- Haberler
- Siirt Haber
- Siirt'te Tandırda Yakıldığı İddia Edilen Mekiye Akyel Dosyasında Kritik Gelişme: Kıyafetlerinin Bulunduğu Bölgede Keşif Yapılacak
Siirt'te Tandırda Yakıldığı İddia Edilen Mekiye Akyel Dosyasında Kritik Gelişme: Kıyafetlerinin Bulunduğu Bölgede Keşif Yapılacak
Siirt'in Baykan ilçesinde 18 Ekim 2024'ten bu yana kendisinden haber alınamayan Mekiye Akyel dosyasında görülen duruşma 13 Kasım'a ertelendi. Mahkeme, Akyel'e ait olduğu belirtilen kıyafetlerin bulunduğu fıstık bahçesinde 2 Kasım'da keşif yapılmasına karar verdi. Duruşmanın ardından adliye önünde açıklama yapan avukatlar, Akyel'in ablası Halime Pirgil ve DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, dosyanın aydınlatılması çağrısında bulundu. Açıklamalarda duruşmada gündeme gelen çelişkili beyanlar, telefon sinyalleri ve tehdit iddiaları da öne çıktı.
Haberin Özeti
- • Siirt’te kayıp Mekiye Akyel dosyasında duruşma 13 Kasım’a ertelenirken, 2 Kasım’da kıyafetlerinin bulunduğu fıstık bahçesinde keşif yapılmasına karar verildi.
- • Eski eşi dahil beş sanığın yargılandığı davada çelişkili beyanlar, telefon sinyalleri ve tehdit iddiaları mahkeme gündemine taşındı.
- • Avukatlar ve DEM Parti Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Akyel’in akıbetinin aydınlatılmasını ve bir mezarı olmasını talep ederken, avukat Gurbet Bilbay tehdit edildiğini belirtti.
Kamuoyunda “Tandır Davası” olarak bilinen Mekiye Akyel dosyası, Siirt 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 2024 yılında kaybolan 31 yaşındaki Akyel’in eski eşi İsa Güç tarafından çocuklarını göstereceği söylenerek Batman’daki evinden alındıktan sonra öldürüldüğü iddiasına ilişkin davada duruşma 13 Kasım’a ertelendi.
Dosya kapsamında, “töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlamalarıyla yargılama yürütülüyor. İddianame, üçü tutuklu olmak üzere beş sanık hakkında hazırlanmıştı. Sanıklara yöneltilen suçlamalar yargılama kapsamında değerlendirilirken, Akyel’in akıbeti henüz açıklığa kavuşmadı.
Fıstık bahçesinde 2 Kasım’da keşif yapılacak
Duruşma sonrasında açıklama yapan avukat Gurbet Bilbay, mahkemeden talep ettikleri keşif işleminin kabul edildiğini ve 2 Kasım’da fıstık bahçesi bölgesinde keşif yapılacağını söyledi.
Bilbay, söz konusu bölgede Mekiye Akyel’e ait olduğu belirtilen kıyafetlerin bulunduğunu, Akyel’in evinde kaldığı ifade edilen bir tanığın da bu konuya ilişkin beyanda bulunduğunu aktardı. Kıyafetlere ilişkin bilginin iddianamede de yer aldığını belirten Bilbay, keşfin dosyanın aydınlatılması açısından önem taşıdığını ifade etti.
Telefon sinyalleri ve tanık beyanları gündeme geldi
Duruşmada tanık Sakine Bulut’un beyanlarına da değinen Bilbay, kadın sığınmaevinde kaldığı dönemde tanıdığı kişilerin, tutuklu sanıklar arasında bulunan Akyel’in eşi ve kayınbiraderini evin bahçesinde gördüğünü söylediğini aktardı.
Bilbay, olay günü bazı şüphelilerin telefonlarını belirli aralıklarla kapatıp açtıklarına ilişkin verilerin ve telefon sinyallerinin dosyada önemli olduğunu savundu. Hasan Güç’ün olay günü telefonunun yaklaşık 4,5 saat kapalı kaldığını belirten Bilbay, İsa Güç ile ilgili telefon sinyallerinin de fıstık bahçesi bölgesinde tespit edildiğini ileri sürdü.
Akyel ile İsa Güç’ü olay günü köye doğru bıraktığını belirten tanığın da duruşmada dinlendiğini ifade eden Bilbay, dosyadaki beyanların ve teknik verilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Avukat Gurbet Bilbay’dan tehdit iddiası
Bilbay, duruşma çıkışında kendisinin de tehdit edildiğini öne sürerek olayla ilgili şikâyette bulunduğunu açıkladı. Tehdit iddiaları hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını istediklerini belirten Bilbay, dosyanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.
Bilbay açıklamasında, “Bizim tek istediğimiz Mekiye’nin bir mezarı olsun. Mekiye’nin bir cesedi olsun” diyerek Akyel’in akıbetinin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu. Bilbay, Adalet Bakanı’nın dosyaya ilişkin açıklamalarına da teşekkür ederek sürecin takip edilmesini istedi.
Avukat Sevginur Uzunhasan Bulut: “Bütün sanıkların ifadeleri birbiriyle çelişkiliydi”
Duruşma sonrası açıklama yapan avukat Sevginur Uzunhasan Bulut da sanıkların beyanları arasında çelişkiler bulunduğunu öne sürdü. Hasan, bazı sanıkların önceki ifadelerinde evde olduklarını söylediklerini, duruşmada ise evde olmadıklarına yönelik beyanlarda bulunduklarını belirterek bu farklılıkların dosya açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Sevginur Uzunhasan Bulut, duruşma arasında müvekkili Halime Pirgil’in hakarete uğradığını, duruşma sırasında ise sanıklar tarafından Pirgil’e yönelik beddua niteliğinde sözler söylendiğini iddia etti. Ayrıca Gurbet Bilbay’ın duruşma çıkışında tehdit edildiğini belirten Bulut, yaşananlara rağmen davanın takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi.
