RTÜK tarafından TELE 1’e uygulanan 3 günlük ekran karartma cezası ile diğer muhalif kanallara uygulanan para cezaları ve program kısıtlama cezaları bana ortaokul 3 veya lise 1’de iken Türkçe veya Edebiyat Kitabımızda
(SANSÜR NE İDİ?)
başlıklı bir yazıyı anımsattı. Yazarını anımsamıyorum. Aradan takribi 65 yıl geçti. Ama o yazının verdiği mesajı, o gün gibi, bugün de aynen yorumluyorum. Yazı, CENNETMEKÂN ULU HAKAN SULTAN 2. ABDULHAMİD HAN döneminde uygulanan SANSÜRÜ anlatıyordu.
ATALARI SULTAN 2. ABDULHAMİD HAN’a rahmet okutacak düzeyde verdikleri cezadan dolayı RTÜK’Ü KUTLUYORUM(!)
Boşuna ATATÜRK’Ü UNUTUP, SULTAN 2. ABDULHAMİD HAN’I ÖVMÜYORLRMIŞ!
Sultan 2. Abdlhamid Han’a rahmet okutan RTÜK’ün bu gibi kararlara imza atabilmek için 3-4 aylık ömrü kaldı. Hepsi o kadar!
BAYRAMA KAVUŞMAK İÇİN RECEPLERİN, ŞABANLARIN, RAMAZANLARIN GİTMESİ LAZIM!
Dinimizde (Üç Aylar) olarak tabir edilen mübarek günler içindeyiz. Üç ayların ilki Recep gitti, Şaban geldi. Şaban da gidecek, Ramazan gelecek. Yani, dünya durdukça daha nice Recepler gidecek, Şabanlar, Ramazanlar gelecek. Dünya kimselere baki değil ki, Receplere baki kalsın!
Bilindiği gibi Ramazan ayı dışında en çok sünnet orucu tutulan aylar Recep ve Şaban aylarıdır. Ramazan ise oruç tutmanın farz olduğu aydır. Yine dinimizde önemli yerleri olan mübarek kandil geceleri de bu üç ayların geceleri içindedir.
Mi’raç, Beraat ve Kadir geceleri de üç ayların içinde idrak edilmektedirler.
Bu bakımdan, üç aylara önem vermek gerekir.
Recep gitti, Şaban geldi. Şaban da gittikten sonra Ramazan gelecek. Recep de, Şaban da, Ramazan da kalıcı değildir. Hem Recepler, Şabanlar, Ramazanlar gitmeden
BAYRAM
GELMEZ Kİ!
Bilindiği gibi dinimizde aylarla ilgili iki önemli deyim vardır.
EŞHUR-UL HURUM (HARAM AYLAR) ve ÜÇ
AYLAR.
Haram aylar, hürmete lâyık aylar anlamına gelir. Adları
Zilkâde, Zilhicce,
Muharrem ve Recep’tir.
Bu aylarda savaş yapmak yasak olduğu için bu adı almışlardır.
ÜÇ AYLAR ise RECEP, ŞABAN VE
RAMAZAN’DIR.
Müslümanlar için oruç tutmanın farz olduğu ay
RAMAZAN
olmasına karşılık, kimi Müslüman kardeşlerimiz
ÜÇ AYLARIN
tümünde de oruç tutarlar. Burada dikkatleri çeken bir husus da şudur.
RECEP, hem EŞHUR-UL HURUM, HEM DE ÜÇ AYLAR İÇİNDE YER ALIR. Yani, RECEBİN bu bakımdan bir ağırlığı bulunuyor gibi! Ama bu ağırlığı, gitmeyeceği anlamına gelmez! Günü doldu mu bizim Siirtlilerin tabirleriyle ÇEM-U ÇEM GİDER!
Müslümanların geleneğinde, çocuklarına doğdukları Arabi ayların adlarını vermek de vardır. Bunun için özellikle geçmiş yıllarda Muharrem, Recep, Şaban, Ramazan ve Bayram adları oldukça yaygındı. Türkçe aylardan ise Eylül ayında doğan kızlara, (Eylül); Kasım ayında doğan erkeklere ise (Kasım) adı verildiği olurdu.
Bu kavanoz dipli dünya dönüp durdukça aylar ayları, yıllar yılları, asırlar asırları kovalayıp duracaktır. Ne Recep, ne Şaban, ne Ramazan, ne Zilkâde, ne Zilhicce ne Muharrem ne de diğer aylar asla kalıcı değildir, kalıcı olamazlar!
