Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Yargıtay Başkanlığında 2023-2024 Adli Yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada YENİ ANAYASA ÇAĞRISINDA BULUNARAK:
“Hukuk devleti hepimizin kırmızı çizgisidir. Hiçbir vatandaşımız adliyenin adalet kapısı olduğundan şüpheye kapılmamalı, hakkını huzuru kalple aramalı. Bunun için hukukun üstünlüğünden taviz veremeyiz" buyurmuşlar. Sayın Erdoğan’a anımsatalım. Bu ülkede
ADALETE GÜVEN ORANI YÜZDE 15’LER DÜZEYİNE DÜŞMÜŞTÜR.
"2011'den beri bir hayalimiz var. Bu hayal, Türkiye'yi darbe Anayasasından kurtararak yarını kucaklayan, Türkiye Yüzyılına yakışır anayasaya kavuşturmaktır." buyuran Erdoğan, 1 Ekim'de açılacak olan Meclis ile birlikte girişimlerini tekrar başlatacaklarını belirterek “85 milyonun tamamının sahipleneceği ve ‘
İŞTE BENİM ANAYASAM’
diyerek baş tacı edeceği bir metni, artık milletin takdirine sunmamız gerekiyor. Siyasi partiler, yüksek mahkemeler, üniversiteler, devlet kurumları, barolar ve milletimizin her ferdini sürece katkı vermeye davet ediyorum. Meclis'in açılışıyla birlikte Türk demokrasisini yeni bir anayasaya kavuşturmak için girişimlerimizi tekrar başlatacağız” diyerek anayasa konusundaki düşüncelerini dile getirmiş.
Biz de vurgulayarak belirtelim ki, AKP Genel Başkanı olması dolayısıyla Sayın Erdoğan’ın anayasa değişikliği isteğinin 85 milyon tarafından benimsenmesinin imkân ve ihtimali yoktur. 85 milyonun benimseyeceği bir anayasa isteniyorsa Sayın Erdoğan’ın AKP Genel Başkanlığından istifa etmesi ve daha önce olduğu gibi, cumhurbaşkanlarının tarafsız olacaklarının yer alacağını içeren bir maddenin hazırlanacak yeni anayasada yer alması gerekli. Sayın Erdoğan, gerçekten 85 milyonun benimseyeceği bir anayasanın hazırlanmasını istiyorsa, öncelikle AKP Genel Başkanlığından istifa etsin ve 85 milyonun cumhurbaşkanı olsun.
85 milyonun benimseyeceği anayasa, ancak tarafsız ve partisiz bir cumhurbaşkanıyla gerçekleştirilebilir.
HAKLARINI YEMEYELİM!
(Bu üniversitelerden Bilim Adamı çıkmaz)
başlıklı bir yorum yazımız yayınlanmıştı. Ancak, Dünyaca Ünlü Türk Bilim İnsanlarının bulunduğu gerçeğini anımsatmakta yarar var.
Dünya çapında en çok tanınan Türk bilim insanlarının ortak özellikleri, bilim alanlarındaki çalışmalarını başka ülkelerin üniversitelerinde yapmış olmalarına borçlu olmalarıdır.
İşte, Türk olup da, başka ülkelerin üniversitelerinde yaptıkları çalışmalar sayesinde
(BİLİM İNSANI)
olmak haysiyetine kavuşanlardan önde gelenlerin bazıları:
AZİZ SANCAR (TIP ALANINDA),
ÖZLEM TÜRECİ (TIP ALANINDA),
UĞUR ŞAHİN (TIP ALANINDA),
CAHİT ARF (MATAMATİK ALANINDA),
FERYAT ÖZEL (ASTROFİZİKÇİ),
NAŞİDE GÖZDE DURMUŞ (TIP ALANINDA),
HALİL İNALCIK (TARİH ALANINDA),
CANAN DAĞDEVİREN (FİZİK ALANINDA),
İLBER ORTAYLI (TARİH ALANINDA).
TAŞLAMA
SEKSENBEŞ MİLYON İÇİN
ANAYASA İSTEYEN
SAYIN CUMHURBAŞKANI
TARAFSIZ MI SÖYLE SEN
BİR SİYASİ PARTİNİN
GENEL BAŞKANI OLAN
CUMHURBAŞKANI ELBET
BİR TARAFTIR HER ZAMAN
CUMHURBAŞKANI ŞAYET
TARAFSIZ DEĞİL İSE
NASIL GÜVEN VERECEK
ÜLKEDEKİ HERKESE
SEKSENBEŞ MİLYON İÇİN
ANAYASA İSTEYEN
SAYIN CUMHURBAŞKANI
İSTİFA ET PARTİNDEN
TARAFSIZLIK YEMİNİ
YERİNE GETİRİLSİN
SEKSENBEŞ MİLYON KİŞİ
“ANAYASAM BU” DESİN
BU TEK ADAM REJİMİ
BİR AN EVVEL SON BULSUN
KUVVETLER AYRILIĞI
YERİNE OTURTULSUN