Halen Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı konumunda olan ve Cumhur İttifakının Cumhurbaşkanı Adayı olarak kazan kepçe misali il-il dolaşarak muhalefete ağır suçlamalarda bulunan AKP Genel Başkanı Erdoğan geçtiğimiz hafta ağır bir suçlamada bulunarak muhalefeti
'KANDİL'
üzerinden hedef almış ve:
"Biz Allah'tan emir alıyoruz. Onlar KANDİL’DEN. Dini, bayrağı, ezanı olmayanlar Bay Kemal'i destekliyor" ifadelerini kullanmıştı.
Peki,
YÜCE ALLAH’TAN
emir almak nasıl oluyor. Müslümanlar olarak dini inançlarımıza göre
YÜCE ALLAH’tan emir almak VAHİY yolu ile
olur. Vahiy meleği ise meleklerin en büyüğü HAZRET-İ CEBRAİL ALEYHİSSELAMDIR.
Bilindiği gibi meleklerin dört büyüğü vardır. Bunlar Hazret-i Cebrail, Hazret-i İsrafil, Hazret-i Azrail ve hazret-i Mikail’dir. (Cümlesine salat ve selam olsun)
Hazret-i
Cebrail vahiy meleğidir. Peygamberlere YÜCE ALLAH’IN tebliğlerini iletmekle görevlidir. Hazret-i İsrafil kıyamet gününde Sur’u üflemekle muvazzaftır. Hazret-i Azrail ölüm meleği, Hazret-i Mikail ise rızık ve yağmur meleğidir
.
Son Peygamber HAZRET-İ MUHAMMED (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun)
olduğuna göre, Hazret-i Cebrail’in vahiy indirmek işi de son bulmuştur. Peki,
(BİZ ALLAH’TAN
EMİR ALIYORUZ)
diyenler, bu emirleri nasıl ve kimin vasıtasıyla alıyorlar.
HAZRET-İ MUHAMMED’TEN
sonra Peygamber gelmeyeceğine ve onlar da peygamber olamayacaklarına göre,
(ALLAH’TAN EMİR ALMALARI) nasıl gerçekleşiyor.
Bakın, Peygamber Efendimiz Hazret-i
MUHAMMED
dönemine ait önemli bir duruma dikkatleri çekelim. Mekkelilerin, saldıracakları haberinin alınması üzerine, Peygamber Efendimiz Medine’nin müdafaası için bir plan uygulamak ister. Sahabe-i Kiram’dan Selman’ı Farisi hazretleri huzuruna çıkarak edep içinde sorar:
-Ey Allah’ın Resulü, emrettiğin bu müdafaa şekli kendi görüşün mü, Allah’tan aldığın bir vahye mi dayalı.
Peygamber Efendimiz:
-Hayır, bu bir vahiy değil, kendi görüşümdür
buyurunca Selman’ı Farisi Hazretleri müsaade isteyerek kendi önerisini söyler ve Medine’nin etrafına hendek kazılmasını önerir. Peygamber Efendimiz, hiçbir itirazda bulunmaz ve Selman’ı Farisi’nin önerdiği gibi Medine’nin etrafına hendek kazılması talimatını verir.
Bu kıssadan çıkarılması gereken sonuç şudur. Peygamber Efendimiz bile YÜCE ALLAH’TAN vahiy almadığı için kendi sahabesinin makul fikrine onay verir. Yani, Peygamber bile YÜCE ALLAH’TAN VAHİY ALMADIĞI HALDE “BANA VAHİY GELDİ” demekten sakınırken, birilerinin “BİZ ALLAH’TAN EMİR ALIYORUZ” demeleri kadar abesle iştigal var mı. Hem “BİZ ALLAHTAN EMİR ALIYORUZ” diyenlere sormak gerekmez mi:
-“SEN PEYGAMBER MİSİN Kİ ALLAH’TAN EMİR ALIYORSUN!”
ERZURUM’UN DADAŞI!
