(23 MİLYON NEREDE!) DİYE SORANLAR ÖNCE (128 MİLYAR DOLAR NE OLDU!) SORUSUNU CEVAPLASALAR YA!!!
Ahmet Arıtürk
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu (BAY KEMAL) Yalova’da konuşma yaptığı alanda bulunan binaya asılan
“Bay Kemal,
Yalova Belediyesi
’nden çalınan 23 milyon lira nerede?”
yazılı pankartla protesto etmişler!
17 Ağustos depreminin yıldönümünde Yalova'ya giden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Meydanı'nda konuşma yaptığı sırada pankartla AKP’liler tarafından Yalova Belediyesi Kentsel Dönüşüm Ofisi'nin bulunduğu binada "Bay Kemal, Yalova Belediyesi'nden çalınan 23 milyon lira nerede?' yazılı bir pankart açılarak protesto edenler, kamui görevlileri imiş!
Açılan pankartın, görevinden alınan ve yerine kayyum atanan eski Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman'ın devam eden zimmet davasıyla ilgili olduğu belirtilmekte.
Yalova Belediye Başkanı CHP’li Vefa Salman ve Belediye Başkan Yardımcısı Halit Güleç "İhaleye fesat karıştırmak ve zimmet" suçlarını işlediği için görevden uzaklaştırılmıştı. Yalova Belediyesi'nde "ihaleye fesat karıştırmak ve zimmet" suçlarından hakkında soruşturma başlatılan Vefa Salman sanık olmuştu. Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, Vefa Salman'ın "zimmet" suçunu işlediği ifade edilmekte.
CHP’li Vefa Salman, gerçekten de 23 milyon liralık bir zimmet suçu işlemişse, zaten yargılanmakta. Ancak, bu soruyu soranların öncelikle CHP’nin sık-sık vurguladığı (128 milyar dolar ne oldu) sorusunu cevaplandırmaları gerekmez mi! 23 milyon lira velev ki zimmete geçirilmiş olsun. 128 milyar doların yanında ÇEKİRDEK PARASI BİLE OLMAZ! Hem, AKP’li belediyelerle ilgili sorulacak o kadar sorular var ki…
VATANDAŞ ÇÂRESİZ, ESNAF, DAHA DA ÇÂRESİZ!!!
Vatandaşlar olarak, esnaflara yüklenip duruyoruz. Ortamı ganimet bilip, zam üstüne zam yaptıklarını iddia ediyoruz. Elbette, bunu yapan esnaf-ı bi insaflar var ama, bu ülke esnafının yüzde 90’ı Ahi Evran ruhludurlar. Vatandaşların durumlarına onların da canları yanıyor. Zam üstüne zam yapmak şöyle dursun, ellerinden gelse, indirim üstüne indirim yapacaklar!
Şunu kesin olarak bilmeliyiz ki, bir ülkenin esnafının müreffeh olması, o ülke insanlarının refahlarıyla paralellik arz eder. Vatandaş ne kadar müreffeh olursa, esnaflar da o derece müreffeh olurlar.
Şöyle düşünün, vatandaşın satın alma gücü yoksa, esnaf kime, neyi nasıl satacak. Vatandaşın cebinde para olacak ki, alışveriş yapabilsin, esnafın yüzü gülsün. Bugün Türkiye’de vatandaşların durumları gerçekten yürekleri yakıcıdır. Nüfusun yüzde 90’ı en zaruri ihtiyaçlarını bile karşılamakta büyük zorluklar çekmekte ve hatta karşılayamamaktadırlar. Vatandaşın satın alma gücü olmayınca, esnaf ne yapacak, nasıl varlığını sürdürecek.
Vatandaşın derdi, sadece kendisi ve ailesidir. Ancak, esnafın o kadar sorunu var ki! Yanında işçi çalıştırıyorsa, ücretini nasıl ödeyecek, sigortasını nasıl yatıracak. BAĞ-KUR sigortasını nasıl ödeyecek. İş yerinin kirasını, elektrik, su faturasını, vergileri nasıl karşılayacak!
