Bogaziçi Üniversitesine KAYYUM REKTÖR ATANMASI ile ilgili gelişmeler, üniversite sorunu olmaktan çıktı, ülke sorununa dönüştü. Sadece Boğaziçi Üniversitesinde değil, İstanbul’un diğer birçok üniversiteleri ile başta Ankara ve İzmir olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerden protesto sesleri yükselmeğe başladı.
Durum, zannedildiği kadar basit değildir. Yaşayanlar bilirler. Adeta 1960’lı yıllardaki üniversite eylemlerini anımsatmaktadır. O yıllarda yaşanan olayları birebir yaşamış biri olarak, üniversitelerden yükselen ayak seslerinin önemsenmesi gerektiğine inanıyorum. Öyle üniversite bünyesinde iki yeni fakülte açarak ve bu fakültelere yine dışarıdan atanacak akademisyenlerle üniversiteyi ele geçirmek taktiği, hiç de doğru bir karar değildir. Kadrosunu oluşturmak için üniversite içinden akademisyen bulamayan Kayyum Rektör Melih Bulu’nun kadrosunu oluşturması için açılacakları belli olan yeni fakülteler de işe yaramayacaktır. Boğaziçi üniversitesi öğrencileri, akademisyenleri ve mezunlarıyla birlikte, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerden sesler yükselmektedir.
“Bu devirde kimse şah değil, padişah
değil”
şarkısıyla durumu protesto eden ve
(BİZ DE TEBANIZ DEĞİLİZ)
diyerek eylemlerini sürdüren öğrencilerin ya hepsini gözden çıkaracaksınız, ya da bu yanlıştan geri adım atacaksınız. Türkiye’nin en zeki bin öğrencisi arasından Boğaziçi üniversitesine girme şansını yakalayan bu gençler, Türkiye’nin istikbalinin teminatı hükmündedirler. Bilim adamı çıksa-çıksa bu gibi üniversitelerin öğrencileri arasından çıkar. Yarının bilim adamları, belki de mucitleri olacak bu gençleri heba etmeyin. Bir MELİH BULU için Boğaziçi üniversitesine, öğrencilerine ve akademisyenlerine kıymayın.
Evet, bu devirde şahlık, padişahlık kalmamıştır. Ama, bu yönetimlerin yerini adı konulmamış diktatörlükler almıştır.
(Dünya Sultan Süleyman’a bile kalmadı)
deyimini anımsayın. Bu deyim, gerçekte Yüce ALLAH’ın Peygaımberi olan Hazret-i Süleyman için söylenmiş olsa bile, Osmanlı tarihinde de adı (MUHTEŞEM SÜLEYMAN) olan biri daha vardır. Zamanlarında dünyaya hâkim olan bu iki büyük padişah neredeler. Söz Süleymanlardan açılmışken, Z kuşağının da anımsayacakları bir başka Süleyman’dan bahsedelim. 1960’lı yıllardan ebediyete intikal ettiği 2015’li yıllara kadar Türkiye’nin siyasi hayatına damgasını vuran SÜLEYMAN DEMİREL nerede! Dünya ona da kalmadı!
Söz, bu devirde artık ne şah, ne padişah kalmayışından açılmışken, bu konuda söylenmiş güzel bir şarkının sözleriyle yazımızı noktalayalım:
Üstüme gelme inanamam
Beni ben gibi sevmedin bilirim
Bu sefer de yalancı ben olamam
Seni bir kalemde rezil ederim
Korkuyorum sana aşktan söz etmeye ben
İnatçıyım derdim çok
Dostum var hiç dermanım yok
Ah ne zaman bu ayrılık pek yaman
Neler çektim bu dünyadan
El mi yaman ben mi yaman
Bu devirde kimse sultan değil
Hükümdar değil bezirgân değil
Bu kadar güvenme hiç kendine
Kimse şah değil padişah değil
TAŞLAMALAR
ANA-BABALAR BİLİR
ÇOCUK SEVGİSİ NEDİR
ANA-BABA OLMAYAN
BU SEVGİYİ NE BİLİR
ÇOCUKLARI OKUTMAK
İÇİN NELER ÇEKERLER
ORTADİREK VATANDAŞ
VE FAKİR AİLLELER
(BAŞLARINI EZMELİ)
DEDİĞİN GENÇLER BUNLAR
OYSA ÜSTÜN ZEKALI
BU GENÇLERDE UMUTLAR
KENDİ GÖZÜMÜMÜZDEN DE
SAKINIRKEN GENÇLERİ
KİMİLERİNE GÖRE
(BAŞLARI EZİLMELİ)
MUSTAFA KEMAL PAŞA
CUMHURİYETİ KİME
EMANET ETTİ DÜŞÜN
Z KUŞAĞI BU İŞTE
BU NEFRET SÖYLEMİNDEN
ARTIK VAZGEÇİLMELİ
ALLAH'IN DA EMRİ BU
BU BÖYLE BİLİNMELİ
HAZRET-İ ALLAH BİLE
BUYURMUŞTUR MUSA'YA
FİRAVUN'U GİT UYAR
YUMUŞAK BİR LİSANLA
(KELİME-İ LEYYİNE)
BUDUR ALLAH'IN EMRİ
ALLAH'IN EMRİNDEN DE
GAFİL OLDUĞUN BELLİ
YILANI DELİĞİNDEN
ÇIKARIRKEN TATLI DİL
BAŞLARINI EZMELİ
DER BİR HERZE VEKİL
EZMEK YERİNE OKŞA
BAŞLARINI GENÇLERİN
AMA ÇOCUK SEVGİSİ
NEDİR, NE BİLECEKSİN