Ebediyete intikalinin ilk yıllarında 10 Kasımların
(YAS GÜNÜ)
olarak anılmaları yerinde uygulamalar olabilir. Ancak, aradan 80 küsur yıl geçtikten sonra 10 Kasım günlerini hala
(YAS GÜNÜ)
olarak değerlendirmek yerinde bir uygulama değildir. Elbette, her 10 Kasım’da yine Cumhuriyetimizin Banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü analım ama, artık zamana ve zemine uygun bir şekilde.
Yetkim olsa, 10 Kasım günlerini
(ATATÜRK’Ü ANMA VE ANLAMA
GÜNÜ)
olarak isimlendirir, etkinlikler listesine böyle geçirirdim. Geçmiş yıllarda 10 Kasım günleri için Gazetelerde
(EN
BÜYÜK YAS GÜNÜMÜZ)
manşetlerinin atıldığını anımsıyorum da, artık bu konuda gerçekçi bir tavır takılması gereğine inanıyorum. Gerçi, mevcut iktidara kalsa ve tepki olmayacağını bilse, 10 Kasım’ları 20 yıldan beri görmezden geliyor olacaktık. Ama milletin tepkisinden çekinildiği muhakkak!
Bir gerçeğe daha vurgu yapmak gereğini duyarak belirteyim ki, doğum günlerinin kutlanması için bir süre yoktur. Hele ATATÜRK gibi liderlerin doğum günlerinin yıllarca, değil asırlarca kutlanması konusunda bir tereddüt olmaz. Atatürk’ün doğum tarihi gün ve ay olarak belli değildir. Bunun için kendisi
(BENİM DOĞUM GÜNÜM 19 MAYIS’TIR)
buyurarak, Vatanın istiklâli için Samsun’a çıktığı tarihe işaret etmiştir. Zaten 19 Mayıs’ları
(Gençlik ve Spor Bayramı)
adı altında kutlamaktayız.
Teşbihte hata olmasın, Peygamber Efendimiz HAZRET-İ MUHAMMED’İN (O’na al ve ashabına salat ve selam olsun) DÜNYAYA TEŞRİF GÜNÜ MEVLİD KANDİLİ OLARAK KUTLANIR AMA, VEFAT TARİHİ İLE İLGİLİ BİR ETKİNLİK YOKTUR.
Hem, dinimiz açısından 3 günden fazla yas haramdır. Ölüler için 3 gün yas tutulur, ondan sonra eskiden olduğu hayat normal şartlar altında devam eder.
2021 yılının 10 Kasım günü Türkiye Cumhuriyetinin Banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN ebediyete intikal ettiği tarihtir. Elbette ki, vatan kurtarıcımıza minnet borçluyuz. Ancak, artık 10 Kasım günlerini
(YAS GÜNÜ)
olmaktan çıkarmanın zamanı gelmiştir. Bunun için benim naçizane teklifim Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınacak bir kararla 10 Kasım günlerinin
(ATATÜRK’Ü ANMA
VE ANLAMA GÜNÜ)
olarak değiştirilmesi ve hatta etkinliklerin bir haftayı kapsayacak şekilde düzenlenmesidir. Hafta içinde düzenlenecek konferanslarda, panellerde, her gün
ATATÜRK’ün
bir başka yönü anlatılarak, gerçek anlamda,
ATATÜRKÇÜLÜĞÜN, ATATÜRK İLKE VE İNKILAPLARININ NE OLDUĞU YENİ NESİLLERE ÖĞRETİLMİŞ OLUR.
Ebediyete intikalinin 83. Yılında Türkiye Cumhuriyetinin banisi ve halaskarı
Mustafa Kemal
ATATÜRK
ile silah arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyorum. Mekanları cennet olsun…
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE SİLAH ARKADAŞLARININ
RUHLARINA (FATİHA) KAMPANYASI
10 Kasım 2021 Çarşamba günü Türkiye Cumhuriyetinin Banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN EBEDİYETE
İNTİKALİNİN 83. Yılıdır.
