Ahmet Arıtürk

12 MART MUHTIRASI VE BİR ANI!

Ahmet Arıtürk

12 Mart Muhtırası, 1971’de Türk Silahlı Kuvvetlerinin emir komuta zinciri içinde Genelkurmay Başkanı Memduh Tağmaç, Kara Kuvvetleri Komutanı Faruk Gürler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyiceoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur’un imzasıyla Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a bir muhtıra verilerek hükümetin istifaya zorlandığı askeri müdahalenin adıdır.

Ordunun üst kademesi 12 Mart 1971′de hükümete muhtıra vermişti. Ama parlamento feshedilmemiş, partiler kapatılmamış, anayasa askıya alınmamıştı. Ancak, koşullar çok değişmişti. Askerler bir teknokrat hükümetin kurulmasını istiyorlardı. Eğer tarafsız bir başbakan Meclis içinden çıkar da güvenoyu alırsa, sorun kalmazdı. Bunun için tarafsız bir milletvekili aranmaya başlandı. CHP Kocaeli milletvekili Nihat Erim ismi üzerinde anlaşma sağlandı. 26 Mart günü CHP’den istifa eden Erim, aynı gün Başbakan seçilerek hükümeti kurmakla görevlendirildi.

Askerler, görevlerine çekilmiş gibi görünmekle beraber, muhtıranın etkisi devam ediyordu. 1972 yılı Ağustos’unda Memduh Tağmaç Genelkurmay Başkanlığından emekli olmuş, yerine Faruk Gürler Genelkurmay Başkanı olmuştu.  Gürler’in hedefi, cumhurbaşkanı olmaktı. Darbe yaparak hükümete el koymasından çekinen kimi siyasiler  (Seni  Cumhurbaşkanı seçtireceğiz) diyerek Genelkurmay Başkanlığından istifa etmesini sağladılar. Önce, kontenjandan Senatoya alınan Gürler, ardından Cumhurbaşkanlığına aday oldu. Ancak,   oyuna getirerek seçtirmediler. Faruk Gürler’e karşı Senato Başkanı Tekin Arıburun ve Demokratik Parti Genel Başkanı Ferruh Bozbeyli de Cumhurbaşkanlığına aday oldular. Seçim turları başladı. Oyuna getirildiğini ve turlardan sonuç alınamayacağını anlayan Gürler,  adaylıktan çekildi. Siyasi partiler arasında yapılan görüşmeler ve mutabakat sonucu, yine kontenjandan senatör olan Fahri Sabit Koruturk Cumhurbaşkanı seçildi. Korutürk, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından emekli asker kökenli olduğu için cihet-i askeriyeden bir itiraz olmadı.

12 Eylül Muhtırasının etkisi 12 Eylül darbesine kadar devam etti. 1980’e gelindiğinde, ordu, yine emir komuta zinciri içinde hükümete el koydu. Böylece !2 Eylül dönemi başladı.

Evet, 12 Mart Muhtırasının kısa özeti ve sonuçları bunlardır. Muhtıranın güçlü komutanlarından Faruk Gürler ile 2. Ordu Komutanı iken Siirt’e gelişinde Gazeteci olarak tanışmıştım. Daha doğrusu, Siirt’te iki kişinin ölümüyle sonuçlanan ve askerlerin de karıştığı maçta yaşanan olayla ilgili Genelkurmay Başkanlığına yapılan şikayetleri tahkik etmek için 2. Ordu Komutanı olarak Gürler’in kendisi Siirt’e gelmişti. Çünkü, İlimizdeki Tugay 2. Orduya bağlıydı. Gazeteci olarak görüş ve ifadelerimi almak üzere  Gürler tarafından Askeri Gazinoya çağırtılmış ve bizzat kendisi tarafından ifadem alınmıştı.

Ne yalan söyleyeyim, sohbet mahiyetinde gerçekleşen ifade verişim sırasında Faruk Gürler Paşanın yaklaşımlarını gayet babacan bulmuştum. Gazeteye de aynıyla yansıtmıştım. Bu vesile ile kendisini bir kere daha rahmetle anıyorum.

TAŞLAMA

MEHMED AKİF’İ RAHMET VE

MİNNETLE ANIYORUZ

İSTİKLÂL MARŞIMIZI

YÜREKTEN OKUYORUZ

ALLAH’IM BU ÜLKEYE

YAZDIRMA BÖYLE MARŞI

HER DAİM MUZAFFER KIL

DÜŞMANLARINA KARŞI

DÜŞMANLARA ÇİĞNETME

ALLAH’IM ÜLKEMİZİ

BU ÜLKEYİ BÖLDÜRME

YIKMA BİRLİĞİMİZİ

MİLLİ BİRLİK RUHUDUR

BİZE GEREKLİ OLAN

KARDEŞ OLALIM YİNE

BUNA MUHTAÇ BU VATAN

Yazarın Diğer Yazıları