Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan 19 Eylül’de Birleşik Amerika’ya giderek Birleşmiş Milletler Genel kurul toplantısına katılacak ya! Bizim de aklımıza gelen, acaba sayın Erdoğan bu arada Pensilvanya’ya uğrayıp, eski dostu Fethullah Gülen Hoca Efendi’yi ziyaret etse,
“Hocam artık bu hasret bitsin, gel
birlikte Türkiye’ye dönelim”
diyerek koluna taksa ve Türkiye’ye getirse. Bu mümkün değilse, ABD Başkanı Joe Biden’e Fethullah Hoca’nın iadesini istese ne iyi olur, değil mi!
Birkaç yıl öncesine kadar FETÖ’NÜN elini öpmek için Pensilvanya’ya giden ve arz-ı hürmet eden AKP’liler vardı. Şimdi, terör örgütü kurmakla suçlanan Fethullah Hoca’nın(!) kurduğu örgütün adına da ismiyle müsemma olarak
FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü)dür.
Haliyle örgütün de bir numaralı sanığı konumunda! Kendisine (örgütüne) bağlı bütün üst düzey bürokratları tasfiye ettiler, kimilerini cezaevlerine tıktılar, kimilerini yurt dışına kaçmak zorunda bıraktılar. Kendisiyle bağlantılı bütün iş adamlarını hacamat ettiler, ediyorlar. Bankalarına, fabrikalarına, televizyonlarına, gazetelerine, mallarına, mülklerine el koyarak, buralara yüksek maşlarla kayyumlar atadılar. Hakkında
KIRMIZI BÜLTEN
bile çıkarılmış bulunulmakta.
Peki,
FETÖ
dedikleri bu terör örgütüne adını veren
Fethullah Gülen kimdir?
Biraz da geçmişine bakalım.
Muhammed Fethullah Gülen
adındaki bu zat, 27 Nisan 1941; Pasinler, Erzurum doğumlu olup Diyanet işleri teşkilatında imam ve vaiz olarak görev yapmış eski bir din görevlisidir. Şairliği ve yazarlığı vardır. Çok sayıda yayınlanmış kitapları bulunmaktadır. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın kurucusu ve vakfın onursal başkanıydı. 1999 yılı Mart ayında 28 Şubat sürecinde Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi atmosfer sebebiyle Amerika Birleşik Devletleri'ne giden (kaçan) Gülen, o tarihten bu yana ABD'nin Pensilvanya eyaletindeki Saylorsburg kasabasında yaşamaktadır. 50'yi aşkın kitabı yanında, çeşitli dergilerde makaleleri ve birçok vaazları yayımlanmıştır. Arapça, Farsça ve Osmanlıca bilmektedir.
Fethullah Gülen, İslam'ın Sünni-Hanefi görüşlerini Said Nursi'nin görüşleri ve kitapları Risale-i Nur ışığında günümüze göre tekrar yorumlayan sözde bir İslam düşünürü ve bu yorum ekseninde oluşan Gülen Hareketi'nin fikrî önderiydi. Bir zamanlar eğitim ve dinler arası diyalog konusundaki uygulama ve fikirleri nedeniyle aralarında filozof ve sosyal bilimcilerin de bulunduğu kişiler tarafından çağdaş İslam düşüncesine yön veren bir düşünür olarak kabul edilmekteydi!
Fethullah Gülen’in gerçekte CİA ve MOSAD ajanı olduğu ortaya çıkmıştır. İlk başlarda MİT ajanı olduğu söylentileri bile vardı. Yurt içinde ve yurt dışındaki okullarında, bulundukları ülkelerde ABD ve İsrail yanlısı nesiller yetiştirmek için bu örgütlerin destekleriyle kurulduğu ortaya çıkmış ve maskesi düşmüştür.
Temel amacı okullarının bulunduğu ülkelerde askeriye, mülkiye ve adliyeye mensup üst düzey bürokratları örgütünün eline geçirmekti. Türkiye’de buna muvaffak olmuş gibiydi. Örgütüne bağlı üst düzey bürokratlar arasında valiler, genel müdürler, hâkimler, savcılar, paşalar, kurmay subaylar, daire başkanları, emniyet müdürleri vardı. Siyasi partilere de adamlarını soktuğu, milletvekili hatta bakan olmalarını sağladığı bilinen gerçeklerdendir. 15 Temmuz hain darbe girişi mi de ne kadar güçlendiğinin ispatı olmuştu.
