Ahmet Arıtürk

BENİM ANNEM

Ahmet Arıtürk

Anneler Günü kutlanırken, 2 Mayıs 1989 günü hayata gözlerini yuman rahmetli annemi anımsadım.

Annem İKBAL

ARITÜRK’ÜN

hayatını özet olarak sunayım, takdiri siz kıymetli okuyucularıma bırakayım.

1 Temmuz 1916 yılında dünyaya gelmiş olan Annem (tarihi soy ağacı sorgulamadan çıkardım) 11 Şubat 1945 yılında BABAM HÜSNÜ ARITÜRK’ÜN vefat etmesiyle daha 29 yaşındayken DUL kalmıştı. En büyüğü 8 yaşında Merhum Sabri Ağabeyim, hayatta olan ve babam vefat ettiğinde 4 yaşlarında bulunan Ablam Aysel, henüz 18 aylık olan ben ve ikizim Merhum Mehmet Metin ile birlikte 4 çocuğu vardı. Annem, 29 yaşında dul kalmasına rağmen evlenmedi. Biz çocuklarına kol-kanat gererek yetiştirdi, büyüttü, çocuklarının mürüvvetini gördü, torunlarını kucakladı.

Babam, rahmete kavuştuktan sonra, annem kendisini dini konulara verdi. Kendisine

AHİRETLİK KARDEŞ

olarak tanımladığı mahallemize yakın bir evde ikamet eden

MELLEYİT EME

adındaki hanımdan ders alarak

Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere mevlid-i şerif, delailil hayrat ve benzeri kitapları okudu, öğrendi.

Günün beş vaktinde namazlarını sünnetleriyle birlikte eda eder, sabah namazlarında mutlaka

YASİN-İ ŞERİF,

yatsı namazını müteakip

TEBAREKE SÜRESİNİ

sesli olarak okurdu. Annemin sesli okuyuşlarını dinleye dinleye ben de okunanları  ezberlemiştim.

Her kandil gecesinde mutlaka MEVLİD-İ ŞERİF okur, arkasından delailil hayrata geçer, dualarını yapardı. Biz çocuklar da onu dinler, hatta kendisine refakat ederdik.

Rahmetli Annem aynı zamanda ilkokul mezunuydu. Annemin ilkokul mezunu olduğu yıllarda Siirt’te okur-yazar kız-kadın sayısı 3-5 kişiden ibaretti. Annemin Babası Merhum Haydar Efendi (Haydar Kılıççıoğlu) Vakıflar Bölge Müdürü olarak görev yapmıştı. Antalya’da görevli olduğu yıllarda annem ilkokulu orada okumuştu.

Şunu da belirteyim, Rahmetli annem sözün tam anlamıyla ATATÜRKÇÜYDÜ. Öyle anlatılır ki, ATATÜRK ebediyete intikal ettiğinde, rahmetli Annem Siirtli kadınların YAS tuttuklarının alameti olarak alınlarının üzerine bağladıkları

KAMTA (siyah eşarp)

bağlamıştı. Bu durumu aile içinde:

-Gelininiz neden KAMTA bağlıyor, diye soran olursa ne cevap vereceğiz?

diye yadırgayanlar olunca, geniş ailemizin NASREDDİN HOCASI hükmünde olan Babamın Amcası Merhum AMMO ELYAS:

-BABASI ÖLMÜŞ, DERSİNİZ

diyerek cevaplamış.

Evet, Merhume ANNEM HEM DİNDAR, HEM DE ATATÜRKÇÜYDÜ. Yani KİŞİ (HEM ATATÜRKÇÜ, HEM DİNDAR OLABİLİR AMA, HEM HIRSIZ, HEM DİNDAR OLAMAZ) söyleminin tarifi bir yaşamı vardı.

İşte, benim Annemin kısa yaşam öyküsü bu. Bu ANNELER GÜNÜNDE, YERİNİN CENNET OLDUĞUNA YÜREKTEN İNANDIĞIM ANNEMİ RAHMETLE VE MİNNETLE ANIYORUM.

TAŞLAMA

BU GÜN, “ANNELER GÜNÜ”

KUTLAYAN, KUTLAYANA

BİR GÜN DEĞİL BİL HERGÜN,

SEVİLMEK İSTER ANA

“ÖF” BİLE DEMEYİNİZ,

BUYRULMAKTA KURAN’DA

ANNENİN VE BABANIN,

KIYMETİNİ VAR ANLA

“CENNET AYAKLARININ

ALTINDADIR ANNENİN”

BUNU BÖYLE BİLMELİ

EMRİ BU PEYGAMBERİN

BİZ, BÜTÜN ANNELERİN,

GÜNLERİNİ KUTLARIZ

TERBİYE VE ŞEFKATE,

MUHTAÇ ÇOCUKLARIMIZ

ÖKSÜZ ÇOCUKLAR MAHZUN

ELBET BÖYLE BİR GÜNDE

DİLERİZ Kİ ANNESİZ

BABASIZ KALMAZ KİMSE

Yazarın Diğer Yazıları