Ahmet Arıtürk

ANAYASAYI DEĞİŞTİRMEK HEVESLİLERİ!!!

Ahmet Arıtürk

Anayasa değişikliği konusunda ağzı olan konuşuyor. Gerçekte, anayasanın değiştirileceği falan yok! Mevcut anayasaya bile uymayanların, (Anayasayı takmıyorum) diyenlerin yeni bir anayasa yapmalarını, hele yapılacak anayasanın demokratik bir anayasa olmasını beklemek, hayalcilikten ibarettir. Asıl sorunların geçim sıkıntısı, işsizlik ve 10 milyonu aşan sığınmacının durumlarının ne olacağı olan ülkemizde, Anayasayı değiştirme tartışması gündemi saptırmanın yollarından biridir.

Mevcut Anayasanın değişmesi gerekli mi! Elbette gerekli. Ancak meclisin mevcut tablosuyla değiştirilmesi demokrasiye yarar değil, zarar verecektir, kanaatindeyiz.

Anayasa değişikliği konuşulurken, Cumhuriyeti

(90 YILLIK REKLAM

ARASI)

olarak tanımlayan zihniyetin yansıması, başka bir söylem tarzıyla dile gelmekte. Anayasanın adı

(YENİDEN KURULUŞ ANAYASASI) OLACAKMIŞ!!!

Bu gibi söylemler karşısında ister istemez şaşırmakta ve

(Acaba yeni bir cumhuriyet kuruldu da haberimiz mi olmadı)

istifhamına kapılmaktayız. Anayasayı değiştirmeyi ve adını

(YENİDEN

KURULUŞ ANAYASASI)

olmasını önerenlere sormak isteriz.

(YENİ BİR CUMHURİYET KURDUNUZ DA  HABERİMİZ Mİ YOK!)

Öyle ya, yeniden kurulan veya kurulmak istenen nedir.

DOKSAN YILLIK REKLAM ARASINI MI SONLANDIRACAKSINIZ!!!

Sözü döndürüp, dolaştırıp 1921 anayasasına getirmeleri ise hayallerinin ne olduğunun işaretini veriyor gibi. 1921 yılında meclis-i mebusanda kabul edilen anayasa, savaş ortamında hazırlanan bir anayasaydı. Bu anayasa hazırlanırken, sadece işgalciler değil, içteki hainler de işbaşındaydı. Padişahlık ve hilafet makamının lağvedileceğini söylemek, milli mücadeleye büyük zarar verecekti. Henüz zamanı gelmemişti. Önce, vatan toprakları işgalden kurtarılacak, cumhuriyetin ilânı, inkılaplar ve devrimler ardından gelecekti.

(Vakitsiz öten horozun, boynunun kesilmesi gibi)

milli mücadele akim kalacaktı. Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, bu yüzden asıl amaçlarını gerçekleştirmeyi uygun zamanın doğmasına bırakmışlardı. Yani, 1921 yılında çıkarılan

(Teşkilat-ı Esasiye)

amaçlanan hedefe atılan ilk adımdı.

1924 anayasası bile Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının amaçladıkları asıl anayasa olmaktan çok uzaktı.

(Sabırla.

Koruk helva olur)

deyiminde olduğu gibi, asıl hedefe emin adımlarla gidildi.

Anayasanın Değişmez İlk Üç Maddesi vardır ve bu üç maddenin değişmeyeceği, değişmelerinin teklif dahi edilemeyeceği dördünce maddede açık şekilde yer almıştır. O maddeler de şunlardır:

1.Yönetim biçimi

-Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

2.Cumhuriyetin Nitelikleri

-Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

3.Devletin bütünlüğü, Resmî Dili, Bayrağı, Millî marşı ve Başkenti

-Madde 3: Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe'dir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti

Ankara

’dır.

4.Değiştirilemeyecek Hükümler

-Madde 4: Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Evet, mevcut anayasa bu hükümleri amirdir. Yeni bir anayasa yapılması ihtimalini çok zayıf görmekle birlikte, mevcut anayasanın ilk üç maddesinin değiştirilmek şöyle dursun, değiştirilmelerinin teklif dahi edilemeyeceğini, Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının yüzde 90’ının da değişmelerini asla istemediğini ve değiştirilmelerini kabullenmeyeceğini peşinen belirtmekte yarar var!

Kendi kafalarına göre anayasayı değiştirebilecekleri hevesine kapılanlara duyurulur.

TAŞLAMA

BİR “ORTA DİREK” VARDI,

ONU DAHİ YIKTILAR

EMEKLİYİ ENKAZIN

ALTINDA BIRAKTILAR

YETER ARTIK BU ZULÜM,

EMEKLİYE YAZIKTIR

EMEKLİYE ATILAN,

BU KAÇINCI KAZIKTIR

MEMUR, İŞÇİ, EMEKLİ

DÜŞMANI BU HÜKÜMET

ANCAK BEŞLİ ÇETEYE

KAYNAK BULUR NE HİKMET

NE ESNAF, NE DE ÇİFTÇİ,

MEMNUN DEĞİL HALİNDEN

“BİR DOKUN BİN AH İŞİT”,

TÜCCAR-SANAYİCİDEN

EMEKLİSİ, İŞÇİSİ,

MEMURU AÇSA ÜLKE

ESNAF DA AÇ DEMEKTİR

İSTEMEZ BAŞKA BELGE

EMEKLİYİ, İŞÇİYİ,

MEMURU DOYURSANIZ

ESNAF DA KALKINACAK

GERÇEK BUDUR BAKINIZ

MİLLETVEKİLLERİYLE,

ÜST DÜZEY BÜROKRATLAR

EMEKLİ OLUNCA DA,

BOL KEPÇE ALMAKTALAR

Yazarın Diğer Yazıları