Bütün bunları yapmış mı, bunların yapılması için CİA ve MOSAD tarafından kullanılmış mı, bunu kesin olarak bilemeyiz. Çünkü bunların hepsi de ispata muhtaç varsayımlardır! Muhakeme edilmeden ve mahkeme kararı verilmeden suç sabit olmaz.
Bütün bu iddialara karşılık biz Fethullah Hoca’nın yerinde olsak, Türkiye’ye gelir, adalete teslim olur, kimlerden nasıl destek aldığı konusuna mahkemeler huzurunda konulara açıklık getirirdik. Yöneltilen ithamlara karşı birilerine
(biz bu kumpasları beraber kotarmadık
mı?)
diye sorardık!
Hem, terör örgütü lideri olduğu mahkeme kararıyla tescillense bile yaşı 80’i bulmuş bir ihtiyara verilebilecek ceza nedir? Türkiye’de idam cezası zaten yok! İşte, PKK lideri Abdullah Öcalan! Devlet ona ne yapabiliyor ki, Fethullah Gülen’e ne yapabilsin! Onu da, Abdullah Öcalan gibi besler, gerekirse, ona da bir ada tahsis ederler! Yapılabilecek budur!
Türkiye’ye döner, teslim olursa, bu sayede kitaplarından feyiz aldığını söylediği risale-i nurların müellifi, kendisine üstad bellediği Bediüzzaman Said-i Nursi gibi, kaldığı cezaevini Medrese-i Yusufiye’ye çevirme imkânını bulur!
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakan olduğunda Fethullah Gülen Hoca’ya nasıl seslendiğini de bu arada anımsayalım:
Erdoğan, 2012’li yıllarda Türk Telekom Arena’da gerçekleştirilen 10. Türkçe Olimpiyatları’nın kapanış töreninde isim vermeden Fethullah Gülen’e
“yurda dön”
çağrısı yapmamış mıydı. Eşi Emine Erdoğan ile birlikte katıldığı Türkçe Olimpiyatları’nın kapanış töreninde
“Kardeşlerim, gurbet hasrettir. Hasret bedeli çok ağırdır, faturası çok ağırdır. Biz, gurbette olup, şu vatan topraklarının hasreti içerisinde olanları aramızda görmek istiyoruz. Gurbet aynı zamanda garipliktir. Zaten oradan anlamını yükleniyor. Onun için de biz garipliğe tahammül edemeyiz. Diyoruz ki, bu sıla hasreti artık bitmelidir, bitsin istiyoruz. Doğrusu ben şu andaki tavrınızla hep birlikte bu hasretin bitmesini istediğinizi anlıyorum. Öyleyse bitsin bu hasret diyelim. Gurbeti bir kenara, hasreti bir kenara bırakalım diyorum”
diyerek Hoca’yı Türkiye’ye davet etmemiş miydi!
Şimdi, biz de ABD’ye gidecek olan Sayın Erdoğan’ın, Fethullah Hoca’yı Türkiye’ye dönmeğe ikna etmesini
(Gel Hoca gel, adalet önünde hesabını ver. Gerçekleri söyle ki, bu millet seni de varsa ortaklarını da öğrensin!)
demişini öneriyor, hatta, 2023’te yapılacak genel seçim öncesi bir
GENEL AF
ÇIKARILICAĞININ
sözünü vererek hem onun, hem yandaşlarının af kapsamına alınacaklarını belirtirse iyi olmaz mı!!!
TAŞLAMA
FETÖCÜ DAMGASINI
YEDİNİZ Mİ YANDINIZ
BU BİR TERÖR ÖRGÜTÜ
CEMAAT Mİ SANDINIZ!
ŞİMDİ FETÖ’DÜR, FETÖ
EN TEHLİKELİ ÖRGÜT
FETÖ’YÜ DUYDUĞUNDA
YÜREKLER ATAR KÜT-KÜT!
PKK DA NE İMİŞ
FETÖ’NÜN KARŞISINDA
PKK’YI KURAN DA
FETÖ İMİŞ ASLINDA
AMAN DİKKATLİ OLUN
BULAŞMAYIN FETÖ’YE
BUDUR İŞİN GERÇEĞİ
SORMAYIN NİÇİN, NİYE