Ahmet Arıtürk

DEPREME AĞIT

Ahmet Arıtürk

YIL İKİBİN YİRMİÜÇ, ŞUBAT’IN ALTISINDA

DEPREM DENEN AFETE YAKALANDIK UYKUDA

DÖRDÜ ONYEDİ GEÇE, İMSAK VAKTİNDEN ÖNCE

BEŞİK GİBİ SALLANDI, YER KAYIP ALTIMIZDA

KORKU VE TELAŞ İLE SOKAKLARA DÖKÜLDÜK

KONU-KOMŞU KİM VARSA HEPSİ DE YANIMIZDA

HAVA SOĞUK MU, SOĞUK, ORTAM AYAZ MI AYAZ

YA RAB HAYIRLI NEYSE ONU KIL HAKKIMIZDA

SİİRT’TEYDİK YIKILAN BİNA OLMADI ŞÜKÜR

AMA KOMŞU İLLER VAR, ONLAR VAR AKLIMIZDA

TELEVİZYONLAR YAYIN YAPMAĞA BAŞLAMIŞTI

ASRIN FELAKETİYDİ, BU YAŞANAN ASLINDA

BÜYÜK BİR YIKIM VARDI, CAN PAZARI KURULMUŞ

İLÇELERİYLE ON İL DÖNÜŞMÜŞLER ENKAZA

ŞİDDETİ YEDDİ/YEDDİ BİR DEPREMDİ YAŞANAN

ÜSSÜ KAHRAMANMARAŞ, MERKEZİ PAZARCIK’TA

ARTÇILAR DEVAM EDİP DURMAKTAYKEN ARDARDA

BİR KARA HABER GELDİ SAAT ONÜÇOTUZDA

ŞİDDETİ YEDİ/ALTI BİR DEPREM DAHA OLDU

YİNE KAHRAMANMARAŞ, MERKEZ ÜS ELBİSTAN’DA

BİN KİLOMETRE ALAN, ON İL VE İLÇELERİ

YIKILMIŞ ON BİNLERCE CANLAR ENKAZ ALTINDA

KAHRAMANMARAŞ, HATAY, MALATYA, ADIYAMAN,

GAZİANTEP, KİLİS VE GAZİKENT ŞANLIURFA

DEPREMDEN ETKİLENEN ÜÇ VİLAYET DAHA VAR

KOMŞU İL DİYARBAKIR, OSMANİYE, ADANA

HAZIRLIKLI DEĞİLDİK, GERÇEK BU ANLAŞILAN

VAKTİNDE YETİŞMEDİK CANLARIN İMDADINA

İLK KIRKSEKİZ SAATİ HEBA ETTİK NE YAZIK

UTANMAZLAR ELBETTE KILIF BULURLAR BUNA

(GELİYORUM) DİYEN BİR DEPREM VARDI GERÇEKTE

BİZDE KULAK TIKALI BİLİM ADAMLARINA

MÜTEAHHİTLER ÇALMIŞ, DENETLEYENLER BAKMIŞ

DAİRE DİYE PARA SAYMIŞIZ TABUTLARA

İMAR AFLARI İLE PARSA TOPLADIK DERKEN

HADİ ŞİMDİ ENKAZIN TAŞLARINI AYIKLA

ELLİ BİNİN ÜSTÜNDE ÖLENLER VAR GERÇEK BU

KİM BİLİR DAHA KAÇ CAN ENKAZLARIN ALTINDA

YARALILAR SAYMAYA BİLE GELMEZLER DOĞRU

SÖYLER MİSİNİZ SEBEP OLANLAR KİMLER BUNA

EVSİZ, BARKSIZ İNSANLAR NE YAPSINLAR SÖYLEYİN

VEREMEDİNİZ BİRER ÇADIR DAHİ ONLARA

ÇOCUK, ANNESİZ KALMIŞ VE ANNELER, ÇOCUKSUZ

KİM NASIL BİR TESELLİ VEREBİLSİN ONLARA

GERÇEKTEN DE ASRIN BİR FACİASI BU DEPREM

HALA (KADER PLANI) DİYEN VAR OLANLARA

BAŞSAĞLIĞI DİLEMEK, ABESLE İŞTİGALDİR

ALLAH SABIRLAR VERSİN GERİDE KALANLARA

SİİRT HALKEVİNİN AÇILIŞI (24 ŞUBAT 1934)

Türkiye genelinde Halkevlerinin kuruluşları  Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliğinin parti örgütlerine 12 Ocak 1932 tarihinde gönderdiği talimatname ile başlatılmış, açılan ilk Halkevleri, 19 Şubat 1932 tarihinde çalışmaya başlamıştır.

