2013 yıllarına gidelim ve 17-25 Aralık günleri arasında yaşanan yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarını anımsayalım. 2013 yılının 17-25 Aralık günleri arasında yaşananlar, tarihte yerlerini almıştır. 2013-2014 yıllarında yürütülen, bazı kamu kurum ve kuruluşları ile aralarında dört bakanın da yer aldığı kamu görevlilerinin görevi kötüye kullanma ve rüşvet ile suçlandığı soruşturmalarda neler yaşanmamıştı ki.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ve Mali Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen soruşturmada aralarında iş adamları, bürokratlar, banka müdürü, çeşitli düzeyde kamu görevlileri ve 61. Türkiye Hükûmeti kabine üyesi dört bakan ile üç bakan çocuğunun olduğu kişiler hakkında
"
rüşvet
, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve
kaçakçılık
"
suçlarını işledikleri iddiası yer almıştı
Gülen Hareketi tarafından yönetildiği ve "paralel devlet" yapılanmasında yer aldığı iddia edilen olaylarla ilgili soruşturmaların ardından Egemen Bağış Avrupa Birliği Bakanlığı görevinden alındı İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar bakanlık görevlerinden istifa ettiler; Bayraktar ayrıca milletvekilliğinden de istifa etti.
İlerleyen günlerde soruşturma dosyasıyla ilgili birtakım bilgiler medyaya sızdı. Buna göre iş adamı Rıza Sarraf'ın soruşturmanın kilit ismi olduğu, bürokraside dört bakan ile geliştirdiği ilişkiler ve rüşvet çarkı sayesinde kara para aklama, altın kaçakçılığı gibi birtakım suçlar işlediği öne sürüldü. Ayrıca soruşturmada üç bakan çocuğu hakkındaki suçlamaların, "rüşvet almaya ve vermeye aracılık etmek" olduğu iddia edilmekteydi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 71 şüpheliden 24'ü çıkarıldıkları mahkemece tutuklanmış, 38'i de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
18 Aralık 2013'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma dosyasının geniş olduğu ve fazla iş yükü gerektirdiği gerekçeleriyle, soruşturmaya ek 2 savcı daha atadı ve savcılar arasındaki herhangi bir ihtilaf durumunda soruşturmaya ilişkin kararların 2'ye 1 çoğunlukla alınması talimatını verdi. Şüpheliler arasında bulunan İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış hakkında cezai kovuşturma yapılabilmesi için hazırlanan fezlekeler, TBMM'ye gönderilmek üzere Adalet Bakanlığı'na sunuldu.
25 Aralık'ta Savcı Muammer Akkaş yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla başlattığı soruşturma kapsamında o zamanlar Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan'ı şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırmak üzere bir belge hazırladı. Ancak, Emniyet Müdürü Selami Altınok, gözaltı ve arama talimatını, gerekçe ve delillerinin yetersizliği nedeniyle geri çevirdi. Yeni atanan İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, Erdoğan'ların evinin çevresine Özel Tim yerleştirerek olası gözaltına almaları engellediği basına yansıdı.
20-21 Aralık 2021 günleri yaşananlar bize neden 17-25 Aralık 2013’te yaşanan olayları anımsattı diye merak edenlere anlatalım. Çünkü, 20 Aralık 2021 gününü 21 Aralık gününe bağlayan gece, 18 TL’ye çıkmış olan ABD dolarının, 1 gün ve 1 gece içinde 12 TL’ye düşmesinin sonucu olarak, o gece içinde büyük çapta paraların el değiştirdiği, vurgunlar yaşandığı iddiaları oldukça yaygındır. Kuşlar(!) tarafından haberdar edilen birilerinin 20 Aralık günü ellerindeki dolarları 18 TL’den sattıkları, aynı şahısların, 21 Aralık günü sabahı, 18 TL’den sattıkları dolarları, 13 TL’den alarak büyük vurgunlar vurdukları iddiaları var. Hatta, 20-21 Aralık 2021 gün ve gecesinde vurulan vurgunların 17/25 Aralık’ta soruşturulan vurgunların bile çok fevckinde rakamlara ulaştığı iddia edilmekte. Şöyle düşünün 1 gün ve o günün gecesi içinde 7 milyar doların el değiştirdiği söyleniyor. 7 milyar dolar, kur 18 TL iken satılmış ve 12 TL’ye düştüğünde tekrar toplattırılmıştır. 18 TL ile 12 TL arasında 6 TL kur farkı var. 7 milyarı 6 ile çarparsanız, Türk Parası cinsinden vurulduğu iddia edilen vurgunun boyutu daha iyi anlaşılacaktır. Bu demektir ki, birileri toplamda 42 milyar Türk Lirası kaybederlerken, birileri de 42 milyar TL kazanmışlardır. Yani, iddialar doğruysa, vurgunun parasal boyutu 17-25 Aralık 2013’te ortaya çıkarılan vurgunların kat-kat üstündedir.
