Ahmet Arıtürk

ANAYASAYA NE GEREK VAR!

Ahmet Arıtürk

AKP, Anayasayı değiştirmek istiyormuş. Yapılacak yeni anayasada özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminde 50+1’in yerine, 40+1 formülünün getirilmesi yanısıra, bir kişinin sadece 2 defa Cumhurbaşkanı seçilebileceğine ilişkin kuralın da kaldırılmasının ve halk seçtikçe, ölünceye kadar cumhurbaşkanı olabilmesinin yolunun açılmak istendiği iddiaları var. Öyle ya, vatandaş birini istiyor, seviyor, alkışlıyor, hatta neredeyse (haşa) tapıyorsa, seçilmesini iki defayla sınırlandırmanın ne anlamı var. ATATÜRK, ölünceye kadar cumhurbaşkanı olmadı mı. 1938’de değil de, faraza 1960’te ebediyete intikâl etseydi, yine Cumhurbaşkanı olarak kalmayacak mıydı!

Hem takılmayacak, saygı duyulmayacak olduktan sonra anayasayı değiştirmenin ne anlamı var. Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yönetmek varken, ne demeye anayasayı değiştirsinler ki.

Anayasa illa değiştirilecekse, tek maddeli bir anayasa yeter. O madde de şöyle olacak:  “Türkiye’de bütün işler, işlemler, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri doğrultusunda yönetilir. Son söz, cumhurbaşkanı makamına aittir. O ne derse o olur.”

CEMAATLER, TARİKATLAR VE SİYASET İÇ İÇE!

FETÖCÜLERDEN

kurtulduk diye sevinmemize pek gerek yok. Türkiye’de, siyaset hala cemaatlerin denetimde. O Farkla ki,

FETÖCÜLER

gitmiş, yerlerini

METÖCÜLER

almış.

Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin, yapılan seçimlere cemaatler damgalarını vurmaktadırlar. En küçük beldeden tutunuz da, en büyük illere kadar, seçimleri şekillendiren cemaatlerdir. Seçimlerin sonuçları, o  beldelerdeki, ilçelerdeki, illerdeki cemaatlerin güçlerine paraleldir.

Bazı yörelerde, cemaatler ve tarikatlar iç-içedir, kol, koladır. Bazı yörelerde ise cemaatler ayrı, tarikatlar ayrı yürümektedirler. Milletvekili adayları, Belediye Başkan adayları, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleri tespit edilirken, bazı siyasi partilerin, tarikatçılardan veya cemaatlerden isim aldıkları, hatta tanınacak kontenjan için pazarlıklar yapıldığı iddiaları oldukça yaygındır. Nüfusun düşük olduğu seçim bölgelerinde, tarikatların ve cemaatlerin güçleri çok daha etkilidir. Nüfus arttıkça cemaatlerin ve tarikatların etkileri azalmakla birlikte, yine de ön plâna çıkmayı başarırlar.

Cemaatler de, tarikatlar da, varlıklarını sürdürebilmenin en önemli etkenlerinden birinin siyaset olduğu görerek, sözün tam anlamıyla siyasetle iç-içe bir durum almışlardır. Solcu bir lider olarak bilinen Merhum Bülent Ecevit’in bile, cemaatçilerle iş birliği yapmak zorunda kaldığı ve bu sayede oylarını yüzde 22’ler düzeyine çıkardığı bilinen bir gerçektir.

Bazı cemaatlerin, hemen her partide elemanları vardır. Bulundukları seçim bölgesinin şartlarına göre hareket ederek en sağ partiden, en sol partiye kadar siyasi yelpazede yer alırlar.

Bu duruma bakarak

“Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır”

diyen

Mustafa Kemal ATATÜRK’E

binlerce defa rahmet okumak gerekmiyor mu.

Cemaatlerin ve tarikatların bu ülkeye verebilecekleri büyük zararları ta o yıllarda gözlemlemiş ve kendi döneminde, buna göre tedbirlerini almıştı.

FETÖCÜLERDEN İBRET ALINSA, METÖCÜLERE SIRA GELMEZDİ!

Nur içinde yat, BÜYÜK ATATÜRK!

ANEKDOT

İki aşiret kavgaya tutuşmuşlar. Silahlar çekilmiş, büyük katliamlar yaşanacak. Araya müftü girmiş:

-Allah için yapmayın, etmeyin!

demiş. Ama kavgayı engelleyememiş. Bu arada olay yerine gelen ve iki aşiretin de aynı şeyhe mensup olduklarını bilen müftü yardımcısı devreye girerek, aşiret liderlerine, bağlı oldukları şeyh efendinin adını vererek:

Şeyh Hazretlerinin hürmetine!

diyerek sulh etmelerini isteyince, taraflar teskin olmuş. Yaşanmış bu olaydan çıkarılacak ders şudur.

Ahmak müritler, şeyhlerini (HAŞA) Yüce Allah’tan bile aziz tutarlar!!!

TAŞLAMA

ANAYASAYI NEDEN

DEĞİŞTİRMEK İSTERLER

ZATEN “NE TAKARIZ NE

SAYGI DUYARIZ” DERLER

CUMHURBAŞKANI SEÇMEK

İÇİN ELLİ ARTI BİR

YERİNE KIRK ARTI BİR

GETİRİLMEK İSTENİR

ANAYASA-YARGITAY

BİRBİRİNE DÜŞMÜŞKEN

DEĞİŞİKLİK KONUSU

İLGİNÇ OLDU GERÇEKTEN

SUÇ DUYURUSU VARDI

NE OLDU YARGITAY’IN

HAKİMLER SUÇLU İSE

TUTUKLAYIN, DURMAYIN

BU ÜLKE SUÇLU HÂKİM

VE SAVCILAR GÖRMÜŞTÜR

FETÖCÜ DİYE DÖRTBİN

HÂKİM TUTUKLANMIŞTIR

ADALET, KAF DAĞININ

ARDINA ÇEKİLMİŞTİR

VATANDAŞ ADALETTEN

UMUDUNU KESMİŞTİR

Yazarın Diğer Yazıları