ya da en azından bir bakandan torpilli…
İşte, üniversitelerimizin durumu bu…
FAKİRLERİ CENNETLE AVUTUP,
ZEVK-Ü SEFA İÇİNDE YAŞAYANLAR!
Başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere, din adamı kisvesi altında kimi kişiler Müslüman milletimizin dini duygularını istismar ederek
FAKİRLERİ CNNETLE AVTUP, KENDİLERİ ZEVK-Ü SEFA İÇİNDE YAŞAMAKTADIRLAR.
KUR’AN-I KERİM’DE
fakirlerin cennete gireceklerini çağrıştıran hiçbir ayet-i kerime yoktur. Fakirlerin, zenginlerden önce cennete gireceklerine dair hâdis-i şerifler var ise de, çelişkilerle doludur. Bu bakımdan, sahih olup olmadıkları tartışmalıdır.
Sahih olduğu kesin bir H
adis-i Şerifte ise
Peygamber Efendimiz (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun)
“Veren el alan elden daha hayırlıdır” buyurmaktadır.
(VEREN EL)
olabilmek için varlıklı olmak lâzım. Varlıklı olacaksın ki zekât vereceksin, sadaka vereceksin. Açı doyuracaksın. Yetimi, yoksulu kollayacaksın. Öğrencilere burs verecksin. Ve daha neler-neler…
Yüzde 90’ı aç ve yoksul bırakılan halkı cennetle avutup, kendileri zevk ve sefa içinde yaşayanlara yazıklar olsun.
Biz fakirlerin, kimselerin zenginliklerinde gözümüz yok. Bari, fakirleri CENNETLE AVUTUP, DALGA GEÇMESİNLER…
TAŞLAMA
FAKİRLERİ CENNETLE
AVUTAN EKABİRLER
NEDİR SİZDEKİ BU HAL
SİZDEKİ BU KİBİRLER
FAKİRLERE CENNET VAR(!)
ZENGİNLERE CEHENNEM
YILLARDIR BU TÜRKÜYÜ
ÇIĞIRIRLAR A SERSEM
ONLAR ZEVK-Ü SEFADA
YATLAR, KATLAR, VİLLALAR
FAKİRLERE CENNETTE
HURİLER – GILAMANLAR
(KEŞKE DÜNYADA FAKİR
OLSAYDIK) DİYECEKMİŞ
DÜNYANIN ZENGİNLERİ
ANLAMADIK BU NE İŞ
BUNU SÖYLEYEN AVAM
TAKIMI OLSA NEYSE
YA DİYANET İŞLERİ
BAŞINDAKİ ZAT DESE
KIZLARI AVRUPA’YA
GEZİYE GİDİYORLAR
EURO YÜKSEK DİYE
SİTEM DE EDİYORLAR
(VEREN EL, ALAN ELDEN
HAYIRLIDIR) BİLELİM
BUNU BUYURAN BİZZAT
ÖNDERİM, PEYGAMBERİM
(VEREN EL) OLMAK İÇİN
ZENGİN OLMAK GEREKLİ
EY FAKİR ARKADAŞIM
UYUTUYORLAR SENİ
FAKİR, DÜNYADA REZİL
AH’RETİ BİLEMEYİZ
KANMAYIN SÖYLENENE
GERÇEK BU GİZLEMEYİZ