Ahmet Arıtürk

2024 Yılına (Elveda), 2025 Yılına, (Merhaba) Derken!

Ahmet Arıtürk

Miladi takvime göre 2024 yılını bir daha geri dönmemek üzere tarihin sayfalarına  gömmemize saatler kaldı. 2024 yılına

“ELVEDA”

2025 yılına ise

“MERHABA”

diyeceğiz. Zaman, su gibi akıp gidiyor. Zamandan, bir tek soluğu bile geri getirmek mümkün değildir. Yitirilen mevkiler, makamlar, paralar, pullar, mallar, mülkler geri gelebilir amma, yitirilen tek bir soluk geri getirilemez.

Yani, insanoğlu için

ZAMANDAN

daha kıymetlisi yoktur. Çünkü soluklar sayılıdır. İnsanın akan zamanı geri getirmesi asla mümkün değildir. Hani kurgu filmlerde,

“ZAMAN MAKİNASI!”

adı altında işlevi olan hayâli bir alet var ya! O makine sayesinde zamanı durdurabiliyor, geriye çekebiliyor veya ileriye alabiliyorsunuz! Gerçekte, böyle bir alet asla icat edilmedi ve de icat edilemez. Çünkü zamanı durdurmak, geri getirmek ve yaşanmadan ileriye taşımak mümkün değildir. Hiçbir zaman için de olmayacaktır.

Bu bakımdan akil insanlar, insan ömrünün

BİR TEK SOLUKTAN İBARET

OLDUĞUNU

söylemişlerdir.  Tüketilen soluklar, bir daha gelmemek üzere gitmiştir. Bir soluk daha alınacağının garantisi yoktur. Bu bakımdan

İNSAN ÖMRÜ BİR TEK SOLUKTAN İBARETTİR.

Şüphesiz, idrak edeceğimiz yeni yıl Miladi takvime göre olan yeni yıldır. Bir zamanlar ülkemizde Hicri ve Rumi takvim uygulamaları vardı. Hala birçok Müslüman ülkelerde Hicri takvim kullanılır. Çin’de, Hindistan’da, Japonya’da  kullanılan değişik takvimler vardır.

Yeni bir yılı idrak ederek, Miladi 2024’ü tarihin sayfalarına gömerken bir daha, özel ve resmi yazışmalarda artık 2024 rakamını da kullanamayacağız. Bundan sonra, 12 ay boyunca tarih atarken 2025 rakamını kullanacağız. Kimi insanlar, rakamlardan sonuçlar çıkarırlar. Tarihin rakamlarına bakarak yılın uğurlu mu, uğursuz mu olacağını kendilerince yorumlarlar. Rakamların, kendilerine göre bir ifadelerinin olduğuna inanırlar. Tabii, bunların hepsi de, safsatadan ibarettir. Hiçbir ilmi izahları yoktur.

Miladi takvime göre, 21’nci asırdayız ve 21’inci asrın ilk çeyreğindeyiz. Oysa Hicri takvimle hesaplayacak olursak 15’inci asrın 2’nci çeyreğinin içindeyiz.

Evet, tarihlerine ve tarihlerindeki sayılara bakarak, başlayan yeni yıllar hakkında peşin hükümler verenler hep olmuştur. Bir zamanlar, işleri falcılık olan

GÜRCÜ BACI

benzerleri, yeni yıla girilirken, Türkiye’de ve dünyada neler olabileceğine dair kehanetlerde bulunurlardı. Tuhaf amma, bazı kehanetlerinin tuttuğu da olurdu.

Tabii,

“Perşembe’nin gelişi,

Çarşamba’dan bellidir”

deyiminde olduğu gibi, 2024’ten yola çıkarak, 2025 yılında Türkiye’de neler olabileceğini kestirmek için kâhin olmak gerekmez. 2024 yılındaki duruma bakınca, 2025 yılının ekonomik açıdan çok zor bir yıl olacağı açıktır.

