Ahmet Arıtürk

 '418 MİLYAR DOLAR' DERKEN!

Ahmet Arıtürk

Uzun bir süreden beri CHP Genel Başkanı ve artık MİLLET İTTİFAKININ DA CUMHURBAŞKANI ADAYI olan BAY KEMAL’İN DİLİNDEN DÜŞÜRMEDİĞİ “418 MİLYAR DOLAR” DEYİMİ VAR. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na göre, 21 yıllık AKP iktidarı döneminde bu milletin

418 MİLYAR DOLARI İÇ EDİLMİŞTİR.

Peki, bu 418 milyar dolar neye göre hesaplanıyor. Anladığımız kadarıyla, AKP iktidarının 20 yıldan beri

“YAPTIK”

diye övündüğü köprülere, yollara, tünellere, hastanelere, hava limanlarına ve diğer yüksek maliyetli işlere harcananlardan sağlanan rantlarla devşirilmiştir.

Örnek olarak, yapılmış bir köprünün gerçek maliyetinin BİR MİLYAR LİRA olması gerekirken, çeşitli yollarla, işi yapan müteahhide kılıfına uydurularak ÜÇ MİLYAR ödeme yapılmıştır. Yapılan bütün büyük yatırımlar bu minval üzerinde yürütülmüş ve maliyetlerin kat be kat üstü ödemeler yapılmıştır. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiası budur!

Yine Sayın Kılıçdaroğlu’na göre, yapılan bütün önemli yatırımların tamamında aynı taktik uygulanmış,

BİR YERİNE ÜÇ, ÜÇ YERİNE ON ÖDEME GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR.

Bunun böyle olduğunun ispatı ise, yapılan işlerin gerçek maliyetlerinin bu işle ilgili hesap uzmanları tarafından yapılmasına bağlıdır. Elbette, yapılan bir işin gerçek maliyetini hesaplayacak uzmanlar vardır. Zaten, hesap uzmanlarının çıkardıkları maliyet üzerinden işler ihaleye çıkarılır, azami yüzde 25 kar oranı eklenerek MUHAMMEN BEDEL tespit edilir. Açık, gizli veya davet usulü yöntemlerle işin ihalesi kotarılır.

Yapılan işlerde, gerçekten maliyetlerin kat be kat üstü muhammen bedel tespit edilmişse, bunun ispatı hesap uzmanlarının işidir. Elbette, kendisi de bir hesap uzmanı olan Kılıçdaroğlu’nun, yapılan işlerin gerçek maliyetlerini ortaya koyan bir ekibi var ki, hesaplar yapılmış ve 20 yıldan beri AKP iktidarı tarafından yapılan yatırımlarla ilgili hesaplamalar yapılarak, kendilerine göre bu işlerde gerçek maliyetlerinin üzerinde 418 milyar dolar ödemeler yapıldığı saptanmıştır. Yani rakam, AKP’nin 20 yıllık iktidarı döneminde yaptığı yatırımlarının gerçek maliyetleri ile yapılan ödemeler arasındaki farklardan kaynaklıdır.

Tabii, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu tarafından 418 milyar dolar olarak açıklanan fazla ödemelerin ne derece doğru olduğu, hesap uzmanlarının tespitleriyle gerçeklilik kazanabilir. Ayrıca, konu uluslararası tahkim mahkemesine götürülerek, bu mahkemenin tayin edeceği tarafsız hesap uzmanlarının raporlarıyla bahse konu rantın gerçek olup olmadığı ortaya konulabilir. Hem, gerçekten 418 milyar dolar fazla ödemeler yapılmışsa, bu paranın sadece müteahhitlere veya yine Sayın Kılıçdaroğlu’nun deyimiyle BEŞLİ ÇETELERE bırakıldığı düşünülemez. Böyle büyük bir ranttan, herkes kendi gücüne göre kazanımlar(!) elde etmiştir.

PARALARI ALANLAR, MÜTEAHHİTLER OLARAK GÖRÜNSELER BİLE, BÖYLE BİR HAN-I YAĞMA SOFRASININ ÜST TABAKALARDAN ORTAKLARI OLACAĞI MUHAKKAKTIR. HATTA EN BÜYÜK LOKMAYI DAİMA ASLANLAR ALIR UNUTMAYALIM…

DİPLOMASIZ HEKİMLER!!!

