SİİRTLİ OLMAK

Taşına, toprağına, bayrağına kurban olduğum memleketimin üç dilli kardeş şehrimin güzel insanlarına selam ve saygılarımla… Dünyanın neresine giderseniz gidin, muhakkak bir Siirtliyle karşılaşırsınız..

Taşına, toprağına, bayrağına kurban olduğum memleketimin üç dilli kardeş şehrimin güzel insanlarına selam ve saygılarımla…

Dünyanın neresine giderseniz gidin, muhakkak bir Siirtliyle karşılaşırsınız.. Çok eskilerden ticarete yatkın bir milletiz.. Atalarımız atlarla çerçilik denilen ve ticaretin ilk temel prensibi olan al-sat formülü ile İran'a ve tüm komşu ülkelere satış yapmışlar ve bu vesile ile yol üzerinde Hakkari gibi Van gibi şehirlerde birçok ticarette bulunmuşlardır.

Bu şehirlerde halen büyük tüccarların Siirtli olduğu gayet net bir şekilde görülebilir.. Özellikle eğitim bakımından son 50 yılda hatırı sayılır ölçüde Türkiye'nin dört bir yanına yayılmış olan bilim adamları, eğitmenler, akademisyenler ve birçok eğitimli insanımızı görüyoruz.. Çok şükür her fırsatta kendileriyle iftihar ediyoruz…

Türkiye genelinde sayımız 650-700 bin civarında zannediyorum.. Belki daha fazla da olabilir.. Bu kadar yüksek sayıda eğitimli insanımız varken, neden bir arada toplu olarak hareket edemiyoruz diye düşünmeden edemiyorum.. Zira, bende yıllardır Siirt Dernekleri ve Vakıfları gibi büyük organizasyonlar içerisindeyim ve bu durumdan dolayı çok da mutlu oluyorum.. Fakat bir o kadar da üzülüyorum.. Neden derseniz, ayrı-ayrı yapamamakla birlikte bir arada da yapamıyoruz..

Örneğin, İstanbul, İzmir, Ankara, Yalova, Bursa, Mersin, Antalya, Eskişehir ve Adapazarı gibi, memleketimiz Siirt'te de birçok vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluş dernekleri, vakıfları var.. Neden bir araya gelerek ortak bir noktada hareket edemiyoruz ve birlikte memleketimizin sorunlarına çare üretemiyoruz.. Sonra da oturup memlekette Karadenizlilerden başka adam kalmadı mı da her görevde onlar bulunuyorlar diye serzenişte bulunuyoruz.. Kimse kusura bakmasın arkadaşlar, ama maalesef durum böyle ve bu kadar değerli ilim, bilim, sanatçı, akademisyen ve siyasetle uğraşan çok sayıda insanımız varken, devletin veya hükümetlerin içerisinde hak ettiğimiz ölçüde yerimizi alamıyoruz.. Neden diye düşündük mü? Ben bunu hep söyledim, biz bir araya gelip konuşuyoruz, önce her şey çok güzel gidiyor diyoruz, fakat biz Siirtlilerin lider özelliği olduğu için her birimiz bulunduğumuz ortamda yönetici olmak istiyoruz.. Maalesef daha sonra film kopuyor ve dernekte bulunuyorsak hemen gidip başka bir derneğe, vakıftaysak bir başka vakıfa geçerek bir türlü içimizdeki ben duygusunu yenemiyoruz,, Bu yüzden Türkiye genelinde 200 ve üzeri vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluş örgütü ile kendimize zarar veriyoruz ve yine bu yüzden devlet içerisinde veya hükümetlerde maalesef sayıları bir avuç kalan saygıdeğer dostlarımızla avunuyoruz..

Bizler, son zamanlarda bilhassa sağlık konusunda; değerli hocalarımızın ve bilim insanlarımızın varlığından bu elim virüs olayı olmasaydı ne kadar haberdar olacaktık? Tabii ki bu kadar haberdar olamayacaktık, ama yazımın başında belirttiğim üzere birlik olup, birbirimizi anlayıp-dinlemeyi öğrenir ve her şeyi ben biliyorum deme huyumuzdan vazgeçersek, eminim biz Siirtliler çok ama çok başarılı olacağız.. Çünkü bizde o potansiyel var.. Hangi memlekete nasip olmuş 3 dilli kardeş şehir olmak.. Lütfen insanlarımıza sahip çıkarak onları destekleyelim.. Bir sözümde bir yerlere gelmiş işadamı, siyasetçi, spor adamı, sanatçı, akademisyen ve tüm hemşerilerime olsun.. Lütfen sizde geldiğimiz yeri unutarak ne oldum demeyin, memleketimize ve hemşerilerimize sahip çıkın.. Unutmayalım ki, bölünürsek yok oluruz.. Allah'a emanet olun…

Bakmadan Geçme