- Haberler
- Siirt Haber
- Siirt'te Dünya Kekemelik Günü Mesajı: 'Önemli Olan Nasıl Değil, Ne Söylediğimiz'
Siirt'te Dünya Kekemelik Günü Mesajı: 'Önemli Olan Nasıl Değil, Ne Söylediğimiz'
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Emine Zeybek, Dünya Kekemelik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kekemeliğin heyecan, korku veya özgüven eksikliğinden kaynaklanan bir sorun olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Zeybek, kekemeliği olan bireylerin konuşurken desteklenmesi, sözlerinin tamamlanmaması ve 'Yavaş söyle' ya da 'Düzgün söyle' gibi ifadelerden kaçınılması gerektiğine dikkat çekti.
Haberin Özeti
- • Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Emine Zeybek, Dünya Kekemelik Günü'nde kekemeliğin nörogelişimsel bir durum olduğunu, heyecan veya özgüven eksikliği olmadığını belirtti.
- • Zeybek, çocuklarda hece tekrarları, ses uzatmaları ve ani duraksamalar gibi belirtilerde dil ve konuşma terapistine başvurulması gerektiğini vurguladı.
- • Kekemeliği olan bireylerin sözlerinin tamamlanmamasını, "Yavaş söyle" gibi ifadelerden kaçınılmasını ve sabırla dinlenilerek desteklenmelerini önerdi.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dil ve Konuşma Terapisti Emine Zeybek, Dünya Kekemelik Günü kapsamında kekemelik hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Kekemeliğin bireyin konuşma akışında tekrarlar, ses uzatmaları ve bloklarla kendini gösteren nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten Zeybek, toplumda bu durumla ilgili doğru bilinen yanlışlara dikkat çekti.
Kekemeliğin heyecan, korku ya da özgüven eksikliği olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Zeybek, kekemeliği olan bireylerin ne söyleyeceklerini bildiklerini, ancak konuşma sırasında kelimelerin akışında farklılıklar yaşayabildiklerini belirtti.
Çocuklarda Bu Belirtilere Dikkat Edilmeli
Çocukların konuşmalarında bazı belirtilerin fark edilmesi durumunda dil ve konuşma terapistine başvurulabileceğini belirten Zeybek, özellikle hece veya sözcük tekrarları, ses uzatmaları ve konuşma sırasında yaşanan ani duraksamaların dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Zeybek, çocukların konuşurken bazı sesleri çıkarmakta zorlanması ya da konuşmalarının aniden kesilmesi şeklinde ortaya çıkan blokların da gözlemlenebileceğini ifade ederek ailelere bu tür durumlarda bir dil ve konuşma terapistine danışmalarını önerdi.
Kekemeliğin ilaçlarla ortadan kaldırılamayacağını belirten Zeybek, dil ve konuşma terapisinin konuşma akıcılığını destekleyebileceğini vurguladı.
“Sözlerini Tamamlamayın, ‘Yavaş Söyle’ Demeyin”
Kekemeliği olan bireylerle iletişim kurarken dinleyicilerin tutumunun önemli olduğuna dikkat çeken Zeybek, bu kişilerin kendilerini rahatça ifade edebilecekleri bir ortamda desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Dinleyicilerin, bireylerin sözlerini tamamlamaktan kaçınmaları gerektiğini ifade eden Zeybek, “Düzgün söyle”, “Yavaş söyle” veya “Tekrar söyle” gibi ifadelerin kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Konuşma sırasında sergilenen mimiklerin ve beden dilinin de iletişimi etkileyebileceğine dikkat çeken Zeybek, karşıdaki kişiye sıkılmış ya da onu dinlemek istemiyormuş izlenimi veren davranışlardan kaçınılmasının önemini vurguladı.
Kekemeliği olan bireylerden söylediklerini tekrar etmelerini istemenin veya konuşmalarına müdahale etmenin yardımcı olmayabileceğini belirten Zeybek, bunun yerine sabırla dinlemenin, sözlerini tamamlamalarına fırsat vermenin ve konuşmalarına saygı göstermenin önemine işaret etti.
“Kekemeliği Olan Bireyler Ne Söyleyeceklerini Bilirler”
Kekemeliğin bireyin ne söyleyeceğini bilmemesiyle ilgili olmadığını yineleyen Zeybek, konuşma sırasında yaşanan farklılıkların kişinin kendisini ifade etmesine engel olacak şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Kekemeliği olan bireylerin konuşurken anlayışla karşılanmasının ve kendilerini rahatça ifade edebilecekleri bir iletişim ortamının oluşturulmasının önemine değinen Zeybek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“En önemlisi, ‘nasıl’ söylediğimiz değil, ‘ne’ söylediğimizdir.”
Bakmadan Geçme