Gerçekten âşık olduğum, ancak yıllardan beri kaybettiğim bir sevdiğim vardı. Adı
ADALET’Tİ
! Bu ayrılık, gönlümde derin yaralar açtı. Nereye gitti, göğe mi çekildi, bilemiyorum. Bu derin üzüntü içinde istedim ki
ADALET HANIMA
sonsuz aşkımı dile getiren bir mektup yazayım. Olur ya, bu mektubumu okur da, onsuz ne kadar çaresiz kaldığımı öğrenir ve geri döner.
İşte,
ADALET HANIMA geri döner ümidiyle kaleme aldığım ilân-ı aşk mektubum:
Neden gittin bıraktın beni Adalet Hanım! Oysa ben sana duyduğum sonsuz aşkı haykırmak, herkese duyurmak istiyorum. Sana âşık olduğumu, aşkınla yanıp tutuştuğumu duymayan kalmasın diyorum!
O lepiska sarısı gür saçlarının kokusunu özledim. Misk-ü amber kokan dudaklarına hasretim. Amasya elmasına benzeyen yanaklarını, saf inciden dökme dişlerini, her kokuyu algılayan hassas burnunu, baldan tatlı dilini özledim.
Ya okyanuslar gibi masmavi gözlerin, kalem gibi dertlerimi yazmaya hazır kaşların, yüreklere ok gibi saplanan kirpiklerin yok mu!
Her şeyden çok, okyanuslar gibi derin, masmavi gözlerindeki parıltıya âşığım. O parıltılar ki âşıklarına ilham olur, hayat verir. Sensizlik ne kadar zor, ne kadar çekilmezmiş seni yitirince bildim, öğrendim.
Anne kucağına hasret bebek gibiyim. Başımı yumuşacık göğsüne dayamak, dayayarak güven ve huzur içinde olmak istiyorum. Sensizlik, küçük bir çocuğun öz annesini yitirmesi gibi bir şey! Sen olmayınca, seni görmeyince bütün sevdiklerini yitirmiş yetim çocuk gibiyim.
Adalet Hanım, sevgilim, canım!
Bu hasretlik ne zaman bitecek, ne zaman döneceksin. Beni daha ne kadar bekleteceksin. Seni dönmüş görmeden gözlerimi kaparsam, hasretinle gideceğim. Gözlerim açık öleceğim.
Adalet Hanım
seni sevmek
Yüce RABBİMİN EMRİ.
Bundan dolayıdır ki âşığım sana Ömer gibi, Nuşirevan gibi. Mecnun için Leyla; Kerem için Aslı; Ferhat için Şirin; Kamber için Arzu neyse sen de benim için O’sun. Sen geri dön de varsın ölümüm elinden olsun!
Evet, seni sevmek kesinkes
yüce ALLAH’IN EMRİDİR.
Seni bizden uzaklaştıransa
İblislerin, Firavunların, Hamanların, Karun’ların, Tagutların kibridir!
Aşkın ile Peygamberin sevdasıyla inleyen
HANANE
gibiyim.
Sen LEYLA isen, ben aşkınla MECNUN olan KAYS-I DİVANEYİM.
Fuzuli’nin şiirindeki gazelsin sen, hem güzel, hem ezelsin sen. Bir zalim avcı seni tuzağına düşürdü. Aldı seni uzaklara, çok uzaklara götürdü.
Sen ŞİRİN’SEN, FERHAT’IN benim.
Külünkle dağları delenim. Aramıza bizim bir
CADI
girdi, o cadı yüzünden kaybettim seni.
Sen ASLI’sın, KEREM de benim.
Hasretinle verem olan da benim. Kaçırıp götürdü
KEŞİŞ
baban. O gayri Müslim, ben Müslüman.
Sen ARZU’ysan KAMBER’İN benim.
Muhanet anan vermese de, sen gönlümün sultanısın, ey aşk perisi.
Sen ki MÜLKÜN TEMELİSİN, GÖNLÜMDE TEMELLİSİN. Arayıp bulacağım seni er-geç, ilk göz ağrım, gerçek
sevdam
ADALET HANIM!
