Süreç Komisyonu'nda ortak rapor tamamlandı: 'Tarihî bir dönemden geçiyoruz'
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos 2025'te başlattığı çalışmaların ardından ortak raporunu tamamladı.
Haftalar süren görüşmeler sonrası hazırlanan ve kronolojik ek listesiyle birlikte 60 sayfadan oluşan rapor, bugün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapılan 21’inci toplantıda ele alındı.
Toplantıda raporun tamamının komisyonda okunması, özetinin ise kamuoyuna açıklanması bekleniyor.
Rapor 7 ana bölümden oluşuyor
Numan Kurtulmuş, raporun 7 ana başlık ve 5 ekten meydana geldiğini belirtti. Buna göre raporda şu bölümler yer alıyor:
- Komisyon Çalışmaları
- Komisyonun Temel Hedefleri
- Türk-Kürt Kardeşliğinin Tarihî Kökleri ve Kardeşlik Hukuku
- Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları
- PKK’nın Kendini Feshetmesi ve Silah Bırakması
- Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri
- Demokratikleşmeye İlişkin Öneriler ve Sonuç-Değerlendirme
Birinci bölümde komisyonun çalışma süreci ayrıntılandırılırken, ikinci bölümde temel hedefler çerçevesindeki tartışmalar yer aldı. Üçüncü başlıkta tarihsel arka plan ve “kardeşlik hukuku” ele alınırken, dördüncü bölümde dinlenen isimlerin beyanlarından çıkan ortak noktalar değerlendirildi. Beşinci bölüm silah bırakma ve fesih sürecine, altıncı bölüm yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşme başlıklarına ayrıldı.
“Af niteliğinde değil” vurgusu
Kurtulmuş, raporun bir af düzenlemesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini özellikle vurguladı. Çalışmaların, toplumsal barışı ve milli dayanışmayı güçlendirmeyi hedeflediğini belirten Kurtulmuş, terör meselesinde “tarihî bir dönemden geçildiğini” ifade etti ve Meclis’in sorumluluğunu yerine getirdiğini söyledi.
Raporda, yapılacak yasal düzenlemelerin toplumda “cezasızlık” ya da “af” algısı oluşturmaması gerektiği kaydedildi. Bununla birlikte, silah bırakan PKK mensuplarının topluma kazandırılmasına yönelik “amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici” bir yasal düzenleme önerisi yer aldı.
AYM ve AİHM kararlarına vurgu
Ortak metinde, Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına uyulmasının önemine dikkat çekildi. Silah bırakan örgüt mensuplarına ilişkin yürütülecek hukuki süreç ile infaz yasasında yapılabilecek düzenlemelere dair öneriler de raporda yer buldu.
Kayyım uygulamasıyla ilgili öneri
Raporda kayyım uygulamasına da değinildi. Belediye başkanının kanunda belirtilen sebeplerle görevden uzaklaştırılması halinde, yerine atama yapılması yerine belediye meclisinin seçim yapmasına yönelik mevzuat düzenlemesi önerildi.
“Komisyon raporu bir nihayet değil”
Toplantının açılışında konuşan Kurtulmuş, komisyonun 21’inci toplantısını gerçekleştirdiğini belirterek, hazırlanan metnin hem üyeler tarafından son kez değerlendirilmesi hem de kamuoyuyla paylaşılması amacıyla toplandıklarını aktardı.
Kurtulmuş, komisyon çalışmalarını “toplumsal barışın, birliğin ve milli dayanışmanın güçlendirilmesine yönelik tarihî sorumluluğun yansıması” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin terör sorununu kalıcı biçimde çözmesinin yalnızca güvenlik perspektifiyle değil; çok boyutlu, çok yönlü ve çok taraflı politikalarla mümkün olabileceğini ifade etti.
Siyasal meşruiyetin, toplumsal kabulün ve demokratik kapasitenin birlikte güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Kurtulmuş, küresel düzende yaşanan dönüşümlere de dikkat çekti. Uluslararası sistemde meşruiyet tartışmalarının arttığını, kural temelli düzenin zayıfladığını belirten Kurtulmuş; devletlerin egemenlik, güvenlik ve toplumsal bütünlüğü aynı çizgide tutabilme kapasitesinin önem kazandığını söyledi.
Bölgedeki kimlik temelli gerilimlerin ve çatışma alanlarının Türkiye’ye yeni sorumluluklar yüklediğini belirten Kurtulmuş, ülkenin iç bütünlüğünü güçlendirerek bölgede barış ve istikrarı sağlamasının hem ulusal güvenlik hem de bölgesel düzen açısından yeni imkânlar doğuracağını ifade etti.
“Dar siyasi hesapların konusu olamaz”
Kurtulmuş, meselenin dar siyasi çıkarların veya risk hesaplarının ötesinde bir konu olduğunu vurguladı. Komisyonun, acıları inkâr etmeden geleceği birlikte kurma iradesini temsil ettiğini belirtti.
Hazırlanan raporun bir son değil, atılacak adımlar açısından bir mihenk taşı olarak değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Kurtulmuş, yeni anayasa konusunun komisyonun görev alanında bulunmadığını ancak ülke açısından ertelenemez bir sorumluluk olduğunu da sözlerine ekledi.
Komisyona katkı sunan siyasi partilerin kendi tutum belgelerini de rapora yansıttığını belirten Kurtulmuş, metnin “devlet aklı ile millet vicdanını koruyan ve toplumsal barışın kalıcı zeminine işaret eden” bir çerçeve sunduğunu ifade etti.
Bakmadan Geçme