“Halkevleri, halkla ilişkiler, grup çalışması, sosyal örgütlenme ve sosyal, eğitsel ve kültürel çeşitli grup etkinlikleri gibi geçmişte hiç bilinmeyen çeşitli konularda önemli bir eğitim yuvasıydı. Geleceğin siyasi liderlerinin birçoğu politika tekniklerine ilişkin temel eğitimlerini Halkevlerinde aldı. Üstelik bu, otoriteryan bir eğitim de değildi. Parti merkezindeki boğucu resmiyetin aksine taşra teşkilatında ve Halkevleri ile Halkodalarında yapılan toplantılar, görece rahat ve demokratik bir ortamda yapılırdı.”

Halkevleri, CHP Genel Yönetim Kurulunca hazırlanan ve Genel Başkanlıkça onaylanan bir talimatnameyle kurulmuş ve kapatıldıkları 1951 yılına kadar da hep talimatnamelerle yönetilmiştir. 1932 yılında hazırlanan “Halkevleri Teşkilat, İdare ve Mesai Talimatnamesi” ile halkevlerinin oluşturulması, yönetimi ve şubeleri ile ilgili kurallar belirlenmiştir. Talimatnameye göre; halkevlerinin açılması kararı ve çalışma programının sevk ve idaresi CHP Genel Yönetim Kurulu’na ait olup, açılan halkevlerinin teşkilatlandırılması, denetimi, düzeni ve bakımı bulundukları yerin İl veya İlçe Parti Yönetim Kurulu’na bırakılmıştır. Halkevleri, toplumun her kesiminden insanın ilgisini çekmek ve gereksinimini karşılamak için dokuz şubeye ayrılarak faaliyetlerini icra etmiştir. Bu şubeler şu şekilde sıralanabilir:

Dil, Edebiyat, Tarih Şubesi,

Güzel Sanatlar Şubesi,

Temsil Şubesi,

Spor Şubesi,

Sosyal Yardım Şubesi,

Halk Dershaneleri ve Kurslar Şubesi,

Kütüphane ve Neşriyat Şubesi,

Köycülük Şubesi,

Müze ve Sergi Şubesi.

Her hangi bir yerde halkevinin kurulabilmesi için şu şartların sağlanmış olması istenmiştir:

En az üç şubenin oluşmasını sağlayacak üye sayısı,

En az iki yüz kişilik bir salonu, kütüphanesi, bir iki çalışma odası bulunan ve açık havada spor yapabilmek için bahçeye sahip olan bir binanın olması,

En az bir odacı ve bir memur aylığı ve diğer zorunlu masrafları karşılayacak bütçenin temin edilmesi.

Sağlanan şartlar, il veya ilçe parti örgütü tarafından CHP Genel Yönetim Kurulu’na bildirilir, bu kurulun ilgili yerde halkevinin açılması için verdiği onayla halkevi açılırdı. Açılan halkevinin çalışmalarına parti üyesi olsun veya olmasın bütün vatandaşlar katılabilirdi. Halkevi çalışmalarına katılmak için herhangi bir şart aranmazken Halkevi yönetim kurulu ve şubelerin yönetim kurullarına seçilebilmek için parti üyesi olmak şarttı.

Siirt Halkevi, 24 Şubat 1934 tarihinde faaliyete girmiş ve 8 Ağustos 1951 tarihine değin yaklaşık olarak on yedi yıl faaliyet göstermiştir. Bu süre zarfında Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Cumhuriyet Halk Partisinin gerçekleştirdiği inkılapların ve benimsediği ilkelerin halk tarafından anlaşılması ve özümsenmesi yolunda çok önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir.

“Yapılan çalışmaların parti prensiplerinin yayılması ve benimsetilmesi” yönünde olduğu şeklindeki ifadelerle bir noktada Halkevleri, “Tek Parti Döneminin” en güçlü ve örgütlü  propaganda aracı olmuştur.

Türkiye’nin en ücra köşelerinden biri olan ve o yıllarda halkın çoğunun Arapça ve Kürtçe konuştuğu Siirt’te örgün eğitimden uzak kalmış yetişkinlere açılan kurs ve dershaneler vasıtasıyla bir yandan Türkçe bir yandan da okuma ve yazma öğretilmeye çalışılmıştır. Kurulan bando ile şehir çok sesli Batı müziğini tanırken; açılan mandolin ve keman kurslarıyla halk, kabiliyetleri doğrultusunda bir müzik aleti çalmayı öğrenme imkânına sahip olmuştur. Oynanan piyesler ve gösterilen filmlerle yediden yetmişe toplumun hemen her kesiminin görgü ve kültür seviyesi arttırılmaya çalışılmıştır. Sosyal yardımlar ile kimsesiz ve muhtaçlara yardım eli uzatılmaya ve toplumsal dayanışma kuvvetlendirilmeye çalışılmıştır. Kadınlara yönelik açılan biçki dikiş kurslarıyla kadının sosyal hayattaki etkinliği arttırılmak istenmiştir. Köylere düzenlenen geziler ile köylü ve şehirli kaynaşması sağlanırken; bu gezilere devlet memurlarının katılımıyla kırsal kesimde devletin sıcak yüzü gösterilmiştir.

