Ahmet Arıtürk

ATATÜRK VE AKİF

Ahmet Arıtürk

27 Aralık, iki önemli olayın yaşandığı tarihi günlerimizdendir. Bunlardan birincisi Mustafa Kemal Paşa’nın (ATATÜRK) 1919 yılında Ankara’ya gittiği gün olmasıdır. İkincisi ise İstiklal Marşı Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un 1936 yılında ebediyete intikal ettiği gün de bugündür. Mustafa Kemal Atatürk ile Mehmet Akif Ersoy’u bir araya getirmemize ve anmamıza sebep olan önemli bir ayrıntı vardır. Bu yorumumuzda hem Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya girişini, hem de Mehmet Akif Ersoy’un ebediyete intikalini dile getirirken, ikili arasında kurduğumuz irtibatı da okuyucularımızın dikkatlerine sunmağa çalışacağız.

Bilindiği gibi, geçmiş yıllarda 27 Aralık günleri hep (ATATÜRK KOŞUSU) adı altında düzenlenen yarışmalara sahne olurdu. Okullar, kurumlar, kuruluşlar, düzenlenen koşulara katılır, ilk üç dereceye girenlere ödüller verilirdi. Bu yarışmalar, Türkiye genelinde istisnasız bütün illerde düzenlenirken, ilçelerde bile etkinlikler düzenlendiği olurdu.

Ancak, son yıllarda ATATÜRK KOŞULARI unutulur gibi oldu. Çok sınırlı sayıda etkinliklerle geçiştirilmekte. Büyük ATATÜRK’ÜN adının silinmek istenmesine yönelik bu durum, Türk Milletinin ATATÜRKÇÜ neslini haliyle üzmektedir.

Denilebilir ki, (Atatürk koşusu düzenlemenin ne anlamı, ne faydası var!) İşte, bu düşünce çok yanlıştır. Bu koşunun gerçekleşmesi sayesinde MİLLİ MÜCADELE’NİN BAŞLAMASI ANIMSANIR, bu devletin ne zorluklar pahasına kurulduğu gerçeği zihinlere perçinlenir. Amaç, milli mücadele yıllarını anımsatmak, zihinlere milli şuuru yerleştirmektir. Yoksa koşmuşsun, koşmamışsın, yürümüşsün, yürümemişsin ne anlamı var!

Evet ve maalesef birileri tarafından Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü unutturmak için ne gerekirse yapılıyor. Ama hiç heveslenmesinler, bu millet, KENDİLERİNE BİR VATAN ARMAĞAN EDEN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’Ü UNUTACAK KADAR NANKÖR DEĞİLDİR!

Gelelim, İstiklâl Marşımızın da güfte yazarı olan büyük Şair Mehmet Akif Ersoy’un ebediyete intikalinin yıldönümüne. Büyük Şair, 1936 yılının 27 Aralık günü ebediyete intikal etmişti. Sadece İstiklal Marşını yazmış olması bile Mehmet Akif’i ölümsüzleştirmeğe yeter. Kaldı ki, dillerden düşmeyen

(ÇANAKKALE DESTANI)

da ölümsüz eserleri arasındadır. Şiirlerini topladığı ve

(SAFAHAT)

adını verdiği eserini okumak her Türk vatandaşı, hatta her Müslüman için farz (olmazsa olmaz) gibidir.

Mehmet Akif, bu milletin ebedi değerlerinden biridir. İstiklal Marşı okundukça, onun adının da taziz edilmiş olacağını asla unutmayalım. Maalesef, günümüzde İstiklâl Marşının okunmasından rahatsızlık duyanlar var! Bu gidişle, Andımızın yasaklanması gibi, okullarda İstiklal Marşının da okunmasının yasaklandığına şahit olursak, hiç şaşırmayacağız.

Aynı zamanda Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’ya girişinin gününe denk büyük Şair, gerçek dindar Mehmet Akif Ersoy’un ebediyete intikalinin yıldönümü olan 27 Aralık dolayısıyla bugünkü yorumumuzu bütün Milletimiz tarafından bilinmesi gereken çok önemli bir söylemini naklederek noktalamak istiyoruz.

