Ahmet Arıtürk

AYIKLA PİRİNCİN TAŞINI!

Ahmet Arıtürk

Türkiye’de 10 milyona yakın sığınmacı olduğu söyleniyor. Bunların arasında, Taksim’deki bomba eylemcisi gibi kim bilir kaç terörist var. 10 milyon sığınmacıya ev sahipliği yapmak demek, yaşanacak terör olaylarını göze almak demektir. Muhalefet partileri, iktidarı sık-sık uyardılar.

(Bu sığınmacılar

arasında terörist unsurlar var)

dediler. Ama, söyledikleri bir kulaktan girdi, bir kulaktan çıktı. Milleti, ENSAR VE MUHACİRİN GİBİ DİNİ DEYİMLERİYLE KANDIRMAĞA DEVAM ETTİLER. Oysa, gelenlerin MUHACİRİNLERDEN, BİZİM, ENSARLARDAN BİR ŞEMMEMİZ DAHİ YOK! Nitekim, İstanbul Taksim İstiklal Caddesi'nde meydana gelen bombalı saldırının failinin Suriye uyruklu Ahlam Albashır adında bir kadın sığınmacı olduğu ortaya çıktı. Yapılan sorgusunda, PKK/PYD/YPG terör örgütü tarafından özel istihbarat elemanı olarak yetiştirildiğini ve Afrin-İdlib üzerinden Türkiye'ye eylem yapmak için giriş yaptığını itiraf etmiş. 13 Kasım günü İstiklal Caddesi'nde saat 16.20 sıralarında yaşanan patlamada 2’si çocuk, 6 canımız hayattan koparken, 81 vatandaşımız da yaralanmıştı.

Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde 16.13'te bir kadın caddedeki banka çanta bırakıyor. Şüpheli kadın, çantayı koyduktan sonra uzaklaşıyor. Çanta bir süre bankta sahipsiz kalıyor. Birkaç dakika sonra ise patlama oluyor.

Bomba eylemcisi, sözde evli bir kadın olarak ve sözde kocasıyla Türkiye’ye elini/kolunu sallaya sallaya girmişler. Kocasıyla birlikte işe de girmişler. Kadın yakalandı ama, kocası sır olup kaçmış.

Şimdi, bu 10 milyon sığınmacı arasında hangi örgütten kaç terörist var. Belki bunlara sığınmacı oldukları için maaş bile bağlanmış. Yani, kendi teröristlerimizi, kendimiz besliyoruz!

Sayıları 10 milyon olarak telaffuz edilen sığınmacıların yüzde biri bile terörist ise, aramızda gezen yüz bin terörist var demektir. Teröristleri dağlarda aramaya ne gerek. Biz onları getirmiş, bağrımıza almışız.

(Teröristleri bitirdik)

diyoruz ama, onlar nakl-i mekân yaparak meğer içimize girmişler.

İşin gerçeği şu ki, Türkiye’nin hiçbir ili, ilçesi, hatta bucağı bile artık güvenli değil. Her an için bir bombalı eylem ile karşılaşmamız mümkün!

Suriye, Irak ve İran sınırlarını yolgeçen hanına çevirirseniz, olacağı budur. Hadi bakalım, ayıklayın 10 milyon habbeli pirincin taşlarını!!!

SINIR KAPILARINI ARDINA KADAR AÇTIK,

TERÖRİSTLERE ADETA (GEL-GEL) DEDİK!

Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanı olarak sırtımız okşanınca, görevimizi yerine getirmek için sınır kapılarımızı adeta ardına kadar açtık, içlerinde terörist unsurlar olacağını bile bile milyonlarca sığınmacıya (GEL-GEL) dedik. Hani, Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretlerine ait çok meşhur bir deyiş vardır.

Farsça aslı şöyledir:

BAZA, BAZA HERANÇ HEST BAZA

GER KÂFİR-Ü, GEBRU, PUTPEREST BAZA

İN DERGÂHİ, MA DERGÂH-İ NEVMİD-İ NİST

SAT BAR EĞER TEVBE ŞİKEST BAZA…

Türkçe’ye tercümesi ise:

GEL, GEL, NE OLURSAN OL, YİNE GEL,

İSTER KAFİR, İSTER MECUSİ,

İSTER PUTA TAPAN OL, YİNE GEL,

BİZİM DERGAHIMIZ, ÜMİTSİZLİK DERGAHI DEĞİLDİR,

YÜZ KERE TÖVBENİ BOZMUŞ OLSAN DA, YİNE GEL...