1941 yılının Ağustos ayında halkevi tarafından “Köy Bayramları” olarak ifade edilen  bir takım köy ziyaretleri gerçekleştirilmiştir. Siirt Halkevi tarafından düzenlenen “Köy Bayramları”, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği tarafından da takdirle karşılanmıştır

Köy Bayramlarından ilki, 26 Ağustos’ta Halenze (Bağtepe) köyünde yapılmış ve Halenze köyüne yakın Sinip, Fersaf ve Tillo köylüleri de Halenze köyüne davet edilmiştir. Doktor, veteriner, trahom sağlık memuru ve halkevinin yüz on dört üyesiyle Halenze’ye gidilmiştir. Köylünün ve hayvanlarının sağlık muayeneleri yapılmış, karaborsayla mücadele ve dünyanın içinde bulunduğu durum hakkında köylülerle konuşulmuştur. Bu bayram esnasında  program akışı şöyle olmuştur:

1.İstiklal Marşı

2.Dünya Vaziyeti ve Biz

3.Bir Grup Halk Türküsü

4.Milli Oyunlar (Sazlarla)

5.Bir Grup Halk Türküsü

6.Açık Hava Temsili (Yarım Osman)

7.Milli Oyunlar (Davul Zurna ile)

8.Köylüye İyi Temenniler ve Öğütler (Halkevi Reisi Tarafından)

İkinci Köy Bayramı, 28 Ağustos’ta Cıvanıkan (Gökçebağ) köyünde yapılmış ve yakındaki Ayınberran, Dihök, Hoşina, Serpir köyleri de bu bayrama davet edilmişlerdir. Yapılan her iki ziyarete Vali Nihat Haluk Pepeyi de katılmış ve devletin sıcak yüzü halka gösterilmiştir

Müze ve Sergi Şubesi

Müze ve sergi kolu olarak iki grup halinde çalışan bu şubenin müze kolunun görevi;  bulunduğu bölgenin tarihi eserlerini korumak, fotoğraflarını çekmek, eserlerin modellerini yapmak, tarihî değeri olan belgeleri, ciltleri, tezhip, divan, minyatür, çini sanatlarına ait malzemeleri satın alarak bölge müzesine kazandırmaktır. Sergi kolu ise sanatsal değeri olan eserleri sergilemekle görevlendirilmiştir.

Siirt Halkevinin bu şubesinin faaliyeti hemen hemen yok denecek durumdadır. İncelediğimiz belgelerde bu şubenin faaliyetlerine yönelik herhangi bir kayda rastlanmamış olmakla beraber, halkevi eski başkanlarından Ramiz Atay’ın Siirt tarihi üzerinde bazı incelemelerde bulunduğu ancak bunların bilimsel bir metoda değil rivayetlere dayanarak yapıldığı ifade edilmektedir

Şehrin tarihine yönelik en önemli çalışma 1946 yılında Ömer Atalay tarafından kaleme alınan ve Siirt Halkevi yayınları arasında çıkan

“SİİRT TARİHİ”

isimli kitap olmuştur.

1934’lü yıllardan başlanarak, Halkevinin kapandığı 1951’li yıllar arasında Siirt Halkevinde piyano, fülüt, mızıka, mandolin ve benzeri enstrümanların çalındığını anımsatırsak, ilk bando ekibinin Merhum Rifat Bakır’ın önderliğinde çalıştığını belirtirsek, Siirt’in bundan 85 yıl önce bugünkünden çok daha ileride olduğunu söyleyebiliriz.

TAŞLAMA

“SOSYAL ADALET GÜNÜ”

DEDİKLERİ BİR GÜN VAR

BİR ZENGİNİN SERVETİ

ÜÇ MİLYAR İNSAN KADAR

“SOSYAL ADALET NERDE”

DİYE SORACAK OLSAN

ARAYIP GETİR ONU

KAF DAĞININ ARDINDAN

DÜNYA KURULALI HEP

ÇOK ZENGİN, ÇOK YOKSUL VAR

HALİ BUDUR DÜNYANIN

BİRİ YER, BİRİ BAKAR

YİRMİ ŞUBAT MEĞERSE

“SOSYAL ADALET GÜNÜ”

BİRLEŞMİŞ MİLLETLERİN

KİTABINDA YAZILI

KİTAPLARDA YAZILAN

UYUŞMUYOR GERÇEKLE

UYUŞSAYDI BU DÜNYA

BİR OLURDU CENNETLE

KİTAPLARDA MAHFUZDUR

KİTAPLARDA YAZILAN

UYGULANDIĞI YOKTUR

BİLESİN HİÇ BİR ZAMAN

Yazarın Diğer Yazıları