Hiçbir diktatör, hiçbir devlet başkanı, cumhurbaşkanı, başbakan iktidardaki gücüne kanarak
(EN GÜÇLÜ BENİM, BANA HİÇ KİMSE BİR ŞEY
YAPAMAZ)
sanısına kapılmasın. Günü geldiğinde öyle bir dokunur, rezil rüsva ederler ki, akıllar şaşar.
(Nasıl oldu da bu
güçlü adam bu hallere düştü)
denilir. Bu konuda örnekler çoktur. “Orduyu gerekirse yedek subaylarla yönetirim” diyen merhum Adanan Menderes’in durumu belli. İtalya’da Mussolini, Almanya’da Adolf Hitler, Romanya’da Nikolay Çavuşesku ve Eşi, Libya’da Muammer Kaddafi, Irak’ta Saddam Hüseyin, Japonya’da Hideki Tojo, Uganda’da İdi Amin ve daha nice güçlü diktatörlerin sonları ya idam, ya da kurşuna dizilme, veya sürgünde ölüm oldu.
Bugün neden böyle bir yazı yazmak gereğini duydum diye sorulursa, cevabını vereyim. ABD’nin bir önceki döneminin güçlü Başkanı Donald Turump’un düştüğü durumdan esinlendim. Düşünebiliyor musunuz, bundan 2-3 yıl öncesi Dünyanın bir numaralı lideri konumunda olan ABD Başkanı Trump, ABD’de 2016'da yapılan seçimlerden önce porno yıldızı Stormy Daniels'e seçimleri sırasında "sus payı" ödediği suçlamasıyla hakkında açılan dava yüzünden gözaltına alınabiliyor. Aradan 7 yıl geçmiş ama adalet Trump’un peşini bırakmıyor.
ABD medyasında, Trump hakkındaki iddianamede, 30'dan fazla suçlama bulunduğuna dair bilgiler yer almakta. Trump, Amerikan tarihinde kendisine yöneltilen bir suçlama nedeniyle hâkim karşısına çıkan ilk eski başkan oldu.
Bir zamanlar ABD Başkanı olan, dolayısıyla Dünyanın lideri konumunda bulunan Trump bile zamanı gelince gözaltına alınarak sorgulanabiliyorsa, bu durumdan ibret alarak, kimseler kendilerini güçlü gördükleri dönemde yasa dışı işlere kalkışmasınlar. Günü gelir, onlardan da hesap soracak birileri çıkar!
KURULUŞUNUN YILDÖNÜMÜNDE, ANADOLU AJANSI!
Anadolu Ajansı 6 Nisan 1920 tarihinde bizzat Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın
(ATATÜRK)
emriyle kurulmuştur. Anadolu Ajansı'nın tarihi, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi ile adeta özdeştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920'de kurulan Anadolu Ajansı, TBMM'nin çıkardığı ilk yasaları duyurmuş, Milli Mücadele'nin ve Kurtuluş Savaşı'nın her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etmiştir.
16 Mart 1920'de İstanbul’un resmen işgali ve Meclis-i Mebusan'ın kapanması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Ankara'da toplanacak Meclis için seçim yapılmasını illere bildirmişti. Artık İstanbul'da kalınamayacağını gören bazı aydınlar da bir süredir Milli Mücadele'ye katılmanın yollarını aramaktaydı. Bu gelişme, Anadolu Ajansı'nın kuruluşunu da sağlayacaktı.
Ankara'ya doğru yola çıkan iki ayrı kafilede yer alan gazeteci Yunus Nadi (Abalıoğlu) ile gazeteci yazar Halide Edip (Adıvar), 31 Mart'ta Geyve'de buluştular. Tren istasyonundaki mola sırasında Ankara'ya gider gitmez ilk iş olarak "bir ajans teşkilatı" kurulmasının gerekliliğini görüştüler. Ajansın adını konuşurlarken; "Türk," "Ankara," "Anadolu" seçenekleri arasından "Anadolu Ajansı" isminde karar kıldılar.
