31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerden sonra Türkiye genelinde aldığı oy oranıyla ikinci parti konumuna düşen AKP iktidarının hedefinde anayasayı değiştirmek var. Anayasanın değiştirilmesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme teklifinin kabulü, Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla mümkündür.
Yani 600 milletvekilinin yer aldığı Meclis’te
değişiklik teklifi üye tamsayısının en az üçte biri olan 200
milletvekili tarafından yazıyla teklif edilebilir. Ancak bu değiştirme
teklifinin kabulü için beşte üç çoğunluk yani 360
vekilin onay vermesi ve halk oylamasından değişikliğin kabulü gerekir. Doğrudan Meclis kararıyla kabulü için gerekli oy sayısı ise 400’dür.
Son günlerde anayasa değişikliği istemi sık-sık gündeme getirilmeğe başlandı. Hele, Anayasa Mahkemesinin TİP Milletvekili Can Atalay ile ilgili verdiği (Hak ihlali) kararından sonra. İktidarın amacı anayasayı değiştirerek, kurmak istediği rejime uygun bir anayasa oluşturmaktır. Mevcut Anayasa için her ne kadar
(DARBE ANAYASASI)
denilse de, artık darbe anayasası olmaktan çıktığı bellidir. Çünkü tam 18 defa değişikliğe uğramış, iktidarlar nalıncının keseri gibi yasaları kendilerinden yana yontarak değiştirmişlerdir. 22 yıldan beri iktidarda olan AKP bu süre zarfında neden hep kısmi değişikliklerle yetindi. Çünkü, hesabına öyle geliyordu. 12 Eylül askeri müdahalesinin sonrasında 7 Aralık 1982’de yürürlüğe giren 1982 Anayasası o günden bugüne tam 18 kez değiştirilmiştir. 1987 tarihindeki ilk değişiklikten sonra,1993, 1995, 1999 (İki defa), 2001 (İki defa), 2002, 2004, 2005 (İki defa), 2006, 2007 (3 defa), 2010, 2015 ve 2017’de toplam 18 defa anayasanın bir çok maddelerinde değişikliğe gidilmiştir.
İlk değişiklik 1987 yılında Anavatan Partisi tarafından kurulan hükümetin başında olan Turgut Özal’ın isteği doğrultusunda referanduma gidilerek yapıldı. 1993 ve 1995 yıllarında 2. ve 3. değişiklikler ise Doğru Yol Partisi ve Sosyal Demokrat Halkçı Parti koalisyonu tarafından değişikliklere uğrayan anayasa, 1999 ve 2001 yıllarında da değişikliklere uğradı. Demokratik Sol Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve Anavatan Partisi koalisyonu tarafından anayasada 3 defa değişiklikler gerçekleştirildi. 2002’den bu yana AKP hükümetleri de anayasada tam 14 defa değişiklikler yaptı.
12 Eylül 1980 Darbesi'nden sonra hazırlanan ve 7 Kasım 1982’de halk oylamasına sunulan anayasaya yüzde 91.37 'evet' oyu gibi kahir bir ekseriyetle kabul edildi. 1982 Darbesi mahsulü anayasanın bu kadar yüksek oyla kabul edilmesinin iki sebebi vardı. Bunlardan biri, seçmenlerin korkudan oy kullandıkları ihtimali idi. İkinci sebep ise (Askeri hükümet gitsin, nasıl olsa gelecek sivil hükümetler, yeni anayasa yapar) düşüncesinden kaynaklıydı.
12
Eylül 1982 darbesi ürünü anayasaya (DARBE ANAYASASI) denilmesi yanında (KENAN EVREN ANAYASASI) da denilmekteydi. Ne var ki (DARBE ANAYASASI)
olarak nitelendirilen mevcut anayasa o zamandan bu zamana tam 18 defa değişikliğe uğramış, üçte ikiye yakın bölümü değiştirilmiş bulunmaktadır. Bazı hukukçular, Anayasanın, mevcut meclis tarafından değiştirilemeyeceğini, anayasaların ancak kurucu meclislerin iradesiyle değiştirilebileceği yorumlarını yapmaktadırlar.
