20 KASIM DÜNYA ÇOCUK HAKLARI GÜNÜNDE, TÜRKİYE'DE VE DÜNYA GENELİNDE ÇOCUKLARIN DURUMU!!!
Ahmet Arıtürk
20 Kasım günleri
(Dünya çocuk Hakları Günü)
olarak kutlanır. Bütün Dünya ülkelerinin ve Türkiye’nin de sözleşmeye uymadığı ortada! Eğer sözleşmeye uyulsaydı, savaşların, göçlerin mağdurları çocuklar olur muydu. Sokaklar, dilenci çocuklarla dolu. Okulda olmaları gereken onbinlerce çocuk, köprü altlarında tiner çekiyor! Açlığı ve sefaleti diz boyu yaşıyorlar. Eğitim ve sağlık hizmetlerinden yoksun, milyonlarca çocuk var! Çalışan çocuk işçileri, sıradan bir olay olarak görmeğe bakacağız.
Savaştan kaçarlarken göç eden, batan botlarda ölen çocukların sayısını bile kestiremiyoruz. Cesetleri deniz kıyılarına vuran nice
BEBEKLER
var. Kısacası bütün dünyada, Çocuklar konusunda büyük bir insanlık dramı yaşanmaktadır.
Hele günümüzde Gazze’de ve Filistin’de yaşanan çocuk katliamları!
Büyük şehirlerde, hayatlarını tehlikeye atarak kırmızı ışıkta mendil satmaya, arabaların camlarını silmeğe uğraşan çocuklar. Köprü altlarını mesken edinenler. Cinsel tacizlere maruz bırakılanlar. Okullarından koparılıp, çocuk yaşta gelin edilenler. Daha neler, neler.
Bu arada, kendi aileleri tarafından dilendirilen, hatta hırsız olmağa teşvik edilenleri unutmayalım. Uzaklara gitmeğe gerek yok. Yaşadığımız şehirde sokaklardaki çocukların durumlarına bakmak yeter. Cami avlularında, kaldırımlarda, annelerinin kucaklarında istismar için tutulan bebek sayılacak yaştakiler!
Türkiye ki, Cumhuriyetin Kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından Dünyada ilk çocuk bayramını uygulayan ülke olmuştur. Ama Cumhuriyet tarihinde, çocuk sorunlarının çözümü konusunda aldığımız bir adımlık mesafe yok!
Her aileye, en az üç çocuk sahibi olmalarını önerenlerin, çocuk haklarına ilişkin getirdikleri bir tek yasa var mı? Zaten, (çocuk hakları!) diye bir olgudan haberdar bile değiller.
Evet, bu millete çok çocuk sahibi olmalarını önerenlere bir sorumuz var. Çocuk haklarıyla ilgili hangi yasaları getirdiniz! Yoksa, Bektaşi fıkrasındaki gibi (yap, yap sal!) mantığıyla mı hareket ediyorsunuz!
Çocuk hakları, kanunen veya ahlaki olarak dünya üzerindeki tüm çocukların doğuştan sahip olduğu; eğitim, sağlık, yaşama, barınma; fiziksel, psikolojik veya cinsel sömürüye karşı korunma gibi haklarının hepsini birden tanımlamakta kullanılan evrensel kavramdır.
Çocuk hakları, insan hakları kavramının içinde ele alınması gereken bir konudur. Bugün, dünyanın birçok yerinde var olan insan hakları ihlalleri, çocuk boyutunda daha geniş kapsamlı ve büyüyerek, müdahale edilmesi daha zor bir şekilde yer almaktadır. Uluslararası Af Örgütü'nün belirttiğine göre; az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, emek sömürüsü, pornografi, şiddet, yasadışı gibi olumsuz etkenlerin dahilinde, çocuk hakları ihlalleri daha büyük boyutlarda olmaktadır.
Çocukların erişkinlerden farklı fiziksel, fizyolojik, davranış ve psikolojik özellikleri olduğu, sürekli büyüme ve gelişme gösterdiği bilincinin yerleşmesi, çocukların bakımının bir toplum sorunu olduğu ve bilimsel yaklaşımlarla herkesin bu sorumluluğu yüklenmesi gerektiği düşüncesi, Cenevre Çocuk Hakları Bildirisi ile şekillenmiştir. Günümüzde çocuk hakları ile ilgili olan uluslararası belge 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen ve 193 ülke tarafından onaylanmış olan Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmedir.
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin çok sayıda maddesi çocukların sağlıklı bir yaşam sürdürmelerini desteklemektedir. Sözleşme'nin 6. maddesine göre her çocuk esas olarak yaşama hakkına sahiptir. İlaveten, 24. madde gereğince her çocuk ulaşılabilir en yüksek sağlık standartlarından yararlanabilmelidir; gerekli tedavi ve iyileştirme hizmetlerinden faydalanabilmelidir. İhmal edilen, terk edilen, istismara uğrayan ya da işkenceye tâbi tutulan çocukların iyileştirilmesi ve yeniden topluma kazandırmasından devletler sorumludur.
Eğitim hakkı, çocukların en önemli haklarından biridir. Unicef'in 1999 tarihli raporunda da belirttiği gibi okuma-yazma bilmeme çok ciddi sorunlara neden olmaktadır. Anne ve çocuk ölümlerinin önde gelen etkenlerinden biri, annenin eğitim düzeyinin düşüklüğü veya okuma-yazma bilmemesidir. Kız çocuklarının okullaşma oranındaki 10 puanlık bir artış sonunda bebek ölüm hızı binde 4.1 azalmaktadır. Bu halde çocuğun en temel hakkı olan yaşama hakkı ile eğitim hakkı arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır.