Büyük Atatürk’ün ebediyete intikalini, yanlış bir uygulama olarak yıllarca
YAS GÜNÜ
ilan ettik. Oysa, 10 Kasımların
YAS GÜNÜ DEĞİL, (ATATÜRK’Ü ANMA VE
ANLAMA GÜNÜ)
olmaları ve bu anlayış içindeki uygulamalara sahne olmaları gerekir.
ATATÜRK
inkılaplarıyla, fikirleriyle ve kurduğu cumhuriyetle birlikte yaşamağa devam etmektedir. Bu açıdan, 10 Kasımları da bu çerçeve içinde ele almak ve mütalaa etmek gibi bir sorumluluğumuz vardır.
Türkiye Cumhuriyetinin Banisi Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN muarızı olan YOBAZLAR TAİFESİNİN, yıllardan beri uyguladıkları bir taktik vardır. Haşa, Atatürk’ü İslam Dinine karşı göstermek ve böylece, saf Müslümanları kandırarak,
ATATÜRK SEVDASINDAN
vazgeçirmek için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Maalesef, bu tiplerin içinde,
ATATÜRK’ÜN KURDUĞU CUMHURİYET SAYESİNDE BİR MAKAMLARA GELENLER DE
BULUNMAKTADIR.
Muhtemeldir ki,
ATATÜRK,
Cumhuriyeti kurmamış olsaydı, bunlar
YA PADİŞAH EFENDİMİZİN KAPI KULLARI, YA CARİYELERİ, YA DA 3’ÜNCÜ, 4’ÜNCÜ EŞLERİ OLACAKLARDI.
Özellikle, Cumhuriyet rejimi sayesinde bir makamlara gelenler yatsınlar, kalksınlar
ATATÜRK’E DUA ETSİNLER!
Türk Milletinin Büyük Önderi, Cumhuriyetimizin banisi Büyük Atatürk’ün ebediyete intikalinin 83. Yıldönümünde naçizane aklıma bir fikir geldi. Kendi kendime dedim ki,
ATATÜRK’ÜN
ebediyete intikalinin yıldönümünde
, O’nun ve bütün silah arkadaşlarının AZİZ RUHLARINA BİRER FATİHA OKUYALIM. Elbette ki, Hazret-i
Kur’an’ın ölülerin başında okunmak için
indirilmediğinin bilincindeyim.
Elbette Hazret-i Kur’an, diriler için indirilmiştir. Ancak, matlup olan
YÜCE ALLAH’IN
RAHMETİNİ DİLEMEKTİR.
Hem bunu, ATATÜRK İÇİN (BİN KERE HAŞA), (DİNSİZDİ) diyen yobazlara karşı bir tepki olsun diye istemekteyim.
Evet, gelin 10 Kasım’ın arifesinde, ATATÜRK VE BÜTÜN SİLAH ARKADAŞLARINA BİRER FATİHA OKUYARAK AZİZ RUHLARINI TAZİZ EDELİM. MİLYONLARCA FATİHALAR YOLLAYALIM. Bilenler YASİN-İ ŞERİF OKUSUNLAR, HATTA YAPABİLİYORLARSA BİRER HATİM İNDİRSİNLER.
ATATÜRK’ÜN VE SİLAH ARKADAŞLARININ AZİZ RUHLARINA İLK FATİHA BENDEN!
LÜTFÜ TÜRKKAN NE DEMİŞ!
İYİ Parti Grup Başkan Vekili Lütfü Türkkan’ın Bingöl’de bir şehit yakınına küfretme iddiasıyla ilgili olay dallanıp, budaklanıyor. Bütün yandaş gazeteler, televizyonlar mağripte mal bulmuş gibi Lütfü Türkkan’a ve onun şahsında aslında İYİ Partiye salvolarda bulunuyorlar. (Şehidin yakınına hakaret ha! Vay edepsiz vay!)