Bu arada, Anayasanın
(DEĞİŞTİRİLEMEZ!)
olarak tanımlanan ilk dört maddesinin bile değiştirilmesinin gündeme getirilebileceği Cumhur ittifakının bir bileşeni tarafından ortaya atılmıştır. Anayasayı değiştirmek isteminin, AKP ve bizzat AKP’li Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından dillendirilmesinin sebep veya sebepleri aslında bellidir. MHP’nin de anayasa değişikliğine sıcak baktığı Genel Başkanları Sayın Devlet Bahçeli tarafından yapılan açıklamalarla ortadadır.
Mevcut yönetimin iktidarını sürdürmek için yeni formüller bulması gerekmekte. Cumhurbaşkanlığı seçimini iki turlu olmaktan çıkarıp tek turda en yüksek oyu alan adayın seçilmiş sayılması, cumhurbaşkanının 2 defa değil, ömür boyu seçilebilmesi gibi değişiklikler gündeme getirilirse hiç şaşırmayalım.
Yani, anayasa değişiklik istemlerinin Türkiye’ye daha fazla demokrasi, daha fazla insan hakları getirilmesi ihtiyacından kaynaklandığını ümit edenler varsa, hemen belirtelim ki boşuna hayâl kurmasınlar. Belki insan haklarının daha da daraltılacağı bir anayasa ile karşı karşıya kalacağız. Bu bakımdan
(DARBE ANAYASASINDAN
KURTULACAĞIZ)
teranelerine inanmak safdillik olur. İktidarın (cumhur ittifakının) amacı, yine nalıncı keseri gibi anayasa maddelerini kendisinden yana yontmaktır. Dileriz ki, muhalefet partileri bu oyuna gelmezler, anayasa değişikliği için kurulacak komisyonlarda yer alarak, çalışmaları meşrulaştırmazlar.
Unutmayalım, Anayassooo, Hassoların yaşamını doğrudan etkileyecek yazılı bir metindir. Hani
(KARA KAPLI KİTAP)
tabiri var ya! Yaşamı etkileyen bütün kurallar, bu
KARA KAPLI KİTAPTA
yer almaktadır.
Şimdi de, Erdoğan’ın, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e randevu vereceğini ve konuşulacak çok şeyler olduğunu açıklamasının ardında, anayasa değişikliğini birlikte yapmak teklifinin yattığı ihtimalinden söz edilmektedir. Böylece, Halk oylamasına gerek kalmadan 400 milletvekilinin oylarıyla anayasayı değiştirimek istiyorlar. Aynı oyun, CHP’nin merhum Genel Başkanı Deniz Baykal’a da oynanmış ve yapılan değişiklikle Erdoğan’ın seçilme hakkı iade edilerek, Siirt seçimleri iptal edilmiş, Erdoğan’ın, Siirt Milletvekili olarak meclise girmesi ve Başbakan olmasının yolu açılmıştı.
Özel ve CHP bu oyuna gelirler mi bilemeyiz. Bekleyelim, görelim…
TAŞLAMA
GARİP HASSO NE BİLSİN
ANAYASSO NE DEMEK
HEDEFLERİ BU KARA
KİTABI DEĞİŞTİRMEK
KARA KAPLI KİTAPTA
NELER-NELER YAZIYOR
GARİP HASSO NE BİLSİN
ANAYASSO NE DİYOR
PARLAMENTER SİSTEMİ
YOK ETTİLER BİR ARA
ŞİMDİ DE PADİŞAHLIK
REJİMİ VAR SIRADA
PARLAMENTO GİTMİŞTİR
TEK ADAM VAR GÖRÜNEN
PADİŞAHLIK REJİMİ
GETİRİLMEK İSTENEN
HASSO BİR UYAN ARTIK
BU GAFLET UYKUSUNDAN
KAF DAĞINA ÇEKİLMİŞ
ADALETİ SORARSAN
ÖZEL DE BAYKAL GİBİ
GELİRSE BU OYUNA
HASSOLARIN GÜNAHI
DOLANACAK BOYNUNA