Net asgari ücret, bugün için 3 bin TL bile değil. Muhalefet asgari ücretin 5000 TL’ye çıkarılması gerektiğini savunuyor. İktidar, asgari ücretlileri enflasyona ezdirmeyeceğiz derken, henüz rakam telaffuz etmiş değil. İşin, asgari ücret komisyonunda çözülemeyeceğini söylemekte.
Emin olun ki, asgari ücret açısından Türkiye’de büyük bir mağduriyet yaşanmaktadır. Yine inanın ki, normal ve insanca bir yaşam için muhalefetin önerdiği 5000 TL hiç de abartılı değildir. Bu kadar parayı, köpeklerinin mamaları için harcayan zenginler var!
Asgari ücretlilerin çoğunun aile sahibi oldukları ve geçindirmekle mükellef bulundukları eşlerinin, çocuklarının olacağını aklımızdan çıkarmayalım. Bu arada, Yetiştirme Yurtlarında bakım ve ibateleri yapılanlara Devletçe kişi başına ortalama 1500 TL masraf yapıldığını anımsatalım. Yetiştirme Yurdu harcamalarına bakarsak, 4 kişilik bir ailenin 6 bin TL alması lazım ki, geçinebilsin. Ancak, yetiştirme yurtlarını boş verelim de, normal bir aile ortamı içindeki harcamalara bakalım.
Şimdi, asgari ücret üzerinden aylık alan 4 kişilik bir ailenin normal giderlerini hesaplayarak şapkamızı önümüze koyup düşünelim, bakalım!
Türk-İş'in, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay düzenli olarak yaptığı
''açlık ve yoksulluk sınırı araştırması''
na göre, Temmuz ayı sonuçlarına göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken sadece gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.850 liradır. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 3 bin lirayı aşacaktır.
Benim asgari ücret konusunda bir önerim var. Asgari ücret, Milletvekili maaşlarının beşte biri olsun.
(BİR DÜNYA BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA…)
20 Kasım günleri Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Deklarasyonunun Yayınlandığı gündür. 1 Ekim günleri ise Uluslararası Çocuk Günü olarak kutlanır. Bu kutlamalara 1925 yılında Cenevre’de yapılan
‘Çocukların Refahı için
Dünya Konferansı’ndan
sonra başlanmış ve 54 ülkenin katılımıyla gerçekleşen Konferans’ta Çocukların Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesi kabul edilmiştir. Dünya Çocuk Günü, çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar.
Uluslararası bu kuruluş, Birleşmiş Milletler Örgütü’nün kurulmasını izleyen yılda
UNICEF’e
dönüştürülmüştür.
UNICEF, “Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım
Fonu”nun
kısaltılmış adıdır.
Birleşmiş Milletler Örgütü 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü
“Dünya
Çocuk Günü”
olarak kabul etti. Dünya Çocuk Günü evrenseldir. Birleşmiş Milletler Örgütü’ne üye bütün ülkelerde aynı günde kutlanır. Üye ülkelerin radyo, gazete ve televizyonlarında bu günün önemi anlatılır. Çocukların bakım ve korunmasının gerekliliği üzerinde durulur. Çocuklar yarının büyükleri, geleceğin yöneticisi ve güvencesidirler.
İnsanlığın mutluluğu, dünyamızın güzelleşmesi, çocukların korunmasına, iyi yetişmesine bağlıdır. Barış içinde yaşamak, güzellikleri paylaşmak, eğitimle olur. Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar. Bu amacın gerçekleşmesi için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 20 Kasım 1959 yılında daha iyi bir yaşam, mutlu bir çocukluk dönemi için
‘Çocuk Hakları Bildirisi’ni yayınlamıştır.
Maalesef, böyle bir günün olmasına rağmen, dünyada yaşanan savaşların, yoksulluğun, salgın hastalıkların, göçlerin acısını yüreklerinde hissedenler hep çocuklar olmaktadırlar. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu
(UNICEF),
bu konulara dikkatleri çekmek için dünyadaki çocukların yaklaşık dörtte birinin savaş, kriz ve doğal afetlerin etkilediği ülkelerde yaşadığını açıkladı. Teşkilata göre, bu ülkelerde yaşayan 600 milyona yakın çocuğun sağlık hizmetleri, kaliteli eğitim, gıda ve korunmaya erişimi yok.
Bu çocukların üçte biri, Sahraaltı Afrika’da acil desteğe ihtiyaç duyulan bölgelerde yaşıyorlar. Orta Doğuda ve Kuzey Afrika’da çocuklar çatışmaların gölgesinde ve hatta içinde bulunuyorlar. Savaş ve çatışma ortamında yaşayan çocukların yüzde 12’si, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden. Şiddet sebebiyle 50 milyondan fazla çocuk yerlerinden edildi, sığınmacı konumuna düşürüldü. Suriye’de şiddet tırmandıkça, kuşatma altında yaşayan çocukların sayısı katlanmakta. Nijerya’da 1 milyondan fazla çocuk göçe zorlandı.