Vatandaşların zihinlerinde oluşan istifhamların giderilmesi açısından konunun açıklığa kavuşturulması, 20-21 Aralık 2021 gün ve gecesinde dolar satanlarla, satılan dolarları alanların kimler olduklarının açıklanması gerekir. Özellikle Merkez Bankası ve diğer kamu bankalarının 20-21 Aralık gün ve gecesinde alım-satımları açıklığa kavuşturulsun ki, söylentilerde bir gerçek payı olup olmadığı ortaya çıksın, vatandaşların zihinlerindeki istifhamlar giderilsin.
MEHMET AKİF’İ RAHMETLE ANARKEN!
(Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.)
Bugünkü yorum yazıma ebediyete intikalinin 85. Yılında (27 ARALIK 1936) Milli Şair ve büyük Mutasavvıf Merhum Mehmet Akif Ersoy’un bir şiirinin ilk beytiyle başlamak ihtiyacını hissettim. Çünkü öyle bir toplum olduk ki maalesef zalimleri alkışlayacak durumlara gelmiş bulunuyoruz. Oysa zulmü alkışlamak küfür kadar tehlikelidir.
KUR’AN-I KERİM’DE
zulümle ilgili çok sayıda ayet vardır. Önce bu ayet-i kerimelerden bazılarının meali alilerini sunalım son sözü sonra söyleyelim:
*O zulmedenler, azaba uğrayacakları zaman, muhakkak bütün kuvvetin tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği azabın gerçekten şiddetli olduğunu bir bilselerdi.
*Kafirler... Onlar zulmedenlerdir.
*Allah, zulmeden bir kavmi hidayete erdirmez.
*Allah, zulmedenleri sevmez;
*Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün açıkça söylenmesini sevmez.
*Gerçek şu ki, inkâr edenler ve zulmedenler, Allah onları bağışlayacak değildir.
*Böylece zulmeden topluluğun kökü kurutuldu.
*Allah zulmedenleri en iyi bilendir.
*Artık zulmeden toplulukla beraber oturma.
*Böylece Biz, kazandıkları dolayısıyla zalimlerin bir kısmını bir kısmının başına geçiririz.
*Onlar için cehennemden yataklar ve üstlerine örtüler vardır. Biz zulme sapanları işte böyle cezalandırırız.
*Onu (tanrı) edindiler de, zulmedenler oldular.
*Allah, zulmedenleri bilir.
*Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez.
*Allah'ın laneti zalimlerin üzerinedir.
*Zulmedenlere eğilim göstermeyin, yoksa size ateş dokunur.
*Zulmedenler ise, içinde bulundukları refahın peşine düştüler. Onlar, suçlu-günahkarlardı.
*Rableri kendilerine vahyetti ki: "Şüphesiz Biz, zulmedenleri helak edeceğiz.
*Biz zulmedenlere acıklı bir azap hazırladık.
*Zulmetmekte olanlar, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.
*Gerçekten, zulmedenler, felah bulmazlar."
*Zulmedenler, açıkça bir sapıklık içindedirler.
***
Zulümle ilgili o kadar çok ayet-i kerime var ki, biz bunların ancak çok az bir kısmına yer verebildik. Bu örnekleri özellikle Müslüman geçinip de, zulmedenler içinde yer alanlarla, zalimleri alkışlayanları uyarmak amacıyla sunduk. Zulüm, ancak kudretli kişilerin sergileyebilecekleri küfre eş değer bir davranıştır. Yüce Rabbim toplum olarak hepimizi öncelikle zalim olmaktan ve zulme uğramaktan korusun, derken, yazımızı çok sık kullanılan şu meşhur atalar sözüyle noktalamayı uygun bulduk:
(ZALİMİN ZULMÜ VARSA, MAZLUMUN ALLAH’I VAR!)
TAŞLAMALAR
YİRMİ ARALIK İLE
YİRMİBİR ARALIK’TA
ÇOK DÜMENLER DÖNMÜŞTÜR
İDDİALAR VAR BUNDA
DOLAR ONSEKİZ LİRA
OLMUŞKEN KİMLER SATTI
ERTESİ GÜN ONİKİ
LİRADAN KİMLER ALDI
YEDİ MİLYAR DOLARDAN
BAHSEDİLMEKTE İNAN
BİR GÜN ÖNCE SATILIP
ERTESİ GÜN ALINAN
DOLAR BAŞINA ALTI
LİRA VURGUN VURAN KİM
BİRİLERİNE KUŞLAR
HABER VERMİŞ BİLELİM
KUR İLE TUZAK KURMUŞ
BELLİ Kİ VATANDAŞYA
KÖTEK HALKA OLUYOR
RANTİYELER YANDAŞA