Büyük Şairin, Cumhuriyetin kurulmasından sonra başlangıçta Mustafa Kemal ATÜTÜRK’ÜN yaptığı bazı inkılâplardan rahatsızlık duyarak Türkiye’den ayrıldığı ve Mısır’a gittiği bilinir. Ancak, Türkiye’den ayrıldıktan sonra, muhtelif Arap ülkelerinde ikamet eden ve tekrar Türkiye’ye dönen Mehmet Akif Ersoy’un, başta Mısır olmak üzere ikamet ettiği hiçbir Arap ülkesinde, Türkiye’deki gerçek Müslümanlığı bulmadığını ve bunun Mustafa Kemal ATÜTÜRK’ÜN inkılâplarının neticesinde gerçekleştiğini anlayarak:

“Ben, Mustafa Kemal’i çok yanlış değerlendirmişim. İslam dini, dünyanın her yerinden çok Türkiye’de daha iyi yaşanıyorsa, bu Mustafa Kemal’in inkılâpları sayesindedir. Bunun için diyorum ki, Yüce Allah, benim ömrümden kıssın, Mustafa Kemal’in ömrüne katsın”

dediğini pek kimseler bilmezler.

Mısır’a gittiğini (kaçtığını!) dillendirirler de böyle bir söylem, softaların ve dincilerin hesaplarına gelmez. ATATÜRK aleyhinde bir söylem olsa, hemen dillendireceklerdi, lehine olursa üç maymunu oynarlar! Duymazlar, görmezler, işitmezler!

Büyük Şair, gerçek dindar Mehmet Akif Ersoy’un bütün Milletimiz tarafından bilinmesi gereken bu çok önemli söylemini her fırsatta duyurmakta yarar vardır.

Din istismarcısı yobazlar taifesinin, Mehmet Akif’in, ATATÜRK’ÜN inkılaplarına gücenerek, Türkiye’yi terk ettiğini söylemek işlerine geliyor amma işin sonunu gizliyorlar!

(Allah’ım, ömrümden kıs, ATATÜRK’ÜN ömrüne kat)

dediğini bilmiyorlar! Daha doğrusu bilmek işlerine gelmiyor!

Bir 27 Aralık günü vatanı kurtarmak için Ankara’ya giden (1919) Mustafa Kemal Paşa’yı ve İstiklal Marşımızın güfte yazarı Mehmet Akif Ersoy’u ebediyete intikalinin (1936) yıldönümünde bir kere daha, birlikte rahmet ve minnetle anıyoruz.

AKİF’İN BAKIŞ AÇISIYLA ATATÜRK VE SULTAN 2. ABDULHAMİT!

Birileri Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu Mustafa Kemal ATATAÜRK ile Sultan 2. Abdulhamid Han’ı yarıştırmak gibi tavırlar sergiliyorlar. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ile Osmanlı İmparatorluğunun son Padişahlarından Sultan 2. Abdulhamid Han’ı yarıştırmak elbette ki ETİK değildir. Hem, bu ikisinin yarıştırılabilmesi için onların zamanında yaşamış olmak gerekir. O dönemleri yaşamamış birilerinin kalkıp da böyle bir tutum içine girmeleri uygun düşmez.

Bilindiği gibi İstiklal Marşımızın Güfte yazarı Mehmed Akif Ersoy 1873 doğumlu olup vefat tarihi 27 Aralık 1936’dır. Yani hem Sultan 2. Abdulhamid ve hem de Mustafa Kemal ATATÜRK dönemlerinde yaşamıştır. Gelin, millet olarak çok güvendiğimiz, sevdiğimiz, saydığımız, İstiklâl Marşımızın yazarı büyük şair ve mutasavvıf Mehmed Akif Ersoy’un bu iki tarihi şahsiyet hakkındaki sözlerine kulak verelim. Hem, unutmayalım ki Merhum Mehmed Akif Ersoy, milliyetçiliği ve gerçek dindarlığıyla da ön plâna çıkan bir şahsiyettir. Eserleri, bu vasıflarının delilleridir.

İşte Mehmed Akif Ersoy’un, Sultan Abdulhamid Han’la ilgili tespitlerinden şiirlerine yansıyanlar:

-“ORTALIK ŞÖYLE FENA, BÖYLE MÜZEBZEB İŞLER,

AH O YILDIZ’DAKİ

BAYKUŞ

ÖLÜVERMEZSE EĞER,

ÂKIBET ÇOK KÖTÜ…”

***

HAMİYYET GAMZ EDEN BİR PÂK ALIN HER KİMDE GÖRDÜNSE,

“BU BİR CÂNİ!” DEDİN SÜRDÜN, YA MAHKUM EYLENDİN HAPSE.

