Adli tatil 31 Ağustos itibarıyla sona erecek. Tatilde olan adalet mensupları görevleri başına geri dönecekler. Zannedilir ki
ADALETE TALEP,
DEMOKRASİ
ile başlamıştır. Demokrasiyle idare edilen ülke insanlarının talepleridir. Oysa
ADALETE TALEP,
insanlık tarihi ile yaşıttır. Adaletsizlik, yeryüzünde
HABİL - KABİL
olayı ile başlamıştır. Habil, masumiyeti; Kabil ise zulmü simgeler!
Firavunların, Nemrutların dönemlerinde bile adalet istemi vardı. Firavunlar da, Nemrutlar da bir konuda hüküm vermek için divanlarındaki adalet temsilcilerinin düşüncelerini alırlardı. Günümüzde Adaletin üç saç ayağından biri olarak tanımlanan
SAVUNMA HAKKINA
en despot yöneticiler bile dikkat ederlerdi.
Rejimlerin adı ister cumhuriyet, ister mutlakıyet, ister diktatörlük olsun yöneticilerin ilk görevleri
(EN ZAYIFIN
HAKKINI, EN KUVVETLİDEN
ALMAK)
halkları arasında adaleti sağlamaktır.
“Herhangi birini sevdiğinde insaflı davran ki haksız kimse haklının önünde yer almasın. Eğer birinden nefret edersen, Allah’ı hatırlayarak ona zulüm etmekten kaçın”
İslam dininin kurallarıdır.
İslami kurallarla yönetilen ülkelerde adlarına
KADI
denilen, günümüzde
HÂKİM
olarak isimlendirilenler arasında, en zayıf konumdaki tebaanın haklarını teslim etmek konusunda dönemlerindeki halifelerin, padişahların, ümeranın aleyhine karar verenler olmuştur. İşte, tatbikatta en zayıfın hakkını, en kuvvetliden almak budur.
yüzyılda sözde demokrasi ile yönetilen ülkelerin durumlarına bir bakınız. Gerçek anlamda Adalet var mı! Kuvvetliler, zayıfları ezerken; zulme (dur) denilebiliyor mu! Demek oluyor ki, adı demokrasi olan rejimlerde bile adaletle yönetilmediğimiz durumlar var.
Mahkeme kararlarını bir yana bırakalım da diğer konulardan örnekler verelim:
*Kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan atamalarda, adaletten söz edilebilir mi!
*Milyonlarca işsizin bulunduğu bir ülkede, birilerine hem de katmerli 3-5 maaş verilmesi adalete uygun mu!
*Fakirlerden ve zenginlerden KDV adı altında eşit oranda vergi alınması adil midir!
*Vatandaşları ırk, din, dil, mezhep gibi saiklerle ayrıştırarak (BİZDEN OLANLAR) ve (BİZDEN OLMAYANLAR) diye ayrıştırmak doğru mudur!
*Birlerini zengin etmek için çeşitli olanaklar sunarken, birilerini cezalandırarak hizaya getirmeye çalışmanın adaletle yorumlanacak bir yanı var mı!
*Devletin imkânları üleştirilirken birilerine kepçe-kepçe, birilerine çay kaşığı ile dağıtmak adil midir!
Evet, geçmiş yıllarda olduğu gibi 20 Temmuz'da başlayan
ADLİ TATİL,
31 Ağustos'ta sona erecek. Yeni adli yıl ise 1 Eylül Cuma günü Yargıtay'da düzenlenecek törenle başlayacak. Peki,
ADLİ TATİL
sona ererken, tatilde olan adalet mensuplarıyla birlikte
ADALET GERİ DÖNECEK Mİ! İnternette GOOGLE AMCAYA Türkiye’de halkın adalete olan güven oranını sordum. Daha önce yüzde 20 olan oran, yüzde 15’ler düzeyine düşmüş. Bu demektir ki, Türk insanının yüzde 85’i adalete olan güven duygusunu yitirmiştir.
World Justice Project –
WJP
( Dünya Adalet Projesi) tarafından yayımlanan “
2022 Hukukun Üstünlüğü Endeksi
”ne göre Türkiye,
0.42
puanla 140 ülke arasından
116
. sırada yer almakta.
Bölge olarak
“Doğu Avrupa ve Asya”
kategorisinde yer alan ülkemiz, 14 ülke içerisinde ise sonuncu sırada!
Bu endeks 2022 yılına ait. 2023 yılında maalesef puanlarımız daha da düşmüş! Yani,
ADLİ TATİLİN
sona erecek olması,
ADALETİN GERİ GELECEĞİ
anlamına gelmiyor.
Maalesef, ADALET KAF DAĞININ ARKASINA ÇEKİLMİŞ GİBİ!
Evet,
(ADALET)
denilince, sadece mahkeme kararlarını algılamamak gerekir. Devlet kurum ve kuruluşlarına atamalarda adalet var mı. Resmi kurum ve kuruluşların ihaleleri adaletli bir şekilde mi gerçekleştiriliyor. Makamlara, ehil kimseler mi, torpilliler mi getiriliyor. Vergiler, adilane bir şekilde mi tahsil ediliyor. Resmi kurum ve kuruluşlara işleri düşen vatandaşların iş takiplerinde torpil var mı, yok mu! Memur, işçi, emekli maaşlarına yapılan zamlar adilane bir şekilde mi gerçekleştiriliyor. Birileri kayırılırken, birileri eziliyor mu! Emekli maaşının 7.500, asgari ücretin 11.402 TL olduğu ülkemizde Kamu kurum ve kuruluşlarından maaş, hakkı huzur, yönetim kurulu üyeliği ve benzeri sıfatlarla aylık gelirleri gerçekten 500 bin TL dolayına ulaşan birileri var mı, yok mu!
Bunun gibi daha nice uygulamaları örnek gösterebiliriz. Evet, şimdi siz karar verin.
ADLİ TATİL SONA ERECEK AMA ADALET GERİ DÖNECEK Mİ!!!
Soruları çoğaltmak mümkün. Bütün bunlar için rejimlerin adlarının
CUMHURİYET
veya
OTOKRASİ OLMASI
fark etmez. Bütün bunlardan önce sorulması gereken tek bir soru var.
YÖNETİM ADİL Mİ, DEĞİL Mİ!!!
Tatilde olan adaletin, gerçekten dönmüş olması dileklerimizle…
TAŞLAMA
EMEKLİNİN UMUDU
OCAK AYINA KALDI
DAYANIVERSİN ARTIK
ŞURDA ÜÇ-BEŞ AY KALDI
KREDİ KARTLARINDAN
NAKİT ÇEKSE EMEKLİ
AYLIK YÜZDE DÖRT FAİZ
ÖDEYECEK BU BELLİ
(NAS) GİDİNCE FAİZE
KATMERLİ BİR ZAM GELDİ
YÜZDE ONYEDİ İKEN
YİRMİBEŞE YÜKSELDİ
FAİZİ KİM ÖDÜYOR
ELBET SEN-BEN EMEKLİ
ŞİMŞEK ÇAKINCA NAS DA
HÜKÜMSÜZ KALDI, BELLİ
(NAS) DİYEREK MİLLETİ
YILLARCA OYALADI
EN KATMERLİ FAİZİ
AYAĞINA DOLADI
ÜÇ-BEŞ BANKA KARTI VAR
İNANIN CÜZDANIMDA
KARTLA KAPATMAKTAYIM
KATLANAN BORCUMU DA