Mustafa Kemal ATATÜRK, meslek olarak bir asker olmakla beraber, gerçekte çok yönlü entelektüel bir kişiliğe sahipti. Hemen-hemen bütün edebi, felsefi, sosyal konularda birbirinden değerli söylemleri vardır. Atatürk’ün, binlerce özdeyişlerinden biri olan
“BEN SPORCUNUN ZEKİ, ÇEVİK VE AHLAKLISINI SEVERİM”
şeklinde olanını bugün kullanacak olmamızın sebebi, bir Spor Adamıyla ilgili sunacağım yorum dolayısıyladır.
Türk Güreş tarihinin renkli simalarından biri şüphesiz Hamza Yerlikaya
’dır. 1993 yılında Stokholm’de düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonasında Avrupa, Dünya ve Olimpiyat şampiyonu olan YEERLİKAYA elbette, güreş tarihimizin yüz aklarından biridir. Bu başarısından dolayı Uluslararası Güreş Federasyonları Birliği (FILA) modern güreşin tarihinde dünya minderlerinde ilk kez 17 yaşında bir güreşçinin şampiyon olduğunu açıklamış ve
Hamza Yerlikaya'yı Asrın Güreşçisi unvanı ile ödüllendirmiştir.
Aynı Hamza Yerlikaya, 1986 - 1996 yılları arasında ilk kulübü olan İstanbul Demirspor'da güreşmiş, 1996 - 1997 yıllarında Ankara'da Türk Silahlı Kuvvetleri'nde askerlik görevi devam ederken Türk askeri olarak sivil bir olimpiyatta altın madalya alarak Türk spor tarihinde bir ilke imza atmıştır. 1998 - 1999 yıllarında Emlakbank Kulübünde güreşmiştir. Bu başarılarına bir ödül olarak İstanbul Sultangazi'deki İstanbul'un en büyük spor komplekslerinden birine onun adı verilmiştir.
Güreş hayatındaki başarılı kariyeri sayesinde siyasete atılan YERLİKAYA 22 temmuz 2007 tarihli genel seçimlerde Adalet ve Kalkınma Partisi listesinden memleketi Sivas'tan ADAY GÖSTERİLMİŞ ve TBMM 23. dönem milletvekilliğine seçilmiştir. Türkiye Ulusal Olimpiyat Komitesi Üyeliği, Gençlik ve Spor Bakanlığı Müşavirliği, Milli Eğitim Gençlik ve Spor Komisyonu Üyeliği görevlerinde bulunan Yerlikaya 22 Ekim 2012 tarihinde yapılan seçimle Türkiye Güreş Federasyonu başkanlığına da seçilmiştir. İş bu Hamza Yerlikaya, 10 Aralık 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Baş Danışman olarak atandı. Buraya kadar her şey çok güzel! Yerlikaya’nın ilkokul mezunu olmasına karşılık bu mevkilere yükselmesini yine de SPORA VERİLEN ÖNEM ÇERÇEVESİNDE DEĞERLENDİREBİLİRİZ.
Ancak, Hamza Yerlikaya’ın bu işleri yanında şimdi de Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmesini, işin şirazeden çıktığı şeklinde yorumlayanlar var. Hayatında bildiği tek şey GÜREŞ olan YERLİKAYA’nın Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu Üyeliğine atanması gerçekten oldukça şaşırtıcıdır. Gerçi, bu gibi yönetim kurulu üyelerinin yaptıkları pek bir şey yok. Bürokratlar tarafından hazırlanan kararlar önlerine geliyor ve onlar da imzayı çakıyorlar. Bu arada, kendilerine yüksek meblağda bir
HAKKI HUZUR(!) ödemesi yapılmakta!
Düzenlediği basın toplantısında çeşitli konularda Partisinin görüşlerini dile getiren CHP Sözcüsü Faik Öztrak, bu arada Vakıfbank yönetim kuruluna atanan Hamza Yerlikaya’ya:
“Teşekkür edip affını iste de herkes Mustafa Kemal Atatürk’ün sevdiği zeki, çevik ve ahlaklı
sporcuyu bir defa daha görsün"
diye telkinde bulundu.
Bizim deyimlerimiz arasında
(PARANIN YÜZÜ SICAKTIR)
şeklinde dillendirilen bir özdeyiş vardır. Bu bakımdan, Yerlikaya’nın bu çağrıya olumlu cevap vereceği kanaatinde değiliz. Hem böyle bir davranış sergilerse, velinimetini de gücendirmiş olur! Buna gönlü razı olmaz!
Ama O da, Bülent Arınç gibi Vakıflar Bankası Yönetim kurulu üyeliğinden alacağım hakkı huzuru öğrencilere burs olarak vereceğim, diyebilir.
Evet, işin acı tarafı İŞLERİN NA EHİLLERE VERİLMESİNDEDİR. Düşünüyorum da, acaba bana da öyle avantadan bir iş(!) verilse kabul eder miyim, etmez miyim! Bu konuda hiçbir tecrübem yok! Bu bakımdan, ne dersem yalan olur!
ANEKDOT
Atatürk, ünlü güreşçi Kurtdereli'ye ödül olarak 1000 liralık bir İŞ Bankası çeki vermiş. Altını da (Kemal Atatürk) diye imzalamış. Zaten Çeklerde resmi de var.
Pehlivan çeki İş Bankasına götürüyor; kendisine 1000 lirayı ödüyorlar. O yıllar için Muazzam bir para!
Ama Kurtdereli hala bekliyor.
-Ne bekliyorsun pehlivan?
diye sorduklarında çeki beklediğini söylüyor.
-Parayı aldın, çek artık bizde kalacak!
diyorlar.
Kurtdereli tereddüt etmeden:
-O zaman bin liranızı alın, çeki geri verin! diyerek BİN lirayı geri veriyor!
Bunun sebebini sorduklarında da verdiği cevap şu oluyor:
-Onda Atatürk'ümün imzası var. Bin liradan çok daha kıymetli!
Ve parayı iade edip Atatürk imzalı çeki sevgiyle cebine yerleştirerek ayrılıyor.
Yani azizim kim neye değer veriyorsa onun peşinden gidiyor!
Kimi para için makam mevki için șerefini satıp onurunu ayaklar altına alarak șan, șöhret peșinde koşarken, kimi de insana atasına kendi yurdunu kurtaranların manevi değerlerinin peșinde.
***
ATATÜRK, Kurtdereli’ye:
-Gel seninle güreşelim!
diyerek takılıyor.
Kurtdereli’nin cevabı müthiş:
-Paşam, YEDİ DÜVEL seni sırtını yere getiremedi, ben nasıl getirebilirim ki!
TAŞLAMALAR
SPORCUNUN ZEKİ VE
AHLAKLISINI BULMAK
BU DEVİRDE GAYET ZOR
SÖZLERİME İNAN BAK
FUTBOLCULAR PARAYI
GÖRDÜLER Mİ TAKIMI
DEĞİŞTİRİVERİRLER
SPORDA AHLAK BU MU
ASIL BÜYÜK TARAFTAR
BU SÖZÜME İNAN SEN
FUTBOLCUYA HABER VER
TRANSFER ÜCRETİNDEN
ZEKİ, ÇEVİK, AHLAKLI
SPORCU TEK-TÜK ANLA
PARAYI VEREN ŞİMDİ
DÜDÜĞÜ O ÇALMAKTA