Ahmet Arıtürk

ASGARİ ÜCRETİN TESPİTİ KONUSUNDA BİR ÖNERİMİZ VAR!!!

Ahmet Arıtürk

Net asgari ücret, bugün için 3 bin TL bile değil. Muhalefet asgari ücretin 5000 TL’ye çıkarılması gerektiğini savunuyor. İktidar, asgari ücretlileri enflasyona ezdirmeyeceğiz derken, henüz rakam telaffuz etmiş değil. İşin, asgari ücret komisyonunda çözülemeyeceğini söylemekte.

Emin olun ki, asgari ücret açısından Türkiye’de  büyük bir mağduriyet yaşanmaktadır. Yine inanın ki, normal ve insanca bir yaşam için muhalefetin önerdiği 5000 TL hiç de abartılı değildir. Bu kadar parayı, köpeklerinin mamaları için harcayan zenginler var!

Asgari ücretlilerin çoğunun aile sahibi oldukları ve geçindirmekle mükellef bulundukları eşlerinin, çocuklarının olacağını aklımızdan çıkarmayalım. Bu arada, Yetiştirme Yurtlarında bakım ve ibateleri yapılanlara Devletçe kişi başına ortalama 1500 TL masraf yapıldığını anımsatalım. Yetiştirme Yurdu harcamalarına bakarsak, 4 kişilik bir ailenin 6 bin TL alması lazım ki, geçinebilsin. Ancak, yetiştirme yurtlarını boş verelim de, normal bir aile ortamı içindeki harcamalara bakalım.

Şimdi, asgari ücret üzerinden aylık alan 4 kişilik bir ailenin normal giderlerini hesaplayarak şapkamızı önümüze koyup düşünelim, bakalım!

Türk-İş'in, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay düzenli olarak yaptığı

''açlık ve yoksulluk sınırı araştırması''

na göre, Temmuz ayı sonuçlarına göre, 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken sadece gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2.850 liradır. Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 3 bin lirayı aşacaktır.

Benim asgari ücret konusunda bir önerim var. Asgari ücret, Milletvekili maaşlarının beşte biri olsun.

(BİR DÜNYA BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA…)

20 Kasım günleri Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Deklarasyonunun Yayınlandığı gündür. 1 Ekim günleri ise Uluslararası Çocuk Günü olarak kutlanır. Bu kutlamalara 1925 yılında Cenevre’de yapılan

‘Çocukların Refahı için

Dünya Konferansı’ndan

sonra başlanmış ve 54 ülkenin katılımıyla gerçekleşen Konferans’ta Çocukların Korunmasına Dair Cenevre Bildirgesi kabul edilmiştir. Dünya Çocuk Günü, çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar.

Uluslararası bu kuruluş, Birleşmiş Milletler Örgütü’nün kurulmasını izleyen yılda

UNICEF’e

dönüştürülmüştür.

UNICEF, “Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım

Fonu”nun

kısaltılmış adıdır.

Birleşmiş Milletler Örgütü 1954 yılında oybirliği ile Ekim ayının ilk pazartesi gününü

“Dünya

Çocuk Günü”

olarak kabul etti. Dünya Çocuk Günü evrenseldir. Birleşmiş Milletler Örgütü’ne üye bütün ülkelerde aynı günde kutlanır. Üye ülkelerin radyo, gazete ve televizyonlarında bu günün önemi anlatılır. Çocukların bakım ve korunmasının gerekliliği üzerinde durulur. Çocuklar yarının büyükleri, geleceğin yöneticisi ve güvencesidirler.

İnsanlığın mutluluğu, dünyamızın güzelleşmesi, çocukların korunmasına, iyi yetişmesine bağlıdır. Barış içinde yaşamak, güzellikleri paylaşmak, eğitimle olur. Dünya Çocuk Günü çocuklar arasında ortak duygular oluşmasını, ulusların barış içinde yaşama özlemlerinin pekişmesini amaçlar. Bu amacın gerçekleşmesi için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 20 Kasım 1959 yılında daha iyi bir yaşam, mutlu bir çocukluk dönemi için

‘Çocuk Hakları Bildirisi’ni yayınlamıştır.

Maalesef, böyle bir günün olmasına rağmen, dünyada yaşanan savaşların, yoksulluğun, salgın hastalıkların, göçlerin acısını yüreklerinde hissedenler hep çocuklar olmaktadırlar. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu

(UNICEF),

bu konulara dikkatleri çekmek için dünyadaki çocukların yaklaşık dörtte birinin savaş, kriz ve doğal afetlerin etkilediği ülkelerde yaşadığını açıkladı. Teşkilata göre, bu ülkelerde yaşayan 600 milyona yakın çocuğun sağlık hizmetleri, kaliteli eğitim, gıda ve korunmaya erişimi yok.

Bu çocukların üçte biri, Sahraaltı Afrika’da acil desteğe ihtiyaç duyulan bölgelerde yaşıyorlar. Orta Doğuda ve Kuzey Afrika’da çocuklar çatışmaların gölgesinde ve hatta içinde bulunuyorlar. Savaş ve çatışma ortamında yaşayan çocukların yüzde 12’si, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden. Şiddet sebebiyle 50 milyondan fazla çocuk yerlerinden edildi, sığınmacı konumuna düşürüldü. Suriye’de şiddet tırmandıkça, kuşatma altında yaşayan çocukların sayısı katlanmakta. Nijerya’da 1 milyondan fazla çocuk göçe zorlandı.

