Ahmet Arıtürk

BARIŞ AKTİVİSTİ HEMŞEHRİMİZ ETHEM SANCAK!

Ahmet Arıtürk

Büyük iş insanı medar-ı iftiharımız, hemşerimiz Ethem Sancak, AKP’den istifa ederek, Vatan Partisine girince, kimi hemşerilerimiz (ATTAN İNİP, EŞEĞE BİNİLİR Mİ) diyerek tepki gösterdiler. Hatırlanacağı üzere Sayın Sancak, AKP’nin kuruluşunda ve iktidara gelişinde ABD’nin önemli katkılarının olduğunu söyleyince,  yüksek disiplin kuruluna verilmiş ve AKP’den ihracı istenmişti. Bunun üzerine, ihraç edilmeden önce, kendisi istifa ederek, şanlı-şerefli bir şekilde AKP ile yollarını ayırmıştı.

Gerçi, büyük iş insanı Ethem Sancak’ın AKP’den istifasının bir senaryo, bir danışıklı dövüş olduğunu iddia edenler var. Yoksa, âşık olduğunu ilân ettiği AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan nasıl ayrılsındı. Bir aşk, böylesine bir lahzada sönsün imkânı var mı!

İster danışıklı döğüş, ister gerçekten istifa olsun, bize göre Ethem Sancak’ın AKP’den istifa ederek, Vatan Partisine girmesi çok isabetli bir karar olmuştur. Öncelikle belirtelim ki, Vatan Partisi de Cumhur ittifakının cüzlerinden biridir. Genel Seçimlerde aldığı oy oranı yüzde 1 olmasa bile, solda bir partinin Erdoğan’ı ve AKP’yi destekliyor olması önemlidir. Hem, Hemşerimiz Ethem Sancak, AKP içindeyken, pek varlığını hissettirmiyordu. O’na sıra gelinceye kadar ne BEŞLİLER VAR! Ama, Vatan Partisine geçince, birden bire yeni partisinin ikinci adamı oldu. Parti ile ilgili haberlerde ilk isim olarak Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in adı zikredilirken, ikinci isim olarak dile getirilen Ethem Sancak olmaktadır.

Medyadan takip ettiğimiz kadarıyla Vatan Partisinin, Suriye Politikasıyla ilgili girişimleri olacak. Genel Başkan Doğu Perinçek, aynı zamanda eski Bacanağı olan Ethem Sancak’la birlikte Suriye’ye giderek, Beşşar Esad’la görüşmeyi planlıyor. Vatan Partisinin, Suriye’ye gidecek heyetinin kimlerden oluşacağı henüz açıklanmadı ama, bu heyette, Perinçek’in yanında Sancak’ın yer alacağı kesin! Bundan da anlıyoruz ki, Ethem Sancak, Vatan Partisinin ikinci adamı konumunda.

Doğrusunu isterseniz, Vatan Partisinin, Suriye Politikasıyla ilgili girişimini takdirle karşılıyoruz. Bu bir gerçektir ki, Beşşar Esad ile anlaşmaya varılmadıkça,

Suriye Politikasında BİR ARPA BOYU YOL ALMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR!

Birleşmiş Milletlerin nezdinde Suriye’nin temsilcisi olarak görülen Esad yönetimidir. Birleşmiş Milletlerin tanıdığı Esad yönetimini reddederek, Suriye politikası sağlıklı bir şekilde yürütülemez. Zaten, işin başından beri Suriye Politikasında hata üstüne hattalar işlenmektedir.

Bugün Türkiye’de ON MİLYONA YAKIN SURİYELİ SIĞINMACI VARSA, BUNUN SEBEBİ, SURİYE POLİTİKASINDA İŞLENEN BÜYÜK YANLIŞLARDIR.

