Ahmet Arıtürk

24 TEMMUZ GAZETECİLER  VE BASIN BAYRAMI!!!

Ahmet Arıtürk

24 Temmuz 1908 tarihi, basından sansürün kaldırıldığı tarihtir. Sansür o tarihte, sözde kaldırılmış ise de, maalesef günümüzde bile hâlâ dolaylı olarak ve etkili bir şekilde devem etmektedir.

Ancak, sansürün sözde kaldırılmasından  sonra, Osmanlı İmparatorluğunun, Almanya ile ittifak antlaşması imzalamasıyla birlikte, tekrar sansür kararı alınmıştı. Yeniden sansür kararı alınmasındaki sebep, seferberlik hazırlıklarını gizlemek olduğu kadar kamuoyunu psikolojik olarak savaşa hazırlamaktı. Böylece savaş karşıtlarının sesleri kısılarak gazetelerin müttefik ülkeler lehine yayın yapmaları sağlanacaktı. Alınan sansür kararı Birinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar devam etti. Savaşın sonuna doğru siyasi sansür biraz gevşetilse de askeri sansür aynı şekilde sürdü.

Evet, adına medya denilen kurum ve kuruluşları içeren sektör,

(DÖRDÜNCÜ KUVVET)

olarak tanımlanır. Gazeteler, televizyonlar, radyolar ve adına

(sosyal medya)

denilen internet de artık medyanın bir parçası olmuş durumdadır.

Demokrasiyle idare edilen ülkelerde üç asıl kuvvet vardır. Bunlar

YASAMA,

YÜRÜTME VE YARGI

organlarıdır. Yine demokrasiyle idare edilen ülkelerde bu üç asıl unsuru denetlemek görevi olan bir dördüncü kuvvet vardır ve bunun adına da günümüz deyimiyle

(MEDYA)

denilmektedir. Anayasa ile kendilerine verilen görev ve sorumlulukları üç ayrı güç unsuru olan yasama, yürütme ve yargı organları kuvvetler ayrılığı ilkesi ile yerine getirirlerken, Medya da dördüncü güç olarak devletin bu üç organını toplum adına denetler. Halk, medya sayesinde olup bitenlerden haberdar olur.

Gazetelerle ve gazetecilerle ya da günümüz deyimiyle

MEDYA

ile ilgili Türkiye’de etkinlikler düzenlenen 3 ayrı gün vardır.

Bunlar (10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü), (24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı) ile (21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü)dür.

Bunlardan

(

10 Ocak Çalışan Gazeteciler

Günü)

1961 yılından beri kutlana gelmektedir. Türk basın tarihine

‘Dokuz patron olayı’

olarak geçen ve gazetecilerin haklarının ilk kez yasal güvence altına alındığı gün 10 Ocak 1961’dir.

1961-1971 arasında

“Çalışan gazeteciler

bayramı”

adıyla kutlanan gün, 1971 yılındaki askeri müdahaleden sonra ülkede gazetecilerin bazı haklarının geri alınması üzerine adı,

“10 Ocak Çalışan

Gazeteciler Günü”

olarak değiştirilmiştir.

Ocak 1961'de kabul edilen ve basın çalışanlarına bazı haklar ve yasal güvenceler sağlayan “212 sayılı kanun” adlı düzenlemenin Resmi gazetede yayınlanışı nedeniyle de 10 Ocak günü kutlama günü olmuştur.

“Dokuz patron olayı”

olarak basın tarihine geçen gelişme üzerine gazeteciler, işverenlerin boykot uyguladıkları süre boyunca

“BASIN”

adlı bir gazete yayımlamaya karar vermiş ve uygulamışlardır.

BASIN GAZETESİ

11 Ocak günü yayına başlamış ve üç günlük boykot sırasında düzenli olarak yayını sürdürmüştür. Çalışan Gazeteciler Günü, bu olayın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı da bize özgüdür. Osmanlı İmparatorluğu zamanında çıkan tüm gazeteler sansür memurlarının kontrol ve denetiminden geçtikten sonra yayınlanıyordu. Türk basınında sansürün ilk uygulandığı tarih ise 10 Mayıs 1876’dır. 24 Temmuz 1908 tarihinde İkinci Meşrutiyet yürürlüğe girdikten sonra bu uygulamaya son verilmesi günümüzde

“sansürün kaldırılması”

olarak adlandırılmaktadır.