Mustafa Kemal Paşa'nın karargâhı ''Ziraat Mektebi''nde (şimdi Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü) Anadolu Ajansı'nın kurulması gündeme getirildi ve 6 Nisan 1920'de Anadolu Ajansı'nın kuruluşu gerçekleştirildi. İşte bu Anadolu Ajansı Kurtuluş Savaşı'nda çok zor bir görevi yerine getirdi. Türk Milletinin sembollerinden biri oldu.
İçeride, savaşan ve dış dünyadan habersiz kalmış bir halkı ülke ve dünya olaylarından haberdar kılmak, bazı yabancı ve İstanbul gazetelerinin teslimiyetçi tutumlarıyla mücadele etmek gerekiyordu. Dışarıda, ulusal mücadeleyi savunmak, Türkiye'nin haklı istekleri konusunda kamuoyunu aydınlatmak ve ona karşı bazı çevrelerin yürüttüğü oyunları boşa çıkarmak zorunluydu.
Atatürk'ün, yakın bir arkadaş grubunu, Anadolu Ajansı'nı Batılı anlamda bir haber ajansı kimliğine kavuşturmakla görevlendirmesiyle 1 Mart 1925'te "Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi" kuruldu. O tarihlerde, Batı ülkelerinde bile örneği görülmeyen böyle bir yapılanmayla Anadolu Ajansı, özerk statüye kavuştu.
Hatırlanacağı üzere Anadolu Ajansı 31 Mart 2019 günü gecesi yapılan yerel seçimlerde çok kötü bir sınav vermiş, tarafsızlık içinde yayın yapması gereken ajans, en kritik noktalara gelindiğinde yayın akışını durdurarak tam 13 saat yayın yapmamıştı. Muhalefet partilerinin sözcülerinin Anadolu Ajansına yönelttiği eleştirileri yerden göğe haklıydı. Sadece muhalefet partileri değil, bütün Türkiye’de seçmenler Anadolu Ajansının bu tutumuna karşı tepki göstermiş ve tarafsızlığını ihlal ettiği kanısında karar kılmıştır.
14 Mayıs 2023’te seçimlere gidilirken, özellikle muhalefet kanadına mensup siyasi partiler, Anadolu Ajansının seçimle ilgili yapacağı yayınlardan kuşku duyduklarını ifade etmektedirler. Atatürk’ün kurduğu ve görevi Türkiye Cumhuriyetinin gerçeklerini yayınlamakla görevli en güvenilir bir medya kuruluşu olması gereken Anadolu Ajansı, 14 Mayıs 2023 seçimlerinde yine bir sınav verecektir. Dileriz ki 2019 yerel seçimlerinde yaşanan durumların benzeri yaşanmasın…
TAŞLAMA
GÜNÜ GELİR BAŞKANLAR
BİLE YARGILANIRLAR
HEP GÜÇLÜ KALACAK VE
DOKUNULMUZ SANIRLAR
ABD BAŞKANIYKEN
BİR NUMARA LİDERDİ
GÜN GELİR MAHKEMEYE
ÇIKARILIR KİM DERDİ
NİCE GÜÇLÜ DİKTATÖR
KURŞUNA DİZİLMİŞTİR
SÜRGÜN EDİLMİŞ YA DA
SEHPAYA ÇEKİLMİŞTİR
KİMİ SÜRGÜNDE ÖLDÜ
KİMİ İDAM EDİLDİ
İDİ AMİN NEREDE
HANE NERDE KADDAFİ
NİKOLAY ÇAVUŞESKU,
HİDEKİ TOJO NERDE
KİMİ İDAM EDİLDİ
KİMİ ÖLDÜ SÜRGÜNDE
SADDAM’I ALKIŞLAYAN
HALKI SEHPAYA ÇEKTİ
İBRET ALINSA TARİH
TEKERRÜR EDER MİYDİ