Kendimi bildim bileli, ADALET HANIMA ÂŞIĞIM! O’nu görmediğimde yüreğim sızım-sızım sızlamaktadır. Zaman-zaman uzaklaştığı olurdu ancak, dönüşü tez olurdu. Amma, bu defa bir gitti, pir gitti. Adeta KAF DAĞININ arkasına gizlenmiş gibi! 20 yıldan beri kayıplara karışmış, gittiği yerlerden bir türlü geri dönmüyor. Âşıklarının seslerine kulak vermiyor.
80 yaşlarında bir piri fani olarak zaman-zaman yitirdiğim, ancak, kısa süreli ayrılıklardan sonra tekrar kavuştuğum Adalet Hanımla ilk ayrılığımız 1960 yılının 27 Mayıs’ında olmuştu. ADALET HANIMI KAÇIRANLAR, birbirlerine düştüler ama, işin sonunda ADALET HANIM geri geldi. Üstelik, geri döndüğünde ANAYASA POHÇASI İÇİNDE çok kıymetli hediyeler de getirmişti.
Adalet Hanım, 12 Mart 1971’de yine kayıplara karıştı. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan adındaki âşıklarının da uğruna can vermelerine dayanamadı, geri döndü.
ADALET HANIMI yitirdiğim tarihlerden biri de 12 Eylül 1980’dir. Ancak, dönüşü pek uzun sürmedi. Ne var ki Anavatan’ında, sözde bir sevdalısının kucağına düşmüştü.
28 Şubat 1997’de de ADALET HANIMA TASALLUT EDENLER OLDU. Adalet Hanımı taciz edenlere cezalar kesildi. Adalet Hanım kurtuldu derken, hani Türk filmlerinde olduğu gibi, sözde onu kurtaranlar, ırzına geçti!
Evet, ADALET HANIMIN bu defaki ayrılığı gerçekten çok uzun sürdü. 20 yıldan beri kayıplara karışmış durumda. 2023 yılında geri dönmesi ihtimâli varmış. İnşaallah, geri döner de, ADALET HANIMIN geri dönüşünü görmeden, dünyaya gözlerimi yummuş olmam!
ADALET HANIM GERİ DÖNECEK Mİ!!!
Her yıl, 20 Temmuz - 31 Ağustos tarihleri arasında
“ADLİ TATİL”
uygulaması vardır. Yıl boyunca, önlerindeki dosyalardan başlarını kaldıramayan adliyecilerimiz (hâkimler, savcılar) adli tatil sayesinde kafalarını dinleme imkânı bulurlar. Adli tatil, bu açıdan isabetli bir uygulamadır.
Adliyecilerin tatil yapmaları iyi de,
Ya Allah korusun ADALETİN KENDİSİ TATİLDE İSE!
Bir ülkede, adalet tatile çıkmışsa, vay o ülkenin haline! Adaletin, bir saniye bile tatilde olması, yıkım demektir. (Beraatına), (Tutuklanmasına), (Müebbed Hapsine), (İdamına), kelimeleri hep saniye işi kelimelerdir amma, uygulama olarak ne kadar önemli oldukları ortadadır. Bu ve benzeri kelimelerden biri yanlış yerde ve yanlış şekilde kullanıldığı zaman, yapacakları tahribatın büyüklüğü daha iyi anlaşılır.
(Bir saatlik adalet, seksen yıllık ibadetten
hayırlıdır)
hadis-i şerifinin anlamını iyi kavramak gerekir. Bu bakımdan hâkimler, savcılar ve adaleti ayakta tutmakla mükellef olanlar gerçekten çok şanslıdırlar. Çünkü bir saat içinde seksen yıllık ibadet etmiş gibi sevap kazanmak imkânına sahiptirler.
İslam dininin yüce kitabı Kur’an-ı Kerim’de adaletle ilgili çok sayıda ayeti kerimeler bulunmaktadır. Bunların bazılarının meallerini sunarak, adaletin önemine dikkatleri çekelim:
Her Cuma günü hutbelerin sonunda okunan bir ayet-i kerime vardır. Bu ayet:
*“İnnallâhe ye’muru bil adli” (Allah adaleti emreder) vurgusuyla başlar.
*“Allah, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.”
*“Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutun, kendiniz veya ana babanız veya en yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahitlik eden kimseler olun. Haklarında şahitlik yaptığınız kimseler, gerek zengin ve gerek fakir olsunlar. Allah onlara sizden daha yakındır. Onun için haktan ayrılıp da nefsinizin arzusuna uymayın. Eğer adaleti yerine getirmekte veya şahitlikte dillerinizi eğer-bükerseniz veya büsbütün yüz çevirirseniz, hiç şüphesiz Allah, ne yaparsanız hakkı ile haberdardır.”