Savaş durumundaki ülkelerde ilkokul çağındaki çocukların yarısından çoğu okula gidemiyor, yıkılan evler ve Yemen’deki krizden yaklaşık 10 milyon çocuk etkilenmiş bulunmakta. Güney Sudan’da ilkokul çağındaki çocukların “yüzde 59’u” okul dışında. Bölgedeki okulların üçte biri ise şiddet ve çatışmanın sürdüğü bölgelerde olduğu için kapalı.
Türkiye’de 2 milyona yakın Suriyeli göçmen çocuğun bulunduğu belirtilmekte. Bu çocuklara Afganlı ve diğer Müslüman ülkelerden gelenleri katarsak, rahatlıkla ülkemizde 3 milyon göçmen çocuk bulunduğunu söyleyebiliriz.
Son yılların en büyük insani krizini yaşıyoruz, Suriye’deki savaş 2011’den bu yana devam ediyor. Çocuklar kriz karşısında en ağır bedeli ödeyen ve en ağır yükü taşıyan kesim olmaya devam ediyor: eğitimleri, duygusal sağlıkları, hatta yaşamları bile risk altında.
Türkiye’de çoğu Suriyeli olmak üzere yaklaşık 6 milyon mülteci yaşıyor ve onların yaklaşık 3 milyonu çocuk.
Uluslararası Çocuk Gününde, Dünyadaki ve özellikle Bölgemizdeki çocukların durumları bu! Çocukların en çok mağdur olduğu ülkelerin Müslüman ülkeler olması da ayrıca dikkatleri çeken bir durum.
Gelin, Uluslar Arası Çocuk Gününde, çocukların dillerinden söylenmiş bir şarkıyı tekrarlayarak, dünyayı yöneten katillere seslenerek yazımızı noktalayalım:
BİR DÜNYA BIRAKIN
BİR VATAN BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA
ISLANMIŞ OLMASIN GÖZ YAŞLARIYLA
OYNAYA OYNAYA GELİN ÇOCUKLAR
EL ELE EL ELE VERİN ÇOCUKLAR
BİR BAHÇE BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA
GÖKLERDE YER AÇIN UÇURTMALARA
OYNAYA OYNAYA GELİN ÇOCUKLAR
EL ELE EL ELE VERİN ÇOCUKLAR
BİR BARIŞ BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA
UZANSIN ŞARKIMIZ GÜNEŞE VE AYA
OYNAYA OYNAYA GELİN ÇOCUKLAR
EL ELE EL ELE VERİN ÇOCUKLAR
BİR DÜNYA BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA
YAZALIM ÜSTÜNE SEVGİLİ DÜNYA
OYNAYA OYNAYA GELİN ÇOCUKLAR
EL ELE EL ELE VERİN ÇOCUKLAR
TAŞLAMALAR
DÜNYA ÇOCUK GÜNÜDÜR
BUGÜN BAKARSAN SÖZDE
NİCE ÇOCUK TİNERCİ
YA DA DİLENCİ BİZDE
BİR DE GÖÇMEN ÇOCUKLAR
VARDIR YÜREKLER YAKAN
ÇOCUK CESETLERİ Mİ
SİZCE KARAYA VURAN
İNSANLIKTIR GERÇEKTE
KARAYA VURMUŞ OLAN
ÇOCUK HAKLARI DENEN
BİL Kİ KOCA BİR YALAN
AH ÇOCUKLAR, ÇOCUKLAR
YETİM, ÖKSÜZ ÇOCUKLAR
MEDENİ GEÇİNMEDE
SAĞIR VE KÖR OLANLAR
DÜNYA ÇOCUK GÜNÜNDE
ÇOCUK KATLİAMLARI
GIRLA GİTMEKTEDİR BAK
SORAN VAR MI ONLARI
ÇOCUKLAR EZİLMEKTE
VE ÇOCUKLAR ÖLMEKTE
BU DÜNYA ZALİM DÜNYA
ÇOCUKLARA ELBETTE
ÇOCUK KATLİAMINDA
İSRAİL BAŞI ÇEKER
SIRTINDA ABD VAR
İŞİN ASLI BU BEYLER
HANİ ÇOCUK HAKLARI
TAKAN, DİNLEYEN VAR MI
KURŞUNA HEDEF OLAN
MÜSLÜMAN ÇOCUKLAR MI
(DÜNYA ÇOCUK HAKLARI
GÜNÜ)YMÜŞ BUGÜN SÖZDE
PESPERİŞAN ÇOCUKLAR
ORTADOĞU’DA, BİZDE
SAVAŞLARDA ÖLÜYOR
BEBEKLER VE ÇOCUKLAR
VE MEDENİ(!) DÜNYADA
OLUYOR BÜTÜN BUNLAR
ÇOCUKLARIN ELİNE
KALEM, DEFTER VE KİTAP
YERİNE SİLAH VERDİK
GERÇEK OLAN BU AHBAP
DEĞİRMENDE ARANIR
ÇOCUKLARIN HAKLARI
BAK MEDENİ DÜNYAYA
VE İŞİT FERYATLARI