Kadınlar olarak dosyanın aydınlatılması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Hasan, Mekiye Akyel’in akıbetinin ortaya çıkarılması için dayanışma çağrısında bulundu.
Halime Pirgil: “Mekiye’nin sonuna kadar hakkını arayacağız”
Mekiye Akyel’in ablası Halime Pirgil de Siirt Adliyesi önünde yaptığı açıklamada, kardeşinden yaklaşık iki yıldır haber alamadıklarını belirterek adalet arayışlarından vazgeçmeyeceklerini söyledi.
Kardeşinin akıbetinin belirsizliğine dikkat çeken Pirgil, kendilerinin susmasının istendiğini ifade ederek, “Asla Mekiye’nin sonuna kadar hakkını arayacağız. Mekiye’nin sesi olacağız” dedi.
Dosyada yer alan beyanlar arasındaki çelişkilere işaret eden Pirgil, kardeşinin başına ne geldiğinin ortaya çıkarılmasını istedi. Ailelerin de benzer olaylarda şikâyetçi olmalarının önemine değinen Pirgil, diğer kadınların yakınlarına da çağrıda bulundu.
Pirgil, adliye girişinde yeniden tehdit ve saldırıyla karşılaştıklarını ileri sürerek bunlara rağmen mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Dosyayla ilgilendiği için Adalet Bakanı’na teşekkür eden Pirgil, sanık müdafilerine yönelik sert ifadeler de kullandı ve kardeşinin akıbetinin açıklığa kavuşmasını istedi.
Sabahat Erdoğan Sarıtaş: “Mekiye Akyel nerede?”
DEM Parti Siirt Milletvekili Sabahat Erdoğan Sarıtaş da adliye önünde yaptığı açıklamada, Mekiye Akyel’in 18 Ekim 2024’ten bu yana kayıp olduğunu hatırlatarak olayın bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.
Sarıtaş, dosyanın kamuoyunda “Tandır Davası” olarak bilindiğini belirterek yargılama sürecinde ciddi iddiaların bulunduğuna dikkat çekti. Bir kişinin yıllardır kayıp olmasının ve akıbetinin bilinmemesinin kabul edilemez olduğunu ifade eden Sarıtaş, ilgili kurumların olayın aydınlatılması için daha hızlı ve titiz hareket etmesi gerektiğini dile getirdi.
Kadın cinayetleri ve kayıp kadınlar dosyalarının etkin biçimde ele alınmasının önemini vurgulayan Sarıtaş, Gülistan Doku ve Rojin Kabaiş dosyalarını da hatırlattı. Benzer olayların yaşanmaması için kadın kurumlarının ve kamuoyunun davaları takip etmesi gerektiğini söyledi.
Sarıtaş, başta Adalet Bakanlığı olmak üzere İçişleri Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına çağrıda bulunarak dosyadaki iddiaların ayrıntılı biçimde incelenmesini ve kamuoyunun bilgilendirilmesini istedi.
Açıklamasında, “Mekiye Akyel’e ne oldu? Mekiye Akyel nerede?” sorularını yönelten Sarıtaş, Akyel’in akıbetinin açıklığa kavuşturulması ve dosyanın faili meçhul olarak kalmaması için davanın takipçisi olacaklarını belirtti. Sarıtaş, kadın örgütlerini de süreci izlemeye davet etti.
İddianamede neler yer alıyor?
Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Siirt Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
İddianamede yer alan tanık ifadelerine göre, Mekiye'nin evden ilk kaçtığı Ağustos 2024'te, eski kayınpederi İhsan Güç ve eski kayınbiraderi Hüseyin Güç'ün, ailesine Mekiye'yi mutlaka bulacaklarını ve öldüreceklerini söylediği belirtildi.
Boşanma sonrası Mekiye'nin babasına teslim edildiği 5 Eylül 2024'te ise İsa Güç'ün, kayınpederine ‘Kızınıza sahip çıkın, evden kesinlikle göndermeyin, bunlar Mekiye'yi öldürecekler’ dediği, bu sözlerin birden fazla tanık tarafından doğrulandığı kaydedildi.
İddianamede, İsa Güç'ün, Mekiye'nin kaybolmasının ardından sanal medya üzerinden tanışıp 2025 yılı Mart ayında imam nikahıyla evlendiği G.A.'nın ifadesine yer verildi. G.A. ifadesinde, Güç’ün kendisine birkaç kez ‘Sen de beni aldatırsan senin de sonun Mekiye gibi olacak, ben Mekiye'den öyle bir intikam aldım ki devlet bile bulamayacak’ dediğini söyledi. G.A., bu sözler üzerine İsa Güç'e ‘Ne yaptın ki Mekiye'ye’ diye sorduğunu, Güç'ün ise ‘Seni ilgilendirmiyor’ diyerek o anda kendisini dövdüğünü belirtti. G.A. ayrıca, İsa Güç'ün kendisini bir gün Mekiye ile birlikte yaşadıkları eve götürdüğünü, evin banyosunda duvardaki aynayı kaldırarak altında sakladığı tabancayı gösterdiğini ve ‘Beni aldatırsan ve bu köyden gidersen, senin de sonun Mekiye gibi olacak’ dediğini ifade etti.
Bakmadan Geçme