Adaletle ilgili bazı hadis-i şeriflerin meallerini de sunalım:
*“Hükmünde, yönetimi ve velayeti altındakiler hakkında adil davrananlar, Allah katında nurdan minberler üzerinde olacaklardır.”
*“Kıyamet gününde insanların Allah’a en sevgili olanı ve O’na en yakın bulunanı âdil devlet başkanıdır.”
*“Düşmanınıza galebe ederseniz sakın adaletten ayrılmayınız! Onların çocuklarını, ihtiyarlarını, rahiplerini öldürmeyiniz. Onları kendi haline bırakınız. Şayet onlarla anlaşma yaparsanız anlaşmanızı bozmayınız.”
*“Zulmedenlere en küçük bir meyil dahi göstermeyin; yoksa Cehennem ateşi size de dokunur.”
Evet, adli tatil sona erdi. Adliyeciler tatilden dönecekler ama,. 20 yıldır tatilde olan
ADALETİN KENDİSİ GERİ DÖNECEK Mİ!
Asıl önemli olan da budur! Adaletin kendisinin tatilde olduğunu nereden biliyoruz diye sorarsanız, onun da cevabını,
ADALETE GÜVEN ORANININ YÜZDE YİRMİLER DÜZEYİNE DÜŞMÜŞ OLMASINDA BULUYORUZ!
Evet, 20 Temmuz itibarıyla başlayan Adli tatil 31 Ağustos itibarıyla sona erdi. Adliye mensupları hâkimler, savcılar tatilden dönecek ve göreve başlayacaklar. Peki, 20 yıldır tatilde olan ADALETİN KENDİSİ TATİLDEN DÖNECEK Mİ! Önemli olan adliye mensuplarının değil, ADALETİN KENDİSİNİN TATİLDEN DÖNMESİDİR.
Hem, zannedilir ki ADALETE TALEP, DEMOKRASİ ile başlamıştır. Demokrasiyle idare edilen ülke insanlarının talepleridir. Oysa ADALETE TALEP, insanlık tarihi ile yaşıttır. Adaletsizlik, yeryüzünde HABİL - KABİL olayı ile başlamıştır. Habil, masumiyeti; Kabil ise zulmü simgeler!
Firavunların, Nemrutların dönemlerinde bile adalet istemi vardı. Firavunlar da, Nemrutlar da bir konuda hüküm vermek için divanlarındaki adalet temsilcilerinin reylerini alırlardı. Günümüzde Adaletin üç saç ayağından biri olarak tanımlanan SAVUNMA HAKKINA en despot yöneticiler bile dikkat ederlerdi.
Rejimlerin adı ister cumhuriyet, ister mutlakıyet, ister diktatörlük olsun yöneticilerin ilk görevleri (EN ZAYIFIN HAKKINI, EN KUVVETLİDEN ALMAK) halkları arasında adaleti sağlamaktır. “Herhangi birini sevdiğinde insaflı davran ki haksız kimse haklının önünde yer almasın. Eğer birinden nefret edersen, Allah’ı hatırlayarak ona zulüm etmekten kaçın” İslam dininin kurallarıdır.
İslami kurallarla yönetilen ülkelerde adlarına KADI denilen, günümüzde HÂKİM olarak isimlendirilenler arasında, en zayıf konumdaki tebaanın haklarını teslim etmek konusunda dönemlerindeki halifelerin, padişahların, ümeranın aleyhine karar verenler olmuştur. İşte, tatbikatta en zayıfın hakkını, en kuvvetliden almak budur.
yüzyılda sözde demokrasi ile yönetilen ülkelerin durumlarına bir bakınız. Gerçek anlamda Adalet var mı! Kuvvetliler, zayıfları ezerken; zulme (dur) denilebiliyor mu! Demek oluyor ki, adı demokrasi olan rejimlerde bile adaletle yönetilmediğimiz durumlar var.
Mahkeme kararlarını bir yana bırakalım da diğer konulardan örnekler verelim:
*Kamu kurum ve kuruluşlarına yapılan atamalarda, adaletten söz edilebilir mi!
*Milyonlarca işsizin bulunduğu bir ülkede, birilerine hem de katmerli 3-5 maaş verilmesi adalete uygun mu!
*Fakirlerden ve zenginlerden KDV adı altında eşit oranda vergi alınması adil midir!
*Vatandaşları ırk, din, dil, mezhep gibi saiklerle ayrıştırarak (BİZDEN OLANLAR) ve (BİZDEN OLMAYANLAR) diye ayrıştırmak doğru mudur!
*Birlerini zengin etmek için çeşitli olanaklar sunarken, birilerini cezalandırarak hizaya getirmeye çalışmanın adaletle yorumlanacak bir yanı var mı!
*Devletin imkânları üleştirilirken birilerine kepçe-kepçe, birilerine çay kaşığı ile dağıtmak adil midir!
