Anayasada yapılmak istenen değişikliklerin, ülkede bir kaos ortamı yaratacağı şimdiden belli olmuştur. Bu kaos ortamının durdurulması, anayasa değişikliği konusunun rafa kaldırılmasına ve yapılacak ilk genel seçimler sonrasına bırakılmasına bağlıdır. AKP iktidarı, anayasayı bir an önce değiştirmek istiyorsa, genel seçim tarihini erkene alsın. 2024’te erken seçime gidilsin.
Genel seçimlere katılacak siyasi partiler de anayasada değiştirmeyi hedefledikleri maddeleri seçim bildirgesi haline getirerek,
“ey milletimiz, bize görev verirseniz, anayasanın şu-şu maddelerini değiştireceğiz” desinler.
Değiştirecekleri yasaların eski ve yeni şekillerini seçim beyannamelerine koyarak taahhüt etsinler. Göreve başlar başlamaz da, ilk işleri anayasa değişikliğini meclise sunmak olsun!
Evet, anayasa değişikliği için en sağlıklı çözüm, erken seçimdir. Millet, anayasada yapılması taahhüt edilen maddelere bakar ve siyasi partileri o açıdan da değerlendirerek, yetki verir veya vermez.
Yarısına yakın maddesinin değişmesine rağmen, mevcut anayasanın adına halâ
“12 EYLÜL ANAYASASI”
denilmiyor mu! İnanın ki, AKP anayasayı değiştirmeğe muvaffak olursa, üzerinde bir mutabakat sağlanmadığı için, millet anayasası olmaz
“AKP ANAYASASI”
adını alır. Hem, AKP iktidarı yerel seçimlerde milletten
SARI
KART
almıştır. Milletten
SARI KART
almış bir iktidarın anayasayı değiştirmeğe ne hakkı vardır, ne de yetkisi!
Bizim, belli grupların ve siyasi partilerin değil, milletin anayasası olacak bir anayasaya ihtiyacımız vardır. Siyasi iktidarlar, anayasaları kendi çıkarları doğrultusunda kurgulamasınlar. Bakın, 12 Eylül anayasasına seçim barajını yüzde 10 olarak koyanlar kimlerdi ve hangi amaçla koymuşlardı. Peki, baraj neden yüzde 10’dan yüzde 7’ye çekildi. Anayasaya, yüzde 10 barajını koyduranlar çuvallardılar. Daha önce, yüzde 10 barajının kendilerine karşı olduğunu iddia edenler ise, sahiplendiler. Ta ki iktidarın gayri resmi ortağı MHP’nin kritik eşiğe geldiği anlaşılana kadar. Gerçekte, yüzde 7 baraj dahi çok yüksektir. Yeni siyasi oluşumların önlerinde en önemli engeldir. Seçimlerde barajın
(SIFIR)
olması gerekir. Böylece, yeni kurulacak siyasi partilerin neşv-u nema bulmalarına zemin sağlanmış olur. Ama, iktidarlar kendilerine hiç yeni rakipler isterler mi…
Yarın neyin, nasıl olacağı belli olmaz. Bakarsınız durumlar değişir. Aksi olur. Bunun için, her iktidar yasaları kendine yontmasın. Kendine yonttuğu zaman, gün gelir, pişmanlık duyar!
Bizce AKP, ya muhalefet partileriyle uzlaşsın veya Anayasa değişikliği paketini rafa kaldırarak, seçimlerden sonrasına bırakacağını ilân etsin. Türkiye, yediği balyozlarla böylesine sarsılmışken, erken seçime gidilmeden anayasayı değiştirmek, hiç de sağlıklı olmaz!!!
TAŞLAMA
POLİSİ- JANDARMASI
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE
İŞBİRLİĞİ YAPARSA
VAY MİLLETİN HALİNE
GERÇEKTEN TUHAF İŞLER
OLMAKTA BU ÜLKEDE
KİMLER İÇ –İÇE OLMUŞ
TERÖR ÖRGÜTLERİYLE
ANLATI DA TELE-1
AYHAN BORAN KAPLAN’I
AKLI GİDER İNANIN
DONAR İNSANIN KANI
MEĞERSE BU DEVLETİ
NASIL SOYUYORLARMIŞ
POLİS TEŞKİLATINDA
ÇÜRÜK ELMALAR VARMIŞ