Ahmet Arıtürk

AÇLAR, YARI AÇLAR VE TOK OLANLAR!

Ahmet Arıtürk

Dünya genelinde 8 milyara yakın insan vardır. Bu 8 milyarın 85 milyonu Türkiye’de yaşamaktadır. Yine dünya genelinde yaşam standartları açısından üç grup insanlar vardır. Bunları

(AÇLAR), (YARI AÇLAR)

ve

(TOKLAR)

olarak sınıflandırabiliriz.

AÇLIK,

yetersiz beslenme, bedenin gerekli ölçü ve türde besin alamaması durumudur. Dünya genelinde 1 milyar insanın

AÇLIK ÇEKTİĞİ

bilinen bir gerçektir. Açlık ve yetersiz beslenme tüm insanlığın ortak sorunudur. Sadece Türkiye’de günde 12 milyon ekmeğin çöpe gittiği söyleniyor. Dünya için bir genelleme yapılırsa çöpe giden ekmek sayısının 1 milyarı aştığı görülecektir. Dünyada 2 milyara yakın insanın açlık sınırında yaşadığı belirtilirken

(YARI AÇ, YARI TOK)

deyimiyle vurgulanabileceklerin sayılarının da 5 milyar dolaylarında olduğu hesaplanıyor. Geriye kalan 1 milyar ise büyük bir lüks, şatafat ve israf içindedirler.

Bir zamanlar gıda üretiminde kendi kendisine yeter ülkelerden biri olan Türkiye, maalesef bu özelliğini kaybetmiş ve gıda tüketiminde de dışa bağımlı bir duruma gelmiştir. Bunun en önemli sebepleri arasında tarım ve hayvancılık konusuna gereken önemin verilmemesidir. Halkımızın iyi ve yeterli besin alması amacıyla Milli Gıda Yüksek Kurulu adında bir örgütün kurulduğu bilinmektedir. Bu kurulun görevleri arasında besin maddelerinin üretim ve tüketim sorunlarını araştırmak, beslenme sorunlarının çözümleri için öneriler saptamak, konuya ilişkin yasal düzenlemeleri incelemek gibi konular yer almaktadır.

Yapılan bir araştırma sonucuna göre besin maddelerinin onda biri çöplüklere atılmaktadır. Atılan besin maddelerinin başında genelde tahıl ürünleri gelmektedir. Bu savurganlığın önlenmesi için üstümüze düşen görevleri yapmalı, savurganlığın her türüne de karşı çıkmalı, yakınlarımızı bu konuda sürekli uyarmalıyız.

Başlıca besinlerimiz sebze, meyve, et, ekmek, yağ, tuz, süt, su, yumurtadır. Besinlerin bir bölümü vücudumuz için gerekli olan ısı ve enerjiyi sağlar. Bunlar şekerli maddeler ve yağlardır. Bir bölümü organlarımızı onarır, büyümemizi etkiler. Bunlar süt, yumurta, baklagiller gibi proteinlerdir. Vitaminler ise vücudumuzu hastalıklardan korur. Vitaminler daha çok meyve ve sebzelerde bulunur.

Evet, başta Afrika kıtasında yaşayan açlığa mahkum bırakılmış insanlar yanında, ülkemizde yaşayan milyonlarca aç, yarı aç, yarı tok insanların durumlarını düşünmek zorundayiz. Tabii, düşünmek yetmez, bu konuda bir sosyal devlet olarak hükümetlerin üzerlerine düşen görevi yerine getirmeleri gerekir. Vatandaşlar olarak bizim üzerimize düşen görev ise aşırı tüketimden ve gıda israfından kaçınmaktır.

(Biri yer, biri bakar, kıyamet

bundan kopar)

atalar sözünü de unutmayalım!

ANEKDOT

Yıllar sonra karşılaşan iki eski okul arkadaştan biri hayli şişmanlamış, kilo almış, diğeri ise zayıf, cılıs ve çelimsiz bir görünümdeymiş.

Kucaklaşıp, merhabalaştıktan sonra, şişmanlamış olanı, cılız durumda olana biraz da istihzayla:

-Dostum, seni gören, millet açlıktan kırılıyor zannedir!

demiş.

Beriki de lafın altında kalmayarak:

-Seni görünce de sebebini farkeder!

cevabını vermiş.

İşte, aç ve tok insanların durumunu en güzel ifade eden anekdot bu!

TAŞLAMA

SİYASET, YUMUŞAMA

DÖNEMİNE GİRMİŞ-MİŞ

SORULMASI GEREKEN

BUNCA GERENLER KİMMİŞ

“BAY KEMAL, BAY BAY KEMAL”

“ÖZGÜR EFENDİ” DERKEN

BİRDEN BU YUMUŞAMA

HAVASI ACEP NEDEN

31 MART’TA ŞAYET

SARI KART ALMASAYDI

SAYIN TAYYİP ERDOĞAN

BÖYLE YUMUŞAR MIYDI

YUMUŞAMA HAVASI

UZUN SÜRELİ OLMAZ

AMAÇ TOPARLANMAYA

VAKİT KAZANMAK BİRAZ

ENFLASYON AZ DÜŞSE,

EKONOMİ DÜZELSE

HİÇ ŞAŞIRMAM ERDOĞAN

YENİDEN ÇOK SERTLEŞSE

BİR DE ANAYASAYI

DEĞİŞTİRME HEDEFİ

OLSA GEREK TAYYİB’İN

YUMUŞAMA SEBEBİ

Yazarın Diğer Yazıları