Bilindiği gibi
EMEKLİLER HAFTASI
28 Haziran, 4 Temmuz tarihleri arasında kutlanmaktadır. 30 Haziran günü ise
(EMEKLİLER
GÜNÜ)
dür. Emekliler Gününün 30 Haziran olarak tespiti, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 30 Haziran 1927 tarihi itibarıyla emekli olmasıyla ilişkilidir. Peki, emeklilerimizin böyle bir haftadan ve böyle bir günden haberleri var mı! Hele-hele böyle bir haftayı, ya da böyle bir günü kutlama gibi bir durumları, bir lüksleri bulunuyor mu!
Türkiye’nin en mağdur kesimleri arasında emeklilerin bulunduğu bir gerçektir. Avrupa Birliği ülkelerinin emeklileri, emekli maaşıyla dünyayı gezip görme şansına sahipken, bizim emeklilerimiz köyden-kente, kentten köye gitmek için bile mali açıdan zorlanıyorlar.
Düşünün ki bu ülkede asgari ücretin bile çok altında aylık alan emeklilerimiz var. Bir de Emeklilikte Yaşa Takalınlar (EYT) gibi bir sorun var ki, dünyanın hiçbir yöresinde böyle bir uygulamaya şahit olmak mümkün değildir.
Hiçbir hukuk devletinde yasalar geriye dönük uygulanamazken ve bu evrensel bir kuralken, Türkiye’de yasalar geriye dönük işletilerek, emekli olması gerekenlere büyük bir mağduriyet yaşatılmaktadır. Yani, emekliler haftası ve emekliler günü etkinliklerle kutlanacak bir hafta olmaktan çok uzaktır. Emekliler Gününün tek özelliği, Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN 30 Haziran 1927 tarihinde emekli olmasından kaynaklanmaktadır. Emeliler haftası, işte bu tarihe mütenasip hafta içinde kutlanması dolayısıyla önem arzeder. En azından bize Mustafa Kemal Atatürk’ü anımsatır. Emeklilerle ilgili özdeyişlerini hatırlamamıza vesile olur.
ATATÜRK “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır”
diyerek yaşlılara ve emeklilere ne kadar büyük bir önem verdiğini göstermiştir.
Hayatlarının en verimli ve dinamik çağlarını devletine, milletine hizmet ederek geçiren emeklilerimizin, emeklilik döneminde sağlıklı, huzurlu, refah içinde bir hayat sürmeleri en büyük isteğimizdir. Ülkemizin kalkınmasına değerli hizmetler yapan alın teri döken emeklilerimize en iyi hayat şartlarını sağlamak sosyal devlet anlayışının da bir gereğidir,
Emekliler olarak Anayasamızda vazgeçilmez bir unsur olan eşit vatandaşlık hakkımızı Sosyal güvenlikte de istiyoruz. TBMM’de bulunan iktidar ve siyasilerden taleplerimiz.
Temenni ederiz ki, 2022 yılının ikinci dönem maaş ayarlaması yapılırken, temel gıda maddelerine, elektriğe, doğalgaza ve akaryakıta yapılan artışlar göz ardı edilmesin. Artışlar tüfe + refah payı olarak belirlensin, birinci dönem zammında yapılan ayrımcılıklar gibi farklı uygulamalarla yine emeklilerin üzülmelerine yol açılmasın. Yeni bir intibak düzenlemesi ile aynı hizmetle, aynı pirimi ödeyen emekliler arasındaki maaş farklılığı ortadan kaldırılsın.
Sağlık gibi önemli ve anayasal hak olan bir alanda emeklilerden alınan katkı paylarının kaldırılması sağlansın. Siyasi partilerimiz ve özellikle AKP iktidarı seçim beyannamelerinde emeklilere verdiği vaatleri yerine getirsin.
80 yaşına merdiven dayamış ve maişet sıkıntısı yüzünden hala çalışmaya mecbur bırakılmış memur emeklisi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak diyorum ki, artık emeklileri görmezden gelmeyin ve bir an önce ölmemizi beklemeyin! Unutmayın, siz de emekli olacaksınız!
Henüz Temmuz ayı artışlarının ne olacağı belli olmayan emeklilerimizin emekliler haftasını ve emekliler gününü yine de kutluyor, Türkiye Cumhuriyetinin emeklilerine sahip çıkacak yasal düzenlemeleri gerçekleştirmesini ve Emeklilikte Yaşa Takılanların sorunlarının bir an önce çözümlenmesini temenni ederek,
BÜTÜN EMEKLİLERİN, BENİM DE GÜNÜM OLAN EMEKLİLER GÜNÜNÜ, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN MANEVİ ŞAHSINDA KUTLUYORUM.
KİMLER VOLEYİ VURDU
Dolar kuru, geçtiğimiz hafta itibarıyla 17.33 TL iken, alınan tedbirler sonucu 16.63 TL’ye indi. Peki, bu birkaç gün içinde, hükümet tarafından kararlar alınacağını ve doların çakılacağını bilenler var mıydı. Bunlar, ellerindeki dolarları, euroları satıp, düştükten sonra geri aldılarsa ne kadarlık voli vurmuşlar, dersiniz.
Bu hesaplar, ince hesaplar.
(İSTİKRAR,
İSTİKRAR, YİNE İSTİKRAR!)
derken anlatmak istediğimiz budur. İstikrar olmayınca, döviz, günü birlik inip-yükselirse, bu arada, durumdan haberdar
KULAKLARI DELİK BİRİLERİ VOLİYİ
VURUYORLAR.
Ellerindeki dövizi pahalıya satıp, 2-3 gün sonra ucuza alıyor, servetlerine, servet katıyorlar.
Peki, dövizin alınacak kararlarla düşeceğinden kimlerin haberleri olabilir. Elbette öncelikle çocukların, damatların, gelinlerin, ağabeylerin, kardeşlerin ve diğer akrabaların…
TAŞLAMA
BİRİLERİ BELLİ Kİ
YİNE VOLİYİ VURDU
DOLAR YÜKSELMİŞ İKEN
BİR ANDA NASIL DÜŞTÜ
BU KONUDA KARARLAR
ELBET ETKİLİ OLUR
KARARLARDAN İLKÖNCE
KİMİN HABERİ OLUR
DÖVİZİ PAHALI SAT
UCUZA AL SONRADAN
BUNU KOTARANLARDA
VAR MI DİN, VAR MI İMAN
KİMİN HABERİ OLUR
ÇOCUKLARIN, EŞLERİN
DAMATLAR DA HABERDAR
OLURLAR BİLMELİSİN
YÜZYİRMİSEKİZ MİLYAR
DOLAR HALA BİR SIRDIR
KİMLERE GİTTİ ACEP
BU NE BÜYÜK VURGUNDUR
PİYASADA İSTENEN
İSTİKRARDIR İSTİKRAR
DÖVÜZ DÜŞMÜŞ, YÜKSELMİŞ
SÖYLEYİN KİME YARAR