Ahmet Arıtürk

(BAY KEMAL) DEĞİL, SEYYİD BABA!

Ahmet Arıtürk

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz hafta sonunda Konya'ya giderek çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmuş, bu arada Akşehir İlçesinde bulunan ve soyundan geldiği

SEYYİD MAHMUD HAYRANİ

Türbesini ziyaret ederek dua etmiş. Daha önce de belirtmiştik. Kılıçdaroğlu

Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na, al ve ashabına salat ve selam olsun) soyundandır.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Nazımiyeli olan ailesi Horasan'dan göçerek Anadolu'ya yerleşen Tunceli aşiretlerinden

KUREYŞAN AŞİRETİNE

mensuptur. Kemal Kılıçdaroğlu'nun soyunun, Oğuzlar'ın Bozok kolunun Beğdili boyundan olduğu ve

EHL-İ BEYT'E

kadar uzanan

SEYYİD

soyundan geldiği bilinmektedir. Bu durumda, 12. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan her namaz kıldığında

TAHİYATI

okurken,

(ALLAHUMME SALLİ ALE MUHAMMED VE ALE EHLİ SEYYİDİNE MUHAMMED)

derken CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu salat ve selamda bir hissesi yok mu, dersiniz!

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun

SEYYİD

olduğunu

Peygamber

Efendimizin

âli soyundan geldiğini bilen 8. Cumhurbaşkanı Merhum Turgut Özal’ın, o yıllarda bürokratı konumunda olan Kemal Kılıçdarğlu’nun kendisini ziyaret ettiğinde önüne kalktığı ve ayakta karşıladığı da o günlere şahit olanlar tarafından anlatılmaktadır. Yani, Sayın Erdoğan’ın

(BAY

KEMAL)

diye küçümseyen bir tabirle hitap ettiği Kemal Kılıçdaroğlu’na, Merhum Özal’ın saygısı gerçekten önemlidir. Özal’ın, Kılıçdaroğlu’na saygısı, gerçekte

Peygamber Efendimize duyduğu saygının tezahürüdür.

Samimiyetle belirteyim ki, ben,

SEYYİD

olarak bildiğim tanıdıklarıma, dostlarıma, benden büyük, küçük, yaşıt olsun fark etmez

(SEYYİD BABA)

diye hitap ederim. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile de bir tanışıklığım, dostluğum, samimiyetim olsaydı, kendisine de

(SEYYİD BABA)

diye hitap ederdim.

Sözün özü (BAY KEMAL) değil, (SEYYİD BABA!)

SİYASİ CİNAYETLER

Sinan Ateş cinayeti, Türkiye’de işlenen

SİYASİ

CİNAYETLERİN

ne ilkidir, herhalde ne de sonuncusu olacaktır. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş suikastı hala esrarını koruyor. Tutuklananlar, tutuklandıktan sonra serbest bırakılanlar var! Mahkeme süreci devam ederken, hâkimlerin, savcıların değiştirilmeleri, dava seyrinin ilginç bir yanı!

Doç. Dr Sinan Ateş’in 30 Aralık Cuma günü Ankara’nın en merkezi yerlerinden Çukurambar’da silahla vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında daha önce iki kez gözaltına alınarak serbest bırakılan Tolgahan Demirbaş’ın da aralarında bulunduğu üç kişi bir kere daha gözaltına alındılar. Tutuklanan Demirbaş ve Yüksel’in MHP ile hiçbir bağlantılarının olmadığını iddia ettikleri belirtilmekte.

Olayın faili konumundaki TETİKÇİ ERAY ÖZYAĞCI ise hala yakalanamadı.

Sinan Ateş olayı dediğimiz gibi siyasi cinayetlerin ne ilkidir, ne de sonuncusu olacaktır.  Hala faili meçhul birçok siyasi cinayet bulunmaktadır. Bilindiği gibi Hukuk Adamı Prof. Dr. Muammer Aksoy ile Gazeteci Yazar Uğur Mumcu ve bütün demokrasi Şehitleri anısına 24-31 Ocak tarihleri arası günler

“Adalet ve Demokrasi

Haftası”

olarak tanımlanmaktadır. Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu

24 Ocak 1993

günü arabasına konulan uzaktan kumandalı bir bombanın patlatılmasıyla öldürülmüştü. Faili meçhul bu suikast olayı da şimdilerde FETÖ ile irtibatlandırılıyor. Olur mu, olur. Ancak ispata muhtaç bir durum.