Daha sonra 10 Haziran 1946 yılında kurulan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, bir basın günü oluşturmayı planlamıştır. Türkiye’de ilk gazetenin çıkış tarihine göre düzenlenmesi planlanan bu güne

“Basın Bayramı”

adını vermiştir. Yani 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı Sansürün kaldırılışının kutlanmasıdır.

21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü

ise devri Osmanlı’da 1860 yılının 24 Temmuz günü ilk özel gazete olan Tercüman-ı Ahval’in yayın hayatına başladığı gün olması dolayısıyla kutlanmaktadır.

Gazeteciler Günü dolayısıyla böyle bir yazı yazarken, kendi kendimize sormadan edemiyoruz. Bugün için ülkemizde gerçekten denetim görevi yapan bir medya var mıdır!

Büyük Yazarlardan

GEORGE

ORWEL’İN

dediği gibi

“Gazetecilik birilerinin yazılmasını istemediği şeyleri yazmaktır. Geri kalan her şey

halkla ilişkilerdir!”

sözündeki hakikat payana bakarak biz de soruyor ve diyoruz ki, özellikle ülkemizde gerçekten gazetecilik yapan kuruluşlar var mıdır.

Gerçekte gazetecilik, toplum nazarında prestijli mesleklerdendir. Basının dördüncü kuvvet olarak lanse edilmesi bunun en önemli göstergesidir. Ancak, gazetecilik mesleğinin itibarını koruduğu ülkelerin, demokrasi kriterlerine en uygun ülkeler olduğunu anımsatmakta yarar vardır. Demokrasinin tam anlamıyla işlediği ülkelerde gazetecilik itibarlı bir meslektir ama demokrasinin askıya alındığı, ya da demokrasinin göstermelik olduğu ülkelerde Gazetecilik en tehlikeli meslekler sınıfına dahildir. Tabii, bu durum mesleklerini hakkıyla ifa etmeğe çalışan gazeteciler açısından öyledir.

Gerçeği söylemek gerekirse, Türkiye’de de gazetecilik artık tehlikeli meslekler sınıfına girmiştir. Bunu tutuklanan, mahkûm edilen, dövülen, hatta öldürülen meslektaşlarımızın varlıklarından anlıyoruz.

Bütün bu olumsuzluklara rağmen, görevlerini gerçek anlamda yerine getiren bütün meslektaşlarımızın Gazeteciler ve Basın Bayramlarını kutluyoruz.

TAŞLAMA

24 TEMMUZ GÜNÜ

SÖZDE BASIN BAYRAMI

BAYRAM MI DENİR BUNA

DELİRTMEYİN ADAMI

TUTUKLU GAZETECİ

VARKEN CEZAEVİNDE

BU BAYRAM (DELİLERE

HERGÜN BAYRAM) HÜKMÜNDE

BASIN HÜRMÜŞ VE SÖZDE

SANSÜR EDİLEMEZMİŞ

HER KİM SÖYLMİŞ İSE

EKSİK VE YANLIŞ DEMİŞ

DÜN İÇİN DE RÜYAYDI,

BUGÜN İÇİN DE RÜYA

BASIN HÜRMÜŞ VE SANSUR

EDİLEMEZ MİŞ GÜYA

BUGÜN BASIN BAYRAMI

NASIL BAYRAM YAPACAK

ELLERİ KELEPÇELİ

NASIL TOKALAŞACAK

TÜRKİYE’DE TUTUKLU

GAZETECİ SAYISI

İLE DÜNYA REKORU

KIRILMIŞ DOĞRUSU BU

YAYINLANMAMIŞ KİTAP

BİLE YARGILANIYOR

BİLMEYİZ HÂLÂ NEDEN

BU BAYRAM KUTLANIYOR

ABDULHAMİT DÖNEMİ

SANSÜRÜ DE AŞILDI

SANSÜR GERİ DÖNMÜŞTÜR

BAYRAMIN KALMIŞ ADI

“SANSÜR KALKMIŞ!” DİYORLAR,

BU YALANA İNANMA

NEDEN GAZETECİLER

HÂLÂ MAHPUS DAMINDA

GAZETECİ, TERÖRİST;

SİLAHI DA KALEMİ!

KALEŞNİKOF’TAN BİLE

BU KALEM TEHLİKELİ!

YAĞDANLIĞIN ADI DA

GAZETECİ OLMUŞTUR

GERÇEK GAZETECİLER

İŞSİZ BIRAKILMIŞTIR

(İŞİTMEDİM, GÖRMEDİM,

SÖYLEMEDİM) OYUN BU

BİZE DENİLİYOR Kİ

OYNAYIN ÜÇ MAYMUNU

Yazarın Diğer Yazıları