Yaşama hakkının yanı sıra, çocuğun bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlak gelişimi için eğitime gereksinimi vardır. İnsanın doğuştan getirdiği yeteneklerini geliştiren en önemli araç eğitimdir. Eğitimsizlik sonucu ortaya çıkan sorunlar şunlardır:
-İnsanlar üretken biçimde çalışamazlar.
-Sağlıklarına özen gösteremezler.
-Kendilerini ve ailelerini gereği gibi koruyamazlar.
-Kültürel açıdan zengin bir yaşam sürdüremezler.
Kız çocukların da gereksinimlerini karşılayacak ve kendilerine yaşam becerisi kazandıracak nitelikli eğitim görmeye hakkı vardır. Oysa tüm Dünya'da okula gitmeyen 6-11 yaşlarındaki 130 milyon çocuğun 73 milyonunu kız çocukları oluşturmaktadır. Kız çocukların eğitiminin önemi 1990'lar boyunca her fırsatta vurgulanmıştır.
Sözleşmeye göre, her çocuğun, temel yaşam hakkının yanında, nüfus kütüğüne kaydolma, isim, vatandaşlık ve mümkün olduğu ölçüde anne-babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkı vardır. Buna paralel olarak, taraf devletlerin, çocuğun kimliği, tabiiyeti, isim ve aile bağları dahil olmak üzere her türlü koruma hakkına saygı gösterme ve bu konularda yasa dışı müdahalelerde bulunmama yükümlülüğü bulunur.
(Dünya çocuk Hakları Günü!) var ama bütün Dünya Ülkelerinin ve Türkiye’nin de sözleşmeye uymadığı ortada! Eğer sözleşmeye uyulsaydı, savaşların, göçlerin mağdurları çocuklar olur muydu. Sokaklar, dilenci çocuklarla dolu. Okulda olmaları gereken onbinlerce çocuk, köprü altlarında tiner çekiyor! Açlığı ve sefaleti diz boyu yaşıyorlar. Eğitim ve sağlık hizmetlerinden yoksun, milyonlarca çocuk var! Çalışan çocuk işçileri, sıradan bir olay olarak görmeğe bakacağız. Kısacası bütün dünyada, Çocuklar konusunda büyük bir insanlık dramı yaşanmaktadır.
Büyük şehirlerde, hayatlarını tehlikeye atarak kırmızı ışıkta mendil satmaya, arabaların camlarını silmeğe uğraşan çocuklar. Köprü altlarını mesken edinenler. Cinsel tacizlere maruz bırakılanlar. Okullarından koparılıp, çocuk yaşta gelin edilenler. Daha neler, neler.
Çocuk haklarının gerçek anlamda uygulandığı bir Türkiye ve bir Dünya dileklerimizle…
ANEKDOT
Bektaşinin biri, caminin önünde çamurdan adamcıklar yapıp, kurusunlar diye duvara diziyormuş. Durumu gören cami imamı:
-Ne yapıyorsun Hazret. Bunlara ruh da verebilecek misin? diye sorunca, Bektaşi cevap vermiş:
-Rızkını vermedikten sonra, yap-yap sal ne olacak!
Sözün özü: Çocuk haklarıyla ilgili bir tek yasa çıkarmadıktan sonra, aileler ha 1, ha 3, ha 10 çocuk sahibi olmuş, sizleri ne ırgalar!!!
TAŞLAMA
DÜNYA ÇOCUK GÜNÜDÜR
YİRMİ KASIM’LAR SÖZDE
NİCE ÇOCUK TİNERCİ
YA DA DİLENCİ BİZDE
BİR DE GÖÇMEN ÇOCUKLAR
VARDIR YÜREKLER YAKAN
ÇOCUK CESETLERİ Mİ
SİZCE KARAYAVURAN
İNSANLIKTIR GERÇEKTE
KARAYA VURMUŞ OLAN
ÇOCUK HAKLARI DENEN
BİL Kİ KOCA BİR YALAN
AH ÇOCUKLAR, ÇOCUKLAR
YETİM, ÖKSÜZ ÇOCUKLAR
MEDENİ GEÇİNMEDE
SAĞIRLAR, KÖR OLANLAR
ÇOK ÇOCUK DOĞURUNUZ
DENİLİYOR MİLLETE
BESLEYİP, EĞİTMEK VAR
DOĞAN ÇOCUĞU BİR DE
ONBİRBİN LİRA İKEN
ASGARİ ÜCRET SÖYLE
KAÇ ÇOCUĞU BESLERİZ
BU KADAR PARA İLE
ÇOK ÇOCUK İYİ ELBET
DOYURUP, EĞİTİRSEK
(SALDIM ÇAYIRA MEVLÂM
KAYIRA) DEMEZ İSEK
DÜNYA ÇOCUK GÜNÜNDE
ÇOCUK KATLİAMLARI
GIRLA GİTMEKTEDİR BAK
SORAN VAR MI ONLARI
ÇOCUKLAR EZİLMEKTE
VE ÇOCUKLAR ÖLMEKTE
BU DÜNYA ZALİM DÜNYA
ÇOCUKLARA ELBETTE
ÇOCUK KATLİAMINDA
İSRAİL BAŞI ÇEKER
SIRTINDA ABD VAR
İŞİN ASLI BU BEYLER
BEBELERİ ÖLDÜRÜR
TEVRATI’IN EMRİ(!) DİYE
ALLAH’A VE MUSA’YA
İFTİRA EDEPSİZCE
HANİ ÇOCUK HAKLARI
TAKAN, DİNLEYEN VAR MI
KURŞUNA HEDEF OLAN
MÜSLÜMAN ÇOCUKLAR MI