Seçim kanunu değişti ve yeni şekliyle Resmi Gazete’nin 7 Nisan 2022 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ancak, seçim yasalarındaki değişikliklerin uygulanabilmesi için Resmi Gazete’de yayımlanma tarihinden itibaren 1 yıl geçmesi gerekir. Yani, seçime yeni yasa çerçevesinde gidilmek isteniyorsa, genel seçimin en erken 2023 yılının 7 Nisan tarihinde veya sonrasında olması gerekmektedir. Seçim yasasını Meclise sunan ve yasalaşmasına katkı sağlayan AKP ve MHP (Cumhur ittifakı) olduğuna göre 7 Nisan 2023 tarihinden önce erken seçime gidilmesi ihtimlali kalmamış gibi. Daha erken bir tarih için seçim kararı alınırsa, o zaman geçerli olan eski yasanın hükümleri olacaktır.
Bu gerçeği bilmekte yarar var. Seçim barajının yüzde 10’dan, yüzde 7’ye indirilmesi, demokrasi adına yapılmış bir hamle değildir. Cumhur ittifakının küçük ortağı MHP’yi kurtarmak amacına yöneliktir. Demokrasi için bir hamle olsaydı, barajın sıfırlanması ve hatta milli bakiye sisteminin getirilmesi gerekecekti. Bütün kamuoyu araştırmaları MHP’nin oy oranını yüzde 7’ler düzeyinde gösterirken, seçim tarihi yaklaştıkça, daha da düşeceği ihtimali vardır. Yani, yüzde 7’lik baraj, MHP’yi kurtaramayabilir.
Seçimlerde baraj uygulamak, demokrasinin yolunu tıkamaktır. Yeni partilerin kurulmasının önündeki en önemli virajdır. Her bir puanı bir viraj olarak kabul edersek, yeni yasayla demokrasinin önündeki viraj sayısı 10’den 7’ye düşmüştür. Yüzde 10’luk baraj kimine göre HDP ve aynı hareketin içindeki partiler için konulmuştu. Kamuoyu yoklamaları HDP’nin yüzde 10 barajını rahatlıkla aşacağını ortaya koyunca, bu defa da MHP’yi kurtarmak amacına yönelik olarak baraj yüzde 7’ye düşürüldü. MHP’nin, yüzde 7’lik barajı aşabileceğini farz etsek bile, mevcut durumda, barajı aşacak parti sayısı 5’tir. Bunlar AKP, CHP, İYİ Parti, HDP ve MHP’dir.
Türkiye’de, sayıları 100’ün üzerinde siyasi parti bulunmaktadır. Barajı geçecekleri varsayılan 5 parti (AKP, CHP, İYİ Parti, HDP ve MHP) dışında adlarından söz ettiren, zaman-zaman isimlerini duyuran Saadet, DP, Deva, Gerçek, BBP, TİP ve Vatan partileri bulunmaktadır.
Bu bir gerçektir ki, seçmenler olarak çoğu kere istediğimiz siyasi partilere (BARAJI GEÇEMEZ) diyerek oy vermiyoruz. Peki, bu durumdaki siyasi partiler nasıl neşv-u nema bulsunlar, kendilerini nasıl kabul ettirsin, seslerini duyurabilsinler. Oysa Baraj SIFIR olursa veya sembolik olarak yüzde 1 baraj uygulanırsa adlarından söz ettiremeyen siyasi partiler de kendilerini göstermek ve kabul ettirmek durumuna gelebilirler.
Evet, yeni seçim yasası, CUMHUR İTTİFAKININ hesabına gelecek şekilde tasarlanarak ortaya konulmuştur. Bu yasadan, demoktrasi adına bir yarar beklemek hayalcilik olur. Ama evdeki hesap, çoğu kere çarşıya uymaz. Seçmenlerin hesapları, oyunları bozacaktır.
ANADOLU AJANSI!
Anadolu Ajansı 6 Nisan 1920 tarihinde bizzat Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın
(ATATÜRK)
emriyle kurulmuştur. Anadolu Ajansı'nın tarihi, Türkiye Cumhuriyeti'nin tarihi ile adeta özdeştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmadan 17 gün önce 6 Nisan 1920'de kurulan Anadolu Ajansı, TBMM'nin çıkardığı ilk yasaları duyurmuş, Milli Mücadele'nin ve Kurtuluş Savaşı'nın her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etmiştir.
