- Haberler
- Siirt Haber
- Siirt Üniversitesi Coğrafya bölüm Başkanı Sabancı: Zirin Gölü'nün Doğal Dengesi Bozulabilir
Siirt Üniversitesi Coğrafya bölüm Başkanı Sabancı: Zirin Gölü'nün Doğal Dengesi Bozulabilir
Siirt'in Pervari ilçesinde yaz aylarında tamamen kuruyan Zirin Gölü, 2026 yılının ilk aylarında etkili olan yoğun yağışlarla birlikte yeniden su tuttu. Bölgede daha önce incelemelerde bulunan Siirt Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı Serkan Sabancı, yapılan taşkın önleme çalışmalarının gölün hassas karstik yapısına zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Haberin Özeti
- • Siirt'in Pervari ilçesindeki Zirin Gölü, 2025 sonu ve 2026 başındaki ortalamanın üzerindeki yoğun yağışlarla kuraklığın ardından tekrar doldu.
- • Devlet Su İşleri, Kasım 2025'te göl çevresinde 500 metrelik taş tahkimatlı bent inşa ederek taşkın riskini minimize etmeyi amaçladı.
- • Siirt Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı Serkan Sabancı, yapılan taşkın önleme çalışmalarının gölün doğal dengesini bozabileceği uyarısında bulundu.
- • Sabancı, karstik bir saha olan bölgede yer altı düdenlerinin kapatılmasının basınç farklılıkları ve çökmelere yol açabileceğini vurguladı.
- • Sabancı, hassas jeolojik yapıya sahip bu tür çalışmalarda coğrafyacılar ve jeomorfologlar gibi uzmanlarla işbirliği yapılmasını önerdi.
Pervari ilçesine bağlı Gölköy sınırları içerisinde yer alan ve bölgenin önemli doğal güzelliklerinden biri olan Zirin Gölü, son dönemdeki kuvvetli yağışların ardından eski ihtişamına kavuştu. Kurak geçen yaz mevsiminin ardından yeniden dolan göl, çevresindeki yeşil dokuyla birlikte dron ile havadan görüntülendi. Devlet Su İşleri (DSİ) 104. Şube Müdürlüğü ekipleri, göldeki su seviyesinin yükselmesiyle oluşabilecek taşkın riskini minimize etmek adına göl çevresinde Kasım 2025 yılında 500 metre uzunluğunda taş tahkimatlı bent inşa etti.
“Yağışlar ortalamaların çok üzerinde”
Bölgede son dönemde etkili olan yağışların göl seviyesini doğrudan etkilediğini belirten Siirt Üniversitesi Coğrafya Bölüm Başkanı Serkan Sabancı, "Bu sene özellikle Aralık ayından itibaren 2025'in sonu ve 2026 ile beraber yağışlar Türkiye'de oldukça yüksek seviyede seyrediyor. Normal ortalamaların üzerinde görülüyor. Siirt'te normalde yağış aralığına baktığımızda 750 mm ile 1250-1300 mm arasında yağışlar görülüyor. Bu sene muhtemelen 2026'nın giriş yılında yağışlar oldukça yüksek görünüyor. Tabii bu Zirin Gölü’nün seviyesinin yükselmesi yağışlarla da ilgili. Özellikle kar yağışlarının yüksek olması ki bu kar yağışları yağmur sistemine göre daha hızlı erime, göle karışma ve yüzeysel akışa geçişi de tabii ki yağışlara göre daha yavaş olduğu için burada gölde taşkın olması gayet doğal." Açıklamasında bulundu.
“Karstik sistemi kapatmak çökmelere yol açabilir”
Göl çevresindeki çalışmalara ilişkin coğrafi bir perspektifle uyarıda bulunan Sabancı, yer altındaki düdenlerin kapatılmasının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
Sabancı konuşmasında "Burada bazı çalışmalar yapıldığını görüyoruz. Yer altında kaçaklar olduğu için gölü korumak amacıyla bu noktaların kapatıldığını görüyoruz. Coğrafyacı olarak biz bunları çok doğru bulmuyoruz. Çünkü bu saha karsik bir saha. Karstik sahalarda yer altı mağaraları, akiferler ve düdenler vardır. Bu düdenler aynı zamanda bir musluk ve havuzu dolduran bir sistem modellemesi gibi durur. Siz bunları kapatırsanız yer altı suyunun beslenmesini engellemiş olursunuz. Yer altı bu alanlardan beslenme almazsa doğal olarak boşalmalar, basınç farklılıkları ve çökmeler meydana gelecektir. O yüzden bu çalışmaları uzmanlarla, coğrafyacılarla ve jeomorfologlarla yapmak daha sağlıklı olacaktır. Taşkın önleme için yer altı sistemleri kapatılıyorsa burada başka ciddi sorunlar ortaya çıkabilir." Diye uyarılarda bulundu.
“Bölge tektonik bir saha”
Zirin Gölü’nün oluşumunda bölgenin jeolojik yapısının belirleyici olduğunu ifade eden Sabancı: "Bu bölge aynı zamanda bir tektonik saha. Tektonik sahanın etkisiyle beraber gelen faylanmalarla bölgede karstlaşma aktif hale geliyor. Buna bağlı olarak eriyebilen kayaçlar, özellikle flüviokarstik süreçlerle beraber; akarsular ve yağışlarla gelen karbonik asitin etkisiyle eriyor. Burada dolin, uvala ve polye gibi birçok şekil görülebiliyor. Basit bir modelleme ile burayı bir musluk-havuz sistemi gibi düşünebiliriz. Yer altındaki mağaralar ve havalandırma zonları buradan gelen yağışlarla besleniyor. Siirt'in ortalama yağışının 750 mm olduğunu düşünürsek, bu bölgede 1000-1200 hatta kuzeye ve doğuya doğru 1500 mm'ye kadar yağışlar oluyor." Dedi.
Yağış istatistikleri ve iklim değişikliği etkisi
Yağışların mevsimsel dağılımına ve son dönemdeki artışa dikkat çeken Sabancı, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Klimatik indikatörler açısından değerlendirdiğimizde; yağışların özellikle kış döneminde yüzde otuz, ilkbaharda yüzde otuz ve sonbaharda yüzde otuz düzeyinde düştüğünü görüyoruz. Kış döneminde yağışlar fazla olunca alttaki havuz doluyor. Yağışlarla beraber taşınan sediman ve killer de düdeni tıkıyor, buna bağlı olarak göllenme büyüyor. Ancak son yıllarda iklim değişikliği ve küresel ısınma etkisi bu bölgede fazlasıyla hissediliyor. Geçen sene Türkiye'de en yüksek sıcaklık Siirt'te ölçüldü ve yağışlar oldukça düşüktü. Fakat 2026'ya baktığımızda Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ve tüm Türkiye'de yüzde otuz ile yüzde otuz beşlere varan bir yağış artışı var. Hatta Siirt'te ocak ayında yüzde elli üzerinde bir yağış artışı söz konusu. Bu da yer altındaki sistemleri tamamen doldurmuş durumda."
Bakmadan Geçme