İşin doğrusu, gazeteleri süzgeçten geçirdim, ancak, Lütfü Türkkan’ın şehit yakınına yaptığı küfrün ne olduğunu bilemedim-bulamadım. Gazetelerin tek yazdıkları (ŞEHİDİN YAKININA KÜFRETTİ!) İyi de kardeşim ama, küfrederken ne dedi. ŞEHİT İÇİN (KELLE) mi, başka bir tabir mi kullandı.
Elbette, şehitlerimiz bizim için kutsaldırlar. Bu vatan varsa, şehitlerimizin mübarek kanları pahasına vardır. Toprakları vatan yapan, şehitlerin mübarek kanlarıdır. Lütfü Türkkan, gerçekten de şehit yakını olduğunu bile-bile birine küfretmişse, tel’in ve takbih ediyorum. Ancak, Lütfü Türkkan ile ilgili vaveyla koparan medyatörlere de sormak istediğim soru şudur. Vatandaşın biri çıkıp (BU MİLLETİN ANASINA KO…..Z” dediği zaman neden aynı hassasiyeti göstermediler. Bu 84 milyon vatandaşın içinde binlerce şehit, onbinlerce gazi akrabası yok mu! Biri çıkıp da şehitler için (KELLE) deyince hiçbir hassasiyet göstermeyenler ve sus-pus olanlar, keşke Lütfü Türkkan’a karşı gösterdikleri hassasiyetin yüzde birini gösterselerdi. Böyle çifte standartlar gösteriyor ki, amaç, şehitlere ve şehit yakınlarına sahiplenmekten ziyade, olayı siyaseten kullanmaktır.
Ben, bir Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak, İYİ Parti Grup Başkan Vekili (görevinden istifa ettiği söyleniyor) Lütfü Türkkan bilerek bir şehit yakınına hakaret etmiş ve küfretmişse, tel’in ve takbih ediyorum. Ama, yalnız Lütfü Türkan’ı değil, 84 milyon vatandaşa (ki bunların içinde binlerce şehit ve onbinlerce gazi yakınları var) (BU MİLLETİN ANASINA KO…Z) diyenleri ve benzerlerini di TEL’İN VE TAKBİH EDİYORUM…
Keşke, basın olarak bu çifte standarttan vazgeçebilseydik. Dördüncü kuvvet olarak tanımlanan MEDYAYI BU DURUMLARA DÜŞÜRMESEYDİK…
TAŞLAMA
10 KASIM YAS GÜNÜ MÜ
HAYIR YAS GÜNÜ DEĞİL
ATATÜRK’Ü ANMAKTIR
BUGÜNÜN ÖNEMİ BİL
ATATÜRK’Ü ANIYOR
85 MİLYON İNSAN
ATATÜRK SEVGİSİYLE
YANAR YÜREKLER İNAN
BİLESİNİZ ATATÜRK
CUMHURİYETLE YAŞIT
CUMHURİYET ÖLÜMSÜZ
BİR DEĞİL VAR BİN KANIT
YAŞASIN CUMHURİYET
VE YAŞASIN ATATÜRK
İKİSİ BİR BÜTÜNDÜR
İDRAK ETMEZSEN YAZIK
BİR FATİHA OKUYUN
ATATÜRK'ÜN RUHUNA
HEM O'NUN HEM DE BÜTÜN
SİLAH ARKADAŞLARINA
ÖLÜ KİTABI DEĞİL
ELBET HAZRET-İ KUR'AN
ALLAH'IN RAHMETİNİ
DİLEMEK ASIL OLAN
MİLYONLARA ULAŞSIN
OKUNAN FATİHALAR
HATTA YASİN-İ ŞERİF
OKUSUN, OKUYANLAR
YOBAZLARA İNAT BU
ÇAĞRIM BENİM BİLİNİZ
KUR'AN ÖLÜ KİTABI
DEĞİL BUNU BİLİRİZ