Savaş durumundaki ülkelerde ilkokul çağındaki çocukların yarısından çoğu okula gidemiyor, yıkılan evler ve Yemen’deki krizden  yaklaşık 10 milyon çocuk etkilenmiş bulunmakta. Güney Sudan’da ilkokul çağındaki çocukların “yüzde 59’u” okul dışında. Bölgedeki okulların üçte biri ise şiddet ve çatışmanın sürdüğü bölgelerde olduğu için kapalı.

Türkiye’de 2 milyona yakın Suriyeli göçmen çocuğun bulunduğu belirtilmekte. Bu çocuklara Afganlı ve diğer Müslüman ülkelerden gelenleri katarsak, rahatlıkla ülkemizde 3 milyon göçmen çocuk bulunduğunu söyleyebiliriz.

Son yılların en büyük insani krizini yaşıyoruz, Suriye’deki savaş 2011’den bu yana devam ediyor. Çocuklar kriz karşısında en ağır bedeli ödeyen ve en ağır yükü taşıyan kesim olmaya devam ediyor: eğitimleri, duygusal sağlıkları, hatta yaşamları bile risk altında.

Türkiye’de çoğu Suriyeli olmak üzere yaklaşık 6 milyon mülteci yaşıyor ve onların yaklaşık 3 milyonu çocuk.

Uluslararası Çocuk Gününde, Dünyadaki ve özellikle Bölgemizdeki çocukların durumları bu! Çocukların en çok mağdur olduğu ülkelerin Müslüman ülkeler olması da ayrıca dikkatleri çeken bir durum.

Gelin, Uluslar Arası Çocuk Gününde, çocukların dillerinden söylenmiş bir şarkıyı tekrarlayarak, dünyayı yöneten katillere seslenerek yazımızı noktalayalım:

BİR DÜNYA BIRAKIN

BİR VATAN BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA

ISLANMIŞ OLMASIN GÖZ YAŞLARIYLA

OYNAYA OYNAYA GELİN ÇOCUKLAR

EL ELE EL ELE VERİN ÇOCUKLAR

BİR BAHÇE BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA

GÖKLERDE YER AÇIN UÇURTMALARA

OYNAYA OYNAYA GELİN ÇOCUKLAR

EL ELE EL ELE VERİN ÇOCUKLAR

BİR BARIŞ BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA

UZANSIN ŞARKIMIZ GÜNEŞE VE AYA

OYNAYA OYNAYA GELİN ÇOCUKLAR

EL ELE EL ELE VERİN ÇOCUKLAR

BİR DÜNYA BIRAKIN BİZ ÇOCUKLARA

YAZALIM ÜSTÜNE SEVGİLİ DÜNYA

OYNAYA OYNAYA GELİN ÇOCUKLAR

EL ELE EL ELE VERİN ÇOCUKLAR

TAŞLAMALAR

DÜNYA ÇOCUK GÜNÜDÜR

BUGÜN BAKARSAN SÖZDE

NİCE ÇOCUK TİNERCİ

YA DA DİLENCİ BİZDE

BİR DE GÖÇMEN ÇOCUKLAR

VARDIR YÜREKLER YAKAN

ÇOCUK CESETLERİ Mİ

SİZCE KARAYA VURAN

İNSANLIKTIR GERÇEKTE

KARAYA VURMUŞ OLAN

ÇOCUK HAKLARI DENEN

BİL Kİ KOCA BİR YALAN

AH ÇOCUKLAR, ÇOCUKLAR

YETİM, ÖKSÜZ ÇOCUKLAR

MEDENİ GEÇİNMEDE

SAĞIR VE KÖR OLANLAR

DÜNYA ÇOCUK GÜNÜNDE

ÇOCUK KATLİAMLARI

GIRLA GİTMEKTEDİR BAK

SORAN VAR MI ONLARI

ÇOCUKLAR EZİLMEKTE

VE ÇOCUKLAR ÖLMEKTE

BU DÜNYA ZALİM DÜNYA

ÇOCUKLARA ELBETTE

ÇOCUK KATLİAMINDA

İSRAİL BAŞI ÇEKER

SIRTINDA ABD VAR

İŞİN ASLI BU BEYLER

HANİ ÇOCUK HAKLARI

TAKAN, DİNLEYEN VAR MI

KURŞUNA HEDEF OLAN

MÜSLÜMAN ÇOCUKLAR MI

(DÜNYA ÇOCUK HAKLARI

GÜNÜ)YMÜŞ BUGÜN SÖZDE

PESPERİŞAN ÇOCUKLAR

ORTADOĞU’DA, BİZDE

SAVAŞLARDA ÖLÜYOR

BEBEKLER VE ÇOCUKLAR

VE MEDENİ(!) DÜNYADA

OLUYOR BÜTÜN BUNLAR

ÇOCUKLARIN ELİNE

KALEM, DEFTER VE KİTAP

YERİNE SİLAH VERDİK

GERÇEK OLAN BU AHBAP

DEĞİRMENDE ARANIR

ÇOCUKLARIN HAKLARI

BAK MEDENİ DÜNYAYA

VE İŞİT FERYATLARI

Yazarın Diğer Yazıları