• Haberler
  • Siirt Haber
  • Siirt'ten dünya kamuoyuna çağrı: 'Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'deki saldırılar durdurulsun'

Siirt'ten dünya kamuoyuna çağrı: 'Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'deki saldırılar durdurulsun'

Siirt'te Demokratik Kurumlar Platformu tarafından, Halep'in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırılara dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yapıldı.

15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya, DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, DEM Parti Siirt İl Eşbaşkanları, DBP Siirt İl Eşbaşkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Demokratik Kurumlar Platformu adına basın açıklamasını DEM Parti Siirt İl Eşbaşkanı Revşan Arslan yaptı.

Basın açıklamasında, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıların sivilleri hedef aldığı belirtilerek, aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıpların yaşandığı vurgulandı. Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınmasının açık bir insanlık suçu olduğu ifade edildi.

Açıklamada, saldırıların Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonunun ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir dönemde gerçekleştiğine dikkat çekilerek, bu durumun çözüm süreçlerini sabote etmeye yönelik bilinçli bir girişim olduğu savunuldu. Kürt mahallelerinin hedef alınmasının yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de tehdit ettiği dile getirildi.

Rojava’ya yönelik saldırıların, Türkiye’de yürütülen barış ve demokratik toplum sürecini de olumsuz etkileyeceği belirtilen açıklamada, bu saldırıların bölgesel barış ihtimalini zayıflatmayı amaçladığı ifade edildi. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırıların, daha önce Süveyda’da Dürzilere ve Alevi yerleşimlerine yönelik saldırıların devamı niteliğinde olduğu vurgulanarak, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı yapısının hedef alındığı kaydedildi.

Basın açıklamasında, Kürt halkının ve SDG’nin Ortadoğu’da barış, demokrasi ve özgürlüklerin önemli bir güvencesi olduğu ifade edilirken, bu gerçekliğin bazı yerel ve bölgesel güçler tarafından engellenmeye çalışıldığı ileri sürüldü. Kürt halkının bu saldırılar karşısında yalnız olmadığı, örgütlü ve demokratik birlik ruhuyla kazanımlarını savunmaya devam edeceği mesajı verildi.

Açıklamanın sonunda uluslararası güçlere ve Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunularak, sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınması, saldırıların durdurulması ve saldırgan güçlerin açık şekilde teşhir edilmesi istendi. Dünya kamuoyuna da seslenilen açıklamada, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de direnen halkla dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı.

Basın açıklamasında konuşan DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş ise Kürt halkının bu saldırılar karşısında baş eğmeyeceğini söyledi. Sarıtaş, Rojava’ya yönelik saldırıların yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini hedef aldığını belirterek, Kürt halkının kazanımlarını ve demokratik iradesini savunmaya devam edeceğini dile getirdi.

Basın açıklamasının tam metni;
"Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür. Teslim alınamaz. Halep'in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik aralıksız biçimde sürdürülen saldırılar açık ve tartışmasız bir insanlık suçudur. Suriye Geçiş Hükümeti'ne bağlı silahlı grupların ağır silahlarla yürüttüğü bu saldırılar, doğrudan sivilleri hedef almakta; aralarında çocukların da bulunduğu sivil kayıplara yol açmaktadır.

Yerleşim alanlarının sistematik biçimde hedef alınması, sivillerin yaşam hakkının bilinçli olarak ihlal edildiğini ve Kürt mahallelerinin kasıtlı biçimde savaş alanına çevrildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Saldırıların tam da Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye ordusuyla entegrasyonunun ve siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesi son derece manidardır. Bu durum, yaşananların çözüm ihtimalini sabote etmeyi amaçlayan çözüm karşıtı odaklar tarafından bilinçli biçimde kışkırtıldığını göstermektedir.

Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye'nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye'de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır.

Rojava'ya yönelik bu düşmanca tutum, SDG'nin entegrasyon ve çözüm yönündeki çabalarını zayıflatmayı, bölgesel barış ihtimalini sabote etmeyi amaçlamaktadır. Çözüm karşıtı güçler, savaşı derinleştirerek halklar arasındaki demokratik ve barışçıl gelecek ihtimalini boğmak istemektedir. Ayrıca altını özellikle çiziyoruz: Şêxmeqsüd ve Eşrefiye'ye yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda'da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye'nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür.

IŞİD çetelerine karşı tarihi bir direnişe sahiplik yapan Kürt halkı ve Suriye Demokratik Güçleri Ortadoğu'da barışın, demokrasinin ve özgürlüklerin tek teminatıdır. Bütün dünyanın bildiği ve kabul ettiği bu hakikat, geleceğini HTŞ çetelerinde gören, çıkarlarını HTŞ üzerinden korumaya çalışan yerel ve bölgesel güçler tarafından boğulmaya çalışılmaktadır.

Türkiye'nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin, bugün yaşanan saldırılarda etkili olduğu aşikardır. Bu ilişki ve diyaloğun Suriye'ye ve Suriye halklarına hiçbir gelecek sağlamadığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

Halkların güvenini kazanmış Suriye Demokratik Güçlerinin tüm diyalog ve diplomasi girişimlerinin engellenmesi, bir tehdit olarak lanse edilmesi savaş ve tekçilikte ısrardan başka bir şey değildir. Zaten sorun; eskinin artık yürümediği, yenilenmenin, değişimin ve dönüşümün kaçınılmaz olduğudur. Yeninin adı da özgürlüktür, eşitliktir ve demokrasidir.

Rojava'ya sahip çıkmak insanlığa sahip çıkmaktır. Kürt halkı bu saldırılar karşısında yalnız, savunmasız ve dağınık değildir. Kobanê direnişinin ortaya koyduğu tarihsel irade ve onurla, Rojava'nın kazanımlarını, Suriye halklarının haklarını korumakta kararlıyız.

Özerk Yönetim'in ve halkların ortak yaşam iradesinin yanındayız. Kürt halkı, bu tür saldırılara karşı örgütlü, ulusal ve demokratik birlik ruhuyla, meşru direniş hakkını temel alarak duracaktır. Hiçbir güç, halkımızı teslim almayı başaramamıştır, başaramayacaktır.

Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletler'i ve ilgili tüm aktörleri artık izleyici konumundan çıkmaya çağırıyoruz. Sivillerin korunması için derhal sorumluluk alınmalı, saldırılar acilen durdurulmalı ve saldırgan güçler açık biçimde teşhir edilmelidir. Sessizlik, bu suça ortak olmaktır. Buradan dünya kamuoyuna, Kürt halkının dostlarına ve demokrasi güçlerine açık çağrımızdır: Kürt halkını yalnız bırakmayın. Şêxmeqsûd ve Eşrefiye'de direnen halkla dayanışmayı büyütün. Bugün Halep'te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır.

Siirt'ten dünya kamuoyuna çağrı: 'Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'deki saldırılar durdurulsun'

Artı Siirt Haber Ajansı

Bakmadan Geçme