• Haberler
  • Siirt Haber
  • Savaşta Cepheye, Kıtlıkta Halkın Yanına Koştu: Siirtli Şeyh Mahmud Zokaydî'nin Hayatı

Savaşta Cepheye, Kıtlıkta Halkın Yanına Koştu: Siirtli Şeyh Mahmud Zokaydî'nin Hayatı

Siirt'in Kurtalan ilçesine bağlı Zokayd, bugünkü adıyla Kayabağlar beldesi, bölgenin önemli ilim ve tasavvuf merkezlerinden biri olarak öne çıkan isimlerden Şeyh Mahmud Zokaydî'nin hayatına ev sahipliği yaptı.

Haberin Özeti

  • Siirtli alim ve mutasavvıf Şeyh Mahmud Zokaydî, köklü bir ilim geleneğinden gelerek fıkıh ve tasavvuf alanında 21 yazma eser bırakmıştır.
  • Birinci Dünya Savaşı'nda cephede yer almış, kıtlıkta tekkesini halka açarak yardım etmiş ve Milli Mücadele'de Atatürk ile mektuplaşmıştır.
  • 1925 Şeyh Said Hadisesi sonrası Antalya'ya sürgün edilen Zokaydî, baskılara rağmen ilmi çalışmalarına ve talebe yetiştirmeye devam etmiştir.

İlim, tasavvuf ve toplumsal sorumluluğu bir arada taşıyan Şeyh Mahmud Zokaydî, yalnızca yetiştirdiği talebeler ve kaleme aldığı eserlerle değil, savaş ve kıtlık yıllarında üstlendiği sorumluluklarla da bölgenin hafızasında yer edindi.

İlmi bir gelenekten gelen alim

Şeyh Mahmud Zokaydî’nin köklerinin Hazreti Ömer’e ve bölgenin tanınmış velilerinden Sultan Şeyh Musa ez-Zûlî’ye uzandığı aktarılıyor. Zokaydî, aynı zamanda bölgenin önemli alimlerinden Molla Halil es-Siirdî’nin torunu olarak biliniyor.

İlk eğitimini babası Şeyh Abdülkahhar’ın, Kurtalan’ın Zokayd beldesinde kurduğu medresede alan Şeyh Mahmud, tasavvufi eğitimini ise dönemin önemli irfan merkezlerinden Bitlis’teki Norşin Dergâhı’nda Şeyh Muhammed Diyauddin’in (Hazret) yanında sürdürdü.

21 yazma eser bıraktı

Şeyh Mahmud Zokaydî’nin ilmi çalışmalarının fıkıh, tecvid, miras hukuku ve tasavvuf gibi farklı alanlara uzandığı belirtiliyor.

Zokaydî’nin günümüze ulaşan ilmi mirası arasında 21 yazma eser bulunduğu aktarılırken, tasavvuftaki bazı uygulamaları eleştirel bir yaklaşımla değerlendirdiği ed-Dâ' ve'd-Devâ' adlı eseri de dikkat çekiyor.

Miras hukukuna ilişkin kaleme aldığı Risâle fi'l-Ferâiz isimli çalışmasının ise Antalya'da sürgünde bulunduğu dönemde bir gün içerisinde hafızasından yazıya geçirildiği aktarılıyor.

Savaş yıllarında cephede yer aldı

Şeyh Mahmud Zokaydî’nin hayatı yalnızca medrese ve dergâh çalışmalarıyla sınırlı kalmadı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Rus kuvvetlerinin Bitlis çevresine ilerlemesi üzerine talebeleriyle birlikte cepheye gittiği ve mücadeleye katıldığı belirtiliyor.

Savaşın ardından bölgede yaşanan kıtlık döneminde ise Zokayd’daki tekkesini ihtiyaç sahiplerine açtığı, kimsesizler, yetimler ve zor durumda kalan halka destek olduğu aktarılıyor.

Milli Mücadele döneminde önemli temaslar

Şeyh Mahmud Zokaydî’nin bölgedeki toplumsal ve ilmi ağırlığı nedeniyle Milli Mücadele yıllarında dönemin önemli isimleriyle temas kurduğu ifade ediliyor.

Aktarılan bilgilere göre Mustafa Kemal Atatürk ile mektuplaşan Zokaydî, dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak tarafından da Zokayd’da ziyaret edildi.

Zokaydî’nin dönemin önemli alimlerinden Bediüzzaman Said Nursî ile de yakın bir dostluğunun bulunduğu ve Bediüzzaman’ın onun Kur’an tilavetine özel önem verdiği aktarılıyor.

1925 sonrası sürgün edildi

1925 yılında yaşanan Şeyh Said Hadisesi sonrasında herhangi bir bağlantısı bulunmamasına rağmen güvenlik gerekçeleriyle sürgüne gönderildiği belirtilen Şeyh Mahmud Zokaydî, Antalya’nın Korkuteli ilçesine gönderildi.

Sürgün sonrasında da takip ve baskılarla karşı karşıya kaldığı aktarılan Zokaydî, ilerleyen yıllarda Zokayd’daki medresesinde ilmi çalışmalarını sürdürmeye ve talebe yetiştirmeye devam etti.

Kabri Kayabağlar’da

Şeyh Mahmud Zokaydî, 1944 yılında hayatını kaybetti. Zokaydî’nin kabri, bugün Siirt’in Kurtalan ilçesine bağlı Kayabağlar beldesinde bulunuyor.

Ardında bıraktığı eserler, yetiştirdiği talebeler ve bölgedeki ilmi-tasavvufi mirasıyla Şeyh Mahmud Zokaydî, Siirt ve çevresinin dini ve kültürel tarihinde önemli bir şahsiyet olarak anılmaya devam ediyor.

Bakmadan Geçme