Cuma Hutbesinde Sosyal Medya Uyarısı: 'Dilinizle Kırmayın, Fitneye Ortak Olmayın'
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu haftaki cuma hutbesinde, günlük hayatta ve sosyal medyada kullanılan dilin toplumsal etkisine dikkat çekildi. 'Söz Ahlakı ve Sosyal Medya' başlığıyla okunan hutbede kırıcı üslup, yalan haber, hakaret içerikleri ve dijital bağımlılıklar konusunda önemli mesajlar verildi.
Hutbede, insanın karakterini ve niyetini ortaya koyan en önemli unsurlardan birinin kullandığı dil olduğu vurgulanırken, güzel sözün toplumsal huzuru güçlendiren temel değerlerden biri olduğu ifade edildi.
“Sözün gücü sesin yüksekliğinde değil”
Hutbede, iletişimde belirleyici olan unsurun sertlik değil; samimiyet, nezaket ve doğru üslup olduğuna dikkat çekildi. Aile içinde, akrabalık ilişkilerinde ve sosyal hayatta yaşanan birçok kırgınlığın temelinde yanlış iletişim dilinin bulunduğu belirtildi.
Özellikle son yıllarda dijital platformlarda artan sert söylemlerin toplumsal kutuplaşmayı derinleştirdiğine işaret edilen hutbede, insanların sosyal medya üzerinden birbirlerini hedef göstermesi, hakaret etmesi ve yanlış bilgi yaymasının ciddi bir ahlaki sorun haline geldiği mesajı verildi.
Dijital mecralarda ahlaki sorumluluk vurgusu
Cuma hutbesinin dikkat çeken bölümlerinden biri de sosyal medya ve dijital platformlara ilişkin uyarılar oldu. İsimsiz hesaplar üzerinden yapılan hakaretler, yalan haber paylaşımı ve kişilik haklarını hedef alan içeriklerin yalnızca bireylere değil, toplumun huzuruna da zarar verdiği belirtildi.
Hutbede ayrıca dijital bağımlılık, şiddet içerikli oyunlar ve sanal ortamda yayılan zararlı alışkanlıkların özellikle gençler üzerindeki etkisine dikkat çekildi.
Cuma Hutbesinin tam metni;
SÖZ AHLAKI VE SOSYAL MEDYA
Muhterem Müslümanlar!
Söz, insanın iç dünyasını dışarıya yansıtan aynasıdır. Güzel bir söz; yaralı kalpleri iyileştiren merhem, kurumuş gönülleri yeşerten can suyudur. Hoş bir kelam; ruhu ilmek ilmek işleyen zarif bir nakış, hataları incitmeden düzelten nazik bir hitaptır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Gönül alıcı söz, sadakadır.”
Aziz Müminler! Sözün tesiri, sesin yüksekliğinde değil; samimiyetin derinliğinde, üslubun inceliğinde gizlidir. Evet, en yakınımıza dahi sesimizi duyuramıyorsak, akrabalarımızla ortak paydada buluşamıyorsak, komşularımıza ulaşmaya bir yol bulamıyorsak, bunun sebeplerinden biri de konuşma usulümüzdür. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), mümini şöyle tarif etmektedir: “Mümin; insanları karalayan, lânet eden, kaba ve kötü sözlü, hayâsız birisi değildir.”
Kıymetli Müslümanlar! Gönül kapıları, içeriden açılan kilide benzer; o kilidin yegâne anahtarı ise yumuşak bir sözdür. Kur’an-ı Kerim’de, “Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler; yoksa şeytan aralarına girer. Kuşkusuz şeytan, insanların apaçık düşmanıdır” buyrulmaktadır.
Bu sebeple; yuvasında huzur arayan, dilini zarafetle süslesin. Evladına ulaşmak isteyen, önce onun gönlüne bir çift tatlı kelamla misafir olsun. Saygınlık bekleyen, dilini doğrulukla mühürlesin. Berekete nail olmak isteyen, sözüne dürüstlük katsın. Hâsılı, Allah Resûlü (s.a.s)’in buyurduğu üzere, “Allah’a ve ahiret gününe inanan, ya hayır söylesin ya da sussun.”
Değerli Müminler! Söz ahlakının en çok ihlal edildiği alanların başında dijital mecralar gelmektedir. Kimi insanlar, sanal kumar ve uyuşturucu madde gibi bağımlılıklarla; kimileri de şiddete sevk eden dijital oyunlar aracılığıyla kötülüğün günden güne yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Kimi insanlar; kimliklerini gizleyerek kalp kırmayı, başkalarının şahsiyetine, şeref ve haysiyetine dil uzatmayı marifet saymaktadır. Kimileri de yalan haberler ile toplumun sinesine fitne ve fesat tohumları ekmektedir. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı gayet açıktır: “İnsanın yanında, söylediği her sözü kaydeden bir melek mutlaka hazır bulunur.”
Aziz Müslümanlar! Bizler, teknolojik imkânlarla gelen tehlikeleri, fırsatların arkasına gizlenmiş sinsi tuzakları fark edebilirsek, sanal âlemin zararlarını asgari düzeye indirebiliriz. Dijital teknolojileri, etik değerlerimizi gözeterek kullanabilirsek, kültürümüzle bağdaşmayan söz ve içeriklerden kendimizi ve ailemizi muhafaza edebiliriz. Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Faydasız söz ve davranışları terk etmesi, kişinin iyi bir Müslüman olduğunun göstergesidir.”
Neden önemli?
Uzmanlara göre sosyal medya kullanımının günlük hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte dijital iletişim dili de toplumsal ilişkileri doğrudan etkiliyor. Özellikle doğrulanmamış bilgilerin hızla yayılması, hakaret ve linç kültürünün normalleşmesi hem bireysel hem toplumsal düzeyde yeni sorunlar ortaya çıkarıyor.
Diyanet’in bu haftaki hutbesi de yalnızca dini bir öğüt olmanın ötesinde, dijital çağda iletişim ahlakına dair toplumsal bir farkındalık çağrısı olarak değerlendiriliyor.
Hutbe, Hz. Muhammed’in “Ya hayır söyleyin ya da susun” mesajı hatırlatılarak sona erdi.
Bakmadan Geçme