16 Mart 1920'de İstanbul’un resmen işgali ve Meclis-i Mebusan'ın kapanması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Ankara'da toplanacak Meclis için seçim yapılmasını illere bildirmişti. Artık İstanbul'da kalınamayacağını gören bazı aydınlar da bir süredir Milli Mücadele'ye katılmanın yollarını aramaktaydı. Bu gelişme, Anadolu Ajansı'nın kuruluşunu da sağlayacaktı.
Ankara'ya doğru yola çıkan iki ayrı kafilede yer alan gazeteci Yunus Nadi (Abalıoğlu) ile gazeteci yazar Halide Edip (Adıvar), 31 Mart'ta Geyve'de buluştular. Tren istasyonundaki mola sırasında Ankara'ya gider gitmez ilk iş olarak "bir ajans teşkilatı" kurulmasının gerekliliğini görüştüler. Ajansın adını konuşurlarken; "Türk," "Ankara," "Anadolu" seçenekleri arasından "Anadolu Ajansı" isminde karar kıldılar.
Mustafa Kemal Paşa'nın karargâhı ''Ziraat Mektebi''nde (şimdi Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü) Anadolu Ajansı'nın kurulması gündeme getirildi ve 6 Nisan 1920'de Anadolu Ajansı'nın kuruluşu gerçekleştirildi. İşte bu Anadolu Ajansı Kurtuluş Savaşı'nda çok zor bir görevi yerine getirdi. Türk Milletinin sembollerinden biri oldu.
İçeride, savaşan ve dış dünyadan habersiz kalmış bir halkı ülke ve dünya olaylarından haberdar kılmak, bazı yabancı ve İstanbul gazetelerinin teslimiyetçi tutumlarıyla mücadele etmek gerekiyordu. Dışarıda, ulusal mücadeleyi savunmak, Türkiye'nin haklı istekleri konusunda kamuoyunu aydınlatmak ve ona karşı bazı çevrelerin yürüttüğü oyunları boşa çıkarmak zorunluydu.
Atatürk'ün, yakın bir arkadaş grubunu, Anadolu Ajansı'nı Batılı anlamda bir haber ajansı kimliğine kavuşturmakla görevlendirmesiyle 1 Mart 1925'te "Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi" kuruldu. O tarihlerde, Batı ülkelerinde bile örneği görülmeyen böyle bir yapılanmayla Anadolu Ajansı, özerk statüye kavuştu.
Maalesef, Atatürk’ün kurduğu ve Türkiye Cumhuriyetinin gerçeklerini yayınlamakla görevli en güvenilir bir medya kuruluşu olması gereken Anadolu Ajansı, bu gün için mevcut yayın politikasıyla sınıfta kalmıştır.
TAŞLAMA
YÜZDE ON’LUK BARAJI
YÜZDE YEDİ YAPMAKLA
DEMOKRASİYE HİZMET
EDİLMİŞ OLMAZ ASLA
ÖYLE YÜKSEK BİR BARAJ
HİÇ BİR AB ÜLKESİNDE
YOKTUR İNDİRİMELİ
YÜZDE BİR’E, İKİ’YE
BÖYLE YÜKSEK BARAJLA
DEMOKRASİ HİÇ GELMEZ
DİKTAYA GİDEN YOL BU
BUNA TEVİL GEREKMEZ
YÜZDE YEDİLİK BARAJ
HİÇ BİR ÜLKEDE YOKTUR
BARAJ SIFIRLANMALI
YÜZDE BİR DAHİ ÇOKTUR
SEÇİM BİR ALDATMACA
DEMOKRASİ BU DEĞİL
DEMOKRASİ AZINLIK
İKTİDARI HİÇ DEĞİL
YÜZDE BİR ORANINDA
BENİMSENEN BİR GÖRÜŞ
TEMSİL EDİLMELİDİR
BUNUN NERESİ YANLIŞ
BENİM KIRMIZI ÇİZGİM
SEÇİM BARAJIDIR BİL
YÜZDE YEDİLİK BARAJ
ELBETTE ÂDİL DEĞİL
DÜŞÜRÜNÜZ BARAJI
HELE SİZ YÜZDE BİR’E
DEĞİŞİKLİK BENZİYOR
NALINCI KESERİNE