Şeklindedir.

Günümüzde, sığınmacılar konusunda Türkiye’yi yönetenlerin uygulaması da adeta bu deyimde gizlidir.

Ne diyorlar yetkililerimiz ve etkililerimiz:

GEL, GEL, YİNE GEL,

İSTER SURİYELİ, İSTER AFGANLI,

İSTER PAKİSTANLI, İSTER İRANLI

NE OLURSAN YİNE GEL

SINIR KAPILARIMIZ ARDINA KADAR

AÇIK

İSTER PKK’LI, İSTER PYD’Lİ,

İSTER IŞİD’Lİ OL FARKETMEZ

Gelenlere kucağımızı açtık, işimize, aşımıza ortam ettik. Vatandaşlarımız konut sıkıntısı çekerken ve kiralarını ödeyemezken, sığınmacılar  için

BİR

MİLYON EV YAPTIK.

Bu ülkede milyonlarca vatandaş işsiz, evsiz, barksız iken, Suriye’den gelen sığınmacılar için 1 milyon ev yapmak da ne demek oluyor. 1 milyon ev demek, her evde en az 4 kişi olacağı hesabından yola çıkılırsa, 4 milyon Suriyeli için kalıcı konut inşa etmek demektir. Yani, bu durumda en az 4 milyon Suriyeli Türkiye’de kalıcı olacak…

İşi yine

MUHACİRİN-ENSAR

şeklinde tevil ediyorlar ya! Bu benzetmelerde bulunanlar, Ensar ve Muhacirinlerin aziz ve mübarek ruhlarını ne kadar incittiklerinin farkında değiller mi acaba! Onlara göre, başka ülkelerden ülkemize gelen sığınmacılar

MUHACİRİN,

biz bu ülkenin insanları ise

ENSARLARIZ

öyle mi! Milleti, dini terimler kullanarak aldatmaktan vazgeçin. Ne ülkemize gelen sığınmacılar

MUHACİRİN

ne de biz bu ülkede yaşayanlar

ENSAR

değiliz, olamayız. Birbirimizi kandırmayalım. Ülkesinden kaçanlar nasıl

MUHACİRİN

olsunlar, kendi ülkelerinde kalıp,

KÜFRE KARŞI(!)

savaşsalar ya! Acaba, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının kaçta kaçı, gelen sözde sığınmacıların Türkiye’de kalıcı olarak bırakılmalarına razı.

(Kendi muhtaç bir dede, ne kaldı başkasına

himmet ede)

şeklinde dillendirilen bir deyimimiz var. Bu ülkede milyonlarca işsiz, evsiz, barksız varken, başka ülkelerin sözde sığınmacılarına kapıları ardına kadar açmanın mantığı var mı! Madem ki gelen bu sığınmacılar

MUHACİRİN

hükmünde. Bir istatistik yapılsın bakalım, bunların kaçta kaçı İslamın şartlarına uygun yaşam tarzını takip ediyorlar.

Özellikle, Suriyeli ve diğer ülkelerden gelen sığınmacı sorununu başımıza açanların

ALLAH BELASINI VERSİN!

Esad’la kardeş, kardeş geçinmek varken, ne demeye karşımıza aldık, hem Suriye’nin büyük bir kargaşaya ve işgale sürülmesine, hem de, ülkemizi yüklenmesi zor bir yükün altına girmesine yol açtık.

Bu oyun, BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİNİN BİR PARÇASI MI! Biz oyuna mı getirdiler. Bile, bile lades mi olduk!

TAŞLAMA

SINIR KAPILARINI

AÇINCA ÜLKEMİZİN

NE HALE GELDİ ÜLKE

İBRET İLE İZLEYİN

10 MİLYON SIĞINMACI

OLURSA BU ÜLKEDE

TERÖRİST MAHREÇLİDİR

EN AZ BİNDE BİRİ DE

SIĞINMACI (MUHACİR)

BİZ DE (ENSAR) DEĞİLİZ

DİNİ TERİMLER İLE

HALKI ALDATMAYINIZ

BU BÜYÜK ORTADOĞU

PROJESİNDEN VAZGEÇ

BAŞA BELA OLACAK

ANLAŞILAN BU ER-GEÇ

Yazarın Diğer Yazıları