Bir de yaşanan klasik bir durum vardır. Her yılbaşı öncesi Cuma hutbesinin konusu hep

“YILBAŞI KUTLAMALARI HARAMDIR”

esprisi çerçevesinde gerçekleşir. Nitekim bu yıl da Cuma hutbesinde aynı durum yaşandı. Eyvallah diyeceğiz amma, keşke, daha büyük haramlar irtikâp edenlere karşı da böylesi vaazlar verilse!

NE KUR’ANI KERİM’DE, NE HADİS-İ ŞERİFLERDE YENİ YIL KUTLAMALARININ HARAM OLDUĞUNA DAİR BİR AYET, BİR HADİS YOKTUR.

Başka dinlerin mensuplarına benzememek konusunda verilen telkinler vardır. Şayet, dar kalıptan bakarsak, bu açıdan Yılbaşı etkinliklerini HARAM gibi göstermek mümkün olabilir!

İçki içmek, kumar oynamak ve benzeri haram olan şeyleri YENİ YIL KUTLAMALARI çerçevesinde yapmak elbette harama girer. Amma, Hazret-i İsa’nın doğumunu kutlamak amacıyla yapılacak sade etkinliklerin hutbelerde ifade edildiği şekilde HARAM İLAN EDİLMESİ, gerçekten düşündürücüdür!

Diyanetin yeni yıl kutlamalarını HARAM ilan etmesine rağmen, bu ülkenin 85 milyon nüfusunun en az 50 milyonu, yeni yılı kendi imkânları çerçevesinde kutlayacaklardır. Bütün bu insanları haram işliyor gibi göstermek, acaba ne kadar doğrudur.

Biz, YILBAŞI KUTLAMALARI HELAL Mİ, HARAM MI tartışmasını bir yana bırakalım da, KUR’AN-I KERİM AYETLERİYLE VE HADİS-İ ŞERİFLERLE HARAM OLDUĞU KESİN OLAN (İSRAF) KONUSUNA GELELİM.

İşte, Kuran-i Kerimde geçen israf ile ilgili ayetlerden biri:

“Bununla beraber malını saçıp savurma. Çünkü (malını) saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.”

Bu açık ayet-i kerime mealinden sonra şimdi Diyanet İşleri Bakanına soralım. Bu fakir halkın parasıyla lüks makam araçları almak helal mi, haram mı!!!

Yılbaşı kutlamalarının haram olup olmadığı konusunda bir görüş beyan edemeyiz. Ancak, içki içmenin, kumar oynamanın, zinanın ve benzeri İslam dininin yasak ettiği suçları yılbaşı kutlamaları çerçevesinde de olsa irtikâp etmek, elbette günahtır.

Din görevlileri, yılbaşı kutlamalarıyla yetinmeyerek hırsızlıklarla, yolsuzluklarla, yetim hakkını yiyen rüşvetçilerle ilgili yorumlar yapsa da toplumu aydınlatsalar.

Bu düşünceler içinde okuyucularımın, Siirtli hemşerilerimin, aziz milletimizin ve tüm insanlığın 2025 yılını kutluyor, Filistinli ve Gazzeli Müslüman kardeşlerimizin kurtuluşlarına vesile olmasını, savaşsız, barış ve huzur dolu bir yıl olmasını diliyorum.

TAŞLAMA

HAYÂL DÜNYASINDAYIZ

ALTIYÜZ MİLYON ÇIKSA

HAYÂL KURMAK GÜZELDİR

ÇIKSA DA, ÇIKMASA DA

KEŞKE DÖRDE BÖLÜNSE

TEK KİŞİYE ÇIKMASA

DÖRT MİLYONER KAZANIR

TÜRKİYE HİÇ OLMAZSA

ÇIKSA HELAL EDERDİK

FETVA ALIP MÜFTÜDEN

FETVA VERİRDİ İNAN

ONDA BİRİNİ VERSEN

(PARANIN YÜZÜ SICAK

OLUR) DİYORLAR DOĞRU

PARASIZLIK İLLETİ

EN BÜYÜK İLET OLDU

KIYMETİN, PARAN KADAR

OLUR DİYEYİM BUNU

PARAM YOKSA KİM DİNLER

BENİN GİBİ ÇULSUZU

Yazarın Diğer Yazıları