AKP’den istifa ederek, Vatan Partisine yelken açan ve yeni partisinin İKİNCİ ADAMI konumuna yükselen Büyük İş insanı, Siirt’in MEDAR-I İFTİHAR-I EL SEYYİD ETHEM SANCAK’I ÖZELLİKLE SURİYE’DE BARIŞ AKTİVİSTLİĞİNE SOYUNACAK OLMASI DOLAYISIYLA TEBRİK EDİYORUZ!!!

TESCİLLİ, BEBEK KATİLLERİ!!!

PKK terör örgütünün BEBEK KATİLİ olduğu tescillidir. Bunun ispatı 18 Ağustos 1987 günü Eruh ilçemizin Kılıçkaya köyüne bağlı Milan mezrasında yaptığı katliamdır. PKK'lı teröristlerin 1987 yılında Milan Mezrasında gerçekleştirdikleri  katliamda  16'sı çocuk 27 kişi hayatını kaybetmişti.

Şehit edilenler arasında henüz 3 günlük olan Bahar Narin ve 6 günlük Zeynep Beştaş da vardı. Katledilenlerin 16'sı çocuk, 5'i kadındı. Kürt halkı adına kıyam ettiğini iddia eden PKK’nın Milan Mezrasında katlettiklerinin hepsi de Kürttü. 3 ve 6 günlük bebekleri öldürenlerin (BEBEK KATİLLERİ) olarak tanımlanmalarından daha doğal bir ifade ne olabilir. Katliada öldürülenlerin hepsi akrabaydı.

Bahar Narin, Şükrü Narin, Sabriye Narin, Hediye Narin, Zeynep Beştaş, Naciye Beştaş, Hazine Beştaş, Hüsam Beştaş, Hacı Beştaş, Sabriye Beştaş, Kadriye Beştaş, Şehriban Beştaş, Mehmed Beştaş, Garip Demir, Mehmet Demir, Zekeriya Sever, Ali Sever, Halit Baykara, Süleyman Önger, Hayrettin Sain adındaki bebekler, çocuklar, kadınlar, gençler ve yaşlılar 18 Ağustos 1987 günü, savunmasız bir şekilde şehit edilmişlerdi.

Milan Katliamı Şehitleri için Eruh Kaymakamlığı tarafından bir Anıt yapılmış olup, Anıtta, bütün şehitlerin adları ve yaşları yer almıştır. Anıttaki isim sıralaması yaş katagorisine göre düzenlenmiştir. Milan Şehitlerine ait Anıt 1214 rakımlı tepedeki “Şehit Uzman Çavuş Mikail Kaya Botanik Parkı”nda bulunmaktadır.

Eruh’a bağlı Kılıçkaya köyü Milan mezrasına düzenlenen baskına katılan çete ve yakınlarından 25 kişi öldürülürken, 34 kişi ise ağır yaralanmış, çok sayıda silah ve mühimmat ele geçirilmişti.

PKK’nın bir diğer kanlı eylemi olan Pınarcık katliamı ise Serxwebun adındaki örgüte ait derginin Haziran 1987 tarihli sayısında yer alıyor. 20 Haziran 1987’de Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyüne düzenlenen baskında 16’sı çocuk, 8’i kadın 30 kişi öldürülmüştü. PKK “soylu eylem” diye nitelendirdiği bu katliamı aynı derginin Haziran 1987’de yayımlanan 66. sayısında şu ifadelerle anlatıyor: “Pınarcık eylemi kimsenin çarpıtamayacağı gerçekleri ortaya sermiştir. 80 Kişiden oluşan donanımlı bir ARGK birliği (PKK’nın silahlı birliği, şimdiki adı HPG) Ömerli’nin birkaç km yakınında çetelerin bulunduğu köyü sarmış ve çeteleri imha etmişlerdir.”

PKK’nın büyük bir kahramanlık örneği olarak yansıttığı bu katliamda ölenlerin çoğu bebek, çocuk, kadın ve yaşlı insanlardı. PKK çevreleri bütün bu katliamları Devlete malederken, kendi yayın organlarında birer zafer olarak yayınlamaktaydı.