7 Mayıs Pazar günü seçim çalışmaları kapsamında
(MİLLET İTTİFAKI)
bileşenlerinden bir grup, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığında Erzurum’a gitmişlerdi. Erzurum’da, miting için tahsis edilen alan, Erzurum Belediyesine ait otobüslerle doldurulmuş, adeta, alan yarı yarıya daraltılmıştı. Bunun böyle olduğunu televizyon yayınlarında aynel yakin müşahade ettik. Hatırlatmaya gerek yok. Erzurum Belediyesi AKP’nin yönetiminde.
İş bu kadarla da kalsa hadi neyse. Bir de konuşmacılara karşı provokasyon düzenlenmiş ki işin asıl facia tarafı bu. Provokasyonu asla Erzurumlu vatandaşların organize ettikleri düşüncesinde değiliz. Erzurumlular merttir, cesurdur, yiğittir, delikanlıdır. Erzurumlulara
(DADAŞ)
unvanı boşuna verilmemiştir. Erzurumlunun, ta Erzurum kongresinden itibaren milli birlik ve beraberliğe olan içtenliği tarihi bir gerçektir. Bu bakımdan Millet İttifakın bileşenlerine karşı girişilen taşlı saldırıyı DADAŞLARA yüklemek mümkün değildir. Kendilerini üstün akıl vehmeden birilerinin talimatları doğrultusunda hareket eden bir avuç kendini bilmezin işi olduğu muhakkak.
Erzurum’un kahraman dadaşlarını bu çirkin saldırının failleri olmaktan tenzih ederek, kendilerine bir
DADAŞ ŞİİRİYLE
hitap etmek istiyoruz:
DEDİLER DAVRANMA, DÜŞTÜR KAPANA
YA ÇEK SİLAHINI, YA GEL AMANA
DEDİM Kİ “DADAŞI DOĞURAN ANA
TAŞIR MI KARNINDA EĞİLECEK BAŞ”
BİLMEM Kİ ÖLDÜ MÜ, KALDI MI DİRİ
KANIYLA TEMİZLENDİ ELİMİN KİRİ
KOYU KARANLIKTAN HAYKIRDI BİRİ
DEDİ Kİ “BEN ETTİM, SEN ETME DADAŞ”
YERİNE GELMİŞTİ, DADAŞ’IN ANDI
ŞAMAYI PARLATTIM, YÜREĞİM YANDI
KURTULAN KAHPECE PUSU KURANDI
ELİMDE ÖLENE DÖKÜYORUM YAŞ!
Evet, Pazar günü Erzurum’da birileri tarafından kotarılmış bir provokasyon vardı. Seçimlerin sath-ı mailine girilmişken bu gibi provokasyonlar düzenleyenlerin amaçları ne olabilir! Temenni ederiz ki, seçimlerin son haftası içinde benzeri provokasyonlar yaşanmaz, seçimlere barış ve huzur ortamı içinde girilir.
TAŞLAMA
ARTIK SON VİRAJINA
GİRİLMİŞTİR SEÇİMİN
BİR DÖNÜŞÜ KALMADI
ABBAS YOLCUDUR BİLİN
BİRİLERİ GİDECEK,
BİRİLERİ GELECEK
BAHAR BİR GELSİN ARTIK
MİLLETÇE ÖZLEDİK PEK
HAK, HUKUK, ADALETE
SUSAMIŞTIR BU MİLLET
YETTİ ARTIK MİLLETE
(ZİLLET) DİYEN ZİHNİYET
MİLLETE HAKARETİ
MARİFET SAYAN GİTSİN
HAK, HUKUK, ADALETİ
SAĞLAYACAKLAR GELSİN
ADALETİ İKAME
EDECEKLER GELSİNLER
GÜVENİ YİTİRENLER
BAY-BAY DEYİP GİTSİNLER
BAY KEMAL, BAY BAY KEMAL
DİYENLER GİDECEKLER
HAK, HUKUK VE ADALET
DİYENLER GELECEKLER
YİRMİ YILDIR HUKUKU
RAFA KALDIRANLARI
MİLLET AFFETMEYECEK
GÖNDERECEK ONLARI
TEK ADAM REJİMİNE
HAYIR DİYECEK MİLLET
PARLAMENTER SİSTEME
DÖNÜŞ YOLU BU ELBET
MİLLETİN İRADESİ
TAHAKKUK EDECEKTİR
BEŞLİ ÇETE GİDECEK
HAK, HUKUK GELECEKTİR