TBMM 28
'inci Dönem 3'üncü Yasama Yılı 1 Ekim Salı günü saat 15:00’te start aldı. 30 Temmuz itibarıyla tatile girmiş olan TBMM 1 Ekim 2024 günü yeniden çalışmalara başladı.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmasından sonra, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan konuştu. Cumhurbaşkanı Meclise girdiğinde muhalefet milletvekillerinin bir bölümü kendisini ayakta karşılarken, bir kısmı Genel kurul salonuna girmeyerek tavır koydular.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın genel kurul salonuna girişi sırasında ayakta karşılayan, ancak alkışlamayan CHP’li vekiller, genel kurul salonundan ayrılırken, ayağa kalkmadılar. Gerekçe olarak da Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı gibi değil, AKP Genel Başkanı gibi konuştuğunu söylediler.
Konuşmasında özellikle anayasa değişikliği konusuna vurgu yapan Erdoğan, "Yine bu Meclis, milletimizin ufkunu genişletecek, barışı ve demokrasiyi güçlendirecek, ekonomik büyüme ve refaha, en önemlisi de özgürlüklere daha fazla alan açacak, Cumhuriyet tarihimizin en kuşatıcı anayasasını yapma tecrübesine, bilgisine ve kudretine ziyadesiyle haizdir. 12 Eylül askeri darbesi sonrasında, silahların gölgesinde milli iradeye dayatılan mevcut anayasa, Meclisimiz ve milletimize biçilmiş dar bir gömlektir." değerlendirmesinde bulunduktan sonra:
"Bir nevi 'yamalı bohçaya' dönen 82 Anayasası'nın miadı artık dolmuştur. Türkiye'nin, 21. yüzyılda, büyük hedef ve iddialarını gerçekleştirmesi, ancak yeni, uzlaşmacı, özgürlükçü, katılımcı, sivil bir anayasa ile mümkündür. Demokrasimizin yeni anayasa ihtiyacının günden güne kendini daha fazla belli ettiğini görüyoruz. Burada şu hususu da açık yüreklilikle ifade etmek arzusundayım; AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak yeni anayasayla ilgili olarak elbette biz kendi hazırlıklarımızı, hem de çok titiz bir şekilde yapıyoruz. Ama bu demek değildir ki diğer tüm fikirlere kapımızı kapatıyoruz. Yeni anayasanın hazırlık sürecinde her türlü fikre saygı duyarız, her düşünceyi ilgiyle dinleriz, her yapıcı teklifi hayırla değerlendiririz. Yeni anayasanın kutuplaştırıcı değil uzlaştırıcı, ayrıştırıcı değil birleştirici, yasakçı değil özgürlükçü olması, farklılıklarda değil ortak noktalarda buluşturması temel ve sarsılmaz ilkemizdir" diyerek anayasa değişikliği konusunda muhalefet partilerine destek çağrısında bulundu.
Muhalefetin temsilcileri ise bilahare yaptıkları yorumlarda AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın,
(ANAYASA DEĞİL, BANA
YASA)
peşinde olduğunu, kendisini bir daha cumhurbaşkanı seçtirmek için anayasayı değiştirmek istediğini Cumhur ittifakı tarafından şekillendirilecek yeni anayasaya onay vermeyeceklerini vurguladılar.
Yasalarımıza göre anayasa değişikliği teklifinin TBMM Genel Kuruluna sunulabilmesi için, 200 milletvekilinin imzası gerekir. En az 200 milletvekilinin imzalarıyla Genel Kurula sunulan Anayasa değişikliği teklifi genel kurulun beşte üçünün oyuyla meclisten geçmiş olur. 600 milletvekili bulunan TBMM’inde bu sayı asgari 360 milletvekilinin
(KABUL)
oyu vermesiyle gerçekleşir. Ancak, Meclisin üçte iki çoğunluğu sağlanmamışsa, yani 360 ve üstünde, 400 oyun altında bir oy ile meclisten geçmişse, o zaman da halkın oyuna sunulur.
Mevcut tabloya bakıldığında, muhalefetin destek vermemesi durumunda anayasa değişikliği meclis genel kurulundan faraza 399 oy ile geçse bile, referanduma götürülmesi zarureti vardır.
Ne diyelim, ülkemiz için hayırlısı neyse o olsun…
TAŞLAMA
ANAYASA MI YOKSA
(BANA YASA) MI HEDEF
TALEP (BANA YASA)DIR
GÖRÜNEN BU MAALESEF
ANAYASAYA UYMAZ
DEĞİŞTİRMEYİ İSTER
ANAYASA DAR İMİŞ
AMAÇ HUKUKMUŞ MEĞER
ADALETE GÜVENİN
ORANI YÜZDE YİRMİ
YÜZDE SEKSENLİK KESİM
GÜVENMİYOR DEMEK Kİ
KUVVETLER AYRILIĞI
İÇERMEYEN BİR YASA
DEVLETİN SOPASIDIR
VATANDAŞIN SIRTINDA
BİNDOKUZYÜZALTMIŞBİR
ANAYASASI GELSİN
TALEBİ BUDUR ŞİMDİ
BİLİNİZ Kİ HERKESİN
HAKİM, SAVCI, EMNİYET
GÜVENİLİR OLMAZSA
BİLİN ANAYASAYI
DEĞİŞTİRMEK BOŞUNA