Şırnak’a bağlı Güneyce Köyü Çiftekavak mezrasına düzenlenen baskında 11 kişinin katledilmesi, 6 kişinin öldürüldüğü Şırnak Kayageçit köyü baskını, 10 kişinin öldüğü Hakkari Çukurca Cevizli köyü baskını, 13 kişinin öldüğü Şırnak Meselci Köyü Çobandere Mezrası katliamı, Şırnak’ta Üçkardeşler mezrasında 11 kişinin katledilmesi gibi pek çok kanlı eylemin örgüt tarafından işlendiği bu belgelerde yer alıyor.

Serxwebun dergisinin Haziran 1987 tarihli sayısında PKK’nın en kanlı eylemlerinden Pınarcık katliamından övgüyle söz ediliyor. 20 Haziran 1987’de Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyüne düzenlenen baskında aralarında bebeklerin de bulunduğu 16’sı çocuk, 8’i kadın 30 kişi öldürülmüştü. Gündem gazetesi, 23 Ekim 2011 sayısında Pınarcık katliamını devletin yaptığını iddia etmişti. PKK ve çevreleri yıllardır devleti köy yaktığı iddiasıyla suçluyor. Ancak, örgütün arşivlerinden birçok köyü PKK’nın yaktığı ortaya çıkıyor. Örgüt Ekim 1987’de Kars’ın Aralık ilçesi Çamurlu köyünü basarak 10 evi yaktığını itiraf ediyor. PKK’nın eylem raporlarında basılan şantiyeler, yakılan araçlar gibi sabotaj eylemine ait veriler yer alıyor.  Hakkari’de imam öldüren örgütün bu eylem biçiminin de yeni olmadığı anlaşılıyor. 1987’de Mardin’de bir imamı katleden örgüt bunu da başarı hanesine yazmış. Arşivlerde pek çok öğretmen infazına ilişkin kayıt da yer alıyor. 12 Mart 1988’de Batman’ın Gercüş İlçesi Aydınca ilkokulu ile 25 Mart 1988’de Mardin Midyat’a bağlı Başgözü ilkokulu öğretmenlerinin katledilmesi onlardan ikisi sadece.

Evet, ilk eylemini gerçekleştirmesinin 38. Yılında PKK terör örgütü militanlarının (BEBEK KATİLİ) OLDUKLARININ KANITLARINDAN SADECE BİR KAÇINI SIRALADIK…

TAŞLAMA

MARMARA DEPREMİNDEN

TAM 23 YIL GEÇTİ

ENKAZLARIN ALTINDA

NİCE CANLAR YİTİLDİ

SEKİZ ŞİDDETİNDE BİR

DEPREM OLSA NE OLMAZ

İNANIN TÜRKİYE’DE

TAŞ ÜSTÜNE TAŞ KALMAZ

NEDEN BÖYLE DERSENİZ

SEBEBİ BELLİ BUNUN

İNŞAATLARDA DENETİM

YOK Kİ BİR ÖNLEM OLSUN

MÜTEVEKKİL MİLLETİZ!

NE GEREK VAR TEDBİRE

ÖLENLER ÖLÜR, KALAN

SAĞLAR BİZİMDİR YİNE

DEPREM KÜÇÜK KIYAMET

İBRET ALMAK GEREKTİR

KIYAMET BÜYÜK DEPREM

CANLILAR ÖLECEKTİR

KIYAMETE İNANIR

YAŞAYANLAR DEPREMİ

KÜÇÜK KIYAMET DİYOR

DEPREMLERE BİL KİMİ

KÜÇÜK KIYAMETLERDEN

KURTULUŞ OLABİLİR

AMA KIYAMET GÜNÜ

TEK CAN KALMAZ KESİNDİR

Yazarın Diğer Yazıları