Evet ve maalesef bu ülkenin vatandaşları geçim konusunda çaresiz oldukları gibi, ülkenin esnafları da onlardan çok daha çâresiz ve zor bir durumdadırlar. Esnafın durumu, vatandaşın satın alma gücüyle orantılıdır. Vatandaşların yüzde 90’ının geçim sıkıntısı içinde ve çaresiz oldukları bir ülkede, esnafların da yüzde 90’ının çok daha sıkıntılı ve çâresiz durumda olduklarını anımsatmakta yarar var!
(DEVREN SATILIK), (DEVREN KİRALIK) İŞ YERLERİ!!!
Güres, Şehrin en işlek caddesi. Trafiğe kapalı olmasına karşılık günün hemen her saatinde tıklım-tıklım dolu. Kira açısından, Şehrin en pahalı iş yerleri de Güres Caddesi üzerinde olanlardır. Bu caddede, aylık 2 bin TL’nin altında kiralık iş yeri bulmak imkânsız gibi. Tabii, iş yerinin kirası büyüklüğüne ve cadde üzerindeki konumuna bağlı olarak da artmakta.
Dikkat ettim, son birkaç yıl içinde, bu cadde üzerinde iş yeri açan, ancak, işini başa götüremeyerek kapatan esnafların sayıları hayli yüksek. Oysa esnafın temel kurallarından biri, işyerinin sürekliliğidir. İşleri tıkırında olan esnaf, kolay kolay mekânını değiştirmez, ölünceye kadar aynı yerde çalışır, hatta çalıştığı işyerini varisleri devam ettirirler. İşte, işini rayına koymuş esnaflar bunlardır.
Son yıllarda, Güres Caddesi’nde iş yeri açan esnafların çoğu, neden iş yerlerini kapatmak veya devretmek zorunda kalıyorlar, dersiniz! Onların ifadeleriyle belirtelim. İşler kesat, kepenkleri açıp, siftah etmeden kapatıyorlar da ondan. Peki, Güres Caddesi’nde iş yeri sahibi olup da, yıllardan beri işlerini sürdürenler kimlerdir. Öncelikle, iş yerlerinin mülkiyeti kendilerine ait olanlar ve geçmiş yıllardan birikim sahibi bulunanlar. Onların da, içerden yedikleri veya iki yakalarını bir araya zor getirdikleri belirtilmekte.
İşyerinin mülkiyeti kendisine ait olmayan veya geçmiş yıllardan belli bir birikimi bulunmayanların esnaflıkta dikiş tutturmaları zor! İşte, bu yüzdendir ki, eşinden dostundan borç para alarak veya banka kredisi kullanarak iş yeri kuranlar, 5-10 ay dayanıp, sonunda iş yerlerini kapatmak veya devretmek zorunda kalıyorlar. Allah korusun, sermayeyi tefecilerden almışlarsa, intihara kadar tehlikesi var!
Güres Caddesi’nden veya diğer çarşılardan geçerken dikkat ediniz, birçok iş yerlerinin üzerinde
“DEVREN SATILIKTIR” YA DA “DEVREN KİRALIKTIR”
yaftalarının bulunduğunu göreceksiniz. Kimse, kârdan kaçarak iş yerini kapatır veya devreder mi. Ama dikiş tutturamaz veya zarar ederse, elbette yapacak başka bir şey kalmaz.
Hâlâ işsizliğin sanal olduğunu söyleyenler varsa, gelsinler de Siirt’in en işlek caddesi Güres’te bir tur atsınlar. İşsizliğin mi, iş yerlerinin mi sanal olduğu daha net ortaya çıkacaktır.
TAŞLAMA
(23 MİLYON NERDE)
DİYE SORARLAR AMA
128 MİLYAR
DOLAR YOK UMURUNDA
23 MİLYON LİRA
AKILLARINA GELİR
BEŞLİ ÇETE VURGUNU
NE KADARDIR KİM BİLİR
DEĞİRMENİ YİTİRİP
DÜDÜĞÜNÜ ARAMAK
BUNLARIN YAPTIKLARI
BUDUR BİLESİN ANCAK
BEYT-ÜL MALE HER KİM Kİ
ELİNİ UZATIRSA
HEM ZEHİR HEM DE ZIKKIM
OLSUN DERİM ONLARA