MÜVEKKEL EYLEYİP CÂSÛSU HER VİCDANA, HER HİSSE,

DÜŞÜRDÜN MİLLETİN EN KAHRAMAN EVLÂDINI YE’SE…

NE MEL’UNSUN Kİ RAHMETLER OKUTTUN RÛH-İ İBLİSE

***

“ÇOKTAN BERİDİR VARDI BENİM BİR DERDİM:

GİDEYİM, ZÂLİMİ İKÂZ EDEYİM, İSTERDİM.

O, BİZİM CÂMİ UZAKTIR, GELEMEZ, MANİ’ NE?

GİDERİM BEN, DİYEREK, VARDIM ONUN CAMİ’İNE.

KAFES ARDINDA

HANIMLAR GİBİ SAKLIYDI HAMİD,

KOCA ŞEVKETLİ! HAKÎKAT BUNU ETMEZDİM ÜMİD.¹

BELKİ KIRK ELLİ BİN ASKERLE SARILMIŞ YILDIZ;

O SİLAHŞÖRLER, O AL FESLİ HERİFLER SAYISIZ.

NEYE MÂL OLMADA SEYRET, HERİFİN BİR NAMAZI:

SÂDE ALTMIŞ BİN ADAM KALDI NAMAZSIZ EN AZI!

GÖRDÜĞÜM MASKARALIK GİTTİ DE ARTIK ZORUMA,

DEDİM Kİ: “BUNCA ZAMANDIR NEDİR BU GİZLENMEK?

BİRAZ DA MEYDANA ÇIKSAN DA HASBİHÂL ETSEK.

ADAM MI, CİN Mİ NESİN? YOK NE BİR GÖREN; NE EDEN;

YA ÇÜNKÜ SAKLANIYORSUN BUCAK BUCAK BİZDEN.

DEĞİL Mİ SAKLANIYORSUN, DEMEK Kİ: KORKUDASIN;

YA ÇÜNKÜ KORKAN ADAMLAR, GEREK Kİ SAKLANSIN.

DEĞİL Mİ KORKUDASIN VAR KABÂHATİN MUTLAK!”

***

Ve Mehmed Akif’in Mustafa Kemal Atatürk’le ilgili söylemi:

"Cumhuriyet olmasaydı, ben istiklal marşını ne için yazacaktım? Hürriyet, özgürlük, milliyetçilik, devrimcilik, Müslümanlık... hepsi Türkiye'de...

Bunu bize sağlayana müteşekkirim. Allah benim ömrümden alıp Mustafa Kemal'e versin..."

Evet, İstiklâl Marşı Şairimiz Mehmed Akif Ersoy’un Sultan 2. Abdulhamid ve Mustafa  Kemal Atatürk hakkındaki tespitleri bunlar. Kararı siz verin.

TAŞLAMA

EMEKLİ MAAŞINDA

İNTİBAKA GİDİLSİN

İNTİBAKTAN BAŞKA BİR

ÇÂRE YOKTUR BİLİNSİN

ASGARİ ÜCRETTEN AZ

MAAŞ ALAN EMEKLİ

SEFALETE MAHKÛMDUR

İŞİN BU YANI BELLİ

EMEKLİ MAAŞINDA

TABAN DOKUZBİN OLSUN

İNTİBAK DOKUZ BİNİN

ÜZERİNDEN YAPILSIN

BEN ÇOKTAN ÜMİDİMİ

KESTİM BU İKTİDARDAN

BUGÜN, YARINDAN İYİ

YARIN, ERTESİ GÜNDEN

BUNCA ZAM BİR ARDADA

BU ZAM DEĞİL, ZULÜMDÜR

GİDİŞ BUYKEN EMEKLİ

SÜRÜNMEYE MAHKÛMDUR

NEDEN HİÇ DUYULMUYOR

EMEKLİNİN FERYADI

OYSA Kİ FERYATLARI

SAĞIR SULTANA VARDI

Yazarın Diğer Yazıları