Bilindiği gibi Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi), Türk dili konuşan ülkeler arasında kapsamlı iş birliğini teşvik etmek amacı ile uluslararası bir örgüt olarak 2009 yılında kurulmuştu. Kurucu üyeleri Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan'dan oluşan Türk Konseyi, 6'ncı Zirvesi sırasında gözlemci statüsü kazandı.
Türk Konseyi 8'inci Zirvesi’nde de Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev dönem başkanlığını Recep Tayyip Erdoğan’a devretti. Yeni dönemde Türk Konseyi Başkanlığı görevini Türkiye yürütecek.
Bu konseyin çalışmaları kapsamında her Türki ülkeden bir
(AKSAKALLI)
belirlenmesi kararı çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensibiyle Binali Yıldırım
“TÜRKİYE’NİN AKSAKALI”
oldu. Türki Milletler arasında gerçekleştirilen Aksakallılar Konseyi’nde Binali Yıldırım’ın
“TÜRKİYE’NİN AKSAKALI”
olması gerçekten çok isabetli bir karardır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesinden başlayarak hemen her dönem Erdoğan’ın yanında yer alan Yıldırım’ın, Erdoğan sayesinde gelmediği bir mevki ve makam kalmamıştı.
Binali Yıldırım, Türkiye’nin parlamenter sistem içinde 27. ve son başbakanı, 28. Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı ve AKP’nin üçüncü Genel Başkanı olmuştu. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı olarak da görevler ifa eden Yıldırım, İzmir ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlıklarına AKP tarafından aday gösterildiyse de (bir şeyler olmuş) kazanamamıştı. Şimdi ise
Türkiye’nin
AKSAKALI
oldu.
Kanal İstanbul Projesinin fikir babası olduğu söylenen Binali Yıldırım HIZLI TREN PROJELERİYLE de çok tartışıldı. Peş peşe gelen hızlı tren facialarının baş sorumlusu olarak Binali Yıldırım’ı gösterenler oldu.
Binali Yıldırım’ın en önemli özelliği ise ailesini Türkiye’nin en zenginleri arasına katabilme maharetini göstermiş olmasıdır. Ne var ki (Zenginin parası, züğürdün çenesini yorar) deyiminde olduğu gibi, servetinin kaynağı konusunda bir hayli dedikodular üretildi. Çocuklarının çok güçlü bir gemi filosuna sahip olmaları, elbette Binali Yıldırım’ın gurur kaynağıdır. Kısa yoldan böylesine zengin olabilen çocuklar yetiştirmek, her babanın kârı değildir. Çocukları muhakkak, Babalarının açtığı yolda ilerlemeyi başarmışlardır.
Kısa yoldan zengin olmayı başarabilecek parlak zekalı çocuklar yetiştirmek her babaya nasip olmaz. Bu bakımdan, takdir edilmesi gerekir. Tabii,
TÜRKİYE’NİN AKSAKALLISI
olması tensip edildiğine göre, çocuklarına anlattığı tatlı masalları, bizim çocuklara da anlatır, belki zengin olmalarına yol açar. Öyle ya, aksakallı dedelerin en büyük özellikleri torunlarına tatlı masallar anlatmak değil mi!!!
İKİYÜZLÜLÜK!!!
Türk Konseyi, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Kırgızistan'dan oluşmaktadır. Türkiye dışındaki Türki ülkelerin Dinleri İslam; mezhepleri ise yüzde 90’lar oranında ŞİİLİKTİR.
Türkiye olarak kendi ülkemizdeki Alevileri neredeyse GAVURLARLA EŞ DEĞER tutarken, kendi ülkemizdeki ŞİİLERİ (ALEVİ) neden hor ve hakir görüyor, haşa onları gavurlarla eş değer tutuyoruz. Bu iki yüzlülük değilse, nedir…
BİR EVİN HALİNİ, EN İYİ EVİN İÇİNDEN OLANLAR BİLİR!
13 Kasım Cumartesi günü TELE1’de başlayan
‘Gündem Özel Lider Söyleşileri’
programını merakla izledim. Programın konuğu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu idi. Bu Davutdğlu 2009 yılında Meclis dışından Dışişleri Bakanlığına atanmıştı. Aynı Davutoğlu, Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasından sonra AKP Genel Başkanı ve Başbakanlık görevi gibi çok önemli görevler üstlenmiş biriydi. Yani, AKP’nin bir zamanlar baştacı yaptığı isimlerdendi. Ancak, 2018 yılında partisinden istifa etmiş ve 2019 yılında (GELECEK PARTİSİ)ni kurarak, AKP’ye ve dolayısıyla Erdoğan’a başkaldırmış bir isimdi. Bu bakamdan neler söyleyeceği dinlemeye değerdi.
TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ’ın sorularını yanıtlayan Davutoğlu, “AKP’nin iktidarda kalabilmek için her türlü yöntemi deneyebileceğini” açık bir şekilde ifade etti. Bu gerçekten çok önemli, önemli olduğu kadar da tehlikeli bir tespitti. AKP’nin içerisinde hala demokrasiye inanan insanlar olduğuna inandığını belirten Davutoğlu, ancak, bunların çeşitli kaygılarla seslerini çıkaramaya cesaret edemediklerini söyledi.
SADAT hakkındaki görüşlerinin sorulması üzerine Davutoğlu “SADAT ve benzer bütün yapılardan şüphe ederim” ifadelerini kullandı.
İYİ Partili Lütfü Türkkan ile Bingöllü bir vatandaş arasında tartışma sonrası vatandaşa hakaret eden Türkkan hakkında Ankara Başsavcılığı, dokunulmazlığın kaldırılmasının istenmesiyle ilgili görüşü sorulan Davutoğlu “Erdoğan, şehit yakınlarına 18 Temmuz 2018’de, açık bir şekilde bir grup şehit babasına ‘karakteriz’ dedi. Hakaret etti” şeklinde cevaplandırdı.
Türkiye’de erken seçim şartlarının oluştuğunu, ekonominin çok kötü yönetildiğini belirten Ahmet Davutoğlu, Sabah Gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas’ın “CHP kapatılabilir” içerikli yazısını ise “AHMAKÇA” olarak nitelendirdi.
Bilindiği gibi bir zamanlar ekonomi dümenini elinde tutan Ali Babacan da AKP’nin kötü yönetimi yüzünden partisinden istifa etmiş ve DEVA partisini kurmuştu.
Gerek DEVA ve gerekse GELECEK PARTİLERİNİN, seçmenler üzerinde çok büyük etkileri olacağı muhakkaktır. Çünkü bir evin halini, ancak, o evin içinde olanlar bilebilirler…
TAŞLAMALAR
AKSAKALLI DEDEDEN
MASALLAR DİNLEYELİM
SIFIRDAN MİLYARDERLİK
YOLUNU ÖĞRENELİM
AKSAKALLI DEDEMİZ
GERÇEKTEN DE ÇOK MAHİR
ZENGİN OLMAK YOLUNUN
KESTİRMESİNİ BİLİR
BİZE DE BİR ÖĞRETSE
ÇOCUKLARI GİBİCE
GEMİ FİLOMUZ OLUR
ZENGİNLEŞİP BÖYLECE
AKSAKALLI DEDEMİZ
TONTON, GERÇEKTEN TONTON
İŞSİZ KALMIŞ DİYORDUK
KENDİSİ İÇİN EN SON