Soruları çoğaltmak mümkün. Bütün bunlar için rejimlerin adlarının CUMHURİYET veya OTOKRASİ OLMASI fark etmez. Bütün bunlardan önce sorulması gereken tek bir soru var. YÖNETİM ADİL Mİ, DEĞİL Mİ!!!
Evet, adli tatil sona erdi. Adliyeciler tatilden dönecekler ama,. ADALETİN KENDİSİ GERİ DÖNMEZSE, NE YAZAR! “Adalet, mülkün temelidir” özdeyişini anımsatarak, tatilde olan adaletin, gerçekten dönmüş olması dileklerimizle. İşleri Adalet dağıtmak olanlara, göreve başlarken yeni adli yılın, adaletli kararlarla dolu geçmesi dileklerimizle tüm adalet dağıtıcılarına başarılı çalışmalar diliyoruz.
ADALET HANIM…
SANA ÂŞIĞIM BEN ADALET HANIM
BU AŞKIM HİÇ BİTMEYECEK
SANA ÂŞIK OLMAK ALLAH’IN EMRİ
DİN GİBİDİR, İMAN GİBİ SENİ SEVMEK
GÜNEŞİN BATMASI GİBİ
NEDEN BİRDEN KAYBOLDUN
SENSİZ NEHİRLER KURUYACAK
TOPRAKLAR ÇÖLLEŞECEK
DENİZ MAVİSİ GÖZLERİNE VURGUNUM
BAŞAK GİBİ SAPSARI SAÇLARINA
NEDEN GİZLENDİN, GÖRÜNMEZ OLDUN
YOKLUĞUN YETTİ CANIMA
GERİ GELMEN UMUDUYLA TESELLİM VARDIR
YAŞIYAMAM İNAN BU TESELLİ OLMAZSA
SENİ BEKLEYECEĞİM SONSUZA KADAR
BİLİYORUM, BİR ADIMLIK MESAFEDESİN BANA
ÂŞIKLARIN ÇOK MU ÇOK
NUŞİREVAN VE ÖMER GİBİ
SANA ÂŞIK BİRİ DE
BERLİN’İN HÂKİMİYDİ
ADALET’İN YOKLUĞU
YAKTI KAVURDU BENİ
NASIL VAZGEÇERİM ADALET’İN AŞKINDAN
GÖNLÜM YANMIŞ, TUTUŞMUŞ BU AŞKLA İNAN
NERELERDESİN, GÖRÜNMEZSİN
GÖKLERE Mİ ÇEKİLDİN
MELEKLER Mİ KISKANDI
DEMOKRASİ ZEMBİLİYLE GERİ DÖN DE İN
SENİN YOKLUĞUNA DAYANAMAM ARTIK
GEL ARTIK GEL VE GÖZYAŞIMI SİL
SENSİZ HAYAT ZINDANDIR İNAN
ADALET’SİZ YAŞAMAK, YAŞAMAK DEĞİL
GEL DE MASMAVİ GÖZLERİN
YİNE IŞIKLAR SAÇSIN
SARI SAÇLARINA HASRET KALMIŞIM
GEL ARTIK ÇÂRESİZİM, TEK ÇÂREM SENSİN
NERDESİN ADALET HANIM NERDESİN
GEL ARTIK, NEREDEYSEN GEL
BİLMİYORUM NERELERDESİN AMA
GÖĞE ÇEKİLMİŞİN MUHTEMEL
GEL DE YOLLARINA GÜLLER DÖKEYİM
(ADALET GERİ DÖNDÜ) DİYE COŞAYIM-SEVİNEYİM
EĞER DÖNECEKSEN, BEN ÖLMEDEN DÖN
BİR AYAĞIM ÇUKURDA, HABER VEREYİM
TAŞLAMA
TUZ KOKACAK OLURSA
KOKMAYAN BİR ŞEY KALMAZ
ADALET TUZ GİBİDİR
ADALET KOKSA OLMAZ
“MÜLKÜN TEMELİ” DERLER
BELLİ ADALET İÇİN
TEMELİ ZAYIFLATMAK
SÖYLEYİN NEDEN, NİÇİN
GECİKİRSE ADALET
GERÇEK ADALET OLMAZ
ADALET TERAZİSİ
GERÇEK OLURSA ŞAŞMAZ
ADALETİ SAĞLAMAK
ELBETTE Kİ GAYET ZOR
ÖMER Mİ KALDI ARTIK
ADALETİ ONDAN SOR
YOLSUZLUKLARA HAYIR
VE İŞSİZLİĞE HAYIR
ALLAH’IM ADALETİ
ÜLKEMİZDE SEN KAYIR
ADALETİ YUTMAKSA
İKTİDARIN NİYETİ
BİZE GÖRE DEĞİL BU
ADALETSİZLİK YETTİ