Geçmiş yıllarda, hekimlik yapan diplomasızlar vardı. Bunların yararlı olanları bulunduğu gibi, YÜZDE DOKSANDOKUZU işleri şarlatanlık olanlardı. Bugün bile bu tip sözde hekimler vardır. Doğrusunu söylemek gerekirse, şifalı bitkileri derleyerek, bu bitkilerden ilâç üretenler ve hastalarına şifa dağıtanlar olmuştur. Bizim çocukluk yıllarımızda, Siirt’te de adları hekime çıkanları çok duyduk. İtiraf etmeliyim ki, 5-6 yaşlarında bir çocukken, akrep sokması neticesi götürüldüğüm bir diplomasız hekim tarafından tedavi edilmişliğim vardır. Hem de bu bir Bayandı. Lâkabı EMME FATTUM idi.

Görmedim ama, 70-80 yıl önce Siirt cezaevinde bir mahkumun tababetle uğraştığı, çok sayıda hastaya şifalar dağıttığı anlatılır. Adı veya lâkabı

MUHAMMEDE AYŞEN

olan bu kişiyi hapishanede olduğu yıllarda dönemin Siirt Memleket Hastanesi Baştabibi Merhum ÖMER BAYCAN’ın sık-sık ziyaret ederek, kendisinden bilgiler aldığı anlatılırdı. İş bu Ömer Baycan adındaki operatörün, beni ameliyat ettiği de Babaannem tarafından anlatılmıştır. Demek oluyor ki, bu olanlar 70-75 yıl öncesine ait vakalar.

Hastalarını muskalarla iyileştireceklerini, CİN ÇARPMIŞ, diyerek içindeki cinleri çıkaracaklarını söyleyenler de olmuştur. Halk arasında CİNCİ HOCA olarak bilinen bu tipler, tehlikeli birer şarlatandırlar. Bir ara, Şehrimizde adı CİNCİ HOCAYA çıkan biri vardı. Hastalara şifa dağıttığını, muskalarla evli çiftleri boşanacak durumlara bile getirebildiğini, ya da istediği kadını, istediği erkeğe âşık edebileceğini etrafa yaymıştı. Evi, günün 24 saatinde tıklım-tıklım doluydu. Bir ara tanıdık, birinin bu CİNCİ HOCAYA gittiğini duyunca, gerçekten kızdım. Kendisine böyle şarlatanlara itibar etmemesi gerektiğini söyleyince, bana:

-Aman, öyle söyleme çarpılırsın!

demez mi!

14 Mart Tıp Bayramı kutlanırken, maalesef bugün bile sözde hekimlik yapan şarlatanların bulunduklarını anımsatalım, istedik.

ANEKDOT

Geçmiş yıllarda, Şehrimizde çok sayıda cinci hocalar varmış. Halkın cehaletini istismar ederek, sözde büyü bozan, büyü yapan, çocuksuz kadınların hamile olmalarını sağlamak amacıyla okuyan, üfleyen(!) bu cinci hocaların bazılarının başka marifetleri de varmış.

Cinci hocalar arasında dertleri ve sorunları için kendilerinden medet uman kadınlara tacizde bulunanlarının da olduğu anlatılır. Bunlardan birinin adı da

“KUŞKLI CİNCİ HOCA!” imiş…

Anlatıldığına göre,

“KUŞAKLI CİNCİ HOCA”

sözde hastalarını tedavi ederken, özellikle  kocalarından habersiz ve yalnız başlarına gitmiş olduklarını anladığı kadınlara belli bir muayeneden sonra:

-Kuşağını çöz bakalım!

dermiş. Kadınlar da, erkekler de geçmiş yıllarda şimdi adına “Don lastiği” de denilen lastik olmadığı için, bez kuşak kullanırlarmış. Saf veya istekli kadın, kuşağını çözerken, namuslu, iffetli kadınlar:

-Utanmıyor musun!

türünden tepki gösterecek olurlarsa, Cinci Hocanın cevabı hazırmış. Oturduğu döşeğin üstünde bir çiviye düğümlenmiş olarak astığı kuşağı gösterip:

-Sen yanlış anladın (KIZIM VEYA BACIM) ben bu tılsımlı kuşağı çözmeni söyledim. Tılsımlı kuşağı çöz ki, dertlerin de çözülsün, dermiş…

TAŞLAMA

MİLLET İTTİFAKI DA

CUMHUR İTTİFAKI DA

BİRER KOALİSYONDUR

GERÇEK BUDUR ASLINDA

ŞİMDİ ALTIYA ALTI

GİBİ GÖRÜNÜR DURUM

TEK ADAMDAN YEĞ ELBET

KOALİSYON DİYORUM

MİLLET İTTİFAKINDA

CHP, İYİ PARTİ,

DP, GERÇEK VE DEVA

SAADET BUNDA BELLİ

CUMHUR İTTİFAKINDA

AKP, MHP VAR

BBP, VATAN YANINDA

REFAH İLE HÜDA-PAR

Yazarın Diğer Yazıları