İyi ki aylar ayları, yıllar yılları, asırlar asırları kovalıyor. Yeknesak bir durum yaşansa, aylardan hep RECEP, ya da başka bir ay kalıcı olsa ne kadar sıkıntı verici olurdu, değil mi! İyi ki RECEP GİDECEK, ŞABAN GELECEK, O DA GİDECEK, RAMAZAN GELECEK. Bir yılda 12 ay var. Düşünebiliyor musunuz, Hep Recep de kalsaydık, halimiz nice olurdu! Şabana, Ramazana ve bunların sonunda
BAYRAMA
nasıl ulaşacaktık.
Görüldüğü gibi, Bayrama ulaşmak için Recebin de, Şabanın da, Ramazanın da gitmesi gerekir! Bu bakımdan RECEBİN GİTMESİNE üzülmeyeceğimiz gibi, ŞABANIN GİRMESİNE
de
sevinecek değiliz.
Öyle ya Recep, Şaban, Ramazan gitmeden BAYRAMA NASIL ULAŞACAĞIZ! Şunun şurasında Ramazana 1, Bayrama 2 ay kaldı. 2 ay daha dişimizi sıkalım, bir de bakacağız ki BAYRAM GELMİŞ, HOŞ GELMİŞ!
Bayrama bir an önce ulaşmak dileklerimizle yazımı
(KAVANOZ DİPLİ
DÜNYA)
ŞARKISININ SÖZLERİNİ SUNARAK NOKTALIYORUM:
KAVANOZ DİPLİ DÜNYA
HER ŞEYİN YALAN RİYA
HAYAT SANKİ BİR RÜYA
BIKTIM USANDIM SENDEN
KAVANOZ DİPLİ DÜNYA
AH FELEK ZALİM FELEK
KİME CEKET KİME YELEK
HERKESE KAVUN YEDİRDİN
BANA DA YEDİRDİN KELEK
AH FELEK ZALİM FELEK
KİME KAVUN KİM KELEK
KİMİNE URBA GİYDİRDİN
KİMİNE YIRTIK BİR YELEK
ANEKDOT
Dilimizde yaygın bir deyim vardır.
(Her geceyi Kadir, her gördüğünü Hızır bil)
deriz. Özellikle üç aylar içindeyken bu deyim daha da kıymet kazanmaktadır. Bu konuda dikkatleri çekerken, konuyla ilgili bir anekdotu sunarak, okuyucularımızın dikkatlerini çekelim, istedik.
İşte anekdotumuz:
Öyle anlatılır ki, kandil gecelerinin en önemlisi olan Kadir gecesinde, Hızır Aleyhisselam bir camiye gitmiş, geceyle ilgili vaizde bulunan imamı dinliyormuş. Bu arada, cemaatten birinin uyuklar gibi olduğunu görerek dayanamamış:
-Bak, hoca efendi ne güzel vazediyor, sen ise dinlemeyip, uyukluyorsun!
demiş.
Beriki aldırmamış, yine uyukluyor numarasına yatmış. Hızır Aleyhisselam, aynı şahsı yine dürtmüş:
-Gözlerini açıp, kulağını ver de dinle! Bak hoca efendi gecenin faziletini ne güzel anlatıyor
diyecek olmuş.
Beriki bu ikazlardan sıkılmış gibi yaparak cevap vermiş:
-Bak, beni kızdırma! Yoksa cemaate Hızır Aleyhisselam olduğunu söylerim ha!!!
Kendisini tanıyan bu şahısla ilgili olarak Hızır Aleyhisselam münacatta bulunarak söylenmiş:
-Ya Rabbi, beni tanıdığı halde, benim defterimde yazılı olmayan bu şahıs kim.
Hızır Aleyhisselama hatiften cevap gelmiş:
-O kulumuz, bizim defterimizde yazılı olanlardandır!
***
Biz de diyoruz ki boşuna,
(Her geceyi KADİR, her gördüğünü HIZIR bil)
denilmemiş!
TAŞLAMA
RECEP GİTTİ, ŞABAN GELDİ
ŞABAN DAHİ GİDECEKTİR
RAMAZAN DA GİDECEK Kİ
SONRA BAYRAM GELECEKTİR
RECEP, ŞABAN VE RAMAZAN
GİTMEDEN BAYRAM GELİR Mİ
RECEBİ ÖNDEN GÖNDERDİK
ŞABAN, RAMAZAN KALIR MI
BAYRAMLARI ÖZLEMİŞİZ
RECEP GİTTİ GÜLEGÜLE
ŞABAN İLE RAMAZAN DA
GİTSİN BAYRAM GELSİN HELE
NE RECEPLER, NE ŞABANLAR
NE DE RAMAZANDIR AMAÇ
BAYRAM GELSİN, BİR AN ÖNCE
GÖNÜLLER BAYRAMA MUHTAÇ