Gazeteci Yazar Uğur Mumcu’dan 3 yıl önce de 31 Ocak 1990 günü Hukukçu Prof. Dr. Muammer Aksoy öldürülmüştü. Öldürülmesi, hala faili meçhul cinayetler arasında! Aksoy 1989’da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı, Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurmuş ve Kurucu Genel Başkan olarak çalışmıştı. 31 Ocak 1990 günü Ankara Bahçelievler’deki evinin önünde kurşunlanarak öldürülmüştü.

İşte (Adalet ve Demokrasi Haftası)nın esprisi bu iki kültür adamının şahıslarında katledilen bütün demokrasi şehitlerinin anılmasıdır.

Bu arada anımsatmakta yarar var. Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ın da şehit edilmesi 24 Ocak 2001 yılında gerçekleşmiştir.

Adalet ve Demokrasi Haftası biraz da esprili bir havaya yol açıyor. Olmayan adaletin ve demokrasinin haftası olur mu!

Araştırmacı, Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu 1993 yılının 24 Ocak günü, otomobiline konulan bir bombanın patlaması sonucu şehit olmuştu. Diyarbakır Emniyet Müdürü A. Gaffar Okkan ise 2001 yılının yine bir 24 Ocak günü Şehit edilmişti.  Emniyet Müdürlüğü binasından ayrıldıktan hemen sonra Şehitlik Semti Sezai Karakoç Bulvarı'nda makam aracının içinde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden A. Gaffar Okkan ve 5 polis arkadaşının şehit oldukları olay ile Uğur Mumcu’nun şehit edildiği olay arasında tam 10 yıllık bir zaman dilimi var. Olayların ilki 1993 yılının 24 Ocak günü meydana gelirken, ikinci olay 2001 yılının yine bir 24 Ocak günü meydana gelmiş. Tarihlerin gün olarak çakışması acaba bir tesadüf müdür!

Gaffar Okkan’ın en büyük hayâlinin Uğur Mumcu cinayetini çözmek olduğunu bir dostuna söylediğinden bahsedilmekte. Uğur Mumcu cinayetini aydınlatmayı hedef edindiğini ve bunun en büyük hayâllerinden biri olduğunu dostuna söyleyen A. Gaffar Okkan, kendisinin de yine bir 24 Ocak günü yanındaki 5 mesai arkadaşıyla birlikte şehit olacağını hiç düşünmüş müydü, elbette ki hayır!

Uğur Mumcu suikastını kimlerin yaptığı kesin olmamakla beraber bu işin CİA ve MOSAD patentli olduğu iddiaları oldukça yaygın. Her ne kadar Gaffar Okkan suikastında Hizbullahçıların parmakları olduğu iddia edilse bile bu suikastın da CIA ve MOSOD patentli olduğuna şüpheniz olmasın. Amaç, Türkiye’de kargaşa yaratmak ve maalesef, bunda muvaffak da oldular!

Evet ve maalesef birçok faili meçhul gibi Muammer Atsoy, Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan cinayetleri hala esrarlarını korurken, bütün bu siyasi cinayetlere faili belli, azmettiricisi meçhul bir de SİNAN ATEŞ cinayeti eklendi.

Hadi, çözün bakalım, çözebilirseniz!!!

TAŞLAMA

ÇIKACAK MI NATO’DAN

YOKSA ATILACAK MI

TÜRKİYE NE OLACAK

SEVİNSEK, AĞLASAK MI

SANCAK, (ÇIKACAK) DİYOR

YAYCI (ATILACAK) DER

İKİ CAMİ ARASI

BEYNAMAZ KALDIK BEYLER

GERÇEK ATILACAKSAK

BİZ KENDİMİZ ÇIKALIM

NATO’NUN AYRILARAK

YOLUMUZA BAKALIM

NATO’DAN ÇIKMAMIZA

RUSYA VE İRAN TEŞNE

ŞAMAR OĞLANI OLDUK

SÖYLEYİNİZ SEBEP NE

Yazarın Diğer Yazıları