Aşkımı bir de şiirle ifade edeyim istedim:
ADALET HANIM…
SANA ÂŞIĞIM BEN ADALET HANIM
BU AŞKIM HİÇ BİTMEYECEK
SANA ÂŞIK OLMAK ALLAH’IN EMRİ
DİN GİBİDİR, İMAN GİBİ SENİ SEVMEK
GÜNEŞİN BATMASI GİBİ
NEDEN BİRDEN KAYBOLDUN
SENSİZ NEHİRLER KURUYACAK
TOPRAKLAR ÇÖLLEŞECEK
DENİZ MAVİSİ GÖZLERİNE VURGUNUM
BAŞAK GİBİ SAPSARI SAÇLARINA
NEDEN GİZLENDİN, GÖRÜNMEZ OLDUN
YOKLUĞUN YETTİ CANIMA
GERİ GELMEN UMUDUYLA TESELLİM VARDIR
YAŞIYAMAM İNAN BU TESELLİ OLMAZSA
SENİ BEKLEYECEĞİM SONSUZA KADAR
BİLİYORUM, BİR ADIMLIK MESAFEDESİN BANA
ÂŞIKLARIN ÇOK MU ÇOK
NUŞİREVAN VE ÖMER GİBİ
SANA ÂŞIK BİRİ DE
BERLİN’İN HÂKİMİYDİ
ADALET’İN YOKLUĞU
YAKTI KAVURDU BENİ
NASIL VAZGEÇERİM ADALET’İN AŞKINDAN
GÖNLÜM YANMIŞ, TUTUŞMUŞ BU AŞKLA İNAN
NERELERDESİN, GÖRÜNMEZSİN
GÖKLERE Mİ ÇEKİLDİN
MELEKLER Mİ KISKANDI
DEMOKRASİ ZEMBİLİYLE GERİ DÖN DE İN
SENİN YOKLUĞUNA DAYANAMAM ARTIK
GEL ARTIK GEL VE GÖZYAŞIMI SİL
SENSİZ HAYAT ZINDANDIR İNAN
ADALET’SİZ YAŞAMAK, YAŞAMAK DEĞİL
GEL DE MASMAVİ GÖZLERİN
YİNE IŞIKLAR SAÇSIN
SARI SAÇLARINA HASRET KALMIŞIM
GEL ARTIK ÇÂRESİZİM, TEK ÇÂREM SENSİN
NERDESİN ADALET HANIM NERDESİN
GEL ARTIK, NEREDEYSEN GEL
BİLMİYORUM NERELERDESİN AMA
GÖĞE ÇEKİLMİŞİN MUHTEMEL
GEL DE YOLLARINA GÜLLER DÖKEYİM
(ADALET GERİ DÖNDÜ) DİYE COŞAYIM-SEVİNEYİM
EĞER DÖNECEKSEN, BEN ÖLMEDEN DÖN
BİR AYAĞIM ÇUKURDA, HABER VEREYİM
HARUN VE KARUN!
Her devrin kendine göre MUSALARI, FİRAVUNLARI; HARUNLARI VE KARUNLARI VARDIR.
Musalar, adaletin; Firavunlarsa zulmün ve küfrün temsilcileridir. Harunlara gelince, onlar yoksulluğun simgesi, Karunlar ise zenginliğin, şatafatın, lüksün göstergeleridir. Evet, her devrin Musaları, Firavunları; Harunları ve Karunları vardır. Dünya yaratıldığından beri bunlar hep var olmağa devam etmişlerdir, devam etmektedirler.
Ancak, toplum için en tehlikelileri Musa gibi gelerek Firavunlaşanlar; Harun gibi gelerek Karunlaşanlardır. İşte, toplumlar (insanlar) ne çekiyorlarsa, bunlardan çekmektedirler.
Koronavirüs sayesinde maskeleri tanıdık ama maskesiz maskelileri bir türlü tanıyamıyoruz. Söylemlerine bakarsanız, Musa gibi konuştuklarını, adalete âşık olduklarını zannedersiniz. Eşitlikten, kardeşlikten, birlik ve beraberlikten bahsederlerken paylaşmaya, bölüşmeye o kadar meyilli görünürler ki adeta birer Harun oldukları sanısına kapılırsınız. Gerçekte adalet onlar için sadece rakiplerini sindirmek için kullandıkları bir araçtır. Bölüşmeyi dilleriyle isterler, servetlerini samanlarını gizlerler!
Çevrenize şöyle bir göz atarak bakınız bakalım. Gerçek Musalarla, Musa gibi gelip Firavunlaşanları; Harun gibi gelip de Karun kesilenleri görebilecek misiniz! Eğer göremiyor, sezemiyorsanız, kusura bakmayın ama gönül gözünüz kapalı demektir.
Yüce Rabbimden dileğim, cümle insanlarımıza Musa maskeli Firavunlarla; Harun maskeli Karunları görmeleri için gönül gözü ihsan etmesidir! Toplumların kurtuluşu buna bağlıdır!
TAŞLAMALAR
SARI KIZ, SARI ÖKÜZ
OLUVERDİ SONUNDA
BAKALIM NE KURTLAR VAR,
BU OYUNUN SONUNDA
KURT YERİNE ÇAKALLAR
ÇIKABİLİR ORTAYA
DAHA DÜŞECEK BALIK
OLACAK BU OLTAYA
VATANI KURTARMAYA
NE ÇOK MERAKLI VARMIŞ
“VATAN, MİLLET, SAKARYA!”
DENİLMESİ BUNDANMIŞ
SARI ÖKÜZ MÜ, SARI
KIZ MIDIR BUNUN ADI
BU VATANI KURTARMAK
ÖKÜZLERE Mİ KALDI
ÖKÜZ YERE DÜŞÜNCE
BIÇAK ÇEKEN ÇOK OLUR
MAALESEF BİZLERDE
GÖRÜNEN EYLEM BUDUR
YASTIĞIN ALTINDAKİ
DÖVİZLERİ ÇIKARIN
EKONOMİK KRİZDEN
BU ÜLKEYİ KURTARIN
YASTIK ALTINDA VARSA
KEFEN PARASIDIR BİL
KEFEN PARASINA DA
GÖZ DİKEN HERZEVEKİL
EKONOMİK DARBE Mİ
DÖVİZİN YÜKSELİŞİ
BANA SORSAN BU İŞLER
ACEMİ KAPTAN İŞİ
HALA ÖKÜZ ALTINDA
BUZAĞI ARIYORUZ
OLUMSUZLUK OLUNCA
DARBE İŞİ DİYORUZ